Kriptonun Nihai Hedefi: Teminatsız Krediler

kriptonun nihai hedefi teminatsiz kredilera

2008 Krizi ardından Satoshi Nakamoto blockchain teknolojisi ve Bitcoin’i yayımladı. Nakamoto, tarih boyunca merkez bankalarının bir aşamadan sonra parayı sınırsız hale getirdiğini ve toplumları enflasyonla ezdiğini belirterek bu merkezi yapılara güvenilmeyeceğini ifade etti. Satoshi, alternatif olarak ortaya koyduğu blockchain ve Bitcoin’in 3. taraflara güven ihtiyacı olmadan tam sınırlı rezerv para ihtiyacını karşılayacağını iddia etti.

14 Yıl sonra geldiğimiz noktada Bitcoin muazzam bir başarı elde etti. Bu dönemde, ABD merkez bankası Fed ülkenin 200 yıllık tarihinde üretilen rezerv dolarların neredeyse 9 katını basıp piyasaya sürerken Bitcoin değerini (22 Mayıs 2010 pizza gününden bu yana) 4,8 milyon kattan fazla arttırdı!

Merkez bankaları özellikle 2008’den bu yana para basıyor. Bu para hem enflasyona yol açıyor hem de zenginin daha da kuvvetlenmesine neden oluyor. Çünkü merkez bankaları sınırsız şekilde üretebildikleri bu rezerv parayı bankalara veriyor. Yani aslında aldıkları aşırı riskler ve gerçekleştirdikleri muhasebe, notlama vs hileleri ile krizlere yol açan aktörlere. Bankalar cezalandırılmaları gerekirken bir de üzerine ödül almış oluyor. Ayrıca bankalar aldıkları bu parayı çeşitli mekanizmalarla özellikle borsalarda genelde büyük olan şirket hisselerine yöneltiyor. Böylece zaten güçlü olan bu şirketler yapay bir şekilde daha da kuvvetleniyor.

Kriptovarlıklar şimdiye kadar sınırsız rezerv para ile enflasyon altında ezilen ve haksız rekabete uğrayan küçük, büyük tüm ekonomik aktörlere alternatif sundu. Bazı büyük aktörler hem sınırsız paradan hem kriptolardan faydalandı. 

Piyasa dalgalanmalarını bir kenara bırakırsak Bitcoin orta ve uzun vadede sınırlı rezerv para konusunu sağlam bir biçimde çözdü. Bitcoin’in açtığı yoldan binlerce yeni kriptopara ya da kriptovarlık ilerledi. Bunların arasında şimdiye kadar en başarılısı kuşkusuz Ethereum oldu.

Günümüz finansal sisteminin en önemli birinci sorunu enflasyon ise ikinci problemi ise kredilerin demokratik olarak dağıtılmamasıdır.

Özellikle Ethereum üzerinde başlayıp diğer blokzincirlere yayılan merkeziyetsiz finans yani De-Fi çok önemli bir adım olarak karşımıza çıktı. De-Fi Klasik merkezi bankalar gibi kredi verme işlemlerini gerçekleştirebilen merkeziyetsiz yapılar kurdu. 

Ancak modern para sistemi içerisinde ikinci en önemli sorun olan kredilerin adil dağıtılmaması konusunda hala ciddi adımlar atılamadı. 

Klasik merkezi sistemde kredileri bankalar üretir. Banka krediyi isteyenin bir sürü güvence vermesini talep eder. Özellikle de kredi miktarı büyükse. 

Ekonomik olarak güçsüz olan aktörler bu güvenceleri sağlayamaz. Oysa krediye en çok ihtiyacı olan bu kesimlerdir. Ekonomik gücü az olanlar basit tüketim ihtiyaçlarını çok ertelemeden karşılamak, evlenmek, çocuklarının ihtiyaçlarını temin etmek ya da uzmanı olduğu bir konuda iş kurmak gibi faaliyetler için krediye şiddetle ihtiyaç duyar. 

