bitcoinBTC/TRY
1.586.304,11 TL 1,12%
ethereumETH/TRY
91.616,14 TL 1,27%
tetherUSDT/TRY
31,06 TL 0,13%
bnbBNB/TRY
11.670,32 TL 2,28%
solanaSOL/TRY
3.146,56 TL 2,77%
xrpXRP/TRY
16,78 TL 1,41%
staked-etherSTETH/TRY
91.530,05 TL 1,35%
usd-coinUSDC/TRY
31,08 TL 0,28%
cardanoADA/TRY
18,36 TL 0,86%
avalanche-2AVAX/TRY
1.131,01 TL 2,42%

Paylaş

Türkiye’nin kripto kanun taslağından başlıklar

cemil

Dünyadaki tüm ülkeler içinde bugüne kadar kripto varlıklarla ilgili kanun çıkartanlar da dahil olmak üzere hiçbir ülke kripto varlıklarla ilgili net bir resim oluşturamadı. Bu varlıklar yerine göre emtia (yani ticari meta meta, örneğin bakır, buğday gibi) yerine göre ise gayri menkul (yani örneğin hisse senedi, tahvil gibi) gibi davranıp var olan kural ve kanunların dışında bir görüntü çizdiler. Bu nedenle de kripto varlıklar eskiden çıkartılmış olan kanunlar ve yönetmelikler açısından ezber bozan bir kimlik gösterdiler. Devletler de bu durumu fark edip çözüm önermek yerine sürekli birbirlerine topu atmaya, yani boş alanda top çevirmeye başladılar.

İnanmayacaksanız belki ama, kriptoparaların en çok alım-satımını yapan ülkeler dahil bugüne kadar bu varlıklarla ilgili net bir kategorizasyon yapabilen olmadı. MiCA isimli kanun taslağında Avrupa Birliği bu varlıkları tanımladı ve çeşitli yapıcı öneriler getirdi ancak kesin bir kanunu ortaya koymayı 2024 sonuna erteledi. ABD’de ise tartışmalar bugüne dek sürdü ve SEC, yani bu ülkenin bizdeki Sermaye Piyasası Kurulu benzeri kuruluşu kesin bir kripto varlık tanımı ya da kanunu oluşturamadı. ABD’de iç politik kavga halen sürmekte ve kripto varlıklarla ilgili bir kanunun çıkması yakın zamanda beklenmiyor.

Tüm bu girizgahı yapmamın nedeni, ülkemizde birkaç yıldır çalışılmakta olan kanun taslağının son aşamasına gelindiği yolunda duyum almamızdır. Bu taslağın kripto varlık uzmanları ve hukukçuları arasında dolaşan son versiyonunu ben de okuma fırsatı buldum. Hatta geçen haftalarda bu (denildiğine göre) son versiyon taslağın üzerinde konuya vakıf uzmanların görüşlerini bildirmeleri amacıyla bir toplantı dahi yapıldı.

Türkiye kripto varlıklar kanunuyla dünyaya örnek olabilir

Ülkemiz şu anda kripto varlıkların hukuken tanınması hususunda dünyaya örnek olmaya aday. Ben hukukçu değilim. Yıllardan beri kripto varlıkların ne olduğunu, neye benzediğini, neye benzemediğini dilim döndüğünce anlatmaya çalışan bir akademisyen araştırmacıyım. Görme ve okuma fırsatı bulduğum kanun taslağının gerçek olduğunu varsayarak bu yazıyı kaleme alıyorum, eğer taslak gördüğümüzden farklı ise ve kanun bundan farklı yayımlanırsa burada yazacaklarım geçerli olmayacaktır.

Eğer gördüğüm taslak gerçekse ülkemizin dünyaya örnek olabileceğini düşünmeme gerekçe olan konular şunlar:

