Finansal Piyasalarda Neler Oluyor, Anlama Kılavuzu

finansal piyasalarda neler oluyor anlama kilavuzu

Dünyamız bu yazıyı kaleme aldığım günlerde Corona virüsü ile çalkalanıyor. Bu global, sancılı ve acayip virüs günlerinde öncelikle hepinize sağlık, sıhhat ve zihin açıklığı diliyorum.

Virüsün dünyada yayılmasının üzerini örtemediği çok önemli bir hadise daha yaşanmakta bu aralar… Dünya finans borsaları da bugünlerde ağır bir çöküş yaşıyor. Bu aslında basit bir borsa çöküşü değil, şu anda virüs bulutunun arkasına bakabilirsek tanık olduğumuz para sisteminin “sistematik” sıkıntılarının artık taşınamaz boyuta gelmesidir.

Peki bu sistematik çöküşten nasıl çıkılacak? İşte işin o tarafında yeni teknolojik çalışmalar, en önemlisi de bitcoin isimli kripto paranın açtığı yolda yürüyecek yeni blokzinciri sistemleri dünyada yıkılan merkezi yapıların yerine inşa edilecek.

Evet, bence çok net durum, dolayısıyla tekrar etmemde fayda var: Dünyanın 326 senedir içinde olduğu merkezi para sisteminin yerine yeni ve gayri-merkezi bir internet parası, daha doğrusu değiş-tokuş sistemi inşa edilecek, hatta an itibariyle edilmekte.

(Not: Yukarıdaki 326 sayısı nereden geldi diye merak edenlere söyleyeyim, başlangıç noktası olarak İngiliz Merkez Bankası olan Bank of England’ın 1694 yılında kuruluşunu koyuyorum).

Bu anlamda, ben blokzinciri teknolojisini, “dijital dönüşüm” denilen ve şirketlere son yıllarda pazarlanmakta olan paketin bir parçası olarak görmüyorum. Bunu pek çok yerde daha önce dile getirdim. Yapay zekâ, AI, IoT gibi kavramlarla beraber anılmasını doğru bulmuyorum; blokzinciri basit bir kurumsal dönüşüm mimarisi değildir. Yepyeni bir çağın temelleri bu teknoloji kullanılarak internet katmanları içine kodlanacaktır. Hukuk, ahlak, yeni toplum kuralları ve örgütlenme biçimleri hep bu yeni teknoloji yardımıyla evrenselleştirilecektir.

Şimdi gelelim krizle ilgili iki gün önce 24 tweet’lik bir silsile olarak yayınlanmış olan analize… Bu yazıda sizlere içinden geçtiğimiz sistemsel finansal krizin nedenini ve nasılını anlatan analizin Türkçe çevirisini kendi ek açıklamalarımla aktaracağım. Analizin sahibi bir süredir yazılarını izlemekte olduğum Bn. Caitlin Long. Kendisi, ABD’nin Wyoming Eyaletinde yaşıyor ve o eyaletin, “State” yani federe devlet yapısı içinde blokzinciri temelli toplumsal dönüşümünü gerçekleştirmeye çalışıyor. Caitlin eski bir Wall Street finansçısı, altyapı olarak hukuk yüksek derecesi de olan bir finansal strateji uzmanı. Birkaç yıldır Wyoming Blockchain Task Force isimli bir grubun kurucu üyesi ve son olarak, Avanti isimli yeni bir blokzinciri bankası kuruyorlar, bu bankanın kurucu CEO’su. Bu hanımefendi takipte olunması gereken birisi benim için bir süredir, özellikle 2019 yılında Facebook’un Libra girişiminin duyurulduğu ilk günlerde, Libra için yazmış olduğu yorumlar çok ilgimi çekmişti.

Evet, şimdi tweet silsilesine hep beraber bakalım:

(Link: https://twitter.com/CaitlinLong_/status/1238915150368792576)

Finansal Piyasalarda Neler Oluyor?

