Şifreleme ve Donanımda Yeni Ufuklar (1): ZK Madenciliği

gelisen blokzincir teknolojisi ile sifreleme ve yongalar nasil degisecek 1 zk madenciligi

Bu hafta sizlere, geçen haftalardaki gibi Rusya yaptırımlarının dünya finans sistemlerini nasıl disrupt edip, bambaşka bir yapının nasıl kurgulanmaya başladığını anlatmam gerekirdi. Zira bu konu sadece 2-3 makale ile kapsanacak, anlatılabilecek bir gelişme değil. Sayfalarca yazsam da bitmeyecek derecede önemli olaylar oluyor ve daha kimse bunları kavramış durumda değil. İşin kötüsü, bu gelişmeleri en yavaş anlayanlar da Rusların kendileri! Ama bu konuya iki hafta ara verip, olaylara daha geniş perspektiften bakarak, 2023 yılından itibaren sürekli gündemimiz olacak bir meseleye ışık tutmak istedim. Bu arada dünyadaki gelişmeleri de izlemekteyim, belki önümüzdeki haftalarda Rusya-Ukrayna savaşının sonucunu çoktan aşmış olan finansal disruption’lara daha yeni hadiseler eklenir ve ben de yeniden o tarafa dönüp, bu yeni oluşan finans sistemleri hakkında yazmaya devam ederim. 

Hemen önümüzdeki aylarda değilse de gelecek sene ortası itibariyle çok önemli olmaya başlayacak ve tüm teknoloji ekosistemini değiştirecek bir başka gelişmeye bu haftaki yazımı ayırıyorum. Blokzinciri teknolojisi, şu anda olduğu dar alandan çok daha geniş bir alana çekilmekte: Asset-backed token’lar (emtiaya endeksli token’lar) dünyası hızla gündemimiz içine girmeye başlayacak. Bu konuyu daha önceki yazılarımda işlemiştim. 

Bugün ise, hem yırtılan eski finans sisteminin yerini dolduracak olan emtiaya endeksli token’ları, hem de etkisi ve büyüklüğü ile bugün bir türlü 2 trilyon dolarlık değeri aşamayan, 1.80 ile 1.95 trilyon aralığında gidip gelen kriptoparalar evreninin 10-15 misli büyüklük potansiyaline sahip bu yeni alanın altyapısını ilgilendiren teknolojik bir gelişmeye parmak basacağım.

Önce bilmeyenler ya da tam anlamamış olanlar için dünyadaki token’ların kategorilerini iki basit şekil ile anlatmak istiyorum. Bu şekillerden birincisini daha önceki haftalarda paylaşmıştım, ikincisini ise bugün ilk defa paylaşıyorum.

gelisen blokzincir teknolojisi ile sifreleme ve yongalar nasil degisecek 1 zk madenciligi 2
Şekil-1: Tüm kripto varlıkların kategorik dağılımları  

gelisen blokzincir teknolojisi ile sifreleme ve yongalar nasil degisecek 1 zk madenciligi 3
Şekil-2 : Tüm kripto varlıkların token altyapıları

Bu şekillerde göreceğiniz gibi, tüm kripto varlıklar dünyası, ERC-20, ERC-721 ve ERC-1155 isimli üç adet yazılım class’ının kullanımına dayalı. Bu dünya, teknik açıdan bakıldığında çok basit bir dünya, hatta aşırı basit de diyebilirim. Ancak işe öteki taraftan, yani dünyadaki finansal ve fiziksel varlıkların perspektifinden bakarsanız işler çok fazla karmaşık görünüyor. Bu karmaşık algının sebebi, blokzincirinden önce klasik varlıklar dünyası yüzyıllar içerisinde adım adım gelişirken, birbirinden kopuk ve bağımsız işleyen hukuksal kurumların varlıklar evrenini çok farklı şekillerde ve basit algılanmalarını zorlaştıran yapıda tanımlamış olmalarıdır. Ancak, blokzinciri ve internet beraberliği sonrasında, yani Web3 olarak adlandırdığımız devrimin neticesinde, insanların sahip olduğu tüm varlıklar artık çok basit programlar halinde tanımlanabilir hale geldi. Şu ana kadar sadece üç (rakamla 3) adet program şablonu tüm asset sınıflarını tanımlamaya yetiyor. Bakalım dördüncü bir program class’ına gerek duyacak mıyız? Şimdilik gerekli değil gibi görünüyor.