  1. Kripto varlıklarla ilgili kanun, daha önce var olan 6362 sayılı ve Aralık 2012 tarihli Sermaye Piyasası Kanununa ekler halinde tasarlanmış. Bu açıdan verilen karar, kripto varlıkların esasen menkul kıymet kategorisinde varlıklar oldukları yönünde gerçekleşmiş. Bu kararın alınmış olması hiçbir karar verilememiş olmasından iyidir. Emtia formunda olan kripto varlıkların da SPK kanunu içinde değerlendirilecek olmasının bir sorun teşkil etmeyeceğini ümit ediyorum. Daha önce bu tarz varlıkların, örneğin buğday, arpa, mısır gibi emtiaya endeksli elektronik senetlerin (ELÜS adı verilen token’a benzeyen dijital senetler) de SPK tarafından denetlenen Merkezi Kayıt Kuruluşu veri tabanlarında tutulmakta olduğunu hatırlatırım. Yani daha önce ülkemizdeki merkezi emtia pazarında el değiştiren varlıklar, zaten bir tür “token” formunda tasarlanmışlardı.
  2. Kanun, 6362 numaralı SPK kanununa (Kaynak:1) ekler olarak yapıldığı için ikincil yönetmeliğinin (uygulama yönetmeliği) de hızla çıkacağını sanıyorum. Taslağa göre, 6362 numaralı kanunun 3. maddesine ek yapılarak “cüzdan”, “kripto varlık”, “kripto varlık alım satım platformu”, “kripto varlık hizmet sağlayıcı” ve “kripto varlık saklama hizmeti” tanımları yapılmış. Bu tanımlamaların yapılmış olması da çok önemli.
  3. Var olan SPK kanununun 13. maddesine eklenen cümle ile kripto varlıkların “ihracının” yapılacağı ve bu ihracın esaslarının SPK tarafından belirleneceği netleştirilmiş. 2017 yılında tüm dünyada fırtınalar kopartan token ihraçları (o zaman ICO deniliyordu sonra başka başka adlar altında anılmaya başladılar) artık SPK kanunu bünyesine alınmış ve resmen tanınmış oluyor. Yani bundan sonra token ve coin ihraçları ülkemizde kanunen ve özgürce yapılabilecek.
  4. Yine aynı SPK kanunun 35/A maddesinin ilk bendine eklenecek olan bir cümle ile, kripto varlıkların satış ve dağıtımının esasları TÜBİTAK tarafından belirlenecek. Ayrıca, bu satılan token’lar (yani kripto varlıklar) bir “ortaklığa veya borçlanmaya tabi olmaksızın” satılabilecek. Yani, kitle fonlamasında olduğu gibi belli bir şirket hissesine bağlı olması gerekmeyecek. Bu da çok devrimci bir ilke ve devrimsel bir karar!

Varlığa dayalı token ve coin’lerin (kanun taslağında Dağıtık Defter Teknolojisi denilen) blokzincir teknolojisi kullanılarak ihraç edilmelerinde, bu teknolojinin kendine özgü metotlarla kişilere bu varlıkların mülkiyetini (merkezi olarak kayıt edilmelerine gerek olmadan) zaten vermiş olduğunu kabul etmiş yeni kanun. Bu da bir başka devrimsel idrak. Bunu özellikle vurgulamak isterim.

  1. Bunun dışında, kanun taslağına göre, eğer bir token elektronik para kapsamına girecekse, bunun TCMB’nin alanı olduğu, bir ürün veya hizmete erişim sağlayan kripto varlıkların ise Ticaret Bakanlığının yetki alanında kalması düşünülmüş. Bu son ifadede ürün veya hizmete erişim sağlama kavramı “utility token” dediğimiz kriptoları tanımlıyor gibi geldi bana. Bu durumda buğday veya fındığa endeksli bir token da Ticaret Bakanlığının konusu olacak ve bir sermaye piyasası konusu (SPK’nın direkt alanı içinde) olmayacak.

Kanun taslağında bunlar dışında “platform” denilen kripto varlık alım satım platformlarının esasları da var. Örneğin yurt dışında yerleşik, yani Türkiye’de vergi vermeyen, lisans almamış yabancı platformların Türk vatandaşlarına satış yapamayacakları da kanun taslağında belirtilmiş. Diğer konulardaki maddeleri başka bir yazıda incelemek üzere burada duruyorum.

Sonuç: Bugünkü yazımda yakında çıkması beklenen kripto varlıkları düzenlemeye yönelik kanunun taslağı olduğu söylenen bir doküman üzerine görüşlerimi beyan ettim. Buradaki görüşlerim hukuki yorumlar olarak alınmamalıdır. Görebildiğim kadarıyla bu taslak, eğer kanunlaşırsa çok devrimci üç konuyu sağlam kazığa bağlamış durumda: 1) token ihracı mümkün kılınmış, buna göre istenirse ileride ek düzenlemelerle, bir şirket ortaklığını ifade eden token’lar dahi halka sunulabilecek. 2) Bir ortaklığa veya borçlanmaya tabi olmadan token ihraç edilebilecek, ve 3) token’ların kendi kayıt ortamları olduğunu ve bunun dağıtık defter teknolojisi olduğu kanunca kabul edilmiş. Merkezi kayıt ortamlarının dışında farklı bir kayıt ortamının varlığı kanunla tescil edilmiş.

Kaynak:

  1. 6362 numaralı Sermaye Piyasası Kanunu.
Cemil Şinasi Türün

Cemil Şinasi Türün

30 yılı aşkın tecrübesiyle fintech ve pazarlama dünyasındaki öncü isimlerden olan Cemil Şinasi Türün bilgisayar oyunlarından üç boyutlu sanal dünyalara kadar pek çok çalışmaya imza attı. Yerel ve uluslararası firmalar için kampanyalar hazırlayan Türün; teknoloji, blokzincir, kripto para ve dijital varlık konularında projeler üretti. Türün, 2017'de Bilgi Üniversitesi'nde vermeye başladığı "Blokzincirleri ve Kriptoparalar" konulu dersini 2020 başından bu yana Boğaziçi Üniversitesi'nde vermekte.
https://cemilturun.medium.com/

Yanıt verin

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Blokzincirin ve kripto paraların, geleceği nasıl değiştireceğini bugünden öğrenin.
No coins selected
Bağlantıyı kopyala