Sosyal Medya ve Blokchain Teknolojisi

Abone Ol:google-news
0
10/07/2020

Sosyal medya yasaklanacak mı? Son dönemde Türkiye‘de büyük tartışma konusu.

Sosyal medya öyle hızlı gelişti ki ve öyle etkili bir hale geldi ki Türkiye bu tartışmada geç bile kaldı. Avrupa ülkeleri dev sosyal medya şirketlerinin kişisel özgürlüklerin ve ulus devletlerin egemenlik haklarının dijital dünyada korunması için birkaç sene önce yasal adımlar atmaya başladı. Bu çerçevede birçok Avrupa ülkesi sosyal medya şirketlerinin yerel temsilcilikler açmasını sağladı. Vergi kayıplarının önüne geçildi. Pedofili, ırkçılık, terör propagandası ve benzeri sakıncalı içeriklerin sosyal medya platformlarının sorumluluğunda olduğu bu şirketlere kabul ettirildi. Zararlı içerikler paylaşıldığında kısa sürelerde kaldırması için mekanizmalar oluşturuldu.

Şu anda basına sızan son haberlere göre Türkiye Avrupa ülkelerindekine benzer yasal bir düzenleme peşinde. Ankara ek olarak sosyal medya platformlarının sahte hesapların önüne geçmesi şartını da getirmeyi düşünüyor.

Umuyorum şirketler ve Türkiye makul bir düzlemde anlaşır ve Wikipedia olayında yaşadığımız gibi sosyal medya mecralarının uzun süre kapanması gibi bir durumla karşılaşmayız.

Aslında merkezi sosyal medya insanlığa başlangıçta vaat ettiği özgürlüklerden oldukça uzaklaştı. Bu dev şirketler aynı zamanda merkezi. Tüm dünyadan kullanıcıların gönüllü olarak oluşturdukları fotoğraf, video, blog, yorum gibi çok kıymetli verileri merkezi olarak kendi kontrollerinde depoluyorlar.

Aslında insanların kendisine ait olan verileri onlardan ücretsiz olarak alıp milyarlarca dolar bedelle reklam şirketlerine hatta seçimleri manipüle etmek gibi niyetleri olan siyasi amaçlı organizasyonlara ve belki de istihbarat servislerine veriyorlar.

Daha kötüsü tam bir diktatörlük düzeni içinde bu verileri yani içeriğini oluşturan kullanıcılara adeta köle gibi davranıyorlar. On yıllarca emek harcamış da olsa, bu mecralar artık kendisinin geçim kaynağı haline gelmiş bile olsa bir kullanıcının merkezi sosyal medyada geleceği; bu dev şirketlerin kendisine sormadan bir anda alacağı bir karar ya da yapacağı bir algoritma değişimine bağlı.

Dünya ülkeleri ve Türkiye bu aşamada henüz ulus devletin ve onun vatandaşlarının bazı haklarının peşinde. Sosyal medyaya içerik üreten her tür kullanıcının hakları ise henüz hiçbir yerde tam olarak gündemde değil.

Türkiye olarak işin başında bu küresel dev şirketlerle rekabet edecek sosyal medya uygulamaları geliştirmek konusunda yavaş ve eksik kaldık. Bazı girişimler olduysa da bunlardan sadece Ekşi Sözlük ve birtakım taklitleri ayakta kalabildi. Onlar da hiçbir zaman küresel bir alternatif olmayı başaramadı.

Çin’in yaptığı gibi tüm küresel merkezi sosyal medyaları yasaklayıp bunların ulusal alternatiflerini kurmak da çok sağlıklı bir yol değil. Çünkü bu sefer de küresel topluluğa erişim imkanını kaybediyorsunuz. Aslında Çin küresel bir uygulama da geliştirdi: TikTok. Fakat batı ülkeleri şimdi bunu yasaklamayı tartışıyor. Yani beylerin işine gelmedi.

İlk örneği blokchain olan dağıtık veritabanı teknolojileri (DLT) aslında merkezi sosyal medyanın ortaya çıkardığı birçok soruna karşı çareler oluşturabilecek alt yapıyı sunuyor.