Bankalar, ödeme sistemleri, borsalar, tapu idareleri, ticaret odaları, halka açık olan ve olmayan şirketlerin tüm pay hisselerinin kaydedildiği kayıtlar, tüm otomobil kayıtları, tüm sigortalar ve reasürans kayıtları, tüm finansalizasyon ve kapitalizasyon sistemleri, hepsi ama hepsi sadece üç adet program şablonu ile ifade edilebiliyor bugün.

Bunlara yakında tüm tedarik zincirinde akmakta olan malları, gıdaları, tüketim mallarını, ticari malları, buğday ve petrol gibi emtiayı da katmamız gerekecek. Tüm bu akış yakında, en geç 2023 yılının sonuna kadar blokzinciri üzerine taşınmış olacak. Tabii ki tüm dünyadaki tüm emtia blokzincirine taşınacak demiyorum; ben sadece her varlıktan en az bir örneğin blokzincirlerine geçirilmesinin kafi olacağını ifade ediyorum. Zira ondan sonrası açık kaynak kodların yeniden kullanılması ile çok hızlı “scale” edilecektir. 

Bugünkü yazımda, bugün sadece hesaplama ve saklama yapmakta kullandığımız bilgisayar yongalarının, yakın zamanda, şu anda hiç aklımızda ve planlarımızda olmayan türden bazı hesaplamalar yapması gerekeceğini anlatmak istiyorum.

Yeni Yongalar Ne için Gerekecek?

Bugün cep telefonlarımızı ve sair laptop-desktop bilgisayarlarımızı çoğunlukla iki cins hesaplama için kullanmaktayız.

  1. App’lar için, yani uygulamalar için kullanıyoruz: Oyunlar, şirket işleri, excel gibi uygulamalar, yazı yazmak için uygulamalar, e-ticaret vb. her türden app’ı düşünün. Bunlara perakende kullanım diyelim.
  2. Cloud denilen ve yoğun server makineleri ile örülü “saklama” merkezlerinde yapılan türden daha çok bilgi depolama ve bilgi analizi gibi toptan işler için kullanıyor. 

Şu anda cihazlarımızda yoğun bir şifreleme işlemi yapılmıyor. Bugünkü hesaplama ve saklama metodları sadece hash function dediğimiz SHA256 veya benzeri şifreleme yöntemleri ile sitelere girerken kullandığımız şifrelerimizi (password’lerimizi) karıştırmakta yararlanılıyor. Gündelik hayatımızdaki ikinci bir kriptografi kullanım yeri ise HTTPS’in S harfinde yer alan SSL, yani “secure socket layer” dediğimiz web sitesi trafiğinin şifreli olarak iletildiği programlar. SSL ilk ortaya çıktığında müthiş işe yaramıştı, o çıkmadan önce bütün web sitelerinin trafiği açık olarak gidip gelmekteydi. SSL, 1970’lerin sonunda icat edilmiş olan Public Key Cryptology yani Kamusal Anahtarlarla Şifreleme tekniğinin bir uzantısıydı. RSA denilen şifreleme metodunu kullanıyordu ve 1990’ların başı için fena bir şifreleme değildi. Ancak günümüzün kuvvetli bulut donanımları dünyası için RSA şifreleme kolay kırılan ve çok güvenilmeyen bir teknik olarak kabul ediliyor. Kısacası SSL ile şifrelemenin de devri geçmiş durumda. Ancak hala tüm web sayfaları trafiği bu yöntemle şifreleniyor. Buna da şükür diyelim zira bu kadarlık şifrelemeyi de yapmayan web siteleri mevcut.

