Blokzinciri’nde Akıllı Sözleşmeler Devri

Abone Ol:google-news
0
15/04/2021

Bir önceki yazımızın kaldığı yerden Blokzinciri hikayemize devam ediyoruz. Eğer BTCHaber’deki ilk yazımı henüz okumadıysanız önce onu okuyarak akabinde bu yazıya geçiş yapmanız daha doğru olacaktır. Haydi devam edelim!

Blokzinciri Dünyasının Beyaz Atlı Prensi

Vitalik Buterin, Kanada’ya yerleşmiş Rus asıllı bir ailenin çocuğuydu. Sıradan birisi değildi zira kâğıt kalem kullanmadan üç basamaklı sayıları diğer insanlardan en az iki kat hızlı şekilde çarpabiliyordu. Henüz 18 yaşında iken Uluslararası Enformasyon Olimpiyatlarında Bronz madalya almıştı. Youtube’a girip videolarını biraz izlerseniz sıra dışı bir zekâ profili çizdiğini hemen görebilirsiniz.

Vitalik, on milyon diğer insan gibi çok oyunculu devasa online bir oyun (MMORPG) olan World of Warcraft (WoW) oynamayı seviyordu. Tercih ettiği karakter ise karalık büyüler kullanan Warlock sınıfıydı. Oyunun yapımcısı Blizzard oyuna getirdiği bir güncelleme ile Warlock sınıfına ait bir büyünün gücünü düşürdü. Bu durum Vitalik’in kafasını kızdırmış, oyundan soğumuştu. Ancak Vitalik’in zihni yerinde durmuyor kendi sınırlarını çiğneyip aşıyordu. Ona yeni bir meşgale lazımdı, zihnini bir şeyler ile doldurmalıydı ve blokzinciri dünyasını keşfetti.

Vitalik kısa sürede mevcut blokzinciri ağlarındaki eksiği hemen anladı ve tarihe geçen o tespitini yaptı; “Mevcut çözümler doğru soruyu sormadıkları için doğru çözümün de peşinde değiller. İsveç Çakısı gibi çalışacak bir protokole ihtiyacımız var.” 2013 yılında, Vitalik ve 15 yazılımcı arkadaşı ile oluşturdukları bir ekip Ethereum’u duyurdu.

02 Ethereum Team

Vitalik Buterin ve Ethereum Takımı. Kaynak: Yanislav Georgiev Malahov

Henüz ortada sadece konsept bir tasarım vardı buna rağmen Facebook’un da ilk yatırımcısı Peter Thiel’dan, dünyanın en zor alınabilen burslarından birisi olarak bilinen, 100 bin dolarlık özel bir yatırım almayı başardılar. Aldıkları bu kaynak aslında dev bir dağın sütüne düşen minik bir kar tanesinden başkası değildi. Ethereum ekibi o güne dek geliştirilmiş en ilginç yöntem ile kaynak toplayacak bir adım atacaklardı; ICO yapacaklardı.

ICO Nedir?

Initial Coin Offering (ICO) ki ben Türkçe karşılığını Öncül Akçe Arzı olarak kullanmayı tercih ediyorum blokzinciri ağları üstünde gerçekleştirilen özel bir kaynak toplama yöntemidir. Öncü dönemlerinde Bitcoin sonrasında ise başta Ethereum olmak üzere diğer kripto varlıklar ile bir projeye yatırım toplanır ve karşılığında yine farklı bir kripto varlık yatırımcılara aktarılır. Böylece piyasada belirli bir değer karşılığı olan kripto varlıklar ile henüz kendi değerini ispatlamamış kripto varlıklara yatırım yapılabilir ve günün sonunda proje başarılı olursa yeni kripto varlıklar yatırımcılarına kâr sağlayabilir. Bu konuya tekrar döneceğiz.

