Kapitalizmin bitti. Peki yerine ne koyacağız?

Uzun zamandır bildiğimiz ve beklediğimiz kriz geldi çattı: Korona virüsünün ve Putin’in Suudilerle petrol savaşının sadece gelişini hızlandırdığı mali kriz, statükonun zaten patlamak üzere tasarlanmış karşılıksız para balonunun patlamasını başlattı. Hepimiz artık bu olayları “gerçek zamanlı” olarak yaşamaktayız.

Bir taraftan tüm bunları kamuoyunun gözünden bir nebze gizleyen dünya virüs salgını var. Okullar online eğitime dönüyor, şirketler Zoom gibi çözümlerle evden ve uzaktan çalışıyor, Getir 15 kat büyüdü, Yemek Sepeti, Sanal Market uçtu gitti, sokaklarda insan yok. Ve gelecekler ilgili belirsizlik dünyanın her yerinde çok yüksek.

Bu Mali Krizde Merkez Bankaları Dijital Para Basacakmış!

Bugün gelinen mali krizde ise merkez bankaları kendi merkezi dijital paralarını basacaklarmış, bugün haberi geldi. Adı da Coronavirus Stimulus, yani koronavirüs desteği. Nasıl da bahane yapıyorlar virüsü, aslında bal gibi bu mali krizin şartları virüsten çok önceden beri hazırdı ve geliyorum diyordu.

Yakın dostlarım bugünlerde beni arayıp mutlaka soracaklardır: Bu dijital para senin yıllardır istediğin şey değil miydi diye. Cevap: Hayır bu istediğimiz bir şey değil.

Bunda sorun var. Sorun, bu MBDP’lerin (merkez bankaları dijital paralarının) hepsi merkezi sistemde basılıyor ve dağıtılıyor olacak. BUNLAR BLOKZİNCİRİ PARASI DEĞİLDİR arkadaşlar. Bunlar DLT parasıdır. Daha önceki yazılarımda DLT ile kamusal blokzincirinin farklarını anlatmıştım. Özel veya izinli DLT’ler blokzinciri değildir diye yazmıştım daha iki hafta önce.

Bankalar ve klasik finansal yapılar DLT kavramını öne sürüyorlar çünkü öyle söyledikleri zaman, blokzinciri terimi onların anladığı eski dünyanın terminolojisine oturuyor. Halbuki yaygın kamusal mutabakat (global public consensus) olmadan o DLT’ler “blockchain” olmuyor. Eşten-eşe (peer-to-peer) olmadan da “blockchain” olunmuyor. Bu ikisi yani eşten-eşe ve kamusal mutabakat olmadan yapılan Dağıtık Muhasebe tutma işine bizler blokzinciri diyemeyiz. Kimseyi üzmek istemem ama burada kavramları yerli yerine oturmak istiyorum”.

Bugün yapılan resmî açıklamada şöyle denilmiş:

“Federal Rezerv bankalarının kendileri de ödemeler için uygun olan herhangi bir Amerikalıya dijital bir dolar cüzdanı sunacaklardır. Buna ek olarak, US Posta Servisi, banka hesabı olmayan kişilere ve/veya kimliği doğrulanmamış kimliklere sahip kişilere dijital dolar hesabı sağlanmasına yardımcı olmayı ve müşterilerin fonlarına erişmeleri için ATM’ler kurmayı hedefleyecektir”.

Buradan anlaşıldığı kadarıyla Amerikan hükümeti ve FED birlikte, ülkelerindeki herkese DİJİTAL bir cüdan verecekler ve içine de dijital bir stable coin yani Amerikan dolarına denk bir dijital coin verecekler. Her FED şubesi (ABD’de FED’in bazı eyaletlerde de şubeleri var) kendi dijital hesap kaydını açacak. Bu ne demek? Bankalar yani klasik ticari bankalar bu işlemde devre dışı mı kalıyor? Yoksa sadece insanların eline ihtiyaç ve yemek alabilecekleri bir dijital cüdan mı veriliyor?

Bunun cevabı her neyse, bu merkez bankası dijital paraları blokzinciri değil DLT üzerinde olacak. Bunları bize blokzincirine geçildi diye yutturmak isteyenlere inanmayalım.

Peki neden insanlara bitcoin, ether ya da var olan stable coin’lerden birisi verilmiyor? Çünkü onlar gerçek blokzinciri parası ve konsensus ile sayıları sınırlı tutuluyor. Halbuki bu MBDP’leri zihniyet olarak sınırsız konfeti kağıt basma işine dijitalde devam etmeyi amaçlıyor. Yanılmayalım.

Oysa Bizim Yerli ve Milli Para Basma Sistemimiz Var!

Geçen sene Türkiye Bilişim Derneği adına Anadolu şehirlerindeki üniversitelere yaptığımız gezilerde öğrencilere “2020’de büyük mali kriz geliyor” başlıklı sunumumu yapıyordum. Ve onlara diyordum ki bu krizin sonrasında yapılacaklara odaklanmalıyız, çünkü bu krizden çıkış için gerekli hazırlık dünyada sadece bizim ülkemizde yapılmıştır.