Batı dünyası son 50 küsur yılda inanılmaz boyutlarda borç oluşturdu. Şu anda bu balon aynı 2008’de, 2001, 1997, 1994, 1987, 1981 ve 1974’te olduğu gibi patlamış durumda. Ancak geçen her defasında, sisteme daha fazla borç pompalayarak yeniden şişirmeye yeterli bilanço kapasitesi vardı.

Başka bir deyişle, henüz borçla tıka basa dolmamış ülke varlıkları (yani doğrudan veya dolaylı olarak ülkeler)- henüz batık değildi. Fiat para birimlerinin değeri yine de vardı, borç verenlerin üzerinde hak iddia etmedikleri değerli varlıklar hala ortalıkta bulunabiliyordu, yani henüz tüm varlıklar ipotek edilmemişlerdi.

Şunu anlamak önemli: Borç büyüdüğü zaman, likidite de artar ve bu artış öncelikle finansal varlıkların fiyatını yukarı iter (çeşitli nedenlerden ötürü). Borç miktarı 50 yıldır SÜREKLİ OLARAK HER YIL artmış durumdadır, ama bu sırada toplam borcun birdenbire küçüldüğü dönemler de olmaktadır (örneğin 2008’de ve şimdi olduğu gibi).

Beklendiği gibi, ana akım iktisatçılar, hemen merkez bankalarını ve devlet fonlarını açılan bu deliği doldurmak için yeni borç (parasal ve mali teşvik) yaratarak kredi daralmasını dengelemeye çağırıyorlar.

Gerçekte yaptıkları şey, kaçınılmaz bir kredi daralmasına (yani borç deflasyonuna) eşlik etmekte olan finansal varlık fiyat düzeltmesine karşı koymak amacıyla, yeni kamu borçları yaratmak ve geriye dönük dolgular yapmaktır. Görmekte olduğumuz hadise budur.

Borç küçültmesi aslında bir sermaye yıkımıyla gerçekleştirilmektedir. Bu yok edilen sermaye, düne kadar aldıkları borcun maliyetinden daha az getiri elde eden işletmeler tarafından tüketilmekteydi. Bunu düne kadar yapanlar koskoca sanayi kollarıydı: 2008 krizinde inşaat sektörü bu durumda iken 2020’ye girdiğimizde kaya petrolü üreticileri aynı durumdaydı.

Ve bu borç daralmaları, bu sermaye tahribatının büyüklüğü bu zamana kadar gizlenebilirken artık aşikâr hale geldi. Bugüne kadar açık değildi çünkü yeni borç enjeksiyonları olayın üzerini sıvayıp örtebiliyordu. Bunlar inşa olurken neden açıkça görülmüyordu? Çünkü faiz hadleri yanlış fiyatlanmıştı, suni olarak düşük tutulmaktaydı.

Bu da koskoca sanayi şirketlerinin neden aynı zamanlarda aynı kötü kararları aldığının açıklamasıdır. Örnek: Bir işletmenin%10 gelir getirmesi beklenen bir projeye yatırım yaptığını varsayalım, öyle ki, ortalama sermaye maliyeti (WACC) de %8 olsun. Sorun yok! Yatırılan para x %2, bize gerçek ekonomik kazanç getirecek diye hesap yapıldı.

Amma, ya gerçekleşen sermaye maliyeti %8 değil de %12 olursa? Hatırlatırım, beklenen geri dönüş %10 idi. Bu da projenin gelir getirmeyip, yatırım sermayesinden götürdüğü manasına gelir (%2 çarpı yatırılan sermaye). Meğer bu proje asla yapılmamalıymış! İşletmeler nasıl olur da böyle bir hata yapar? Yaparlar, çünkü piyasalar onları yanlış yöne sürüklediler.

