Parayla Saadet Olur mu?

aysel gundogdu 1

İnsan kendini, hayatın amacını aramaya başladığından beri mutluluk bir amaç mı araç mı sorusunun cevabını bulmaya çalışıyor. Bilimin hemen her disiplininde de mutluluk üzerine araştırmalar yapılıyor. Tıp, psikoloji, sosyoloji, iktisat ve ilişkili alanlar…

Mutluluk manevi bir değer, para ise maddi bir değer. Bu iki zıt değer ikame midir yoksa tamamlayıcı mıdır? Yani para ile mutluluk birbirinin yerine geçebilecek değerler midir yoksa birbirini tamamlayan değerler mi? Bu soruya bilim henüz açık bir cevap verebilmiş değil. Lakin bildiğimiz ve gözlemlediğimiz bir gerçek var ki o da insanın madde ile olan ilişkisi arttıkça mutluluk konusundaki kafa karışıklığı artıyor. İnsanoğlu daha sade bir hayat sürdüğü zamanlarda, yani beslenme, barınma ve güvenlik ihtiyacını karşılayabildiğinde mutlu olduğu dönemlerde para ve madde bu derece önemli değildi. Ne zaman ki paranın satın alabileceği madde sayısı arttı insan mutluluğu maddede aramaya başladı. 

Para ve mutluluk ikilisi nice şarkılara, atasözlerine konu olmuştur. 

Parayla saadet olmaz.

Ah bir zengin olsam.

Her insanın yaşamına göre değişir bu sorunun cevabı…

Mutluluğu ölçmek mümkün değil, herkesin mutluluğa verdiği anlam farklı. Ekonomide bu konuya fayda yaklaşımı üzerinden değinilir. Sahip olunan bir şey ne kadar fayda sağlıyorsa o kadar mutluluğu arttırır. Ancak insanın modern hayata uyum sağlamaya çalışması ile mutluluğun sadece fayda ile ilişkilendirilmesi yeterli olmuyor. Bazen kişinin kendisine hiç faydası olmayan bir şey ona mutluluk verebiliyor. İnsan çok karmaşık bir canlı, daha doğrusu insan beyni…

Ekonomi literatüründe para ile mutluluk ilişkisine dair araştırmalar ise ülkeler üzerinden yapılıyor. Ülkelerin kişi başına düşen milli geliri ile belirli ölçeklere göre hazırlanan mutluluk endeksleri arasındaki ilişkiyi inceleyerek para-mutluluk arasındaki bağlantıya cevap bulmaya çalışılır. 

Bu araştırmalardan bazılarından örnekler verelim. Easterlin’in 1974 yılında yayımladığı makalesine göre milli gelir arttıkça insanın mutluluğu artmıyor. Literatürde bu duruma “Easterlin Paradoksu” deniliyor. Buna göre, para; insanlar temel ihtiyaçlarını giderene kadar mutluluk sağlıyor. Ancak sonrası için paranın mutluluğu arttırmada etkili olmadığı ortaya konuluyor. Smith de 1979 yılındaki makalesinde aynı sonuca ulaşmıştır. Buna karşın, Diener ve Oishi ise 2000 yılında yaptıkları çalışmada insanın temel ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra para-mutluluk ilişkisinde pozitif bir eğilim bulmuşlardır. Yani insanın geliri arttıkça mutluluğu artmaktadır.

Gelir ile mutluluk arasında anlamlı bir ilişki bulamayan araştırmalar dikkate alındığında belki de şu soruyu sormak gerekiyor?; “ekonomik kalkınmanın nihai amacı nedir; insanların mutluluğunu arttırmak mı? Peki o zaman geliri yüksek ülkeler neden mutlu değil? 

Her yıl yayımlanan 156 ülkenin değerlendirildiği Dünya mutluluk raporuna göre; 2020 yılında Türkiye 93. sırada yer alıyor. Listenin başında Finlandiya yer alırken sonunda ise Afganistan yer alıyor. Bu sıralamayı etkileyen pek çok faktör var. Güven, iyi sosyal çevre, sağlıklı koşulları ve çevre koşulları bunların başında gelmektedir. 

