Milli Bir Paramız Olabilir mi?

Abone Ol:google-news

Türkiye’nin krizler içinde yaşaması için hiçbir sebep yok. Dünyanın en zengin ülkelerinden biriyiz ama sadece kendi seçimlerimizle fakirleşmeyi ve kendimize acımayı tercih ediyoruz. Mitolojimizdeki ünlü demir dağın içinde yaşamayı seçiyoruz. Atatürk de Cumhuriyeti yeni kurduğunda Türkiye’yi bu demir dağdan çıkartmak, ülkesi için özgür ve milli bir para yapmak istiyordu. Ancak zaman içinde dünyanın para sisteminin tek bir merkeze bağlı olduğunu ve oradan bağımsız milli para üretilemeyeceğini gördü. Komuta merkezi yurt dışında olan ‘Merkez Bankası’nın kurulmasını kabullenmek zorunda kaldı.

Dünyadaki para sisteminin ve dünya ekonomilerinin büyük bir krize girdiği 2020 yılı itibariyle, artık durdurulamayan ve geri dönülemeyen bir şekilde eski ve merkezi para sisteminin yıkılışını görmekteyiz. Bunu canlı olarak ve gözlerimizle görmek bizim neslimize nasip oluyor. Bu yıkılıştan Türkiye’nin ve başka pek çok ülkenin fazla etkilenmeden kurtulması aslında mümkün.

Devletimizin üst kademesi yarın karar versin, bir ay içinde ülkemizin insanının elinde harcayabileceği 230 milyar dolar değerinde (bugün itibariyle 1.68 trilyon TL) taze kaynak para olur. Üstelik bu söylediğimin olması için bir masal kahramanın ya da şişedeki mavi cinin ortaya çıkması gerekmiyor. Hepimizin gözünün önünde duran ve atıl olarak bekleyen bir yerli-milli kaynaktan elde edeceğiz bunu. Hem de ülkemizin bir karış toprağını peşkeş çekmeden, kimseye borçlu olmadan, milli ve manevi değerlerimizden taviz vermeden, artı, doğaya da zarar vermeden yapacağız. Gelin bu kaynağı sağlayacağımız projeye mitolojimizde halkımızı demir dağdan çıkartan dişi kurt Asena’nın adını verelim.

Asena Projesi Nedir?

Bu projenin kaynağının ifadesi olan cümle [… ………. ……… …………. …. ……….. …… ………]  tam 8 kelimeden oluşuyor ve 230 milyar dolarlık milli kaynağın sırrı bu kelimelerde gizli. Ancak kazın ayağı o kadar ucuz değil, ya da meşhur tabirle “ucuz etin yahnisi olmaz”. Projenin kilit cümlesini devletimize ve kamuya açıklamak için kelime başına 10 milyon dolar talep ediyoruz!

Yani bu 8 kelimelik sihirli, ülkemizi demir dağın içinden çıkaracak fikri 80 milyon dolara devletimize, halkımıza devretmeye hazırız. Aslında bu şahane fikrin sahibi ben değilim! Fikrin orijinal sahibi, dünya merkezi para sistemini çok iyi anlamış olan değerli bir ağabeyim, deneyimli bir finansçı ve sanayici.

Daha sonra, fikrin uygulamaya geçirilmesi sonrasında yaratılacak 230 milyar dolar kaynaktan özgün yerli projelere yatırılmak üzere 8 milyar liralık kaynağın kenara ayrılmasını talep ediyorum, ki toplamın binde 5’i ediyor. Bu kaynak bir Yatırım Ajansı hesabına konup, kitle fonlaması (crowd-funding) veya sukuk benzeri blokzinciri üzerinde çalışan bir yöntemle ülkemizin değerli teknoloji projelerine harcanacaktır. Elektrikli araba, uzun ömürlü ve verimli hidrojen pillleri, bor madeninden yapılan piller, toryum esaslı nükleer santral, verimli güneş panelleri, ata tohumuyla doğal tarım vb. Hepsini ve daha çoğunu bu kaynakla yapmaya başlayabiliriz, vatandaş da devletin de yatırım yaptığı her projenin kalan kısmını kitle-fonlaması mekanizmasıyla (token formunda hisse satın alarak) fonlar.

İyice meraklandınız mı? Ne güzel.

Peki neden bu fikri bize bedava vermiyorsun Cemil?

