bitcoin
Bitcoin (BTC) $ 66,285.76 0.98%
ethereum
Ethereum (ETH) $ 3,565.35 1.95%
bnb
BNB (BNB) $ 608.41 0.06%
solana
Solana (SOL) $ 144.79 1.64%
xrp
XRP (XRP) $ 0.482742 0.93%
cardano
Cardano (ADA) $ 0.411705 2.16%
dogecoin
Dogecoin (DOGE) $ 0.136892 3.43%

Bilgi obezliğinden eğitim 3.0’a: Yenilikçi teknolojilerle eğitimin geleceği

Bilgi obezliginden egitim 3.0a Yenilikci teknolojilerle egitimin gelecegi

Bilgi çağında bilgi obezliğiyle başa çıkmak ve eğitimi yeniden tanımlamak amacıyla geliştirilen Eğitim 3.0 yaklaşımını ve bu yaklaşımın getireceği devrimlere gelin beraber göz atalım.

Yeni milenyumu ‘Bilgi Çağı’ olarak adlandırırken, kısa bir süre içinde bilgi obezi haline geldik. Tüm değerlemelerimizi, eğitim sistemimizi bilgi üzerine kurarken bir baktık ki ,kendimizden daha hızlı bilgi üreten bir icat yapmışız: Yapay Zeka (AI). Bugünlerde AI, belki de kitapların binde birini yazıyor, ancak 5-10 yıl içerisinde kitapların büyük kısmını AI yazacak. Sadece kitaplar ile sınırlı da olmayacak bu bilgi üretimi. İşte bu hızlı dönüşüm, eğitim sistemini de yeniden düşünmemizi gerektiriyor.

Birkaç yıl önce, Web3 teknolojisi henüz emekleme aşamasındayken, 1000’e yakın öğretmen ile eTwinning platformu vesilesiyle Eğitim 3.0 üzerine bir webinar düzenlemiştik. Gelişen teknolojilerin eğitimi köklü bir şekilde değiştirebileceği hakkında konuştuk. Geçen iki yılda her şey çok daha somutlaştı. Eğitim 3.0’ın alt başlıkları belirginleşmeye başladı: blockchain, AI, Zero Knowledge (ZK) teknolojileri, Sanal Gerçeklik, metaverse konseptleri ve oyunlaştırmada NFT gibi teknolojilerin kullanılması.

Bunları kısaca örnekleyelim:

Blockchain: Blockchain, öğrenci kayıtlarının ve başarılarının doğrulanmasında büyük bir devrim yaratabilir. Sertifikalar ve dereceler artık kağıt tabanlı olmayabilir ve blockchain üzerinde bir varlık olarak saklanabilir. Böylece, bir kişinin eğitim geçmişini doğrulamak çok daha basit ve şeffaf hale gelebilir. Ayrıca, öğrencilerin çalışmalarını tokenleştirmeye ve bunları blockchain üzerinde satışa sunmaya olanak sağlar. Böylece öğrenciler, bilgi ve becerilerini doğrudan finansal bir varlık haline getirebilirler. Bu da öğrenme sürecini pekiştirebilir.

Yapay Zeka (AI): AI, öğrencilerin öğrenme stillerini ve gereksinimlerini anlamada çok önemli bir rol oynayabilir. AI, kişiye özel öğrenme planları oluşturabilir, öğrencinin zayıf yönlerini belirleyebilir ve bu alanları güçlendirmek için ek kaynaklar sunabilir. Ayrıca, AI, otomatik ödev düzeltme ve öğretmenlere geri bildirim sağlama gibi görevleri de üstlenebilir.

Zero Knowledge (ZK) Teknolojileri: Eğitimde gizlilik büyük bir endişe olabilir, özellikle de öğrencilerin kişisel bilgileri ve öğrenme geçmişleri söz konusu olduğunda. ZK teknolojisi, bir öğrencinin kimliğini doğrularken veya bir öğrencinin eğitim geçmişini paylaşırken, gerekli bilgilerin tümünün açığa çıkmamasını sağlar. Bu, hem öğrencilerin gizliliğini korur hem de verilerin kötüye kullanılmasını önler.

Sanal Gerçeklik: Sanal gerçeklik, öğrencilere daha etkileşimli ve daldırıcı bir öğrenme deneyimi sunabilir. Öğrenciler, tarih derslerinde tarihi olayların içine dalabilir veya biyoloji derslerinde hücrenin içinde gezinerek konseptleri daha iyi anlayabilirler. Bu, öğrenme sürecini daha eğlenceli ve unutulmaz hale getirir.

