bitcoin
Bitcoin (BTC) $ 60,850.30 2.71%
ethereum
Ethereum (ETH) $ 3,353.99 0.61%
bnb
BNB (BNB) $ 569.55 0.53%
solana
Solana (SOL) $ 134.20 6.84%
xrp
XRP (XRP) $ 0.476293 0.35%
cardano
Cardano (ADA) $ 0.388134 3.46%
dogecoin
Dogecoin (DOGE) $ 0.122192 3.18%

Yapay Zeka’nın geleceği hakkında iki zıt görüş (ve işin gerçeği!)

Yapay Zekanin gelecegi hakkinda iki zit gorus ve isin gercegi

Son bir yılda çığ gibi büyüyen YZ konusu, özellikle ChatGPT ve MidJourney gibi uygulamaların popüler kültüre girmesi ile her toplulukta konuşulan ilk konulardan birisi haline geldi.

Bu gelişmeyle birlikte işi bilen uzmanlar arasında da birbirine zıt iki görüş belirdi. Ben de bu haftaki yazımda bu iki zıt grubun ne dediğini ve bu meselenin ilk bakışta görünmeyen asıl gerçeğinin ne olduğunu sizlere aktarmaya çalışacağım.

Birinci Grubun Görüş: Birinci grup uzman YZ’nin bu hızlı gidişi sınırlandırılmadığı takdirde çok uzak olmayan bir gelecekte insanlığı toptan ya da çok ileri seviyede yok edecek noktaya geleceğini söylüyor.

Yapay zekanın geliştirilmesine büyük katkıları olan bilim insanı Geoff Hinton bu grubun sesi en iyi duyulan temsilcisi olmuş durumda ve özetle, yapay zekanın temel bir akıl yürütme kapasitesi geliştirdiğini ve ileride insanlığı devirmeye çalışabileceğini söyleyerek önemli bir uyarıda bulunuyor.

Hinton, geçen hafta Toronto’da yapılan bir konferansta, ”Bizden daha akıllı olurlarsa ki bu oldukça muhtemel görünüyor ve kendi hedefleri varsa ki bu da oldukça muhtemel görünüyor, kontrolü ele geçirme hedefini pekala geliştirebileceklerini düşünüyorum” dedi. (Kaynak:1)

Hinton daha önce, insanlarla boy ölçüşebilecek bir YZ süper zekasının önümüzdeki 30 ila 50 yıl içinde ortaya çıkacağından şüphe duyuyormuş, şimdi ise 20 yıldan daha az sürede gelebileceğine inanıyor. Bunun kısmen, büyük dil modelleri kullanan yapay zeka sistemlerinin akıl yürütme kabiliyeti göstermeye başlamalarından ve bunu nasıl yaptıklarını kimsenin anlamamasından kaynaklandığını söyledi.

İkinci Grubun Görüşü: Bu görüşe katılmayan ikinci bir grup ise böyle bir şeyin (yani YZ’nin insanlığı yok etmeye çalışmasının) olmayacağını, iş bir gün böyle bir noktaya gelirse de bu tür bir aksiyonun kolayca engellenebileceğini söylüyor.

İkinci grubun sözcülüğünü üstlenmeye aday olarak kendini konumlandıran yatırımcı Marc Andreessen’in geçen ay çıkan uzun makalesinden alıntılar yaparak görüşlerinden bir kısmını sizlere aktaracağım (Kaynak:2). ABD’nin teknoloji ekosisteminin merkezi olan Silikon Vadisinin iyi bilinen şirketlerinden a16z’nin kurucu ortağı olan bu yatırımcı-girişimciyi bundan 12 yıl önce yazdığı, “Why Software is Eating the World” başlıklı meşhur makalesinden hatırlıyoruz. (Kaynak:3)

