Big Tech Ne Zaman Blokzincirine Çarpacak?

cemil şinasi türün1

Ben bu gidişatı çok hayırlı görmüyorum. Big Tech denilen Google, Facebook, Microsoft ve sairenin yolunu çok uzun görmüyorum zira bunların iş modellerini bozacak olan araçlar da bulunmuş ve çalışılmış durumda. İş sadece parçaları birleştirmek ve maliyetleri ucuzlatmaya kaldı. Big Tech ne zaman blokzincirine çarpacak, ne zaman blokzinciri tarafından disrupt edilecek? Bu soruyu sordum bu hafta.

Tombul Protokoller diye bir yazı yazmıştım 2020 Şubat ayı başında.

Bu yazıda iki konuya dikkat çekmiştim, sırasıyla buraya yeniden yapıştırdım:

“Facebook ile bağlan ya da Google ile bağlan dediğimizde, girdiğimiz tüm uygulamalar, oyunlar, e-posta yazılımları, sohbet uygulamaları, çöpçatan siteleri ve benzerlerine bu dev şirketler üzerinden bağlanmış oluyoruz ve sonrasında da onların insafına kalıyoruz. Paylaştığımız tüm fotoğraflar, arkadaşlık bilgileri, videolar ve aklınıza gelebilecek daha pek çok bilgi artık bizim olmaktan çıkıp, Facebook’un ya da Google’ın malı oluyor. İmzaladığımız, pardon okumadan onayla düğmesine basıp geçtiğimiz sözleşmeler tüm haklarımızı bu tekellerin eline teslim ediyor. O dakikadan sonra da artık elde edebileceğimiz tüm ekonomik kazancımızı bu şirketlere hediye etmiş oluyoruz.”

“İnternet sitelerinde geziyoruz, geziyoruz… Sonra bir şeyi beğenip de satın alma aşamasına gelince ne yapıyoruz? Satın al tuşuna basıyoruz. Bu tuşu kim sağlıyor? Bankalar. Yani, sizin online olarak yaptığınız alış-verişlerde ödeme adımında karşınıza çıkan sayfayı (3D Secure vb.) o sitenin anlaşmalı olduğu bankalar sağlıyor. İşte bu da “tombul protokol” kavramının ikinci tombul parmağı…

Protokol katmanlarının Big Tech’in soygununa dur demesinin zamanı geldi. Bu soygunu durdurmak için iki şey gerekiyor:

  • Kimliğimizin tekrar elimize geçmesi, bizim olması;
  • Tüm aracıların yok olup, değer akışının sadece alıcı ve satıcı arasında kalması.”

Neden Hala Yeni İş Modelleri Çıkmadı?

Bu yazıyı yazmamın üzerinden bir buçuk yılı aşkın zaman geçmiş. O zamandan bu zamana ne değişiklikler olmuş acaba? NFT’lerin ortaya çıkması ile bir aşamayı geçmiş olduk; ERC-721 diye adlandırılan yazılımlar ile sadece sanat eserlerinin değil, aynı zamanda tekil bir şekilde kayıda geçirilmesi önem arzeden tüm eserler blokzinciri üzerine silinmez şekilde kayıt edilebilir oldu. Bu da yukarıda yazmış olduğum iki şarttan ikincisini, “…değer akışının sadece alıcı ve satıcı arasında kalması” şartını yerine getirdi. Artık diğer şart da yerinde gelirse ya da başka şekilde değerlerin yeni iş modeline aktarılması sağlanırsa Big Tech disrupt edilebilir.

Diyelim ki sizin bir besteniz var, bu bestenizin her dinlenmesinde gelir elde etmeniz Ethereum veya başka bir uyumlu blokzincirine yapılacak ERC-721 kayıtları ile mümkün. Ancak blokzinciri üzerine şarkınızı kaydetmeniz yeterli değil. Şarkınızın çalındığı uygulama (yani App) içinde de ERC-721 uyumlu bir sayaç, bir okuyucu olması da lazım. Eğer Spotify uygulaması sizin şarkınızın kayıdına uyumlu bir çalıcıya yani player’a sahip değilse o durumda Spotify içinde yeni bir iş modeli kurulamaz. Şu anda olduğu gibi bu şirketin insafına kalırsınız.

Yine benzer şekilde, diyelim ki bir dizide oyuncusunuz, o dizinin bir ortamda izlendiğini anlayabiliyor olmamız lazım. Bu ortam YouTube olabilir, Netflix olabilir ya da internet tarayıcısı içinde herhangi bir video çalıcı yazılım olabilir. Adını andığım bu uygulamaların ERC-721 formatını desteklememeleri durumunda yeni bir iş modeli oluşturulamaz.

Hemen haklı olarak diyeceksiniz ki, YouTube zaten Google’ın şirketi, Spotify da Facebook’un. Netflix de aynı bu Big Tech’lere benzer bir şirket, zaten film izlemede tekel olmuş durumda. Bunların hiçbirisinin yeni bir iş modelini desteklemesi mümkün değil, kendi ayaklarına kurşun sıkmış olurlar. Ben de size evet haklısınız derim. Yeni iş modelinin, yani ERC-721 formatını destekleyen bir iş modelinin çıkması için bunlara rakip olmaya cesaret edecek bir takım yeni girişimlerin kurulması gerekiyor.