Adı üzerinde DLT dağıtık çalışır. Verileri sisteme üye tüm bilgisayarlarda dağıtık olarak tutar. Yani örneğin Instagram DLT üzerinde olsaydı paylaşılan tüm fotoğraf video ve yorumların kaydedildiği veri tabanı ya sisteme üye tüm telefon ve bilgisayarlarda ya da bulut benzeri ortak bir ortamda aynı anda senkronize şekilde tutulacaktı. Bir merkez bu verileri ya da onları oluşturan kullanıcıları kontrol edemeyecekti. Baştan herkesin üzerinde anlaştığı bir algoritma sistemde düzeni sağlayacaktı. Zararlı içerikler bu algoritmaya göre otomatik filtrelenecekti. Algoritmada değişiklik yapmak muhtemelen kullanıcıların %51’inin oyu ile mümkün olacaktı. En önemlisi kullanıcı paylaştığı verinin karşılığını alacaktı. DLT Üzerinde çalışacak bir Instagram‘ın kendi kriptoparası olacaktı. Sistemin üyeleri paylaşım yaptıkça bu paradan kazanacaktı. Reklam verenler de sisteme ilan verebilmek için bu paradan harcamak zorunda kalacaktı. Bu para, üretimi sınırlı bir para olursa da muhtemelen sistem yeni abone kazanmaya devam ettikçe sürekli değeri artacaktı. Bugün sosyal medya bedava diye seviniyoruz. Aslında en önemli parçasını yani içeriği biz ürettiğimize göre sosyal medyanın bize para ödemesi, reklam gelirlerini bizimle paylaşması gerekir.

Geçtiğimiz yıllarda Steem isimli blockchain projesi DLT üzerinde merkeziyetsiz sosyal medya amacıyla yola çıktı. Ancak merkezi dev şirketlerin yakaladığı network etkisi ile mücadele etmeleri zordu. Bu dev şirketler çoktan milyarlarca kullanıcıya ulaşmıştı. Steem ve benzeri projeler henüz çok sınırlı miktarda kullanıcıya ulaşabildi. Ayrıca bu yeni projeler inisiyatifi kullanıcıya veriyor fakat sosyal medya için çok önemli olan estetik, kullanım kolaylığı, Hype gibi etkenleri de henüz yakalayamadılar.

Türkiye’nin sadece zararlı içerik ve vergi kaybı konularına odaklanmak yerine sosyal medya alanında en önemli konu olan veri mülkiyeti alanında da dikkatli olmasını umarım. Örneğin Rusya bu alanda merkezi dev şirketlere Rus vatandaşlarının verilerini, yine Rusya’da yer alan server’larda tutma zorunluluğu getirdi.

Kişisel verilerin korunması, verilerin kontrolü ya da mülkiyeti zaman geçtikçe çok daha önemli hale gelecek. Çünkü dünya para ve sanayi ekonomisinden veri ve bilgi ekonomisine doğru hızla ilerliyor.

Facebook gibi merkezi sosyal medya devlerinin kendilerine ait kripto para çıkarmak yerine sosyal medyayı demokratikleştirecek adımlar atması çok daha sağlıklı olur. Bu konuda Bitcoin’i de destekleyen Twitter çok daha olumlu hareketler yapıyor. Daha az merkezi sosyal medya yapılarının geliştirilmesi için blokchain uzmanlarından oluşan bir ekip Twitter bünyesinde şu anda çalışıyor.

Blokchain’in ardından gelişen DAG, Tangle, Holo, Avalanche vb yeni DLT teknolojileri çok daha hızlı, etkin, merkeziyetsiz, demokratik ve kullanıcı dostu sosyal medya platformlarının oluşturulması için ümit vaat ediyor.

BTCHaber E-Posta Bültenine Abone Olun!

Gizliliğinize saygı duyuyor, spam yapmayacağımızın sözünü veriyoruz.

Erkan Öz

Erkan Öz, Siyaset Bilimi ve Gazetecilik eğitimi almasının ardından İHA’da habercilik hayatına başladı. Daha sonra aralarında the Wall Street Journal, Dow Jones Newswires, Al Jazeera ve DHA’nın da bulunduğu ulusal ve uluslararası yayın organlarında teknolojinin dünya ekonomisi üzerinde yaptığı etkileri inceleyen çalışmaları ile tanındı. Öz, 2013 ve 2014’te 2020 Yeni Ekonomi ve Büyük Finansal Tufan isimli iki adet de kitap kaleme aldı. Erkan Öz kitaplarında dünya para sisteminin büyük bir değişime uğrayacağını ve başta Bitcoin olmak üzere kripto paraların yeni küresel para düzeninde çok önemli bir yer edineceğini vurguladı.

https://www.btchaber.com/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

bitcoin
Bitcoin (BTC) 108.447,64 TL 2,29%
ethereum
Ethereum (ETH) 3.265,30 TL 0,80%
tether
Tether (USDT) 8,08 TL 0,09%
ripple
XRP (XRP) 2,04 TL 0,04%
bitcoin-cash
Bitcoin Cash (BCH) 2.140,15 TL 0,58%
binancecoin
Binance Coin (BNB) 259,06 TL 3,78%
chainlink
Chainlink (LINK) 98,18 TL 3,29%
polkadot
Polkadot (DOT) 38,46 TL 2,77%
litecoin
Litecoin (LTC) 465,61 TL 0,73%
bitcoin-cash-sv
Bitcoin SV (BSV) 1.419,93 TL 0,10%
Share via
Copy link
Powered by Social Snap