Andreessen, Web’in yükselen döneminde önemli işler yapmıştı, dileyen hayatını araştırabilir. Ben geçmişini burada tekrar etmeyeceğim; daha çok yatırımcı rolüne soyunduktan sonra para yatırdığı start-up’ları desteklemek için bolca lobi yaptığını ve bu tip uzun yazılarının, 2011’de olduğu gibi 2023’de de onlarca YZ yatırımından hiç bahsetmeden Amerikan devletine direkt hitap eden lobiciliğine hizmet etmek üzere kaleme alındığını söylemeliyim. Bu defa da YZ’nin söylendiği gibi tehlikeleri olmadığını iddia ettiği makalesinde, ad vermeden OpenAI şirketine ve CEO’su Sam Altman’a da aba altından sopa gösteriyor. Bu ikisi, yani Sam Altman ve Marc Andreessen, ChatGPT’nin prematüre bir şekilde 2022’de piyasaya çıkarılmasından itibaren çıkar çatışması içindeler ve ikisi de tekelci manada regülatif köşeleri kapmaya çalışıyorlar.

ChatGPT’nin büyük ortağı olan ve şirketin açık kaynak yazılım ve araştırmalarını kapalı kaynak haline çevirip ticarileştirme yoluna sokan Altman da yukarıda yazdığım ikinci grup insan arasında yer almakta ve geçmişte Elon Musk’a attığı kazık* ile de gerçekten ahlaksız bir kapitalist olduğunu dünya aleme göstermiş birisi. İki kapitalist, Andreessen ve Altman’ın YZ’nin bu erken döneminde köşe kapma savaşları yaptığını sizlere belirttikten sonra, Andreessen’in nasıl bir argümanla YZ’nin saflığını savunduğuna bakabiliriz.

Marc Andreessen’in makalesindeki görüşleri:
Andreessen şu anda ahlaki (moral) bir panik yaratılıyor diyor ve bu paniği yaratanların başka çıkarları olduğunu iddia ediyor:

Bu ahlaki panik, çeşitli aktörler tarafından yeni YZ kısıtlamaları, düzenlemeleri ve yasaları talep etmek için motive edici bir güç olarak kullanılıyor. Yapay zekanın tehlikeleri hakkında kamuya son derece dramatik açıklamalar yapan, ahlaki paniği besleyen ve daha da alevlendiren bu aktörlerin hepsi kendilerini kamu yararının özverili savunucuları olarak sunuyor.

1920’lerde ABD’de uygulanan içki yasağı sırasında da bugünkü ahlaki paniğe benzer bir durum yaşandığını ve o zaman iki tür grubun ABD’de ortaya çıktığını bugünkü duruma örnek olarak veriyor.

Vaazcılar, toplumsal felaketi önlemek için yeni kısıtlamaların, düzenlemelerin ve yasaların gerekli olduğuna meşru bir şekilde – rasyonel olmasa da derin ve duygusal olarak – inanan sosyal reformculardır. Alkol yasağı için, bu aktörler genellikle kelimenin tam anlamıyla alkolün toplumun ahlaki dokusunu yok ettiğini düşünen dindar Hıristiyanlardı. YZ riski için ise bu defa benzer bir grup, YZ’nin bir veya daha fazla varoluşsal risk sunduğuna gerçekten inanıyorlar – onları bir yalan makinesine bağlayın, doğru söylediklerini göreceksiniz.

Andreessen, Hinton’u bu kategoriye, Vaazcılara yerleştiriyor olsa gerek.

Kaçakçılar ise kendilerini rakiplerinden izole eden yeni kısıtlamalar, düzenlemeler ve yasalar dayatarak finansal olarak kar elde etmeyi amaçlayan çıkarcı fırsatçılardır. Alkol yasağı sırasında bunlar, Amerikalılara yasadışı alkol satarak servet kazanan gerçek kaçakçılardı. Yapay zeka açısından risk, yeni start- up’lardan ve açık kaynak rekabetinden kendilerini korumak üzere, devletce onaylanmış yapay zeka satıcılarından oluşan bir kartel oluşturan düzenleyici engeller kurulursa çok daha fazla para kazanacak olan CEO’lardır.”

