Genç Kuşak Yatırımcılar ve Kripto Paralar

Abone Ol:google-news
0
26/12/2020

Son aylarda kurumsal yatırımcıların, büyük fon yöneticilerinin ve özel şirketlerin kripto paralara gösterdikleri ilgiyle ve yaptıkları yatırımlarla alakalı haberlerin ardı arkasının kesilmemesiyle,  bu eğilimin özellikle bitcoin fiyatının yükselmesinin arkasındaki en önemli itici güçlerden biri olduğu konusunda şüphe yok gibi duruyor.

Yeni bireysel yatırımcının özellikle genç kuşağın kripto paralara bakışının ve yatırım tercihlerinin kripto piyasaları üzerindeki etkisi ise, fon tutarlarının, geleneksel kurumların yönettiği parayla kıyaslandığında çok küçük kalmasından olsa gerek gölgede kalan konulardan. Oysa teknoloji, dijitalleşme, salgın, ve makroekonomik şartlar gibi kavramların başrol oynadığı konjonktürde, yeni nesillerin yatırımlarını nasıl şekillendireceğinin, gelecekte kripto para piyasalarının gelişimini etkileyecek önemli unsurlardan biri olması beklenebilir.

Finansal danışmanlık grubu deVere’nin Aralık başında sonuçlarını açıkladığı ve milenyum kuşağı olarak nitelendirdiği 700’ün üstünde müşterisiyle yaptığı bir ankete göre müşterilerinin 2/3’si bitcoin’i altına tercih etmekteymiş.  Milenyum ya da Y kuşağı olarak bahsedilen grup 1980-1996 arası doğan, 24-40 yaş aralığında ve Kuzey Amerika, Asya, Doğu Asya, Afrika, Orta Doğu Avustralya, Latin Amerika ve İngiltere yerleşikli katılımcılardan oluşuyor. 

Ankete göre bu tercihin sebebi katılımcıların güvenli liman olarak bitcoin’i altına göre çok daha iyi bir yerde konumlandırmaları. Bu genç neslin ve daha sonra doğan, Z kuşağı denilen 24 yaş altı genç nüfusun kripto paralara ilgisi bu anketin yanı sıra başka verilerle de destekleniyor. Şu anda piyasada kurumsal yatırımcıların gücü görülse de, ilerisi için bireysel yatırımcının etkisi de değerlendirilmeli: nihayetinde bu yaş grubu gelecekte dünya ekonomisinin ve piyasaların daha baskın ve önemli bir parçası, katılımcısı olacaklar. Baby boomers’lardan milenyum kuşağına, kuşaktan kuşağa gerçekleşecek en büyük servet transferinin 60 trilyon dolara kadar çıkacağı tahmin ediliyor, dolayısıyla kripto varlıkların seçimi önemli.

Teknoloji, genç nesille kripto para dünyasının örtüşmesindeki en önemli unsur: evvelki nesillere göre teknolojiye çok daha yatkın ve ilgili olmaları,  dolayısıyla potansiyeli daha çabuk kavramaları, doğası teknolojiye dayanan kripto paraları anlamada bir üstünlük sağlamakta. 2018’de yapılan bir araştırmaya göre ABD’de 13-17 yaş arasındakilerin %95’i akıllı telefon ve %97’si en az bir online platform kullanıyor. %85’İ YouTube kullanıcısı ve  %45’i neredeyse sürekli online durumda. Her şeyin, YouTube’dan öğrenileceğini düşünüyor ve ilgi duydukları birçok konuda da “Kendin Yap”  (DIY, Do-it-yourself) anlayışını benimsiyorlar. Bağımsız olmak ve herkesin kendi kendisinin sesi olması (“bitcoin’le kendinin bankası ol” söylemi gibi) gibi istekler önemseniyor. Robo-danışman hesapları için bir anlamda bu davranış tarzının uzantısı denebilir. Bu anlayış yatırım ve finansal danışmanlık için geçerli; geleneksel aracılara göre hem ucuz hem de erişimi kolay robo-danışmanlar vb. uygulamalarla hesap açıp, portföy yönetimini öğrenip küçük de olsa tasarrufa erken başlayabiliyorlar.

İnternetle büyüyen, profesyonel yatırım uzmanlarının tavsiyelerini dinlemek yerine stratejilerin paylaşıldığı uygulamalardan öğrenmeyi daha çekici bulan yeni bir yatırımcı jenerasyonu finansal piyasalara katıldıkça da yeni yatırım alışkanlıklarının yaratılacağını ve bu neslin kripto paraların özelliklerine ve sunduğu sisteme doğru gidişata oldukça hazır olduğunu söylemek çok yanlış olmaz.

