“Akıllı Sözleşmeler” Sözleşmelerin Yerini Alabilir Mi?

Abone Ol:google-news

Hukukumuzda iki ya da daha fazla tarafın karşılıklı iradelerinin uyuşmasıyla kurulan hukuki işlemler, sözleşme olarak tanımlanmaktadır. Taraflar bir sözleşmeyi akdettikten sonra söz konusu sözleşmeden doğan borçlarını ifa ederek, sözleşmenin diğer tarafına karşı yükümlülüklerini yerine getirmekte ve borç ilişkisini ifa ile sona erdirebilmektedirler. Ancak bazı zamanlarda sözleşmenin taraflarından birisi sözleşme kapsamında yükümlenmiş olduğu borcu kötü ifa edebilmekte ve taraflar arasında bu bağlamda çeşitli hukuki uyuşmazlıklar doğabilmektedir.

Bu bağlamda, çoğu defa sözleşmenin taraflarından birisinin söz konusu sözleşmeyle elde etmeyi amaçladığı menfaatleri elde edebilmesi, sözleşmenin karşı tarafının bu yöndeki katılımına muhtaçtır. Bu sebeple, zaman zaman sözleşmeler akdedilirken sözleşmenin taraflarının borçlarını gerektiği şekilde ifa etmesini sağlayacak çeşitli mekanizmalar  öngörülebilmektedir. Örneğin; teminat, kefalet, garanti, cezai şart gibi mekanizmalar kullanılmaktadır. Bütün bu mekanizmaların amacı sözleşme taraflarının borçlarını gerektiği şekilde ifa etmeleri noktasında “motive edilmesidir”. Ancak bazı durumlarda söz konusu motivasyon mekanizmaları ancak yıllarca devam edebilecek yargı süreçlerinin tüketilmesi koşuluyla sözleşme taraflarının menfaatlerini koruyabilmektedir. Özellikle her şeyin çok hızlı değiştiği ticaret hayatında bu durum, sözleşme tarafları için hem zaman hem de maddi anlamda büyük külfetler doğurmaktadır.

İşte bu noktada, akıllı sözleşmeler konseptiyle bir sözleşmenin ifasının, taraflarının katılımlarını gerektirmeksizin, belirli olguların gerçekleşmesi koşuluyla otomatik olarak gerçekleşmesi klasik sözleşmelerin belki de en büyük handikabını ortadan kaldırmak amaçlanmaktadır. Zira sözleşmenin ifasının gerçekleşmesi bir kod tarafından sağlanmakta yahut kontrol edilmektedir. Örneğin bu kod, belirli bir koşulun gerçekleşmesi durumunda kripto varlıkların bir cüzdandan diğerine aktarılmasını sağlayabilir.

Peki akıllı sözleşmeler, gündelik hayatta ifa ettiğimiz sözleşmelerin yerini alarak, bizleri sözleşme akdettiğimiz kişilerin insafına tabi olmaktan çıkarabilecek; ve hatta avukatlardan, noterlerden ya da mahkemelerden bizleri kurtarabilecek midir?

Sözleşmeler hukukunun kompleks yapısını gözettiğimizde bu soruya evet yanıtını vermek çok mümkün gözükmemektedir. Uygulamacılar tarafından bir hukuki ilişkinin akıllı sözleşmeler ile kurgulanması maalesef çoğu defa araya pek çok veri işleyen kişi veya araç eklenmesi yahut makul olmayan işlem silsileleri oluşturulması suretiyle mümkün kılınmaya çalışılmaktadır. Bu zorlama yaklaşım herhangi bir sözleşmeyle ilişkili pek çok hukuki meseleye de cevap vermekten uzaktır. Örneğin, kira sözleşmesini akıllı sözleşme olarak düzenlendiğimizde; kira bedelinin kiraya verenin hesabına transfer edilmesi şartıyla söz konusu kira sözleşmesi kapsamında kiraya verilene erişim hakkı sağlayacak dijital bir anahtarı kiracıya teslim edecek bir akıllı sözleşme yapısı kiraya verilen şeyin ayıplarıyla ilgili meselelere yahut kiracının kiraya verilen şeyi amacına uygun kullanıp kullanmadığı yönündeki meselelere temas etmemektedir. Bilindiği üzere, kodlar çok sistematik ve belirli bir olay örgüsü kapsamında hareket etmektedir. Oysa, somut ilişkiler kapsamında bir kod tarafından öngörülmesi mümkün olamayacak binlerce senaryo ortaya çıkabilir. Bu itibarla, Ethereum blokzincirinde çalışan akıllı sözleşmenin çok net ve zarif yapısını her tür somut olayda yakalamak ne yazık ki mümkün gözükmemektedir.