Yukarıda uyardığım gibi, kendisi de geçmişteki yatırımlarında tekelcilerin feriştahı haline gelip büyük paralar kazanan Andreessen, rakip gördüğü, kendisine de ChatGPT ile çalım atmış olan Altman’dan özellikle korktuğu için şu anda bu pozisyonu tutmuş durumda. Oysa yarın ne yapacağı bilinemez! Facebook’un bir zamanlar genç olan girişimcisi Mark Zuckerberg’in Sosyal Network filmindeki saf ve naif hallerini hatırlayın. Andreessen’in başlıca yatırımcısı olduğu, hiç pazarlama bütçesi olmadan büyüttük dediği Facebook şirketinin bu filmin gizli sponsoru olduğunu düşündüğümüzde karşımızdaki Silikon Vadisi kurtlarının ne denli cin olabildiklerini görebiliriz.

Bu noktada okuyucum yanlış anlamasın beni diye açık açık yazıyorum: Bu iki kapitalist, yani Altman ve Andreessen gizli gündemleri olan kişiler ve bu YZ tartışmasında anlaşılıyor ki asıl mevzu YZ’nin insanlara karşı tehdit olup olmaması değil, bu iki Kaçakçının kendi aralarındaki rekabet. Belki de şu anda Hinton tarafından koparılan samimi çığlığın asıl sebebi YZ’nin insanlığa tehdit olup olmadığı değil, bu kapalı kaynak taraftarı şirketlerin biz insanlara karşı planları olduğu ve tekelcilikle bu planları hızla uygulamaya çalıştıkları. Hepsinin de ötesinde, tüm bu “açık-kaynak/ kapalı-kaynak” meselesinde, Amerikan devletinin Çin’in YZ rekabetinden çok çekindiğini bildikleri için de Andreessen ve Altman gibi fırsatçılar, Çin tehditini istismar ederek istedikleri avantajlı pozisyonları devletlerinden kendileri lehine almaya çalışıyorlar.

Özet:
YZ hakkında insanlığı yok eder mi etmez gibi temelden farklı iki görüş belirmiş gibi görünürken, alt metinlere baktığımızda asıl kavganın, YZ araştırmalarında geliştirilen yazılımların açık-kaynak mı kapalı-kaynak mı olacağı meselesinde olduğunu farkediyoruz. Ve tabii baştan beri kapalı kaynak taraftarı olan Silikon Vadisi kapitalistlerinin, aslında saf bir şekilde YZ’nin tehlikelerine işaret eden Hinton gibi araştırmacıların çıkışını kendi amaçlarına uygun şekilde çevirerek, bu değerli aracı, YZ’yi (açık kaynak olarak kalırsa kötüye kullanıp) tehlikeli bir silaha dönüştürebilir diye, Çin devletini bahane ederek Amerikan devletine dolaylı yoldan mesaj veriyorlar.

*Elon Musk OpenAI şirketinin kurucusu ve en başta cebinden ve karşılıksız, yani bu şirketten bir tane bile hisse almadan vermiş (bağışlamış) olduğu 50 milyon dolar ile YZ çalışmalarının daima açık kaynak yapılmasını şart koşmuştu. Ancak OpenAI’daki kurucu ortağı Altman, Musk’a (ve genelde tüm YZ camiasına) ahlaksızca bir kazık atarak tüm araştırma ve yazılımları şirket tanındıktan sonra hemen özelleştirmişti.

Kaynaklar:

  1. https://zerohedge.com/technology/godfather-ai-speaks-out-ai-capable-reason-
    may-seek-control
  2. https://a16z.com/2023/06/06/ai-will-save-the-world/
  3. https://a16z.com/2011/08/20/why-software-is-eating-the-world/

Bu makale yatırım tavsiyesi veya önerisi içermemektedir. Her yatırım ve alım satım hareketi risk içerir ve okuyucular karar verirken kendi araştırmalarını yapmalıdır.

btchaber bh logo

Cemil Şinasi Türün

30 yılı aşkın tecrübesiyle fintech ve pazarlama dünyasındaki öncü isimlerden olan Cemil Şinasi Türün bilgisayar oyunlarından üç boyutlu sanal dünyalara kadar pek çok çalışmaya imza attı. Yerel ve uluslararası firmalar için kampanyalar hazırlayan Türün; teknoloji, blokzincir, kripto para ve dijital varlık konularında projeler üretti.
https://cemilturun.medium.com/

Blokzincirin ve kripto paraların, geleceği nasıl değiştireceğini bugünden öğrenin.
Bağlantıyı kopyala