Merkez Bankaları Dijital Parası ve Parasal Sistemler Üzerine

Abone Ol:google-news
0
21/02/2020

Merkez Bankası Dijital Para Birimleri’nin (Central Bank Digital Currencies, CBDCs) gündeme geldiği günümüzde, böyle bir sistemde kredi mekanizmalarının nasıl işleyeceğini düşünmek önemli bir konu haline geliyor. IMF ekonomistleri ve Oxford Üniversitesi’nden akademisyenlerin görüşüne göre, eğer CBDC’ler faiz ödeyen bir ürün olursa, bu durum akıllara 1930’lardaki Chicago Planı’nda düşünülen ve merkez bankalarının ekonomiyi kontrolünü hedefleyen, bir çeşit “tam para” sistemini getirebilir.

İster stablecoin veya bitcoin gibi özel sektör girişimleri, isterse merkez bankaları tarafından ihraç edilecek dijital para birimleri olsun, bu gelişmeler beraberlerinde yeni likidite dinamikleri getiriyorlar. Bu yeni düzende likidite oluşumunun nasıl yönetilebilir hale geleceği de üzerinde düşünülmesi gereken bir konu. CBDC hakkındaki gelişmelerin hızla ilerlediği çok açık. Geçtiğimiz günlerde yayınlanmış bir BIS (Uluslararası Ödemeler Bankası) anketine göre merkez bankalarının 40%’ı “kavramsal araştırma” aşamasından “kavramın ispatı” aşamasına gelirken, 10%’u muhtemelen üç yıl içinde, diğer bir 20%’si altı yıl içinde bir CBDC ihraç edeceğini hesaplıyor.   Altı büyük merkez bankası ve BIS, CBDC’lerin nasıl kullanılabileceğini araştırmak üzere bir grup kurarken, diğer taraftan CFTC (ABD Emtia Vadeli İşlem Komisyonu) eski başkanı Chris Giancarlo tarafından yönetilen Dijital Dolar Kurumu’nun önemli bir uğraş alanı A.B.D.’de CBDC fikrini desteklemek. Bilindiği gibi CBDC ihracına en yakın ülke şimdilik Çin gibi duruyor.

Merkez Bankaları İçin CBDC İhracı Ne Anlama Geliyor?

Bir merkez bankası için CBDC ihracı ne anlama gelebilir? Nasıl hayata geçer? Uygulama için iki yoldan bahsedilebilir: Birincisi, insanların gelecekte merkez bankasında CBDC hesaplarının olacağı varsayımıyla, CBDC cinsinden verilen krediler yoluyla. Kredi verme süreci yüksek ihtimalle merkez bankalarının kolları gibi çalışan ticari bankalar tarafından yönetilecektir. Kredilerin merkez bankası için bir risk oluşturmamaları için de bunların ticari bankalara satılabilir olması gerekir ki böylece geri ödemeler ve borç temerrüdü riski yönetilebilsin. İkinci yöntemde insanlar mevduatlarını ve nakit paralarını gönüllü olarak CBDC’ye çevirebilirler; bu durumda krediler yine başlangıç olarak ticari banka mevduatından tahsis edilmiş olur.

Birinci seçenek aktif ve ikinci seçenek pasif CBDC ihracı olarak isimlendirilebilir; ancak her ikisinin de yönü aynıdır: Doğrudan ama kısmi CBDC olarak borç verme (1. Seçenek) ve daha sonra CBDC hesabına çevrilmek üzere mevduat üzerinden borç verme (2. Seçenek). Her ikisi de “tam rezerv” sistemine işaret ediyor, diğer bir deyişle ekonomideki her çeşit paranın merkez bankasındaki 100%lük rezervlerle desteklendiği bir sistem. Bunun bu günden farkı nedir diye sorulacak olursa örneğin Birleşik Krallık’ta bugün paranın 18%’i rezerv olarak ve sadece 3%’ü fiziki para olarak tutulur; kalan 79% banka mevduatıdır.

Merkez bankalarının konvansiyonel ve konvansiyonel olmayan para politikalarının, bankaların portföylerindeki finansal varlıkların satın alınarak, merkez bankasında tutulan banka rezerv hesaplarına merkez bankasının ödeme yapmasıyla işlediği, vurgulanmaya değerdir. Onlarca yıldır kullanılan bu sistem, ticari banka hesaplarının aslında efektif olarak CBDC şeklinde olduğu ama henüz böyle adlandırılmadıkları anlamına da gelir,  çünkü parasal tabanın bu dijital hali henüz bankalara kapalıdır.

