ICO Patlamasından Günümüze

Abone Ol:google-news
0
11/05/2021

Eğer yolunu bu sayfalara düştüyse muhtemelen ICO kelimesini daha önce duymuşsunuzdur. Kısaca hatırlayacak olursak; ICO İngilizce Initial Coin Offering ifadesinin kısaltması, Türkçe karşılığı ile ben Öncül Akçe Arzı ifadesini kullanıyorum. İlk ve ikinci yazımda bahsettiğim Blockchain doğuş ve gelişim sürecinde ortaya çıkan bir yaklaşım. Peki nedir bu ICO?

Öncül Akçe Arzı herhangi bir blockchain platformunun doğrudan kendisi veya üzerindeki bir dijital varlığın satışa sunulması sürecidir. Satış itibari paralar ile değil genellikle bir başka kripto para ile yapılır. Genellikle ICO’ların Etheruem platformu ile ortaya çıktığı düşüncesi olsa da aslında bu pek doğru değil zira ilk ICO, Bitcoin Platformunun kendisidir. Bitcoin platformu insanlara; “eğer Bitcoin yazılımını kurup, ağın bir kopyasını tutan bir node (düğüm) oluşturur ve yeni blokların yaratılma sürecinde (madencilik / mining) görev alırsanız sizi Bitcoin ile ödüllendiririm” demiştir. Bitcoin üretim süreci bir emeğin ve yatırımın karşılığında madencilere verilir. Diğer yandan geleneksel kabul gören ICO yöntemi geride kalan satırlarda da belirttiğim gibi bir kripto varlığın başka bir kripto varlık ile önden satışı şeklinde gerçekleşir. Bunu ilk gerçekleştiren en büyük adım ise Ethereum Platformu ile gelmiştir. Detaylar için önceki yazıma göz atabilirsiniz.

Ethereum Platformu üzerindeki akıllı sözleşmeler ve ERC-20 token standardı sayesinde artık bir blockchain ağı kurmadan kripto varlıkları oluşturmak ve bunları ETH karşılığında öncü satışlara sunmak neredeyse çocuk oyuncağı kadar kolaylaşmıştı. 2017 ve 2018 yılları bu sebeple ICO patlamasının yaşandığı yıllar olarak bilinir.

ICO Çılgınlığı

Binlerce farklı proje, bahçe düzenlemekten marsta koloni kurmaya kadar farklı fikirleri proje dokümanlarına (whitepaper) dönüştürüyor, bir internet sitesi kuruyor, proje fikri için bir ekip oluşturuyor, akıllı sözleşmeyi Ethereum ağı üstünde devreye alıp ICO’ya çıkıyordu. ICO’lara akan paranın haddi hesabı yoktu. Coindesk’in artık güncelliğini kaybetmiş kümülatif ICO verilerine göre 2018 yılı sonuna kadar ICO projelerine akan yatırım miktarı 25 milyar doları aşmıştı. Bu bağlantıdaki video 2014 (evet Ethereum’dan önce de bazı ICO’lar oldu ama onları hatırlayan pek yok) 2018 yılları arasında bu çılgınlığın ulaştığı boyutları bizlere gösteriyor.

Peki, bu yatırımlar yatırımcılarına ne kazandırdı? İşin doğrusu ICO’ların çok büyük bir kısmı (yüzde 95) hüsranla sonuçlandı. Satılmak dışında bir daha hiçbir işe yaramayacak binlerce token, Ethereum bloklarının üstünde sonsuz uykularına yattılar. Peki neden? Çünkü ICO yapmak kolay ve kısa yoldan zengin olmanın peşinde koşan açgözlü bir yatırımcı ordusu bunlara para gömmek için tetikte bekliyordu. Tüm detaylara girip can sıkmanın fazla anlamı yok zira anlatacak başka şeylerimiz var ama bu detayları öğrenmek isterseniz internet ücretsiz bilgilerle dolu, hazır olsun önüme konsun diyorsanız Blockchain 101 eğitimine göz atabilirsiniz.

Her ne kadar 25 milyar dolardan fazla yatırımın büyük kısmı, artık esamesi bile okunmayan bu ICO’lara akıp sadece bir grup insanı kısa yoldan zengin etmiş bile olsa hepsinde durum böyle değildi. Şu anda içinden geçtiğimiz NFT ve henüz tam anlamıyla kendini bile göstermemiş DeFi dalgaları bu dönemin birer meyvesine dönüştüler. Sayıları azdı ama ICO’lar ile kaynak toplayan çeşitli fikirler ve projeler bugün milyarlarca dolarlık boyutlara ulaşmayı başardılar.

