Web3 Günümüz İş Sektörünü Nasıl Etkiler?

web3 gunumuz is sektorunu nasil etkiler

Web3 ile ilgili raporlarda trilyon dolarlar seviyesinde bir ekonomik değer ulaşabileceğini sıklıkla görüyoruz. Peki, nasıl? Nasıl olacak da iş sektörü Web3’te bu kadar yoğun olarak konumlanacak?

Bu soruya cevap verirken iş sektörünün önce Web1 ile sonrasında Web2 ile nasıl dönüştüğüne yakından bakalım. Eğer bu adımları iyi anlarsak Web3’te neler olacağını tahmin etmek zor değil. Web1 ile beraber sektörler kendilerine bir yayın mecrası bularak noktadan-noktaya bir iletişimi sağladı. Merkez medyanın dışında doğrudan kullanıcılara ulaşabileceği bir kanal ile bilgi akışını sağladı. Genellikle bilgi akışı üzerinden gerçekleşen bu süreçte şirketler kendilerini anlatmanın alternatif bir yolunu buldu ve küçük çapta da olsa markalarının takipçileriyle etkileşime girdi. Bu da o şirkete ekonomik olarak belli dönüşler getirdi.

Web2 aşamasında ise tabiri caizse camın her iki tarafı birbirini görmeye başladı. Bilginin ötesinde, sosyal motivasyonlar ve kimi zaman da negatif motivasyonlar göndermeye başladı. Bir yandan takipçileriyle büyüyen diğer yandan linç kültüründen nasibini alan markaları bu evrede gördük. Ama hem Web1 de hem Web2’de ortak olan kazanım “şeffaflaşma ve demokratikleşme” idi. Örneğin Web1 aşamasında bir markanın takipçileri birbirini göremezken, Web2’de özellikle sosyal ağlar üzerinden birbirlerini görme, etkileşime geçme şansını yakaladı. Bu işin şeffaflaşma kısmı. Demokratikleşme kısmı ise Web1’de bir şirketin veya markanın takipçisi ciddi bir eleştirisini herkese açık bir şekilde yapmakta zorlanıyordu. Teknik olarak altyapı buna müsait değildi. Web2’de bu eleştirinin de rahatlıkla yapılabildiği bir ortam oldu. Bu markaların sonunu mu getirdi? Hayır. Aksine markalar bu demokratikleşme sürecini içselleştirerek yoluna devam etti. Web1 aşamasında sadece bilgi transferi üzerinden kurulan bağ, Web2’de sosyal etkileşim transferine geçince bunun ekonomik karşılığı çok yüksek oldu.

  • Şimdi konumuza gelelim. Peki Web3’te markalar için durum ne olacak? Aslında yukarıda bahsi geçen “şeffaflaşma ve demokratikleşme” hız kaybetmeden yoluna devam edecek. Dolayısıyla internet endüstrisinin ekonomik gücü de büyüyecek. Zihninizde daha rahat somutlaşması için örnekler vererek bu sürecin nasıl olacağına değinelim.
  • Şirketler artık fiziksel varlık üretiminin yanında dijital varlık üretimine çok daha fazla değer verecek. Bir kişinin dijital varlığı alırkenki motivasyonu ve üretilen dijital varlığın fonksiyonel kullanımına yönelik çalışmalar yapacak. Örneğin bir giyim firması ürettiği fiziksel varlıklar kadar NFT olarak ürettiği ve metaverse ortamlarında kullanılacak dijital varlıklara da bakacak.
  • Şirketler artık müşterilerini anlamaya çok daha fazla vakit ayıracak. Çünkü müştrerileri Web2 aşamasında beğeni,yorum ile o markaya mikro ölçekte de olsa büyüme sağlarken Web3’te ürettiği dijital varlıklar ve akıllı kontrat kullanım senaryolarıyla markaya Web2’nin katbekat fazlası ekonomik değer katabilecek.
  • Şirketler global kültürü okumak noktasında daha fazla uzmanla çalışacak. Çünkü ürettiği her dijital varlığın dünyanın bir ucundaki insan tarafından çok düşük işlem ücretleriyle satın alınması sağlanacak. Uzaktaki bu müşterinin kültürel kodlarını doğru okuyan şirketler güçlü olacak.
  • Şirketler çalışanlarına akıllı kontratlar ile maaş yapısının dışında çeşitli dijital varlık aktarım senaryoları geliştirilecek. Şirketlerde belli konularda kurulacak DAO’lar ile çalışanların şirketi daha da benimsemesi sağlanabilecek.
  • Şirketler “veri nehrinin” suyunun büyük kısmının boşa aktığını farkedip büyük veri, yapay zeka çalışmalarını oyunlaştırma ve blokzincir teknolojisiyle birleştirecek. Bu yolla dijital varlık üretimi ve bu varlıkların müşterilerine doğru bir şekilde ulaştırılmasında kullanacak.

Bu ve bunun gibi senaryoları alt alta yazınca “şeffaflaşma ve demokratikleşme” merkezinden şirketlerin Web3’teki yolculuğuna ışık tutabiliyoruz. Bunun bahsedildiği gibi trilyon dolarlara ulaşıp ulaşamayacağını, Türk iş sektörünün bu pastadan ne kadar alabileceğini zaman gösteriecek.

Buğra Ayan

Buğra Ayan

Buğra Ayan 1989 yılında Erzurum’da doğmuştur. Lisans eğitimini Karadeniz Teknik Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği bölümünde, yüksek lisans eğitimini Gazi Üniversitesi Bilişim Ensitütüsü’nde tamamlamış ve doktora çalışmasına Gazi Üniversitesi Bilişim Enstitüsü’nde devam etmektedir. Evli olan Ayan’ın Bilge ve Gökalp isimli iki çocuğu bulunmaktadır. Yayınlanan Kitaplar İnternet Sırları(2009) Mobil Uygulama Geliştirme(2015) Sosyal Ağlar Tarihi(2016) Girişimcinin Başucu Kitabı(2017) Çocuklar için Python Programlama(2018) Miniklerden Dijital Sorular(2018) Erzurumla Kodluyorum(2018) Eyvah Çocuğum Dijital (2019) Uygulamalarla Artırılmış Gerçeklik (2020) Algorand ile Blokzincir Geliştirme (2021) Covalent API ( 2021 ) Dijital Varlık Sözlüğü (2021) Moonbeam ile Akıllı Kontrat Geliştirme ( 2021 )

Yanıt verin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Türkiye'nin Uzman Kadrolu Kripto Haber Platformu
bitcoinBTC/TRY
318.403,92 TL 0,32%
ethereumETH/TRY
23.594,66 TL 0,46%
tetherUSDT/TRY
18,65 TL 0,14%
bnbBNB/TRY
5.409,60 TL 0,11%
usd-coinUSDC/TRY
18,65 TL 0,08%
binance-usdBUSD/TRY
18,66 TL 0,00%
xrpXRP/TRY
7,32 TL 0,37%
dogecoinDOGE/TRY
1,93 TL 0,14%
cardanoADA/TRY
6,01 TL 0,19%
matic-networkMATIC/TRY
17,14 TL 0,72%
Bağlantıyı kopyala