Ethereum ICO’su

Fikir temelde çok basitti, yasal prosedürler ve düzenlemeler ile uğraşmak istemeyen Ethereum kurucu ekibi, kendi Bitcoin cüzdanlarına 1 BTC (o dönemde yaklaşık piyasa değeri ile 600 dolar) yollayan herkese, Ethereum ağı üstünde 2.000 Ether verecekti. Eğer Ethereum platformu başarılı olabilirse Ether değer kazanacak ve böylece yatırımcılar kâra geçecekti. Öyle de oldu.

Bir Bitcoin aradan geçen zaman zarfında 100 kat artarak bugün 60 bin dolar seviyesinde bir değere ulaştı. Ethereum ise 2.000 dolar civarında bir değere sahip. Ethereum ICO’sunda 1 BTC yatıranlar eğer aradan geçen dönem içinde Ether’lerini elden çıkarmadıysalar bugün 600 dolarlık yatırımlarının değeri takribi 4 milyon dolara denk geliyor.

Ethereum ekibi 2014 yılında gerçekleştirilen ICO ile piyasa değeri o dönem 18,5 milyon dolara denk gelecek kadar çok BTC topladılar. İsviçre merkezli Ethereum Vakfını kurarak bu sermayeyi vakfa aktardılar. Zaten kollarını sıvamışlardı, gaza basarak Ethereum platformunu ayağa kaldırmak için gece gündüz çalışmaya koyuldular. 30 Temmuz 2015 tarihinde Ethereum ana ağı devreye girdi.

İlk yaratılan Genesis bloku içinde 72 milyon adet Ether de üretilmişti. Bunun 60 milyonu ICO yatırımcıları, kalan 12 milyonu ise ekibin gelecekte kullanması için yaratılmıştı.

Bitcoin ağında ortalama 10 dakika süren bir blok üretim süresi Ethereum ağında 10 saniyeler civarında gerçekleşiyor ve her bir blok yaklaşık 30 ila 40 kilobayt büyüklüğe sahip oluyordu. Aynı zamanda blokların içine artık uygulamalar yerleştirmek mümkündü.

Akıllı Sözleşmeler Devri Resmen Başlamıştı

Ethereum’u bu kadar özel yapan şey, o güne dek kimsenin başaramadığı kadar sade ve etkili bir şekilde üstünde barındırdığı Ethereum Virtual Machine (Ethereum Sanal Makinesi – EVM) katmanıydı. EVM katmanı; üretilen blokların içine, bilgisayar diline çevrilerek çalıştırılabilen (Turing Complete), minik uygulamalar koymayı mümkün hale getiriyordu. Smart Contract (Akıllı Sözleşme) olarak isimlendirilen bu uygulamalar Java Script’e benzeyen Solidity adında ve Ethereum platformuna özel bir programlama dili ile yazılıyordu.

Bu uygulamaları akıllı sözleşme adı verilmesinin basit bir sebebi var; gerçek hayattaki bir sözleşmeye benzer şekilde işliyorlar. Kuralları önceden belirlenmiş şartlar ve süreçler yerine geldiğinde akıllı sözleşme kendine düşen görevi yerine getiriyor ve belirli bir çıktı üretiyor. Bu akıllı sözleşmeleri kapatmak, devre dışı bırakmak, değiştirmek ise blokzinciri yapısının doğasına aykırı olacağı için zaten mümkün değil.

Elbette akıllı sözleşmeleri çalıştırmak için üstünde bulundukları bilgisayarların belirli bir miktar işlemci gücü ve bellek kaynağı harcaması gerekiyor. Bu emek ise Ethereum ağında Gas ücreti adı verilen bir yapıyla karşılanıyor.

Hatırlayacak olursak; her bir BTC, Satoshi adı verilen 100 milyon alt birimden oluşuyordu. Ethereum’da ise her bir Ether’e 1 milyar adet Gwei adı verilen alt birimden oluşuyor. İşte bir akıllı sözleşmeyi çalıştırmak için Gas ücretleri de bu Gwei birimleri ile ödeniyor.

