Kripto Dünyanın Karanlık Yüzü ve AirDrop Cehennemi

Abone Ol:google-news
0
16/06/2021

Kripto varlıklar dünyasının gelişim sürecinin sütten çıkmış ak kaşık olmadığını hepimiz biliyoruz. Bitcoin’in değer kazanma sürecinin online bir suç şebekesi olan Silk Road tarafından keşfedilmesi ve benimsenmesi ile gerçekleştiğini inkâr edemeyiz. Yüzlerce Bitcoin türevini kimin veya ne amaçla ürettiğinin bilgisine dahi sahip değiliz. Dogecoin gibi şaka amaçlı bir yapının dahi Elon Musk gibi birisinin elinde ne denli tehlikeli bir araca dönüştüğüne şahit oluyoruz.

2016 yılından itibaren mantar gibi çoğalan ICO’ların pek çoğunun vadettikleri projeler ile hiçbir alakası olmadığını, tek amaçlarının altına hücum çılgınlığından para kazanmak olduğunu görmezden gelemeyiz. Şu anda içinden geçtiğimiz NFT’lerde de durum pek farklı sayılmaz. Daha yeni yeni filizlenmeye başlayan ve mevcut yapısıyla dahi ICO dalgasından en az 4 kat büyük olan DeFi dünyasının karanlık dehlizlerinde neler olmuyor ki? Ancak bu olup bitenler, elbette ne kripto paraların tamamına savaş açmak ne de blokzinciri teknolojisini kötülemek için yeterli değil. Tam aksine her yeniliğin ve sürecin içerisinde belli miktarda olumsuzluk yer alıyor. İnternet herkesin eşit koşullarda ve demokratik bir şekilde bilgiye erişmesi için kurulmuştu, bugün geldiğimiz noktada sayıları iki elin parmaklarını geçmeyen dev teknoloji şirketlerinin insanların yaşamlarına neredeyse hükmettiği, toplumları yönlendirebildiği bir araca dönüştü. Atomun sırlarını keşfetmek bizleri belki de evrenin farklı noktalarına taşıyacak kapıları açacak ama 16 Temmuz 1945’te ilk nükleer bomba denemesi yapıldığında Robert Oppenheimer eski bir Hint yazıtındaki o ünlü sözleri tekrarlamaktan kendini alıkoyamadı; “Artık ben Ölüm oldum, dünyaların yok edicisi.

Bu yazının amacı iyilik ve kötülüğün mücadelesine felsefi bir tartışma getirmekten çok kripto dünyanın karanlık yüzünü bir nebze olsun sizlere göstermek.

Genellikle kripto varlıklar ile alakalı sahtekarlıklar ve siber korsanlık gibi konular söz konusu olduğunda cüzdanların özel anahtarlarının (private key) çalınması, borsaların hacklenmesi veya dükkânı kapatıp tüm varlıklar ile sırra kadem basması gibi şeyler akla geliyor. Çeşitli projeler adına atılan e-postalar, bol miktarda bitcoin varlığınız olduğu ama bunu almak için 3 bin dolar vergisini önden ödemeniz gerektiği gibi denemeler ise bu dünyaları biraz bilenler için komik denemeler dönüştü. Ancak bundan çok daha fazlası var.

2016 yılından itibaren yükselişe geçen ICO döneminde ortay çıkan ve hâlâ daha varlıklarını sürdüren çeşitli karanlık ajanslar ve gruplar var. Bunların tek amacı aslında hiçbir özelliği olmayan projeler için muhteşem bir hava yaratarak, oluşturulan pazarlama çılgınlığı içinde insanların yatırımlarını ele geçirmek ve hayallerini sükuta uğratmak.

Bahsettiğim tarzda bir ekiple çalışmak pek kolay sayılmaz zira kendileri bir işi sahiplenmedilerse verdikleri hizmetleri almak oldukça maliyetli. Fiyatlar dolar bazında 5 ila 6 haneli rakamlardan başlıyor ve sadece bu rakamlarla kalmıyor, projelerden alınan paylarda işin cabasını oluşturuyor.

Peki, ne yapıyorlar ve nasıl yapıyorlar?

Öncelikle kripto varlıklar ile alakalı çeşitli mecralar bu ekosistem içinde oldukça popüler. Telegram, Reddit bunların başında geliyor. Çeşitli forum ve haber siteleri bu mecraları takip ediyor. Bir projenin olmazsa olmazı janjanlı bir web sitesi. Bu siteye bağlı sosyal medya hesapları ve Telegram grupları oluşturulduktan sonra süreç başlıyor. İtibarı tartışılır web sitelerinde ilk haberler, ilk röportajlar yayımlanmaya başlıyor, eğer bütçeler iyiyse çıtayı biraz yükseltebilmiş kripto haber sitelerinde de haberler ve röportajlar baş gösteriyor. Youtube kripto fenomenciklerinin 20 ila 30 saniyelik referanslar için 3-5 bin dolar ödeme aldığını da belirtmek lazım. Piyasalara söylentiler fısıltılar halinde enjekte ediliyor; “X firma ile görüşmüşler, Y yatırım fonundan kaynak alacaklarmış ama çok gizliymiş…” Proje ekibinde Satoshi Nakamoto’nun olduğu bile dile getirilebiliyor.

