Satoshi Nakamoto Jeff Bezos’u Geçtiğinde “MerkezSizsiniz”!

Abone Ol:google-news
0
17/11/2020

Bugün dünyanın en zengin insanı Jeff Bezos. Amazon’un kurucusu Bezos’un toplam mali varlığı 183.6 milyar dolar. Geçen yıl boşandığı karısı MacKenzie Scott’a devrettiği, şu anda değeri 60 milyar dolar olan hisseler, MacKenzie’yi de dünyanın en zengin kadını yaptı. Ancak Jeff Bezos, eski dünyanın bir zengini olarak gücü ve zenginliğini merkezi yapıda çalışan e-ticaret şirketi Amazon’a, banka sanal POS’ları üzerinden fiat paralarla yapılan merkezi tahsilata borçlu.

Dünya merkezi olmaktan hızla merkezsizleşmeye doğru gidiyor. Bunu bugün algılamamızı sağlayan en önemli ölçüm birimi ise bitcoin’in dolara karşı fiyat seviyesi. Adeta dünyanın merkezsizlik derecesini ölçen bir barometre gibi işliyor BTC/USD fiyatı. Dikkat, BTC fiyatının USD’ye göre yükseliyor olması aslında aynı derecede ABD dolarının değerinin de bitcoin’e karşı düşüyor olması anlamına geliyor. Bitcoin, dünyanın eski ve merkezi sistemlerine karşı değer kazanıyorken dolar da merkezsiz sistemlerin yükselişi karşısında günden güne eriyor.

İşte bu barometrenin ölçümüne göre, şu anda 16 bin dolarların üzerinde seyreden bitcoin’in kurucusu olan Satoshi Nakamoto, dünyanın merkezi zenginlerine göre hangi seviyede? Bildiğiniz gibi, bitcoin sisteminin 2008 sonunda başlayan macerasında, daha kimse ne olduğunu bilmediği ve anlamadığı zamanlarda, erken dönem madencilik ürünü olan yaklaşık 1,000,000 BTC’nin Satoshi’ye ait cüzdanlarda durduğu kabul edilmekte. Sistemin kurucusu ve tasarımcısının asla ellemediği, yerinden kımıldattığı anda da kimliğinin anlaşılma ihtimali olan bu bir milyon bitcoin’in, şu anda merkezi sistemin asal parasına karşı denkliği 16.2 milyar doların biraz üzerinde. Bu da demektir ki, Satoshi’nin merkezsiz zenginliği eskinin zengini Bezos’un %8.8’lerinde, yani yaklaşık 11 kat aşağısında seyrediyor1.

Merkezi ve merkezsiz sistemlerin fiyat-değer barometresi biraz ilkel de olsa bir seviye gösteriyor. Nakamoto bir gün %50 Bezos olduğunda motorun artık geriye doğru sardığını herkes anlayacak. Şimdilik bu özel barometre basıncını takip edenler bizim gibi merkeziyetsiz sistemlere hayati yatırımlar yapmış olan kişiler. Örneğin benim altı yılı aşkın bir süredir hiçbir merkezi sisteme inancım ve fikri ya da mali yatırımım yok.

Para Dediğimiz De Bir Masal!

Bizler hikayeler yaratan, bu hikayeleri kendi cinsine anlatan ve bunlara inanan hayvanlarız. Bizi diğer hayvanlardan ayıran en önemli şey de hikayecilik özelliğimiz. Son iki cümlede okuduğunuz tez Sapiens kitabının yazarı Y. Noah Harari’ye ait. Ona göre para denilen şey de bir sosyal masaldan ibaret. Bizler, yani insanlar toplum hayatı içinde yaşıyoruz, ve (kendi yaratımımız olan) teknoloji ürünleri ve hikayeleri tarafından yönlendiriliyoruz. Para da sosyal ve teknolojik bir hikayeden ibaret. Paranın insanın 7500 yıllık tarihinde çok önemli bir yeri var. Tarih denilen geçmişe dönük hikaye yazıcılığı da yazıyı icat etmemizle başladı, komşumuz sayılabilecek Mezopotamya’daki Sümer şehir devletlerinde. Son 25 yılın antropolojik araştırmaları gösterdi ki, paranın icadı yazının icadından önce olmuş: Hatta borç kayıtlarının tutulduğu kil tabletlerdeki şekiller zaman içinde ilk alfabenin harflerine dönüşmüş. Alfabe kelimesi bile Alfa ve Bet kelimelerinden oluşmakta ve birincisi eski Mezopotamya’da “öküz” anlamına gelen “alef” kelimesinden geliyor. Borçlunun alacaklıya bir adet öküz hayvanı borcu olduğunu gösteren işaret (öküzün başı) zamanla “elif, alfa, alef” yani kısaca bugünkü “A” harfine dönüşmüş. İşte alfabemizin ve yazının ortaya çıkma hikayesi: Yazı ilk olarak borç kayıtlarından ortaya çıkmış.