Bugüne kadar bir çok değerli fikrimi açık kaynak ve bedelsiz olarak çevreme sundum. Beni tanıyan arkadaşlarım doğrulayacaktır, bugüne kadar serbestçe paylaştığım fikir ve önerilerimle pek çok milyon dolarlık şirket ve projenin ortaya çıkmasına sebep oldum. Bundan dolayı da çok mutluyum. Bu defa, fikir çok değerli, gördüğünüz gibi ölçülebilir net bir değeri var, ülkeye getireceği artı değer 230 milyar dolar. Şunu da söyleyeyim, fikri açıkladığımızda kimse çıkıp da “hayır bu yapılamaz” diyemeyecek, çünkü hem yapılabilir hem de ekonomik olarak son derece mantıklı ve makul bir fikir bu. Doğal olarak blokzinciri teknolojisi kullanacağız, hatta kullanmamız şart. Yalnız, fikrin uygulamasında Türkiye Cumhuriyeti Devletinin onayı ve imzası (mührü) gerekli, herhangi bir holdingin ya da bankanın yapabileceği bir proje değil Asena.

Sistem Nasıl İşleyecek?

Türkiye’nin yerli ve milli kredi sistemi vadeli çekler nasıl çalışır daha önce pek çok yazımda paylaşmıştım (mesela şu yazı). Bununla karıştırılmasın diye özellikle belirtiyorum, devletimizin onayı ile basılacak bu 230 milyar dolarlık dijital blokzinciri parasının ise net ve ölçülebilir bir karşılığı var, yani önerimiz devletin vadeli senet ile para üretmesi değil. Bunu zaten şu anda FED ve ABD hazine bakanlığı bol bol yapıyor.

Bu kaynakla yapılması gereken başlıca şeyler neler olabilir? Benim ilk aklıma gelenler şunlar: (Bunlar tartışmaya açık maddeler):

1) Canlı tüm şirketler, büyük veya küçük, 230 milyar dolarlık bu can simidinden yararlanacaklar. Bu kaynak yurt içinde işler durumda olan tüm şirketlere dağıtılacak. 800,000 KOBİ’ye faaliyete devam etme ve vergi borçlarını temizlemesi garantisi alınarak ortalama 1 milyon TL can simidi kredisi verilecek. Kimine 400,000 TL kimine 2 milyon TL. Krediden sadece 50 kişi ve daha az çalışanı olan KOBİ’ler yararlanacak. Bir çalışanı olan faal şirkete 400,000 TL, artı her çalışan için ek 20,000 Asena lirası daha. Böylece 800 milyar TL dağıtılacak. 50 kişiden büyük şirketler gerekirse bunlara mal ve hizmet satarak kaynaktan pay alabilirler.

2) Daha sonra ülkemizdeki 18 milyon çocuklu kadına, aile/kadın başına 2000 TL para bir yıl boyunca her ay başında ödenecek. Tek şart, bu paraların ay sonuna kadar harcanması. İnsanlar ihtiyaçlarını karşılayacaklar ve harcayamadıkları paralar hazineye geri dönecek. E-devletten kimlerin aylık ödemeye hak kazandıkları hızlıca tespit edilebiir. Toplam yılda 432 milyar TL ediyor bu kalem, sen de 500 milyar.

3) Bu paraların hem KOBİ’lere ödenen kısmı hem de ailelere ödeneni, sadece elektronik cüzdanlar veya anlaşmalı ön-ödemeli kartlar içine yüklenebilecek. Dağıtımda hiçbir banka olmayacak! Yani, bu 1.7 trilyon TL Asena kaynağı dijital ortamda ve sadece dijital cüzdanlara veya ön ödemeli kartlara yüklenebilecek, asla bankalara girmeyecek. Bunun önemini ne kadar anlatsam azdır: Ödemeler mesela 500 liralık bir borcun 300 lirası Asena parası ile 200 lirası Eski-TL ile yapılacak. Bu 300 Asena lirası muhasebeleşecek ama bankalardaki TL ile karışmayacak. Bir tür döviz gibi muamele görecek.

4) Asena parası ile her işlem (transaction) olduğunda devlet %10 vergi alacak, buna da öşür diyelim. İşlemlerden %18, %8 KDV almayacak ve fatura da aramayacak, çünkü zaten tüm işlemler kapalı devre gerçekleşiyor, herşey kayıt altında. Eski TL ile yapılan işlemlerde KDV ödenmeye devam edilecek. Kurumlar ve gelir vergisi Asena’da da aynen devam edecek.

