Trump’ın Kripto Girişiminde Binance Hakimiyeti: USD1 Arzının %87’si Borsanın Kontrolünde

önce yayınlandı , Son güncelleme önce

Okuma Süresi: 4 dk

Trump’ın Kripto Girişiminde Binance Hakimiyeti: USD1 Arzının %87’si Borsanın Kontrolünde
Paylaş:

ABD Başkanı Donald Trump’ın ailesi tarafından desteklenen World Liberty Financial’ın piyasaya sürdüğü ‘USD1’ stablecoin’i, kripto para piyasalarında benzeri görülmemiş bir yoğunlaşmaya sahne oluyor. Forbes ve Arkham verilerine göre, toplam arzın %87’si Binance cüzdanlarında tutuluyor. Washington ile dünyanın en büyük borsası arasındaki bu dikkat çekici veri trafiğini ortaya koyan Forbes raporunun tüm detayları haberimizde.

Kripto para piyasaları, Beyaz Saray ile Binance arasındaki yeni dönem ilişkilerini mercek altına alıyor. Donald Trump’ın kurucu ortağı olduğu World Liberty Financial (WLFI) projesi tarafından çıkarılan ve dolara endeksli stablecoin USD1, kısa sürede 5.4 milyar dolarlık piyasa değerine ulaştı. Ancak on-chain veriler, bu büyümenin ardında organik bir kullanıcı talebinden ziyade, Binance’in stratejik pozisyonlanmasının yattığını gösteriyor.

Tek Borsada Rekor Konsantrasyon

Forbes’un blockchain analiz platformu Arkham Intel verilerine dayandırdığı rapora göre; Binance, kendi kurumsal cüzdanları ve kullanıcı hesapları aracılığıyla yaklaşık 4.7 milyar dolarlık USD1’i elinde tutuyor. Bu rakam, toplam arzın %87’sine tekabül ediyor.

Piyasa analistleri, piyasa değeri en yüksek 10 stablecoin arasında, tek bir borsada bu denli yüksek oranda yoğunlaşan başka bir varlık olmadığına dikkat çekerek; USD1’in likiditesi ve kaderi üzerinde Binance’in mutlak bir belirleyiciliğe sahip olduğuna vurgu yapıyor.

Yoğunlaşmanın arka planındaki finansal modelin, Trump ailesinin ticari çıkarlarıyla doğrudan örtüştüğü de ifade ediliyor ve sistem şöyle açıklanıyor:

Trump ailesine bağlı bir şirket, World Liberty Financial’ın yaklaşık %38’ine sahip ve şirket, USD1’i destekleyen dolar rezervlerini ABD Hazine tahvilleri gibi varlıklarda değerlendirerek kâr elde ediyor. Binance’in platformunda tuttuğu milyarlarca dolarlık USD1, projenin rezervlerinin büyümesini sağlıyor. Forbes analizine göre bu yapı, Donald Trump’ın net servetine tahmini 1 milyar dolarlık bir katkı sağladı.

Zamanlama Dikkat Çekici

Piyasa gözlemcilerinin dikkatini çeken asıl husus, bu yoğun ticari trafiğin ve stratejik ortaklığın zamanlamasındaki manidar tesadüfler zinciri. Süreç, Binance’in USD1’i listelemesinin hemen ardından, ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’nun (SEC) borsaya yönelik bazı kritik davaları geri çekmesiyle ivme kazandı. Regülatör cephesindeki bu ‘yumuşama’ sinyali, Ekim ayında Donald Trump’ın Binance kurucusu Changpeng Zhao’yu (CZ) resmen affetmesiyle siyasi bir boyut kazandı. İlişkilerin ticari zemindeki yansıması ise Ocak ayında, Binance’in USD1 sahiplerine yönelik 40 milyon dolarlık devasa bir teşvik programı başlatması ve hemen akabinde World Liberty Financial’ın borsanın cüzdanlarına benzer tutarda WLFI token transfer etmesiyle perçinlendi

“ABD Müşterisi Yasak Ama Fonlar Orada”

İlginç bir detay da Binance’in 2023 yılında ABD Adalet Bakanlığı ile yaptığı anlaşma gereği ABD’li müşterilere hizmet vermesinin yasak olması. Binance cüzdanlarında tutulan 4.7 milyar dolarlık USD1’in büyük kısmının ABD dışındaki kullanıcılara veya doğrudan borsanın kendisine ait olduğuna işaret ediyor.

Bağımsız kripto araştırmacısı Molly White, Forbes’a verdiği demeçte, bu konsantrasyonun Binance’e proje üzerinde belirli bir kaldıraç gücü verdiğini belirterek, varlıkların önemli bir kısmının müşteri mevduatından ziyade borsanın kendi varlıkları olabileceği riskine dikkat çekiyor.

Taraflardan Çıkar Çatışması Yok Açıklaması

Konuyla ilgili artan soru işaretlerine karşı taraflar, sürecin standart ticari prosedürlere uygun olduğunu savunuyor.

Binance, holding yapısının diğer kripto paralarla benzer olduğunu ve borsaların belirli tokenlarda yüksek miktarda varlık tutmasının olağandışı olmadığını belirtiyor. Borsa sözcüsü, CZ’nin affı ile USD1 promosyonları arasında bir bağlantı olduğu iddialarını reddediyor.

World Liberty Financial, Binance’in proje üzerinde herhangi bir kontrolü olmadığını belirterek, iş birliğini “bir perakende markasının Walmart raflarında yer almasına” benzetiyor.

Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt, Başkan Trump’ın herhangi bir çıkar çatışmasına girmediğini ve girmeyeceğini ifade ediyor.

Tarafların standart ticari işleyiş savunmalarına karşın, ortaya çıkan tablo kripto para piyasalarında benzeri görülmemiş bir güç konsolidasyonuna işaret ediyor. Binance’in, ABD Başkanı ile doğrudan ticari bağları olan bir varlığın arzını fiilen kontrolü altında tutması, sektörün merkeziyetsizlik yaklaşımıyla derin bir tezat oluştururken; siyaset, regülasyon ve finans üçgeninde şekillenen bu yeni ve karmaşık güç dengesi, piyasa şeffaflığına dair tartışmaları daha da derinleştiriyor.

Bu makale yatırım tavsiyesi veya önerisi içermemektedir. Her yatırım ve alım satım hareketi risk içerir ve okuyucular karar verirken kendi araştırmalarını yapmalıdır.

512x512

Yazar: BTCHaber

Kriptoda 10/10 krizinin yankıları ‘Binance’i Sil’ kampanyasına dönüştü

10 Ekim Binance krizi tartışması yeniden alevlenirken, kriz bu defa sektörde eşi görülmemiş bir tepki dalgasına dönüştü. Binance kurucusu Changpeng Zhao’nun (CZ) tansiyonu düşürmek yerine öfkeyi körükleyen açıklamaları sonrası trader’lar, sosyal medyada organize olarak #DeleteBinance etiketi ile ‘Binance Silme’ kampanyası başlattı. Binance, tarihinin en ciddi itibar krizlerinden biriyle karşı karşıya. 10 Ekim’de yaşanan teknik iflasın ...

Bağlantıyı kopyala