Toplumlar da bireyler de kendilerini yönlendiren ve şekillendiren hikayelerin arasında en kuvvetli değişiklikleri yapanın teknoloji olduğundan çok haberdar değiller. Teknoloji hikayeleri başka hikayelerden bu açıdan farklılaşıyor. Teknolojik ürünlerin önce hayalleri üretiliyor. Sonra o hayal bir hikayeye ve sonra gerçeğe dönüşüyor. Bu dönüşümü yaşayan bizler ise elimize aldığımız yeni teknolojik ürünlerin, mesela Steve Jobs’ın hayalinden çıkmış iPhone’un, yavaş yavaş etkisini arttırarak hayatımıza girmiş olan internet, wi-fi gibi teknolojilerin, ne arkalarında yatan bilimsel bilgiyi tanıyoruz ne de bunların detayını fazla merak ediyoruz. En çok merak ettiğimiz şeyler, Steve Jobs’ın ilk ortağını kazıklayıp kazıklamadığı, Bill Gates’in evinin kaç dönüm olduğu veya Jeff Bezos’un cep telefonundan çalınma mahrem fotoğrafları gibi şeyler oluyor.

Şu anda kullandığımız merkezi para sistemi de, bir seri sosyal-teknolojik buluş ve birlikte evrimleştiği çift kayıt muhasebe sistemi ile kabaca 400 yıllık bir geçmişi var. Tamamen merkezi bir yapıdan, kralların özel hazinelerinden gelip, zamanla dönüşerek şimdilerde para diye kabul ettiğimiz ucuz boyalı kağıtların oluşturduğu, renkli bir masallar silsilesinden ibaret. Paranın arkasında o renkli kağıttan başka bir değer yok. Ama toplumun %85’i, bu arada bir çok akıllı insan bile bu renkli masala inanıyor ve başka türlüsüne de kolay kolay ikna olmuyor.

Yeni Bir Masal Yaratmaktayız: Artık Merkez-Sizsiniz!

Bizler, yani ben ve on binlerce yoldaşım şu anda dünya insanlarına anlatılan yeni bir masalın yaratıcılarıyız. Bu masalın içinde fareli köyün kavalcısı da var. Adı Satoşi olan bu kavalcının kimliğini kimse bilmiyor. Masala bundan güzel bir başlangıç bulunabilir miydi? Sanmıyorum. Bu masalın adı: Merkez Sizsiniz! Yani artık merkeze insanı, kendimizi, hepimizi alıyoruz.

Anonim bir kavalcı ve arkasından sürüklediği milyonlarca hayalperest insan… İnsan yaratımı masallar sadece faydalı didaktik öykülerden ibaret olduğunda buna,“inanç sistemi” ya da din adını veriyoruz. Elle tutulur nesneler ise hayallerin şekil bulduğu materyaller olarak kullanıma girdiğinde artık masalların sürüklediği toplumun, hatta tüm insanlığın gerçekliğini değiştirmeye başlıyor. Böylece yeni bir gerçekliğe doğru yol alınıyor, evrensel durum değiştiriliyor. Çağ değişiyor…

Ben çocukken herkesin elinde akıllı bir cihaz olup onunla uzaktaki biriyle konuşmak masalını ilk defa gördüğümüz yer bir televizyon dizisiydi. Uzay Yolu adlı dizide Kaptan Körk ve ekibi ellerinde, kapağı açıldığında cik-cik diye sesler çıkartan cihazlarla haberleşirdi. Bir masaldı bu. Bizler,  8-9 yaşındaki çocuklar, okulumuzun bahçesinde Uzay Yolu’culuk oynardık. Elimize dikdörtgen taşlar alıp bunlarla cik-cik sesini yaparak konuşur gibi yapardık. Bugün bunu çocuklarım duyduklarında inanamıyorlar. Ama bunun gerçek olabilmesi için ne çok şey yapılması, ne çok inovasyon ve teknoloji geliştirilmesi gerektiğini düşündüğümde benim de aklım almıyor. Ama oldu işte; bu da bir masaldı ama gerçek oldu.