5) KOBİ’ler verilen bir seferlik krediler ile önce vergi borçlarını ödeyecekler ve ödenen her 1 TL’lik vergi ve/veya SGK borcuna karşılık Devlet mesela 1 TL’yi affedecek. Yani ülkede bir ay içinde borcu olan şirket kalmayacak. Devletimiz, dağıttığı bu paralardan hem vergi ve sigorta alacaklarını kapatacak hem de ekonomik döngünün canlanması sağlanacak. Bir ek kazanç da şu: Bu yeni kaynak bankalara girmeyecek ve dolayısıyla eski sistemdeki beton olmuş kredilerle birbirine karıştırılmayacak. Bundan sonra da tüm vergiler sadece Asena parası ile ödenecek, bu da vatandaşların vergi ödemek için de olsa, eski para ile Asena parası satın almasını sağlayacak.

6) Bu kaynakla yapılan tüm işlemler kayıt altında olacak çünkü kaynak dağıtımı SADECE dijital cüzdanlardan yapılacak. Dönen para dijital ortamda takip edilecek, alım-satımla eşleşecek. Bu kaynakla sadece ülke içi alacak-ve-borçlar ödenecek, ithalat için bu dijital Asena kaynağı kullanılamayacak. Bu para yabancı ülkelere ödenemeyecek, ithal mal alımlarında Asena kullanılamayacak. İleride yapılabilir, diğer ülkeler de aynı sistemi kabul edebilirler.

7) Yabancı ülkelerden yaptığımız alımlar için Eski TL kullanılacak. Bu yeni Asena-TL’ler yurt dışına ödenmeyecek: alıcı şirket de yerli bir KOBİ olmadığı müddetçe bu olamayacak. Zaten bu sistemde parayı alabilmeniz için ya vergi numarası olan bir KOBİ olmanız ya da kişisel kaynaktan faydalanmak için bir TCKN numaranız olacak. Ülkemizdeki yabancı misafirlerin durumunu da ayrıca değerlendirmemiz gerekecek. Belki onlardan da benzer bir kaynağı kendilerinin yaratması, yani onların da kendilerine bu kaynağı yaratmalarını isteyeceğiz. Bu yazıda anlattığım 230 milyar dolarlık kaynak sadece T.C. vatandaşları için geçerli.

Asıl önemlisi, bu kaynağın, yeni paranın da ülke içinde 3 defa dönmesi (yani yıllık velocity’sinin 3 olması) durumunda 700 milyar dolarlık bir ekonomi gerçekleşmiş olacak. Her işlemden alınacak %10 işlem vergisi olan öşür zaten trink 500 milyar TL vergi demek. Ticaretten de gelen vergilerle ülkede denge sağlanacak.

İşte şimdilik bu kadar. Daha çok detay isteyenler varsa gelecek hafta bu yazıya devam yazısı yazar sorularınızı yanıtlarım. Soru sormak isteyenler Twitter adresime yazabilirler.

Bu yazı 11/08/2020 tarihinde yayınlandı.

BTCHaber E-Posta Bültenine Abone Olun!

Gizliliğinize saygı duyuyor, spam yapmayacağımızın sözünü veriyoruz.

Cemil Şinasi Türün

30 yılı aşkın tecrübesiyle fintech ve pazarlama dünyasındaki öncü isimlerden olan Cemil Şinasi Türün bilgisayar oyunlarından üç boyutlu sanal dünyalara kadar pek çok çalışmaya imza attı. Yerel ve uluslararası firmalar için kampanyalar hazırlayan Türün; teknoloji, blokzincir, kripto para ve dijital varlık konularında projeler üretti. Türün, Türkiye Bankalar Birliği’nin resmi blokzincir eğitmeni olmakla birlikte Bilgi Üniversitesi’nde “Blockchain & Cryptocurrencies” dersleri vermeye devam ediyor.

https://www.btchaber.com/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

bitcoin
Bitcoin (BTC) 83.125,71 TL 1,80%
ethereum
Ethereum (ETH) 2.740,59 TL 1,41%
tether
Tether (USDT) 7,66 TL 0,08%
ripple
XRP (XRP) 1,86 TL 1,40%
bitcoin-cash
Bitcoin Cash (BCH) 1.753,84 TL 4,80%
chainlink
Chainlink (LINK) 81,09 TL 4,18%
polkadot
Polkadot (DOT) 32,73 TL 1,72%
binancecoin
Binance Coin (BNB) 201,58 TL 0,72%
cardano
Cardano (ADA) 0,805783 TL 10,20%
bitcoin-cash-sv
Bitcoin SV (BSV) 1.343,01 TL 8,07%
Share via
Copy link
Powered by Social Snap