Blokzincir kayıtlarında ise, yollayan ve alan kişiler şifreli olarak saklandıkları halde yollanan miktarlar açık olarak görülüyor. Bu hem bitcoin için geçerli hem de ethereum tabanlı tüm token transferleri için. Oysa, blokzinciri işlemleri yaygınlaştıkça ortaya çıkan bir handikap, bu şeffaflığın blokzincirlerinin yaygınlaşmasını zorlaştıracağı hatta mani olacağı yönünde haklı düşüncelerin oluşması. Bir firma kendi işlemlerini rakip firmaların görmesini istemiyor. Kimlikler şifreli de olsa miktarları gösteren sayılar (rakamlar) bu transferin kimden kime olduğunu açıkça ilan ediyor. İşte bu tür kayıtların saklanması için de kısaca ZK dediğimiz, “zero knowledge” şifreleme yöntemleri kullanılıyor.

Yakın gelecekte blokzinciri kullanımı arttıkça, kayıtların bolca ZK şifrelemesi kullanacağını tahmin edebiliriz. Bu kayıtları saklama amaçlı şifreleme işlemi çok yoğun matematiksel hesaplamalar yapılmasını gerektiriyor. Bugün bu hesaplamalar var olan donanımlarla halledilmeye çalışılıyor ancak çok yavaş kalıyorlar. İleride, sadece bu ZK hesaplamalarını yapmak için özel ZK madencileri ortaya çıkacak. 

ZK Madenciliği

Yakında şifreleme yapan donanım operatörlerinin, Bitcoin madencilerine benzer şekilde ZK hesaplamaları için tazmin edilmesi gerekecek. İlk adımda, ilk grup girişimci madencilerin CPU kullanarak, ardından GPU kullanarak ve ardından da FPGA’ler yardımıyla (FPGA’lerden haftaya bolca bahsedeceğim) kanıt oluşturmasıyla başlayacağını, zamanla ise dev bir ZK madenciliği ve kanıtlama endüstrisi ortaya çıkacağını tahmin ediyoruz. Aşağıda (Ref:1) adresini paylaştığım yazıda bu konularda ileri seviye düşünceler var, ilgilenenlere tavsiye ederim.  

Haftaya:

Bu yazının devamında, haftaya Salı günkü yazımda, ZK madenciliği için kullanılan şifreleme yöntemlerinin genelde donanım endüstrisini, özel olarak da yonga tasarımı ve imalat konseplerini nasıl değiştireceğini irdeleyeceğim. 

Referans:

  1. https://www.paradigm.xyz/2022/04/zk-hardware
Cemil Şinasi Türün

Cemil Şinasi Türün

30 yılı aşkın tecrübesiyle fintech ve pazarlama dünyasındaki öncü isimlerden olan Cemil Şinasi Türün bilgisayar oyunlarından üç boyutlu sanal dünyalara kadar pek çok çalışmaya imza attı. Yerel ve uluslararası firmalar için kampanyalar hazırlayan Türün; teknoloji, blokzincir, kripto para ve dijital varlık konularında projeler üretti. Türün, 2017'de Bilgi Üniversitesi'nde vermeye başladığı "Blokzincirleri ve Kriptoparalar" konulu dersini 2020 başından bu yana Boğaziçi Üniversitesi'nde vermekte.
https://cemilturun.medium.com/

Yanıt verin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Türkiye'nin Uzman Kadrolu Kripto Haber Platformu
bitcoinBTC/TRY
319.748,84 TL 2,03%
ethereumETH/TRY
17.376,34 TL 0,79%
tetherUSDT/TRY
16,69 TL 0,15%
usd-coinUSDC/TRY
16,71 TL 0,03%
bnbBNB/TRY
3.592,82 TL 2,25%
binance-usdBUSD/TRY
16,72 TL 0,80%
cardanoADA/TRY
7,48 TL 0,82%
xrpXRP/TRY
5,22 TL 2,41%
solanaSOL/TRY
538,72 TL 3,56%
dogecoinDOGE/TRY
1,11 TL 2,92%
Bağlantıyı kopyala