Borç Almanın Maliyetini Yanlış Fiyatlandırdılar

Velhasıl, piyasalar borç almanın maliyetini yanlış fiyatlandırdılar. Nasıl? Faiz oranları suni olarak düşük tutulmaktaydı da ondan. Merkez bankasının ekonomiyi canlandırma politikası gereği. Düşündükleri güzel bir projeydi belki ama olmadı, sonuç olumsuz. Tüm sanayi firmaları aynı anda aynı yanlış kararları vermiş oldular.

Bunlar aptal değillerdi; temel hataları, bu ucuz para akışının sonsuza dek süreceğini varsaymaktı. Hem neden sürmesin? 50 yıldır sürmüyor muydu zaten? Sorun olduğunda nasılsa devlet gelip kurtarma operasyonu yapar diye düşündüler.

Ya parasal ya da mali teşvik, aslında son krizde her ikisi de yapılmıştı.  Ancak, sistemi canlandırmak için gereken bu tür uyarıcı (stimulus) miktarı büyümeye devam ediyor, çünkü krizin boyutu artıyor. Artık piyasalar her iki tipte de DEV uyarıcıya cevap vermiyor…  Üstelik bu kez, Fed ve devletin doldurmaya çalıştığı delik 2008’den çok daha büyük. Neden?

Çünkü borç o zamandan beri balonlaştı, bu yüzden bu defa kredi daralması çok daha büyük olacak. Kıyaslama için söyleyeyim, ABD’de finansal olmayan sektörlerdeki (hane halkı, şirketler, devlet) borçlar son 2 yılda %10 arttı!

Evet. TOPLAM BORÇ ABD’DE SADECE 2 YILDA İNANILMAZ MİKTARDA, %10 ARTTI! Borç, 2017 yılında 75,8 trilyon dolarken, 2019 yıl sonu itibarıyla ABD’deki finansal olmayan sektörlerde toplam borç 83,3 trilyon dolara tırmandı. (Çoğunlukla finansal olmayan sektörlere geçiş amaçlı olan finansal borcu hariç tutuyorum)

İşte veriler (link aşağıda). Bunları 2008’den beri izliyorum. O zamanlar ABD ekonomisinin onlarca yıllık kötü ekonomik kararlarla (her iki siyasi parti tarafından da) nasıl içinin oyulduğunu öğrendim. ABD’de ürettiğimizden daha fazlasını tüketiyorduk ve bunu yapmak için borçlanıyorduk.

https://www.federalreserve.gov/releases/z1/20200312/z1.pdf

Bu haftanın multi trilyon dolarlık parasal ve mali teşvikini anlaşılır haline getirmek için söyleyeyim, sadece 2 yılda yaratılan 7,5 trilyon $ yeni borcun ne kadarının gerçek bir ekonomik getiri sağladığını düşünüyorsunuz? Tahminim çok azı. Muhtemelen çoğu artık yok oldu bu sermayenin.

Çok daha yüksek fiyatlardan hisse senedi geri alımlarını finanse etmek için verilen tüm bu borçların, şirketlere hiçbir gerçek getiri sağlamadığı gerçeğini oturup bir düşünün! Yanlış bir kararla enerji endüstrisine bu kadar büyük bir sermayenin ayrılmasına ne demeli? Bu yüzden Fed’in “bazuka” tabir edilen 1,5 trilyon dolarlık (feci büyük miktarda) para basması da işe yaramadı…

(CŞT: Perspektif açısından söyleyeyim, ABD’de, 200 senelik zaman zarfında, 1800’lerden 2008’e kadar basılan tüm para 900 milyar dolardı.)

Çünkü borçlanma balonunun boyutu daha da şaşırtıcı. Kahramanlarımdan analist Doug Noland, geçen sonbaharda Fed’in bilançosunun bir sonraki mali krizde 4 trilyondan 10 trilyona yükseleceğini tahmin etmişti. İşte dediği çıktı! Bu tweet’leri yazdığım anda bile yaptığı tahmin, gerçekleşenden azdı.