Şu anda Facebook, Twitter, Youtube, Netflix gibi kurumların dijital kölesi durumundayız. Elimizdeki işleyen ama cik-cik etmeden açılan telefonlar çok akıllı, çok büyük kabiliyetlere sahip. 

Elimizde şimdi de geleceği değiştirecek çok önemli bir hikaye var: Blokzinciri. Bu hikayede önümüzdeki yıllarda tüm insanlığın (fareli kavalcının da yardımıyla) öğreneceği çok değerli merkezsizleştirme çalışmaları olacak.

Olacakları Sıralayalım:

  1. Internete inancımızı yıkan Facebook türü merkezi şirketlere karşı elimizde artık blokzincirinde işleyecek kamusal-kişisel anahtarlarımız var.  Bunlara dayalı olarak yapılabilecek sınırsız inovasyon sırada bekliyor. Teker teker yapılacaklarına eminim.
  2. Merkezi sistemlerin sahipleri kolay kolay ellerindeki gücü bırakmayacaklardır. Ama onlara karşı elimizdeki ana koz, yine fareli köyün kavalcısı, yani Satoshi. Bitcoin fiyatı dost düşman herkesi oyalayan renkli bir sirk gösterisi olmaya devam edecek. Perdenin arkasında, asıl hikayeyi yazmakta olanlar ise sakin sakin işlerimizi yapmaya ve inovasyonları geliştirmeye devam edeceğiz. Arada sırada kafamızı dışarıya çıkartıp, merkezi yapılarının nasıl çatır çatır yıkıldıklarını timsah gözyaşlarıyla izleyeceğiz.
  3. Bu süreçte şunların hepsi zamanla merkezsiz hale gelecekler: a) kimliklerimiz, b) para ve kredi sistemlerimiz, c) verilerimiz, d) sosyal medya araçları, e) haber dağıtım kanalları ve haberciler, f) enerji üretim üniteleri ve enerji dağıtım ağları, g) kişisel özgürlüklerimiz, h) seçim sistemleri, i) toplumsal karar mekanizmaları.

1. Bu Nakamoto-Bezos karşılaştırması benim özgün buluşum değil, ben bunu Naval Ravikant’ın, herkese tavsiye edeceğim şu şahane şömine başı sohbet videosundan aldım: https://www.youtube.com/watch?v=IrSn3zx2GbM

BTCHaber E-Posta Bültenine Abone Olun!

Diğer 97 kişiye katılın ve bugün bizimle kripto para yolculuğunuza başlayın.

Asla istenmeyen posta göndermeyeceğiz ve kişisel bilgilerinizi kimseyle paylaşmayacağız.

Cemil Şinasi Türün

30 yılı aşkın tecrübesiyle fintech ve pazarlama dünyasındaki öncü isimlerden olan Cemil Şinasi Türün bilgisayar oyunlarından üç boyutlu sanal dünyalara kadar pek çok çalışmaya imza attı. Yerel ve uluslararası firmalar için kampanyalar hazırlayan Türün; teknoloji, blokzincir, kripto para ve dijital varlık konularında projeler üretti. Türün, Türkiye Bankalar Birliği’nin resmi blokzincir eğitmeni olmakla birlikte Bilgi Üniversitesi’nde “Blockchain & Cryptocurrencies” dersleri vermeye devam ediyor.

https://www.btchaber.com/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

bitcoin
Bitcoin (BTC) 145.320,00 TL 4,18%
ethereum
Ethereum (ETH) 4.607,49 TL 8,41%
ripple
XRP (XRP) 4,92 TL 2,16%
tether
Tether (USDT) 7,83 TL 0,28%
chainlink
Chainlink (LINK) 109,93 TL 7,43%
bitcoin-cash
Bitcoin Cash (BCH) 2.294,38 TL 5,40%
cardano
Cardano (ADA) 1,33 TL 4,31%
litecoin
Litecoin (LTC) 625,88 TL 7,34%
polkadot
Polkadot (DOT) 41,13 TL 6,14%
binancecoin
Binance Coin (BNB) 237,17 TL 3,07%
Share via
Copy link
Powered by Social Snap