Ortam ısındıkça yatırımcılar fırsatı kaçırma korkusu (FOMO) ile alımlara başlıyorlar. İşte bu tam da finansal kaldıraçların devreye sokulduğu anı oluşturuyor, projelerin coin veya tokenlarına dair yaratılan sahte talepler ile fiyatlar hızla yükselmeye başlıyor. 5x-10x-30x. Karanlık ajans ve proje ekibi için doğru bir çıkış anı var. Elde avuçta ne varsa hızla satışa sunularak piyasa coşkusunun çılgınlığı içinde cepler dolduruluyor ve bir anda tüm ekip ve PR faaliyetleri sırra kadem basıyor. Proje hakkında bilgi akışı kesildiği anda bir şeylerin ters gittiği anlaşılmaya başlıyor ama her klasik yatırımcı psikolojisinde olduğu gibi projeye âşık olan yatırımcı yediği kazığı anlayana kadar zaten iş işten geçmiş oluyor.

CoinMarketCap veya CoinGecko üzerinde biraz dolaşıp projelerin fiyat grafiklerine göz atın, yüzlercesini bulacağınıza eminim.

Bu ekipler o kadar profesyonelleşmiş durumdalar ki artık seri operasyona bağlamış durumdalar. Her gün kendilerini biraz daha yenileyerek süreçlerini otonom hale getiriyorlar. Tüm yenilikleri herkesten daha çok takip ediyorlar. Trend neredeyse oraya el atıyorlar. ICO bitince, NFT, NFT yavaşlayınca DeFi ve sonrasında bir başkası. Bahsettiğim yüksek rakamlar ve kazançlar sayesinde çok iyi tasarımcılar, programcılar ve bir orduyu kıskandıracak insan yığınları ile çalışıyorlar. O kadar iyi bir noktaya gelmiş durumdalar ki aslında amaçları vurup geçmek yerine gerçek bir proje yapmak olsa başarılı olmaları içten bile değil.

AirDrop Cehennemi

Birkaç arkadaşım ile birlikte 31 Mart 2021 akşamı devreye aldığımız Avaxtars.com projemiz için aradan biraz zaman geçince bir AirDrop yapalım dedik. AirDrop nedir? Basitçe bir projeye erken dönemde dahil olanlara veya kıyısından köşesinden kullananlara verilen bir ödül mekanizması olarak düşünebilirsiniz. Pek çok modeli var. Bizim projemizde ise belirli bir tarihe kadar satışa sunulan NFT’leri alanlara karakter başına verilecek ve projeye ait token oldu.

Süreç ilerlerken arkadaşlardan birisi “topluluğu büyütmek için bir sosyal medya kampanyası da düzenleyelim mi?” dedi. Ah keşke demez olsaydı zira biz “iyi fikir, yapalım” demiştik ☺

İşlemler basitti; bir Twitter hesabı takip edilecek, bir tweet yorumla birlikte 3 kişi eklenerek retweet yapılacak, Telegram grubumuza katılacak ve bir form doldurarak Twitter kullanıcı adı, Telegram kullanıcı adı, retweet linki, Avalanche ağı üstündeki cüzdan ağı paylaşılacaktı.

Her şey güzel başladı, ilk saatlerde birkaç yüz seviyesinde seyreden AirDrop kampanyası yaklaşık 12 saat sonra saniyede 5 ila 10 başvurunun gelmeye başladığı bir hal almıştı. Telegram grubuna girenleri kontrol edemiyorduk, başvuruları nasıl değerlendireceğimizi kara kara düşünmeye başlamıştık. Sert bir karar alarak Telegram gruplarını kapalı hale getirdik ve başvuru formunu kapattık. Kampanyanın bitmesine daha iki gün vardı ama biz ilk 24 saat sonunda süreci durdurduk.

Başımıza gelen tam olarak şuydu; on binlerce sahte Twitter ve Telegram kullanıcısı, bütünüyle bir bot sistemi içinde kontrol ediliyordu. Görevler algoritmik şekilde yerine getiriliyor ve form dolduruluyordu. Baş edilmesi imkansızdı.