Genç neslin kripto paralara yönelmesini teşvik edecek diğer önemli unsurlar salgınla gelen küresel ekonomik durgunluk, işsizlik ve merkez bankalarının çare olarak piyasa verdiği trilyonlarca dolarlık likiditenin yarattığı enflasyon tehdidi ve sonuçta bu durumun yarattığı genel güvensizlik ortamı. Salgından önce yayınlanan bir raporda bile genç Amerikalıların daha yaşlı jenerasyonlara göre hem insanlara hem kurumlara çok daha az güvendikleri açıklanmış.

ABD’de Mart 2020’de yapılan bir çalışmaya göre 18-23 yaş arasında, kendisinin veya hanesinde birinin işsiz kaldığını veya maaşının kesintiye uğradığını söyleyenlerin oranı %50 ki bu oran biraz daha büyük yaş grubunda %40; demek oluyor ki daha genç nesil geleceğe daha da belirsiz bakmakta.  Diğer taraftan işini kaybetmeyen şanslı kesimde, özellikle Y ve Z kuşağında tasarruf ve birikim eğilimi artmış. Bu da sisteme ve geleceğe duyulan güvenin azalması olarak yorumlanabilir. Sonuçta bu şartların genç insanları enflasyona karşı koruduğunu düşündükleri ve saklaması kolay kripto varlıklara yatırım yapmaya yöneltmesi doğal duruyor. Diğer taraftan bu belirsiz ekonomik ortamda hayatlarıyla ilgili eğitim, kariyer, yatırıma başlama vb. gibi önemli kararlar arifesinde olan bir yaş grubu var; bu insanların gelecekle ilgili beklentileri yenilenirken değer saklama aracı olarak seçecekleri varlıklar, kripto paraların yaygınlaşmasının bireysel ayağını etkileyecektir.

Konuya getiriler açısından bakıldığında da yatırım yapmaya hazır hale gelen kısım için küresel geleneksel piyasaların sunduğu fırsatlar çok da olumlu değil: mevduatlar için faiz getirisi sıfıra yakın, tahvil piyasasında değer kazanma ve faiz getirisi yatırımcı için cazip değil. Hisse senetleri piyasaları iyi gözükse de değerlemelerin reel ekonomiden ayrışmış olması, borçların arttığı ve ekonomik durgunluğun devamının beklendiği önümüzdeki senelerde şirketlerin bilançolarını nasıl düzelteceği merak ve tartışma yaratan konulardan. Getiri yokluğuna fiat paraların değer kaybedeceği konusunda artan endişeler eklenince mevcut finansal sistemin gelecek nesillere sunacakları kısıtlı gibi duruyor.

1996’dan sonra doğan kuşağın 2019’da global nüfusun %32’sini oluşturarak dünyada sayıca en büyük jenerasyon olduğu, bu sayıya %23 oranla bir evvelki kuşak da eklendiğinde dünya nüfusunun %55’ini oluşturduğu belirtiliyor. Bu genç neslin bir kısmı henüz gelir kazanmadığından tasarruf ve yatırım konusunda aktif olmadıkları malum ancak gelecekte hem dijital platformlara alışkan olmaları, hem de kripto varlıkların merkeziyetsiz, aracısız yapısı ve eğilimleriyle örtüşen yaratıcılığı nedeniyle birikimlerini yeni bir parasal sistemin geleceğine yatırmaları için uygun bir zemin oluştuğunu söylemek çok da iddialı olmaz.

BTCHaber E-Posta Bültenine Abone Olun!

Diğer 1.044 kişiye katılın ve bugün bizimle kripto para yolculuğunuza başlayın.

Asla istenmeyen posta göndermeyeceğiz ve kişisel bilgilerinizi kimseyle paylaşmayacağız.

Didem Kurunç

İEL ve İşletme Fakültesi mezunudur. ABD’de yüksek lisans (MSc in Finance) eğitimini onur derecesiyle bitirmiştir. Bir süre özel sektörde finans alanında çalışmış ve finans dalında doktora eğitimini tez aşamasına kadar devam ettirmiştir. Eğitim, finans ve finansal okuryazarlık ilgi alanları arasındadır ve bu konularda bağımsız danışmanlık yapmaktadır.

https://www.btchaber.com/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

bitcoin
Bitcoin (BTC) 275.498,44 TL 0,89%
ethereum
Ethereum (ETH) 17.412,25 TL 0,14%
tether
Tether (USDT) 8,55 TL 0,20%
binance-coin
Binance Coin (BNB) 2.452,80 TL 3,27%
cardano
Cardano (ADA) 9,92 TL 3,15%
xrp
XRP (XRP) 5,00 TL 0,64%
usd-coin
USD Coin (USDC) 8,54 TL 0,26%
dogecoin
Dogecoin (DOGE) 1,61 TL 2,88%
polkadot
Polkadot (DOT) 107,77 TL 3,34%
binance-usd
Binance USD (BUSD) 8,53 TL 0,52%
Share via
Copy link
Powered by Social Snap