Buna rağmen mevcut sistem kredileri güçsüz olan kesime değil genellikle zaten güçlü olan kesime yönlendirir. Çünkü ekonomik olarak kuvvetli olanlar bankaların talep ettiği güvenceleri yani teminatları çok daha rahat bir şekilde sağlar.

Evet De-Fi kredi verme işlemlerini blockchaine merkeziyetsiz bir şekilde taşımayı başarmıştır. Ancak bu işlemler hala teminatlı kredilerdir. Yani bir De-Fi protokolünden borç alacaksınız yine ciddi miktarda teminat sunmanız gerekir.

Oysa klasik merkezi para sisteminin çözemediği sorun teminatı olmayanlara da kredi sağlama problemidir. Dünya çapında yürütülen mikro kredi projeleri ve çek kullanan ülkelerde tutulan istatistikler net bir şekilde ortaya koymaktadır ki aslında sanılanın aksine ekonomik olarak daha güçsüz kesimlerin kredi geri ödeme oranları diğer gruplara kıyasla çok daha yüksektir.

Sınırlı para Bitcoin ile teminatsız kredilerin bir arada çalışamayacağını düşünenler olabilir. Kendilerine 1875-1914 Klasik Altın Standardı dönemini incelemelerini tavsiye ederim. Bu dönemde dünyada rezerv para fiilen sınırlı bir maden olan altındır. Kimse havadan rezerv para basıp batan banka ya da şirketleri kurtarmaz. Fakat bu sistemde kaydi olarak krediler de gayet sağlıklı bir şekilde ve rezerv paradan kat kat büyük miktarlarda üretilmiştir. Rezerv para ile kredileri (ya da kredi parayı) birbirine karıştırmamak gerekir.

Kriptovarlıklar bir gün dünyaya merkeziyetsiz teminatsız ve demokratik şekilde kredi sağlamayı da başaracak. Böylece ekonomi ve finans tarihindeki en büyük devrim de gerçekleşmiş olacak. Çünkü demokratik krediler ekonomik olarak daha az kuvvetli kesimlerde aslında harekete geçmeyi bekleyen büyük potansiyel becerilerin ve dolayısıyla üretimin dünya ekonomisine adeta bir patlama yaparak katılmasına yol açacak. Her geçen gün bu büyük devrime daha da yaklaşıyoruz…

Erkan Öz

Erkan Öz

Erkan Öz, Siyaset Bilimi ve Gazetecilik eğitimi almasının ardından İHA’da habercilik hayatına başladı. Daha sonra aralarında the Wall Street Journal, Dow Jones Newswires, Al Jazeera ve DHA’nın da bulunduğu ulusal ve uluslararası yayın organlarında teknolojinin dünya ekonomisi üzerinde yaptığı etkileri inceleyen çalışmaları ile tanındı. Öz, 2013 ve 2014’te 2020 Yeni Ekonomi ve Büyük Finansal Tufan isimli iki adet de kitap kaleme aldı. Erkan Öz kitaplarında dünya para sisteminin büyük bir değişime uğrayacağını ve başta Bitcoin olmak üzere kripto paraların yeni küresel para düzeninde çok önemli bir yer edineceğini vurguladı.
https://www.btchaber.com/

Yanıt verin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Türkiye'nin Uzman Kadrolu Kripto Haber Platformu
bitcoinBTC/TRY
321.466,25 TL 1,51%
ethereumETH/TRY
24.182,74 TL 3,06%
tetherUSDT/TRY
18,66 TL 0,06%
bnbBNB/TRY
5.514,01 TL 1,29%
usd-coinUSDC/TRY
18,65 TL 0,05%
binance-usdBUSD/TRY
18,65 TL 0,03%
xrpXRP/TRY
7,36 TL 0,50%
dogecoinDOGE/TRY
1,96 TL 2,91%
cardanoADA/TRY
6,06 TL 0,54%
matic-networkMATIC/TRY
17,41 TL 2,06%
Bağlantıyı kopyala