Ethereum ağı üstündeki yük miktarına göre belirlenen Gas ücretleri, yine Ethereum ağının nodelarını çalıştıran madencilere ödeniyor. Ethereum ağının ilk yıllarında pek göze batmayan bu ücretler zamanla ağın akılalmaz ölçüde çok uygulamaya ev sahipliği yapması ile bugün tahammül sınırının üstüne çıkmış durumda. Ancak şimdilik bu konuları daha sonraya bırakıyoruz.

Akıllı Sözleşmeler Devrimi

Akıllı Sözleşmeler öylesine güçlü araçlardı ki, 2015 yılına kadar herkes sadece blokzinciri ve kripto akçeler (coin’ler) üstüne konuşurken bir anda herkes akıllı sözleşmelerden bahsetmeye başlamıştı. Artık yeni bir kripto varlık yaratmak için özel bir blokzinciri ağı kurmaya gerek kalmamış, ERC-20 adı verilen bir standart ile rahatlıkla Ethereum ağı üstünde yeni kripto varlıklar yaratılabilir hale gelmişti. Girişimcilere yepyeni bir dünyanın kapıları açılmıştı. Diğer yandan Ethereum ağı en büyük sınavlarından ilkini henüz vermemişti; The DAO.

The DAO Olayı

Merkeziyetsiz Otonom Organizasyon (Decentralized Autonomous Organization – DAO) adı verilen bir proje 2016 yılında devreye alındığında çok büyük ilgi çekti. Akıllı sözleşme ile çalışan otonom bir organizasyon, kendisine yapılan yatırımları katılımcılarının demokratik tercihleri doğrultusunda yönetecekti. 30 Nisan 2016’da ICO yaparak açılan The DAO, 15 Mayıs’a kadar 150 milyon dolar değerinde Ether toplamayı başardı. Tarihin en başarılı ICO’su olmuştu. Ancak 18 Haziran 2016’da hacker’lar, The DAO’nun tasarım zafiyetinden faydalanarak 3,6 milyon Ether’i çalmayı başardılar. The DAO fonlarının yaklaşık üçte biri, ortalama 50 milyon dolar değerinde Ether, el değiştirmişti.

Yaşanan hadise çok büyük tartışmaları beraberinde getirdi. Ether’in piyasa değeri 20 dolar seviyesinden 13 dolara gerilemişti. Yaşanan kayıplar bir yana, akıllı sözleşmelerin güvenilirliği ve hatta blokzinciri felsefesi tartışılır hale gelmişti. Düşen bayrağı kaldırmak için beyaz atlı prens Vitalik ve ekibi, tarihi bir karar aldılar.

Mecburi Çatallaşma ile Ethereum Üzerinde Geri Dönüş

Ethereum ağının yazılımı güncellenecek, çalınan Ether’in yine sahiplerine geri dönmesi için blokzinciri geri sarılacak ve The DAO olayı sonrası oluşturulan bloklar silinecekti.

Blokzinciri dünyası karmaşık bir döneme girmişti. Fetret devri başlamıştı. Bir yanda atılacak adımın hatalı olduğunu ve bu işin felsefesine aykırı olduğunu savunanlar diğer yanda ise daha güçlü bir gelecek için gerekli olduğunu belirtenler.

Sonunda Vitalik ve ekibi kararlarını uyguladılar. Ancak bir ayrılıkçı grup bu yaklaşıma karşı çıkmaya devam ettiler ve Ethereum güncellemesini hayata geçirmediler. Bu grubun yaşamını sürdürdüğü Ethereum ağının adı Ethereum Classic olarak devam ederken, Ethereum ağı yaşanan mecburi çatallaşma sonrasında yarlarını sarmak için tekrardan düştüğü yerden ayağa kalktı.

