Sepet Destekli Stablecoin’ler İçin Küresel Talep Olur mu?

Abone Ol:google-news

İster merkez bankaları gibi devlet yapıları, ister dünya liderliğine oynayan Çin gibi gelişmekte olan ülkeler ve ister küresel ekonomide hatta sosyal konularda söz sahibi olan çok uluslu dev şirketler olsun, hemen hemen ilgili tüm birimler gelecekte kripto paraların küresel sistemde temel bir ödeme aracı haline gelip gelmeyeceğini sorguluyor ve politika oluşturmaya çalışıyorlar. Bu furyadan stablecoin’ler de payını alıyor ve modellere, araştırma raporlarına ve düzenlemelere konu oluyorlar.

Uluslararası Ödemeler Bankası’nın (BIS) yayınladığı son raporda merkez bankalarının CBDC’lere olan artan ilgisinin sebebi, özel sektörün stablecoin girişimlerinden daha ziyade, teknolojinin merkez bankalarına ödemelerin geleceğini şekillendirebilecek bir araç sunmasına bağlanıyor. Diğer taraftan eski İngiltere Merkez Bankası Başkanı Mark Carney’in öne sürdüğü, içindeki farklı para birimlerince desteklenen sepet destekli bir stablecoin modeli veya yine benzer yapıdaki Libra modeli gibi girişimler de uluslararası ödemelerde kısa vadede olmasa da beklenen değişimin ön çalışmaları olarak görülebilir. Bu girişimler devam ederken küresel bir stablecoin modelinde kontrolün özel kuruluşlarda mı yoksa devletlerde mi olacağı sorusu en başta yer alıyor; yanı sıra finansal otoriteler için parasal egemenlik bağlamında “sepet-destekli” stablecoin’lerin ne ifade ettiğini anlamak da öncelikli bir konu.

Fed’in Yaklaşımı

Kontrol konusunda Fed’in görüşü çok net: Başkan Jerome Powell 17 Haziran’da Temsilciler Meclisi Finansal Hizmetler Komitesi’nde yaptığı konuşmada “özel sektörün dijital para dizaynına karışmaması gerektiğini ve para arzı yaratmanın özel sektörün değil merkez bankasının yaptığı bir şey olduğunu” söyledi.  “Kamu menfaati” adına hesap veremeyen bir özel sektörün para arzından sorumlu olma fikrine halkın da genel olarak sıcak bakmayacağını belirten Powell, sonuçta para arzından merkez bankasının sorumlu olduğunu vurguladı.  Bu atıflar daha çok CBDC’ler için olsa da uluslararası ödemeler sistemini değiştirmeye yönelik her türlü kripto para modeli için Fed’in kontrolü elden bırakmayacağı anlaşılabilir. Özel sektöre kapıları kapatmış gibi duran Fed, teknolojinin gerisinde kalmamak ve doların rezerv para hâkimiyetini riske atmamak için bir yandan da Başkan’ın deyimiyle “dijital para konusunu iyi anlamak için çok çalışıyor” ve “eğer ABD ekonomisi ve dünyanın rezerv parası dolar için iyi bir şey olacaksa orada yerini alacak”.

Yeni bir uluslararası ticaret modelinde sepet destekli bir stablecoin için küresel talep olur mu? Olursa rolü ne olur?

Fed çalışanlarının anlamak için üzerinde çalıştıkları konular Başkan’ın da belirttiği gibi sadece CBDC’lerle sınırlı değil. Geçtiğimiz günlerde yayınlanan ve Fed ekonomistleri tarafından hazırlanmış yeni bir araştırma raporunda sepet destekli bir stablecoin modeli ortaya konmuş. Araştırmanın çıkarımlarından biri olan “Libra benzeri stablecoin’ler bazı durumlarda tüketici refahını arttırabilir” yorumu kripto çevrelerinde en çok öne çıkarılan başlık olsa da varılan genel sonuç küresel bir stablecoin hakimiyeti için olumsuz.

Raporun Detayları:

Ekonomistler Garth Baughman ve Jean Flemming tarafından yapılan araştırmada Facebook’un Libra’sı gibi bir modelden esinlenilerek içinde iki ülkenin ulusal parasının yer aldığı bir sepetle desteklenen stablecoin ve küresel ticarette yaşanan şokların bu stablecoin için oluşturacağı talep farklı senaryolarla test edilmiş.

Cevabı aranan soru böyle bir sepet paranın şu anki sisteme kıyasla gerçekten önemli bir değer yaratıp yaratmadığı; çünkü bu para ileride uluslararası bir ödeme aracı olacaksa hedeflerden biri, başka herhangi bir ulusal paranınkiyle kıyaslandığında, bu sepet paranın değerindeki dalgalanmaları sınırlayabilmek ve sepet paranın küresel olarak benimsenmesini arttırmak olmalı.

Neden sepet para? Hacim veya fiyatlardaki değişiklik gibi sebeplerle uluslararası ticarette yaşanan dalgalanmalar yani ticaret şokları ülkelerin ticaret imkânlarını da değiştirir ve para talebini etkiler; dolayısıyla para birimlerinin değerinde varyasyona yol açar. Bu dalgalanmalar riske duyarlı tüketicilerin refahını etkileyeceğinden, daha istikrarlı ödeme araçlarına talep oluşur. İşte bu varsayımdan hareketle modelde iki ülke parasının kombinasyonundan oluşan, daha istikrarlı olabilecek bir sepet para birimi ve ona olan talep analiz edilmiş.