Metaverse Konseptleri: Metaverse, çevrimiçi ve çevrimdışı dünyaları birleştiren bir kavramdır. Eğitim bağlamında, metaverse, öğrencilere ve öğretmenlere, fiziksel olarak aynı yerde olmasalar bile, bir araya gelme ve etkileşimde bulunma imkanı sunabilir. Bu, uzaktan eğitimi daha etkili ve sosyal hale getirebilir.

Oyunlaştırma ve NFT’ler: Oyunlaştırma, öğrenmeyi daha eğlenceli ve motive edici hale getirebilir. Öğrenciler, belirli hedeflere ulaştıklarında veya belirli görevleri tamamladıklarında ödüller kazanabilirler. Bu ödüller, NFT’ler (Non-Fungible Tokens) şeklinde olabilir ve blockchain üzerinde saklanabilir, böylece öğrencilerin başarıları kalıcı ve transfer edilebilir olur. Bu, öğrencileri daha fazla çalışmaya ve öğrenmeye teşvik edebilir.

Bu maddeler daha da genişletilebilir. Bildiğiniz gibi, Web2 döneminde, Udemy ve Youtube gibi platformlar, kitlesel eğitimlerde paradigmayı değiştirmeye başlamışlardı. Ancak bu platformlar, eğitimi sadece kısmen etkileşimli hale getiriyor ve kısmen mülkiyet tanıyordu. Web3 ile birlikte bu paradigmanın hızla değişeceğini görüyoruz. Web2’den tamamen koparak değil, üzerine Web3’ün parametreleri eklenerek bir eğitim yaklaşımı geliştirilecek. Bu konuda üzerinde yoğun çalışmalar yürüttüğümüz Edu3Labs projesinde, bu sürecin nasıl olabileceğini görmeye çalışıyoruz. Bu kapsamda elde ettiğimiz bazı bulguları sizlerle paylaşmak isterim:

  1. Eğitim içeriğinin küreselleşme hızı ve küresel eğitim içeriği üretme hızı gün geçtikçe artacak. “Tüm dünyaya öğret!” mottosu yaygınlaşacak.
  2. Eğitimde oyunlaştırma hızla artacak ve oyunlaştırma sonucunda sahip olunan dijital varlıklar gündeme gelecek.
  3. Eğitim platformları üzerinde elde edilen varlıklar zincirler arası transfer edilebilir olacak.
  4. ZK teknolojilerinin eğitimde kullanılması ile gizlilik, güvenlik anlamında birçok sorun çözülebilecek.
  5. Kişilerin dijital eğitim öncesinde kendi kimlikleri ile ilgili bilgiler verecekleri ve eğitimin buna göre kişiselleştirileceği “eğitime yönelik kişilik envanterleri” olacak. Bu envanterler de ZK teknolojisi ile koruma altına alınabilecek.

Sonuç olarak, eğitim sistemini yeniden şekillendirecek teknolojik dönüşümün başındayız. Bilgi obezi olmanın sıkıntılarını yaşadığımız bu çağda, eğitim 3.0 ile bilginin mülkiyetini ve anlamını yeniden tanımlayabiliriz. Eğitim teknolojileri üzerine yapılan bu yenilikçi çalışmalarda küresel eğitim denklemi de değişebilir, Türkiye burada önemli projelerle bir çıkış yapabilir.

Bu makale yatırım tavsiyesi veya önerisi içermemektedir. Her yatırım ve alım satım hareketi risk içerir ve okuyucular karar verirken kendi araştırmalarını yapmalıdır.

btchaber bh logo

Buğra Ayan

Buğra Ayan 1989 yılında Erzurum’da doğmuştur. Lisans eğitimini Karadeniz Teknik Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği bölümünde, yüksek lisans eğitimini Gazi Üniversitesi Bilişim Ensitütüsü’nde tamamlamış ve doktora çalışmasına Gazi Üniversitesi Bilişim Enstitüsü’nde devam etmektedir. Evli olan Ayan’ın Bilge ve Gökalp isimli iki çocuğu bulunmaktadır.

Blokzincirin ve kripto paraların, geleceği nasıl değiştireceğini bugünden öğrenin.
Bağlantıyı kopyala