The DAO olayı ve sonuçları uzun yıllar tartışılmaya devam edecek. Merkeziyetsiz bir düşüncenin ürünü olan blokzinciri teknolojisi yaşadığı başarısızlık karşısında merkezi bir müdahale ile kaldığı yerden yoluna devam edecekti. Yaşanan hadise işin felsefesine dair paradoksu andıran bir durum oluşturmuştu. Kimin haklı olduğuna hiçbir zaman karar veremeyeceğimize eminim ama küllerinden yeniden doğan Anka kuşu misali Ethereum şahlanarak yoluna devam etti. Bu şahlanış beraberinde 2017 ve 2018 yılları boyunca yaşanan ICO patlamasını getirdi…

Bu gelişmelere dair Kevin Werbach’ın kaleme aldığı ve Koç Üniversitesi Yayımlarından çıkan “Blokzinciri ve Yeni Güven Mimarisi” isimli kitabını şiddetle tavsiye ederim.

ICO patlamasına bir sonraki yazıda devam ederek, hızlıca günümüze uzanacağız. Böylece artık temellerimizi atarak yeni nesil blokzinciri platformlarından, blokzinciri projelerine dek uzanan maceramıza devam edebileceğiz.

Tekrar buluşana dek sağlıcakla kalın.

BTCHaber E-Posta Bültenine Abone Olun!

Diğer 1.046 kişiye katılın ve bugün bizimle kripto para yolculuğunuza başlayın.

Asla istenmeyen posta göndermeyeceğiz ve kişisel bilgilerinizi kimseyle paylaşmayacağız.

Ahmet Usta

İstanbul Teknik Üniversitesi Uzay Mühendisliği (2001) ve Yıldız Teknik Üniversitesi MBA (2007) mezun olan Usta, profesyonel iş hayatına 1999 yılında oyun teknolojileri üzerine yazılar yazarak başlamıştır. 2002 yılından itibaren farklı kurumlarda Bilgi Teknolojileri yöneticisi olarak görev almış aynı zamanda muhtelif yayınlarda teknoloji yazarlığını sürdürmüştür. Infomag (2009-2013) ve Bloomberg Businessweek Türkiye (2011-2014) teknoloji editörlüğü ile kariyerini farklı bir yöne çeviren Usta, 2014 yılından itibaren farklı ölçeklerde dijital ve basılı medya kanallarının kurulması ve yönetilmesinde lider rol almıştır. 2017 yılında kurumsal gazetecilik alanında hizmetler sunan Mercek Tech’i kurmuştur. The Startup Owner’s Manual, Identity is the New Money ve The Blockchain and The New Architecture of Trust isimli kitapları Türkçe’ye çeviren Usta aynı zamanda İngilizce Coopetitionkavramını Türkçeye Rekaberlik karşılığı ile kazandırmıştır. Blockchain teknolojisi ile alakalı yazılan ilk Türkçe kitap Blockchain 101’in eş yazarı olan Usta, Blockchain alanında Türkiye’de sunum ve eğitimler gerçekleştiren, danışmanlık veren sayılı teknoloji uzmanlarından birisidir.

https://mercek.net/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

bitcoin
Bitcoin (BTC) 347.913,73 TL 5,97%
ethereum
Ethereum (ETH) 20.647,44 TL 4,76%
tether
Tether (USDT) 8,42 TL 0,17%
binance-coin
Binance Coin (BNB) 2.765,25 TL 5,45%
cardano
Cardano (ADA) 10,94 TL 2,50%
xrp
XRP (XRP) 6,28 TL 3,37%
dogecoin
Dogecoin (DOGE) 1,75 TL 3,92%
usd-coin
USD Coin (USDC) 8,41 TL 0,19%
polkadot
Polkadot (DOT) 137,00 TL 10,43%
binance-usd
Binance USD (BUSD) 8,40 TL 0,28%
Share via
Copy link
Powered by Social Snap