Peki, bu yeni girişimlerin kurulması konusunda umudum var mı? Eskiden kendileri genç girişimlerken artık bu dev kuruluşlar kendileri tekel olmuş durumdalar. Benim bu tekellerin kendi kendilerini disrupt edecek, kendi merkezi iş modellerini aşmaya çalışacak yeni blokzinciri temelli iş modelleri geliştirmelerine itimadım yok. Bunun için bir neden göremiyorum.

Önemli bir ekonomik engel daha var: O da ERC-721 ya da benzeri formatların yazması ve okuması bugünkü Ethereum gas fiyatlarıyla çok pahalı. Şu anda bir şarkının kaydının yapılması 150-200 dolarları bulur, okunması da en az 30 dolar.

Nasıl olacak da yeni iş modelleri çıkacak o zaman?

Yeni iş modellerinin çıkması için minimum şu şartların sağlanması gerekli:

  1. Blokzinciri üzerine yapılacak eser kayıtlarının makul fiyatlarla ve eser sahipleri tarafından kolayca yapılması lazım. Eserin sahibi tarafından değil de, başka birisi tarafından kayıt yapılmadığının da anlaşılması için bir mekanizma lazım.
  2. Bu eserlerin her icrasında, ERC-721 kayıtlarına işaret eden bir veritabanında sayım yapan bir yazılımın çalışması lazım. Bu veritabanı blokzinciri üzerinde olmak zorunda değil, dolayısıyla yaptığı okumalar ve saymalar ucuz bir şekilde halledilebilir.
  3. En önemli şart olarak da eserleri tüketecek kişilerin, yani bizlerin bu yeni iş modellerini destekleyen uygulamaları kullanmamız lazım. Bu durumu sağlamak için de bu kullanımın kullanıcılara, yani bizlere de bir fayda getirmesi lazım.

Birinci ve ikinci madde teknik insanların çözebileceği konular. Ancak üçüncüsü için kutunun dışında düşünebilen, yaratıcı girişimciler lazım. Bu girişimcilerin, ERC-721 ya da benzeri bir formatta kayda geçirilmiş olan eserlerin sahiplerine para (ya da token) ödeyecek ve aradan da kendi start-up’ı için bir fayda, komisyon vb. alabilecek modeli kurmaları lazım.

Yukarıda, 2020 Şubat tarihli yazımdan alıntı yapmıştım ya, orada “kimliğimizin tekrar bizim elimize geçmesi, bizim olması” diye bir şart maddesi var. İşte o madde şimdi kilit durumunda. Bizlerin de izlediğimiz filmlerden, dinlediğimiz şarkılardan, güldüğümüz karikatürlerden, okuduğumuz kitaplardan bir yarar sağlamamız, yani bunları tükettiğimiz için bir avanta sağlıyor olmamız gerekli. Yahu, bu eserleri zaten okuyunca, izleyince değer elde etmiyor musun, daha ne istiyorsun diyebilirsiniz. Şu anda bu eserleri bedavaya da alıp izleyebildiğim ortamlar var ne yazık ki. Spotify’ın para kazanmasına sebep olan şey o şarkıların bulunamaması değil. Netflix’in alternatifi de yok değil, girin internette o filmlerin hepsi zaten bedavaya var.

İşte bu zor meselenin çözümlenmesi ve tüketicilerin, yani bizlerin bu eserlerin sahiplerine bedellerinin ödenmesini desteklememiz halinde başka ve [büyük/anlamlı/değerli] bir kazanç daha elde etmemiz lazım ki Big Tech disrupt edilebilsin ve sistem değişsin.

İşte bu sistem değiştirici fikir ne olabilir, dilerseniz onu da gelecek haftaki yazıma bırakayım.

Cemil Şinasi Türün

Cemil Şinasi Türün

30 yılı aşkın tecrübesiyle fintech ve pazarlama dünyasındaki öncü isimlerden olan Cemil Şinasi Türün bilgisayar oyunlarından üç boyutlu sanal dünyalara kadar pek çok çalışmaya imza attı. Yerel ve uluslararası firmalar için kampanyalar hazırlayan Türün; teknoloji, blokzincir, kripto para ve dijital varlık konularında projeler üretti. Türün, 2017'de Bilgi Üniversitesi'nde vermeye başladığı "Blokzincirleri ve Kriptoparalar" konulu dersini 2020 başından bu yana Boğaziçi Üniversitesi'nde vermekte.
https://cemilturun.medium.com/

Yanıt verin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Türkiye'nin Uzman Kadrolu Kripto Haber Platformu
bitcoin
Bitcoin (BTC) 389.241,46 TL 2,72%
ethereum
Ethereum (ETH) 28.234,53 TL 3,20%
cardano
Cardano (ADA) 20,41 TL 0,43%
tether
Tether (USDT) 8,47 TL 0,23%
binance-coin
Binance Coin (BNB) 3.425,15 TL 2,05%
xrp
XRP (XRP) 9,15 TL 2,16%
solana
Solana (SOL) 1.431,18 TL 7,31%
polkadot
Polkadot (DOT) 312,95 TL 6,88%
dogecoin
Dogecoin (DOGE) 2,01 TL 1,04%
usd-coin
USD Coin (USDC) 8,47 TL 0,46%
Copy link
Powered by Social Snap