Diğer yandan ICO sürecinde yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen tarihin en önemli finansal enstrümanlarından birisi ile karşı karşıyayız; hiçbir sınır ve regülasyon olmaksızın dünyanın her noktasından kaynak toplama kolaylığı ve bir fikre erken dönemde inanarak yatırım yapan küçük sermayelerin büyük kazançlar elde etme şansı. Evet ICO’lar 2018 yılındaki yapılarını artık neredeyse kaybetmiş durumdalar ama kripto para borsaları üzerinden gerçekleşen IDO’lar, Launchpad adı verilen daha profesyonel platformlar, yasal menkul kıymet organizasyonları üzerinden gerçekleşen STO’lar (Security Token Offering) veya gerçek bir varlık ile entegre edilen ETO’lar (Equity Token Offering). Her bir model yeni alanlar üstünden gelişmeye devam ediyor ve edecek, blockchain sadece merkeziyetsiz bir veri kayıt sistemi olma fonksiyonunun ötesinde yenilikçi iş modellerine de hayat veriyor ve vermeye devam edecek.

NFT ve DeFi Dalgaları

Geride kalan ICO dalgası bugün yerini tam ortasında yer aldığımız NFT dalgasına bıraktı. NFT, Non Fungible Token, Türkçe karşılığı ile parçalanamaz tekil dijital varlıklar. Herhangi bir blockchain ağı üstünde yaratılan, her biri tekil ve benzersiz, üzerindeki veri alanı ile (metadata) bir dijital veya fiziksel ürün ile bilgisel bir bağlantısı kurulan kripto varlıklar. 68 milyon dolara satılan bir koleksiyon görselinden, oyun içi karakter ve nesnelere dek pek çok alanda gündemi işgal eden bir blockchain meyvesi. Opensea.io veya Rarible.com gibi pazar yerlerinde birkaç dolardan başlayıp milyonlarca dolara kadar uzanan bir aralıkta yüzbinlerce farklı dijital ve aynı zamanda fiziksel ürüne NFT olarak ulaşmak mümkün.

NFT’lerin hikayesi oldukça geriye gidiyor aslında. Bitcoin üzerindeki Colored Coins NFT’lerin atası kabul edilebilir. Ama ICO’larda olduğu gibi NFT’lerin yükselişe geçtiği platform yine Ethereum ağı olmuştur. 2017 yılında yayımlanan Crypto Kitties, öncül bir NFT uygulaması olmuştur. O kadar popüler oldu ki 2017 yılında yaklaşık 10 gün boyunca Ethereum ağının resmen kilitlenmesine neden oldu. Akabinde bu çılgınlığın daha kolay gelişebilmesi için ERC-721 Token formatı ortaya çıktı. Bugün neredeyse tüm NFT’ler bu formatta üretiliyor ama ERC-721 bu alandaki tek format değil. WAX gibi NFT ağırlıklı oyunlara yönelik blockchain ağları yanı sıra, Avalanche gibi yeni nesil blockchain ağları da hiçbir kodlama bilgisi olmaksızın NFT üretmeyi mümkün hale getiriyor.

Maalesef bu makalenin yazıldığı ve okunduğu dönemde tüm dünyada ICO benzeri bir NFT çılgınlığı yaşanmakta. ‘NFT olarak ne üretilse satılır’ ve ‘bugün ne alsak yarın değerlendir’ mantığı ile çerçöp ne varsa NFT’ye dönüştürülüp satılıyor. Bir süre sonra sigara içen maymunların veya arkası gelemeyecek vaatlerin anlaşılması ile bu dalga son bulacak. Diğer yandan NFT’ler, sağlam iş modelleri üstüne kurulu yapılarda hayat bulmaya devam edecek. Bugün henüz aklımıza gelmeyen yeni iş modelleri doğacak ve gelişim devam edecek zira ICO’larda da benzeri bir şey yaşandı ve bugün henüz çılgınlık dalgası dipten büyümeye devam eden DeFi kavramı doğdu.

Merkeziyetsiz Finans (Decentralized Finance – DeFi)

İşin doğrusu DeFi konusunda ahkâm kesmek haddimi aşmak olur özellikle değerli arkadaşım ve BTCHaber.com yazarlarından Turan Sert’in bu konudaki makale serisi külliyatı varken. Henüz okumayanlar varsa dönüp sırasıyla geçmişten günümüze bu makaleleri okuyabilirler. Benim burada karalayacağım birkaç satırdan çok daha fazlasını sizlere sunacaktır.