Merkez Bankalarının Bilançoları Büyüyor

Aşağıdaki grafik, kendi popülasyonlarının mevduatlarının eklenmesi halinde, bazı büyük merkez bankası bilançolarının ne kadar büyüyeceğini gösteriyor. Bir anlamda CBDC’ye tam geçişin varsayımsal bir senaryosuna benziyor. Araştırmaya göre, böyle bir senaryo 2007-2009 krizinden önce olsaydı Fed’in bilançosu da nerdeyse 10 kat büyümüş olacaktı. Bugün ise, Fed’in (Amerikan Merkez Bankası), ECB’nin (Avrupa Merkez Bankası) ve PBOC’nin (Çin Merkez Bankası) bilançoları sırasıyla yaklaşık 4,4 ve 6 kat büyümüş olacaktı. (Bunların bugün A.B.D ve Euro bölgesinde daha az olmasının sebebi ise tabi ki her iki merkez bankasının bilançolarının önemli ölçüde konvansiyonel olmayan para politikalarıyla büyümüş olması ve henüz kriz öncesi seviyeye gelmemiş olmaları)

Grafik1: Kendi popülasyonlarının mevduatlarının eklenmesi halinde, merkez bankaları bilançoları kaç kat büyüyecekti?

Bu hesaplamalardan tabi ki bütün insanların parasının CBDC hesaplarına transferinin gerçekleşmesinin beklendiği düşünülmemeli. Fakat insanlar paralarını CBDC’ye dönüştürmese de veya çok az miktarını çevirse dahi, merkez bankası politikasının gittikçe ve önemli ölçüde daha fazla etkili olabilme potansiyeli olduğu bilinmeli; çünkü CBDC’lerin salt varlığı bile bankaların mevduat faizi oranlarını gittikçe daha fazla oranda gelecekteki CBDC faiz oranlarına göre belirlemelerine yol açabilir- banka mevduatlarının CBDC hesaplarına akışından kaçınmak için CBDC oranının üstünde bir marjla. Bugüne dek, insanlar paranın faiz sunan başka bir alternatifini bulamadığında, mevduat oranları politika faiz oranlarının altında kaldı. Bu anlamda eğer tasarımı ona göre yapılırsa, CBDC’ler faiz geliri sunan bir alternatif olarak ciddi bir yenilik sunmuş olurlar.

Sorulması gereken başka bir soru da mevduat faizi oranlarının merkez bankalarından daha çok etkilenme potansiyelinin ne olabileceği. Bloomberg ve merkez bankaları verilerine göre, A.B.D mevduat faizlerinin Fed’in faiz oranlarıyla ortalama korelasyonu, 1999’dan beri 82%; 25%’i için ise bu oran 70%’den az. Bu oran Euro bölgesinde yaklaşık 90%, ve 25%’i için de 83%’den az.

Mevduat oranlarını daha iyi yönetme potansiyeli politika faiz oranlarıyla karşılaştırılınca bu, seviyeler anlamında düşünülmemeli- keza varsayılan gelecekte bu dağılım oldukça genişleyebilir. Daha çok, bunların politika oranlarıyla birlikte hareketi açısından değerlendirilmelidir; bu anlamda da aradaki bağı kuvvetlendirmek için epey yer olduğu görülmektedir.

Merkez Bankalarının Etkisi Artıyor

Artan merkez bankası etkisi üç seviyede anlaşılabilir. Şu ana kadar anlatılan, CBDC’nin faiz ödemesiyle güçlü bağlantısı olan birinci senaryodur.  İkinci olası senaryoda daha ileriye gidilerek, merkez bankalarının, kredilerin mevduattan değil CBDC üzerinden verilmesini istemesi veya alternatif olarak bankaları, kredilerini merkez bankası rezervleriyle desteklemelerine mecbur bırakması söz konusu olabilir. Bu da tam anlamıyla bir 100% rezerv para sistemine doğru atılmış açık bir adım olur. Büyük Buhran yıllarını takiben, 1930’larda Şikago Planı adıyla bilinen, “tam para” olarak da anılan benzer bir öneri yapılmıştır; plan, kısmi rezerv sisteminin kaldırılmasını ve vadesiz mevduat üzerinden %100 rezerv ayrılmasını öngörmektedir. Böyle bir senaryoda,  ticari bankalar -kredinin kime verileceği kararı kendilerinde kalmak üzere-  para yaratma kabiliyetlerinden tamamen mahrum bırakılırlar ve bunu merkez bankaları üstlenir.