Mutluluğu yaşam memnuniyetine dayandıran bir diğer küresel araştırma ise “Dünya Değerler Araştırması”dır. Bu araştırma, anket sorularına cevap veren kişilerin verilerinden elde edilerek bir skora ulaşır. 2017-2020 yılları arasında yapılan araştırmaya göre Türk toplumun %22’si, “çok mutlu”, %63’ü de “mutlu”dur. %14’ü ise “mutsuz”dur. 

Türkiye İstatistik Kurumu, her yıl “Yaşam Memnuniyeti Araştırması” yapmaktadır. Bu araştırmanın amacı bireyin genel mutluluk algısını, toplumsal değerlerini, temel yaşam alanlarındaki genel memnuniyetini ve kamu hizmetlerinden memnuniyetini ölçmek ve bu memnuniyet düzeylerinin zaman içindeki değişimini takip etmektir. 2019 yılındaki araştırmaya göre Türkiye’nin %52’si mutlu, %13’ü mutsuz iken kalan %35’i mutluluk seviyesini orta olarak nitelendiriyor. Araştırmada dikkat çeken sonuçlardan biri ise kadınların %57’sinin, erkeklerin ise %47’sinin kendini mutlu olarak tanımlaması. Diğer yandan evliler, evli olmayanlara göre daha mutlu iken eğitim açısından herhangi bir okulu bitirmeyenler en yüksek mutluluk seviyesine sahip. 

Aysel Gündoğdu

Aysel Gündoğdu

Doç. Dr. Aysel GÜNDOĞDU, 1985 yılında doğdu. İlköğretim ve liseyi İzmir’de bitirdi. 2007 yılında Marmara Üniversitesi Sermaye Piyasası Bölümünde lisans eğitimini tamamladı. Öğrenciliği esnasında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsası, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nda staj yaptı. 2007–2010 yılları arasında finans sektöründe analist olarak çalıştı. 2010 yılında Marmara Üniversitesi Bankacılık ve Sigortacılık Enstitüsü Sermaye Piyasası ve Borsa Bölümünde yüksek lisans eğitimini tamamlayan Gündoğdu, ardından aynı Enstitüden Bankacılık Anabilim Dalında doktor unvanını aldı. 2018 yılında finans alanında doçentliğini alan Gündoğdu, halen bir üniversitede öğretim üyesi olarak çalışmalarına devam ediyor. Gündoğdu’nun bankacılık ve finans alanında yayımlanmış 17 kitabı, 100’ü aşkın uluslararası ve ulusal makale ve bildirisi mevcuttur. Aynı zamanda Banka ve Sermaye Piyasası Araştırmaları Dergisi’nin editörü olan Gündoğdu’nun çalışma alanı finans, yatırım ve davranışsal ekonomidir. Finansal teknoloji ve finansal hizmetler alanındaki şirketlere danışmanlık hizmeti veren Gündoğdu, kurumsal şirketlere eğitim, seminer ve danışmanlık hizmeti de sunmaktadır.
http://www.finansoloji.com

Yanıt verin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Türkiye'nin Uzman Kadrolu Kripto Haber Platformu
bitcoin
Bitcoin (BTC) 660.548,42 TL 1,55%
ethereum
Ethereum (ETH) 49.687,55 TL 2,10%
binance-coin
Binance Coin (BNB) 7.297,73 TL 3,51%
tether
Tether (USDT) 11,93 TL 0,06%
solana
Solana (SOL) 2.375,89 TL 2,41%
cardano
Cardano (ADA) 18,85 TL 1,69%
xrp
XRP (XRP) 11,46 TL 0,74%
usd-coin
USD Coin (USDC) 11,93 TL 0,02%
polkadot
Polkadot (DOT) 429,00 TL 1,13%
dogecoin
Dogecoin (DOGE) 2,49 TL 1,71%
Bağlantıyı kopyala