DeFi, blockchain ağları üstünde yaratılan belirteçlerin (token), merkezi yapılar yerine akıllı sözleşmeler üstünde çalışan dağıtık uygulamalar (dApps) ile kontrol edilerek kullanıcılara sunulan finansal servisler olarak özetlenebilir. Bir bankaya gittiğinizde alabileceğiniz neredeyse tüm servisler DeFi çözümleri olarak sunuluyor; kripto varlıklarınız ile kredi verebilir, kredi çekebilir, türev piyasalarında yatırım yapabilir, sigorta primi alabilir ve çok daha fazlasını yapabilirsiniz. Bu dünyanın güzellik ve gizemleri için Turan’ın yazılarına tekrar referans vereyim.

Öylesine bir dünya ki bu sene (2021) Ocak ayında yaklaşık 25 milyar dolar büyüklüğündeki DeFi dünyası Mart ayında 48 milyar dolara, Mayıs ayında ise 85 milyar dolara büyüdü. Neredeyse her iki ayda bir kendini ikiye katlıyor. Evet, yine ICO ve NFT’lere benzer bir çılgınlık yaşanıyor ve bu dünyanın pek çok karanlık yüzü yok değil. Ancak potansiyel öylesine büyük ki bankaların gelecekte ne yapacaklarından, hatta bir gelecekleri olup olmayacağından şüpheliyim.

Blockchain dünyasının doğundan günümüze uzanan bir süreci söz verdiğim gibi üç makalede olabildiğince derleyip toparlamaya çalıştım. Gelecek makale biraz bu dünyanın karanlık yüzü üzerine olacak. ICO gazlayıcılardan, NFT roketlerinden ve DeFi korsanlarından bahsedeceğiz.

BTCHaber E-Posta Bültenine Abone Olun!

Diğer 1.022 kişiye katılın ve bugün bizimle kripto para yolculuğunuza başlayın.

Asla istenmeyen posta göndermeyeceğiz ve kişisel bilgilerinizi kimseyle paylaşmayacağız.

Ahmet Usta

İstanbul Teknik Üniversitesi Uzay Mühendisliği (2001) ve Yıldız Teknik Üniversitesi MBA (2007) mezun olan Usta, profesyonel iş hayatına 1999 yılında oyun teknolojileri üzerine yazılar yazarak başlamıştır. 2002 yılından itibaren farklı kurumlarda Bilgi Teknolojileri yöneticisi olarak görev almış aynı zamanda muhtelif yayınlarda teknoloji yazarlığını sürdürmüştür. Infomag (2009-2013) ve Bloomberg Businessweek Türkiye (2011-2014) teknoloji editörlüğü ile kariyerini farklı bir yöne çeviren Usta, 2014 yılından itibaren farklı ölçeklerde dijital ve basılı medya kanallarının kurulması ve yönetilmesinde lider rol almıştır. 2017 yılında kurumsal gazetecilik alanında hizmetler sunan Mercek Tech’i kurmuştur. The Startup Owner’s Manual, Identity is the New Money ve The Blockchain and The New Architecture of Trust isimli kitapları Türkçe’ye çeviren Usta aynı zamanda İngilizce Coopetitionkavramını Türkçeye Rekaberlik karşılığı ile kazandırmıştır. Blockchain teknolojisi ile alakalı yazılan ilk Türkçe kitap Blockchain 101’in eş yazarı olan Usta, Blockchain alanında Türkiye’de sunum ve eğitimler gerçekleştiren, danışmanlık veren sayılı teknoloji uzmanlarından birisidir.

https://mercek.net/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

bitcoin
Bitcoin (BTC) 320.434,42 TL 13,54%
ethereum
Ethereum (ETH) 22.221,96 TL 6,40%
tether
Tether (USDT) 8,61 TL 0,92%
binance-coin
Binance Coin (BNB) 3.195,99 TL 8,83%
cardano
Cardano (ADA) 13,78 TL 6,13%
dogecoin
Dogecoin (DOGE) 2,94 TL 7,77%
xrp
XRP (XRP) 7,74 TL 6,23%
polkadot
Polkadot (DOT) 207,33 TL 15,61%
usd-coin
USD Coin (USDC) 8,61 TL 0,24%
uniswap
Uniswap (UNI) 213,10 TL 9,53%
Share via
Copy link
Powered by Social Snap