Son senaryoda ise durum daha ciddileşebilir ve merkez bankası kime kredi verilip verilmeyeceği konusunda aktif olarak söz sahibi olur. Karşı taraf bankalar yerine özel sektör kurumları olursa bu bir çeşit konvansiyonel olmayan para politikasına benzer. Şu anki konvansiyonel olmayan para politikasıyla gelecekteki olası CBDC politikasını karşılaştırırken şu varsayım da bulunulabilir: Merkez bankası bilançosunda konvansiyonel olmayan para politikası sonucu olacak beş kat bir büyüme,  özel sektör mevduatlarının CBDC’lere kayması sonucu bilançoda oluşacak olası beş kat büyüme kadar etkili olamayabilir; çünkü CBDC bazlı bir politika, banka fonlama maliyetleri ve neticesinde kredi faiz oranları ve nihayetinde ekonomi üzerinde daha kuvvetli bir kontrol anlamına gelebilir.

CBDC talebi, faiz oranlarına ek olarak, işlem limitleri ve şahsi CBDC hesaplarındaki tavan uygulamasıyla da yönetilebilir. Bu, kriz zamanlarında banka mevduatlarından CBDC’lere kaçıştan korunmak için önemli olabilir. Bu durumda, CBDC’lerde negatif faiz oranları işe yarayabilir ama bu da piyasada nakdin bol olmamasına bağlıdır, çünkü aksi halde insanlar nakde kayarlar. Paniğe bağlı oluşacak bir CBDC’ye kaçış, geçici de olsa tam rezerv sistemine geçiş anlamına gelir. Diğer yandan, tam rezerv sistemi (ikinci senaryo) aslında böyle bir kaçış riskini yok eder.

Bu yelpaze içinde doğru politika pozisyonunu bulmak kolay değil. Merkez bankaları faiz oranları ve para yaratmada daha fazla kontrol sahibi olmalı mı yoksa bu iş regülasyonlar vb. gibi çeşitli risklere maruz kalabilecek ticari bankalara mı bırakılmalı? İş dünyası ve günümüz finans konjonktüründe, hangisinin daha az volatilite getireceği ve uzun vadede daha fazla sürdürülebilir büyümeyi sağlayacağı doğru politikayı seçmede etkili olacaktır. Merkez bankalarının arttırılmış etkisi ve gücü, demokratik meşruiyet hakkında tartışmalara neden olabilir çünkü bunlar gerçekleşirse şimdiki para politikalarına kıyasla daha olumsuz sonuçlar doğurabileceği endişesi gündeme gelir. Ancak iyi haber şu ki, göründüğü kadarıyla merkez bankaları CBDC’ler konusunu, doğuracağı sonuçlar anlamında da iyice analiz etme stratejisini uygulamaya devam ediyorlar. Amaç,  para yaratma ve nakit fonlama konseptlerini göz önüne alarak bu ikisinin nasıl uyumlu olacağını açıklığa kavuşturmak ve CBDC’lerin parasal sistemlerin çalışmasını nasıl değiştireceğini görmek için doğru bir düşünce yapısı geliştirmek.

Kaynak: Derleme (Financial Times ve diğer mecralar)

BTCHaber E-Posta Bültenine Abone Olun!

Diğer 1.024 kişiye katılın ve bugün bizimle kripto para yolculuğunuza başlayın.

Asla istenmeyen posta göndermeyeceğiz ve kişisel bilgilerinizi kimseyle paylaşmayacağız.

Didem Kurunç

İEL ve İşletme Fakültesi mezunudur. ABD’de yüksek lisans (MSc in Finance) eğitimini onur derecesiyle bitirmiştir. Bir süre özel sektörde finans alanında çalışmış ve finans dalında doktora eğitimini tez aşamasına kadar devam ettirmiştir. Eğitim, finans ve finansal okuryazarlık ilgi alanları arasındadır ve bu konularda bağımsız danışmanlık yapmaktadır.

https://www.btchaber.com/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

bitcoin
Bitcoin (BTC) 317.099,63 TL 1,08%
ethereum
Ethereum (ETH) 20.651,40 TL 2,63%
tether
Tether (USDT) 8,59 TL 0,17%
binance-coin
Binance Coin (BNB) 3.062,21 TL 1,65%
cardano
Cardano (ADA) 12,79 TL 2,57%
dogecoin
Dogecoin (DOGE) 2,72 TL 2,92%
xrp
XRP (XRP) 7,32 TL 1,00%
usd-coin
USD Coin (USDC) 8,59 TL 0,81%
polkadot
Polkadot (DOT) 185,73 TL 5,36%
uniswap
Uniswap (UNI) 192,68 TL 5,05%
Share via
Copy link
Powered by Social Snap