Borsada Derin İnişler Çıkışlar Olacak

Ve umarım nedenini şimdi görüyorsunuzdur. Zira sadece son 2 yılın batık borcunun silinmesi bile, bu gediği doldurmak için 10 trilyon dolarlık bir Fed bilançosuna ihtiyaç duyuyor! Yani bu ne anlama geliyor? Borsalarda derin inişler, çıkışlar olacak… Kredi mekanizmaları artık çalışmaz hale geldiğinde ne tür felaketler olabileceği hakkındaki tarih kitaplarını okudum.

Borsalardaki dalgalanma aşırı. Çok daha kötüsü olabilir. (Bu tweet’den iki gün sonra, pazartesi akşamı dünya borsaları tamamen kırmızı renkteydi, 16 Mart Pazartesi günü tüm borsalarda tarihi düşüşler yaşandı.)

Ancak, yaşam devam ediyor. Olan şu: üretim faktörlerinin kontrolü, zayıf ellerden güçlü ellere, sermaye tahripçilerinin elinden sermaye üreticilerinin eline geçtiği bir yeniden yapılanma içindeyiz. Zorunlu sonuç buydu.

Korkutucu mu? Evet. Ben kredi mekanizmasının sonu geldi demiyorum, sadece bu ihtimali dile getiriyorum. Sistemi yeniden şişirmenin bedeli oraya 10 trilyon dolar daha enjekte etmekten çok daha pahalı olacak artık. Kısa vadede çalışsa bile bir dahaki seferde çok daha büyük sonuçları olur. (Bu noktadan sonra ben de Erkan Öz arkadaşım gibi, artık herhangi bir parasal müdahalenin dikiş tutmayacağını düşünenlerdenim.)

Neyse ki varlıklarımızı saklamak için alternatif yollar mevcut. Tarih okuyup bütün bu olanları anlamak istiyorsanız bir de kendinizi alternatifleri anlamak için eğitin, kendinizi daha iyi hissedeceksiniz. (Burada Caitlin Long bitcoin ve benzeri kriptopara alternatifleri kastediyor.)

Bu tür durumlar ve dönemler, değişikliği kabullenen ve eski paradigmada kalmış olanların tavsiyelerine kucağını kapatabilenleri ödüllendirir. Büyük fırsatlar açılıyor! Sevdiklerinize ve komşularınıza mukayyet olun ve sağlıklı kalın dostlar.

(Ben de bu dileği tekrar ediyorum sevgili okurlarım. CŞT)

Cemil Şinasi Türün

Cemil Şinasi Türün

30 yılı aşkın tecrübesiyle fintech ve pazarlama dünyasındaki öncü isimlerden olan Cemil Şinasi Türün bilgisayar oyunlarından üç boyutlu sanal dünyalara kadar pek çok çalışmaya imza attı. Yerel ve uluslararası firmalar için kampanyalar hazırlayan Türün; teknoloji, blokzincir, kripto para ve dijital varlık konularında projeler üretti. Türün, 2017'de Bilgi Üniversitesi'nde vermeye başladığı "Blokzincirleri ve Kriptoparalar" konulu dersini 2020 başından bu yana Boğaziçi Üniversitesi'nde vermekte.
https://cemilturun.medium.com/

Yanıt verin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Türkiye'nin Uzman Kadrolu Kripto Haber Platformu
bitcoin
Bitcoin (BTC) 365.884,56 TL 3,28%
ethereum
Ethereum (ETH) 25.400,54 TL 5,14%
tether
Tether (USDT) 8,68 TL 0,31%
cardano
Cardano (ADA) 18,24 TL 2,45%
binance-coin
Binance Coin (BNB) 3.127,88 TL 3,82%
xrp
XRP (XRP) 8,04 TL 3,15%
solana
Solana (SOL) 1.127,15 TL 9,40%
usd-coin
USD Coin (USDC) 8,68 TL 0,32%
polkadot
Polkadot (DOT) 246,64 TL 5,73%
dogecoin
Dogecoin (DOGE) 1,82 TL 1,56%
Copy link
Powered by Social Snap