Tabii bu sözlerim çok havada kalıyordu, zira 2020’de bir mali krizin geleceğini onlara başka kimse söylememişti, öğrenciler için bu çok inanılmaz bir bilgiydi. Ne dediğimi idrak eden az sayıda öğrenci ise konuşma sonrasında yanıma gelip, “ne yapmamız lazım hocam?” diye soruyorlardı. İşte şimdi size olduğu kadar, o sunumlardaki öğrencilerime de hitap ediyorum.

Şu anda dünya artık geri dönülmez bir şekilde mali krize ve büyük şirket batışlarına doğru gidiyor. Kapitalizm batışa doğru hızla gidiyor! Peki, bizim ülkemizde yapılmış olan hazırlık nedir?

Ülkemizde onlarca yıldır bugün içine girdiğimiz global mali krizden çıkmanın çaresi olan bir mekanizma işletilmekteydi ve mekanizmanın çalışması için gerekli hukuksal düzenlemeler de yapılmıştı. Oysa, burada kanuni olan mekanizma dünyanın diğer ülkelerinde yasaktı, hatta yapana büyük hapis cezası vardı.

Reel ekonomi içinde Türk halkı olarak kendimize 40 yıldır para yaratıyorduk, yani gayri merkezi para yaratmanın dünya şampiyonu bizlerdik. Vadeli çekleri ve senetleri elden ele ödemede defalarca kullanarak bir senede 4 ila 6 trilyon lira para yaratıyoruz. Yanlış̧ okumadınız, milyar değil, trilyon TL.

Türkiye’nin bu özgün gayri merkezi parası adeta kağıt üzerinde çalışan bir blokzincir sistemini andırıyor. En az bitcoin kadar, belki de daha enteresan bir mali sistemi tamamen ihtiyaçları nedeniyle esnafımız kendi kendine oluşturmuş̧. Vadeli çekler denilen bu alternatif para yaratma sisteminin dünyada bir benzeri yok. Zaten olamazdı da çünkü dünyadaki merkez bankaları bunu hemen yasaklarlardı, yeşermesine olanak vermezlerdi.

Ülkemizdeki vadeli çekler, zaten çek değil, her biri, bir esnafın ya da tacirin kendi sözü ile ve imzasıyla çıkardığı kendi özel banknotu aslında. Her bir vadeli çek, imzalayan, kendisi bağımsız bir Merkez Bankası oluyor, tek bir farkla tabii: Bu defa para gayri merkezi ve TCMB’den izin almadan yaratılıyor, kendi banknotunu basan tüccarımız, kimseden onay almıyor, bankaya bilgi vermiyor bu işlemi yaparken ve nerede ne zaman para yaratacağı tamamen kişisel iradesine kalmış̧.

Şimdi anlıyorsunuz değil mi, FED’in bastığı merkezi dijital para sadece olan sorunu dijitale taşıyor. Gerçek ekonomi içinde kullanılmasına çalışıyorlar havadan basılan paranın, zira yıllardır bankalar ve dev fonlar basılan asıl parayı yukarıda yakalayıp yutuyorlardı. Gelinen noktada, halk galeyana gelip de bankalara saldırmasın diye önlem alıp dijital cüzdanlara zahiri (sanal) para yükleyerek biraz daha vakit kazanmak istiyorlar. Oysaki uzun vadede kurtuluşumuz buralarda değil, kamusal blokzinciri sistemleri üzerinde çalışacak, Vadeli Çeklerden örnek alınmış gayri merkezi bir kredi mekanizmasıdır.

Hepinize evlerinizden fazla çıkmadan sağlıklı bir hafta diliyorum.

Bu yazı 24 Mart 2020 tarihinde yayınlandı.

Haftalık E-Posta Bültenine Abone Olun!

Gizliliğinize saygı duyuyor, spam yapmayacağımıza söz veriyoruz...

Cemil Şinasi Türün

30 yılı aşkın tecrübesiyle fintech ve pazarlama dünyasındaki öncü isimlerden olan Cemil Şinasi Türün bilgisayar oyunlarından üç boyutlu sanal dünyalara kadar pek çok çalışmaya imza attı. Yerel ve uluslararası firmalar için kampanyalar hazırlayan Türün; teknoloji, blokzincir, kripto para ve dijital varlık konularında projeler üretti. Borsa İstanbul bünyesindeki Merkezi Kayıt Kuruluşu’nun blokzincir danışmanı olarak çalışan Türün, Türkiye Bankalar Birliği’nin resmi blokzincir eğitmeni olmakla birlikte Bilgi Üniversitesi’nde “Blockchain & Cryptocurrencies” dersleri vermeye devam ediyor.

https://www.btchaber.com/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

© Copyright 2016 - 2020 BTCHaber. Tüm Hakları Saklıdır.

Share via
Copy link
Powered by Social Snap