Ethereum blokzincirinde kurgulanan akıllı sözleşmeler; ayıplı olması mümkün olmayan, bir kod vasıtasıyla transferi mümkün olan bir dijital değerin bazı fonksiyonlar vasıtasıyla devrine yönelikken gündelik hayatta karşımıza çıkan sözleşmeler genellikle dijital olarak üzerinde tasarruf edilmesi mümkün olmayan haklarla ilgilidir. Dijital olarak üzerinde tasarruf edilmesi mümkün olabilen değerleri konu alan akıllı sözleşmelerin dahi söz konusu sözleşmenin taraflarının birbirlerine karşı bir sözleşme ilişkisi kapsamında yükümlendikleri her türlü borcu (örneğin, yan edim yükümlülüklerini gibi) içerecek şekilde kodlanması ve bu kodun her somut olay özelinde revize edilmesi çok gerçekçi gözükmemektedir. Velev ki bu tür bir kodlama gerçekleştirildi ve bir sözleşme ilişkisiyle ilgili olabilecek her türlü riski öngören bir akıllı sözleşme kodlandı, bu durumda da akıllı sözleşmenin kendiliğinden ifa edilebilirlik mekanizmasını sağlayabilmek için sözleşmenin taraflarının söz konusu sözleşmeyle ilgili borçlarına aykırı davranması halinde karşı tarafın uğrayabileceği bütün zararları sözleşmenin ifası aşamasında bloke etmeleri gerekecektir. Bu da ticari hayatın olağan akışına aykırıdır. Keza, bedeli 100 lira olan bir ürün alırken 1000’lerce liralık olası risklerin ortadan kaldırılmasına yönelik bir teminatı sözleşmenin her iki tarafının da koda emanet etmesi gerekecektir; bunun da pratik olarak mümkün olmadığı çok net ortadadır.

Akıllı Sözleşmeler, Sözleşmelerin Yerini Alabilecekler Mi?

Akıllı sözleşmelerin hayatımıza yıllardan bu yana akdettiğimiz sözleşmelerin yerini alacak şekilde girmesi senaryosu çok gerçekçi gözükmese de akıllı sözleşmelerin sözleşmeleri destekleyen mekanizmalar olarak eklemlenmesi mümkün gözükmektedir. Bir başka ifadeyle tarafların aralarındaki hukuki ilişkiyi somutlaştıran bir sözleşmenin yanında ilgili sözleşmenin ifasını kolaylaştırmak için bir akıllı sözleşmeyi uygulamaya koymaları düşünülebilir. Sonuçta bir hukuki sözleşmenin yanı sıra eklemlenen iki katmanlı bir uygulama benimsenecektir. Fakat bu eklemlenme de maalesef aracıları ortadan kaldırmaktan ziyade daha çok aracıyı sisteme dahil etmektedir. Nitekim, akıllı sözleşmenin doğru bir şekilde uygulanıp uygulanmadığı, verilerin hangi şekilde toplanacağı ve işleneceği, yanlış bir veri işleme durumunda bunun nasıl ve kim tarafından düzeltileceği gibi sorular birçok durumda çözüme ve dolayısıyla birçok farklı hukuki ihtimalin de gözetilmesine muhtaçtır.

Bu itibarla, akıllı sözleşmeler bizlere işlem güvenliği, ifa kolaylığı ve şeffaflık gibi birçok konuda fayda sağlasa da, bunları halihazırda sözleşmeleri ortadan kaldıracak yapılar olarak görmek kanımızca mümkün değildir. Şu an için akıllı sözleşmelerden anlaşılması gereken hukuki sözleşmelerden ziyade herhangi bir hukuki sözleşmeden doğan borçların ifasını sağlayan bir tür mekanizmadır.

Bu yazı 26/06/2020 tarihinde yayınlandı.

BTCHaber E-Posta Bültenine Abone Olun!

Gizliliğinize saygı duyuyor, spam yapmayacağımızın sözünü veriyoruz.

Elçin Karatay

Öncelikle teknoloji firmaları için yasal çözümler geliştirmeye odaklanan Solak&Partners Hukuk Bürosu'nun kurucu ortağı.

https://www.btchaber.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

bitcoin
Bitcoin (BTC) 82.163,06 TL 3,57%
ethereum
Ethereum (ETH) 2.643,14 TL 5,50%
tether
Tether (USDT) 7,69 TL 0,11%
ripple
XRP (XRP) 1,79 TL 3,95%
bitcoin-cash
Bitcoin Cash (BCH) 1.651,01 TL 2,33%
polkadot
Polkadot (DOT) 33,17 TL 2,96%
chainlink
Chainlink (LINK) 75,73 TL 18,90%
binancecoin
Binance Coin (BNB) 187,87 TL 4,73%
crypto-com-chain
Crypto.com Coin (CRO) 1,19 TL 3,87%
litecoin
Litecoin (LTC) 342,25 TL 1,72%
Share via
Copy link
Powered by Social Snap