1

Parayla satın alsak paramızın yetmeyeceği bir deneyim kazanmıştık. Bu gibi süreçlerde belirli desen (pattern) yapıları var. Örneğin Twitter kullanıcı isimleri temel isimlerden sonra gelen rastgele rakamlardan oluşuyor; @taijung4578931 gibi. Twitter sürekli olarak bu hesapları önce askıya alıp sonra kapattığı için hesap açılış tarihleri en yakın tarihten başlayıp geriye doğru gidiyor; Mayıs 2021, Nisan 2021… gibi.

Hesapların içine girip baktığınızda AirDrop kampanyalarından başka gerçek hiçbir etkileşim görmüyorsunuz, tümüyle bu amaca hizmet edecek içeriklere sahiptir. Diğer yandan arkalarında gerçek bir kuklacı var zira biz bazı AirDrop hakkı verdiğimiz hesapların sonradan ellerinden bu hakkı aldık. İtiraz ettiklerinde ise Twitter hesaplarında gerçek bir etkileşim olmadığını belirttik. Yaklaşık bir saat içinde yüzlerce hesap saçma yorumlar ile farklı spor ve sanat görselleri paylaşmaya başladı ☺ Yemedik haliyle.

Bizim deneyimimizde Vietnam, Hindistan gibi ülkeler öne çıktı. Özellikle Hintliler inanılmaz yılışık ve yapışkan, hesaplarını engellemeden kurtulmak imkânsız. Vietnamlı hesaplar ise cinsel cazibesi ile öne çıkan kız profilleri kullanmayı tercih ediyorlar.

Uzun lafın kısası kripto varlık dünyasının her yönüyle karanlık bir yüzünü inkâr edemeyiz veya görmezden gelemeyiz. Bu dünyanın bize verdiği teknik imkanları bu tarz yapılar ile mücadele etmek için kullanmak en doğrusu. Kişisel olarak daha fazla tedbirli ve mümkün oldukça önyargılı hareket etmek gerektiğine artık daha fazla inanıyorum.

BTCHaber E-Posta Bültenine Abone Olun!

Diğer 1.029 kişiye katılın ve bugün bizimle kripto para yolculuğunuza başlayın.

Asla istenmeyen posta göndermeyeceğiz ve kişisel bilgilerinizi kimseyle paylaşmayacağız.

Ahmet Usta

İstanbul Teknik Üniversitesi Uzay Mühendisliği (2001) ve Yıldız Teknik Üniversitesi MBA (2007) mezun olan Usta, profesyonel iş hayatına 1999 yılında oyun teknolojileri üzerine yazılar yazarak başlamıştır. 2002 yılından itibaren farklı kurumlarda Bilgi Teknolojileri yöneticisi olarak görev almış aynı zamanda muhtelif yayınlarda teknoloji yazarlığını sürdürmüştür. Infomag (2009-2013) ve Bloomberg Businessweek Türkiye (2011-2014) teknoloji editörlüğü ile kariyerini farklı bir yöne çeviren Usta, 2014 yılından itibaren farklı ölçeklerde dijital ve basılı medya kanallarının kurulması ve yönetilmesinde lider rol almıştır. 2017 yılında kurumsal gazetecilik alanında hizmetler sunan Mercek Tech’i kurmuştur. The Startup Owner’s Manual, Identity is the New Money ve The Blockchain and The New Architecture of Trust isimli kitapları Türkçe’ye çeviren Usta aynı zamanda İngilizce Coopetitionkavramını Türkçeye Rekaberlik karşılığı ile kazandırmıştır. Blockchain teknolojisi ile alakalı yazılan ilk Türkçe kitap Blockchain 101’in eş yazarı olan Usta, Blockchain alanında Türkiye’de sunum ve eğitimler gerçekleştiren, danışmanlık veren sayılı teknoloji uzmanlarından birisidir.

https://mercek.net/

“Kripto Dünyanın Karanlık Yüzü ve AirDrop Cehennemi” için bir cevap

  1. Hüseyin Kaya dedi ki:

    Hocam sizi ve yazılarınızı yakından takip ediyorum. Blockchain-101 eğitiminiz ile benim açımdan bu ekosisteme dair araştırma sürecim çok daha keyifli bir hal almaya başladı. Yazılarınız ile hız kesmeden devam ediyor. Sevgiler…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

bitcoin
Bitcoin (BTC) 270.754,09 TL 8,36%
ethereum
Ethereum (ETH) 15.325,68 TL 8,73%
tether
Tether (USDT) 8,65 TL 0,34%
binance-coin
Binance Coin (BNB) 2.396,05 TL 6,44%
cardano
Cardano (ADA) 10,75 TL 6,98%
dogecoin
Dogecoin (DOGE) 2,08 TL 9,17%
xrp
XRP (XRP) 5,24 TL 6,84%
usd-coin
USD Coin (USDC) 8,66 TL 0,11%
polkadot
Polkadot (DOT) 123,37 TL 8,06%
binance-usd
Binance USD (BUSD) 8,60 TL 0,49%
Share via
Copy link
Powered by Social Snap