Simülasyonlardan Çıkarımlar:

* Bir para iki sebeple elde tutulur: harcanabilirlik (spendability, bir alıcının bir para birimini ticarette ne sıklıkla kullanabileceği)  ve para biriminin istikrarı , “sigorta” değeri. Talebi oluşturan bu etkiler ve genel denge etkisi modele yerleştirildiğinde nihayetinde böyle bir sepet destekli stablecoin için genel talebin minimum olacağı sonucuna varılıyor. Sebep şu: Sepete olan talep ülkeler arasındaki ticaretin seviyesine göre değişir ve bu ticaret şokları stablecoin’e olan talebi, sepetteki paralara olan talebin de oynak olmasına sebep olacak kadar volatil yapabilir. Ulusal paraların oynaklığını arttırır ve refahı azaltır. Böylece bir veya iki paranın değerinin oynaklığına karşı “sigortalı” olmanın getirdiği fayda zaten sepetin kendisi böyle dalgalanmaları etkilediği için azalır. Model, sepet paraya olan talep ne kadar volatil ise içindeki paralara olan talebin de o kadar volatil olacağını öngörüyor. Bu da sepeti tutmanın getirdiği refah kazanımını azaltıyor ve sepetin küresel dominant bir para birimi olmasını engelliyor.

* Fakat diğer bir yandan bu sepet para birimi eğer geniş kitlelerce kabul görürse (sepetteki fiat paraların popülerliğiyle yarışamasa da) küresel erişim özelliği sayesinde dünya refahında önemli bir artışa katkıda bulunabilir, ama bunun için çok sayıda satıcının bu sepet para birimini ödeme aracı olarak kabul etmesi gerekir.  Bu durumda sepet para biriminin “harcanabilirliği” fazlalaşır ve dünyanın her tarafında alıcılar bu dijital parayı talep ederler. Talebin istikrarlı hale gelmesiyle de sepet içindeki daha oynak olan ulusal para istikrar kazanır. Alıcılar istikrarlı hale gelmiş olan ulusal paradan daha çok talep ederler ve bu durum ticareti, refahı ve potansiyel olarak tüketici refahını arttırır.

* Sepetin refahı maksimize eden kompozisyonuna bakıldığında optimal ağırlığın nasıl olması gerektiği, bir ülkenin mi yoksa iki ülkenin de mi satıcılarının sepeti kabullerine bağlı olarak ciddi şekilde değişiyor. Optimal bir sepet ağırlığı ortaya çıksa bile incelenen tüm senaryolarda alıcıların sepet para birimi için talebi diğer tüm küresel para birimleri içinde çok küçük bir yüzde oluşturuyor; ve dolayısıyla sepetle finanse edilen satın almalar az oluyor, satıcılar için sepetin cazibesi kalmıyor ve nihayetinde ekonomik model, benimsenmenin az olması nedeniyle bahsedilen potansiyel refah artışlarının gerçekleşemeyeceği sonucuna varıyor.

Avantajlar Artarsa Talep de Artar

Tüm bu çıkarımlar sonunda ekonomistler “küresel stablecoin denen bir olgunun yerel ulusal paranın yerini alacağı korkusunun abartılı” olduğu ve “ sepet destekli stablecoin’lerin küresel çapta benimsenmesi için bu çalışmada anlatılanlara ek olarak daha birçok önemli avantajı olması gerektiği” sonucuna varıyorlar.

Bu sonuca bir de Avrupa Birliği’nin hazırlığını yaptığı yeni kripto para rejiminde “küresel bir stablecoin” olmak için yola çıkan her proje için daha sıkı kurallara ve şartlara yer vermeyi düşünmesi eklendiğinde, gerek özel gerek kamu girişimi olsun sepet destekli bir stablecoin’in küresel bir ödeme aracı olmasının önü şimdilik çok açık gözükmüyor. Ama raporda da belirtildiği gibi ek faydalar yaratılabilirse, uluslararası ödemelerde sepet destekli stablecoin kullanma talebi artabilir; konunun taraftarları için hedef bu talebin dünya refahını “bazı durumların” dışında da arttıracağına dair argümanları güçlendirmek olsa gerek.

Bu yazı 1 Temmuz 2020 tarihinde yayınlandı.

BTCHaber E-Posta Bültenine Abone Olun!

Gizliliğinize saygı duyuyor, spam yapmayacağımızın sözünü veriyoruz.

Didem Kurunç

İEL ve İşletme Fakültesi mezunudur. ABD’de yüksek lisans (MSc in Finance) eğitimini onur derecesiyle bitirmiştir. Bir süre özel sektörde finans alanında çalışmış ve finans dalında doktora eğitimini tez aşamasına kadar devam ettirmiştir. Eğitim, finans ve finansal okuryazarlık ilgi alanları arasındadır ve bu konularda bağımsız danışmanlık yapmaktadır.

https://www.btchaber.com/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

bitcoin
Bitcoin (BTC) 83.656,41 TL 2,81%
ethereum
Ethereum (ETH) 2.790,50 TL 2,16%
ripple
XRP (XRP) 2,10 TL 1,48%
tether
Tether (USDT) 7,24 TL 0,04%
bitcoin-cash
Bitcoin Cash (BCH) 2.075,51 TL 5,50%
chainlink
ChainLink (LINK) 91,78 TL 6,17%
cardano
Cardano (ADA) 1,00 TL 4,23%
bitcoin-cash-sv
Bitcoin SV (BSV) 1.525,75 TL 5,97%
litecoin
Litecoin (LTC) 402,84 TL 4,16%
Share via
Copy link