Dünyadaki Yeni Konjonktürü Anlama Rehberi (1)

dunyadaki yeni konjonkturu anlama rehberi 1a

Şu anda dünyada algılamamız gereken bir gerçek var: A.B.D. ve Birleşik Kırallık yüz yıl sonra yeniden karşı karşıya gelmiş durumda. İçine girdiğimiz yeni konjonktür (*) bunun sonucu. Bu haftaki yazımda bu durumu inceleyeceğim.

Şu anda dünyada yaklaşık olarak 2001’den bu yana süregelen konjonktürün değiştiği günleri yaşıyoruz. Arkada dünya enerji sektörünü kontrol eden yapı ile kağıttan para basan yapının savaşı var. Bunu görmedikçe olan biteni anlamak imkansız. Bu iki yapı için sembol kelimeler var biliyorsunuz, Rockefeller ve Rotschild diye iki ailenin ismi zikredilir hep. Ben müsaadenizle bu yazıda başka bir yöntem uygulayayım ve “Enerji sektörünü kontrol ederek dünyada kredi yaratanlara” taşçılar, “fiat paraları üreterek ve akışını sağlayarak kredi yaratanlara” kağıtçılar ve ABD’nin Pentagon adlı binası ile temsil edilen askeri-endüstriyel varlığını da makasçılar olarak adlandırayım. Siz makasçıları, hem bildiğimiz elle kullanılan makas olarak anlayabilirsiniz hem de demiryollarındaki “yolların çatallandığı yerlerde yönü değiştiren makasçı” olarak da. Nasıl isterseniz o şekilde okuyabilirsiniz. Yeni konjonktür; Fed adlı kurum yüzünden bugün ağırlık noktası ABD’de sansak da, aslında sistemin tasarlandığı 1830’lardan beri isimleri İngiltere ile özdeşleşen kağıtçıların son 15-16 yılda yaptığı yanlış para politikaları sonucunda ortaya çıkan global krizin etkisiyle, makasçıların yön değiştirip taşçılarla beraber yeni bir dünya düzenine yelken açmaları diye özetlenebilir. Dikkat, bu yeni düzen Davos’ta (WEF bünyesinde) kurgulanan değil, orası Covid sonrası tamamen çökmüş durumda. 

Yeni konjonktür, bir cümle ile: Eskiden petro-dollar olarak da bilinen taş-kağıt ikilisinin yollarının makasla ayrılıp bu iki yapının adeta savaşacak hale gelmeleridir. Buna imkansız gözüyle bakanlarınız varsa size 100 yıl önce dünyada yaşanan olaylarla cevap verebilirim.

1920 yılına geri dönelim: O yıl birinci büyük dünya savaşı sona ereli iki yıl olmuş ancak henüz bitik Osmanlı Devletinin topraklarındaki petrol bölgeleri paylaşılmamış.  Savaşı Almanlar kaybetmiş ama 1917 yılında savaşa son anda dahil olan ABD’nin bankacılık devi J.P. Morgan ve onun Avrupalı ortakları B. Britanya’ya ve Fransa’ya büyük krediler açarak silah satıp borçlandırmışlar. Savaşın bitmesinden sonra petrol sahalarının yani Musul ve Kerkük bölgesinin paylaşımının yapılabilmesini sağlamak için Britanya Hükümeti, bir zamanlar Osmanlı toprakları olan Mısır, Basra, Suriye ve Irak’ta hala yaklaşık 1 milyon askerini tutmaktadır. Ancak zorlu savaşın daha öncesinden, 1914’den beri İngiliz maliyesi iflas durumundadır. Amerikan merkez bankacılarından borçlar alınmasa savaşı kazanamayacaklardı. İşte bu borçları veren New York merkezli kağıtçılar ve petrol satışını yapan da taşçı kuzenleri. O sırada daha makasçılar devrede değil, hala dünyada İngiliz borusu ötüyor. Ancak bu çok sürmeyecek. 1920 yılı bir kırılma senesi, bundan sonra ABD, dünyada İngilizlerin yerine bir numaralı ülke olma iddiasını açıkça ortaya koymuştur. Versay anlaşmasının yazılmasında, Almanlara çok yüksek bir faturanın  çıkartılmasında ABD’den gelen bankerler önemli rol oynamışlardır. (Ref:1)  İşte o zaman da, Rusya’daki devrimin parasal yatırımını yapan, devrim sonrasında, 1920’de, Sovyetler Birliği (Asya ve Sibirya) petrol yataklarının bulunup işletilmesinde Lenin’le ortaklık anlaşması imzalayan da ABD’li taşçı grup olmuştu. Rusya ve İngiltere arasındaki fay hattı kırılması da 1918’de bir kuzenin (resimde sağdaki George V’in) diğerinin (soldaki Çar 2. Nikola) öldürülmesine onay vermesi ile keskinleşmişti. Birbirine ikiz gibi benzeyen bu iki kuzenin ikisi de efsane 

dunyadaki yeni konjonkturu anlama rehberi 1a

Kraliçe Viktorya’nın torunuydu ancak emperyal ve konjonktürel gereklilikler sonucunda birisi diğerinin dolaylı da olsa katili olmuştu. Sonuçta Rusya ve İngiltere ayrı düştü, Amerika bu kargaşadan yeni dünya devi olmaya aday olarak çıktı. İşte o zamanın yeni konjonktüründe taşçılar ABD’yle beraber yükselerek kendilerini kağıtçılara karşı ana oyuncu yaptılar. Yer yer ortaklık da yapan bu iki grup şimdi, 2020’den bu yana yeniden kanlı bıçaklı birbirlerine girdiler. 

Bir parantez açalım:

(Tüm bu tarihi olaylarda Türkiye’nin ve Mustafa Kemal’in rolü de çok mühimdi tabii: 1915’de Çanakkale’de önce denizde ardından da karada İngilizleri durdurmamız 1917 Sovyet Devrimini oluşturan şartları mümkün kılmıştı. Buna karşılık, Lenin de 1921 yılında yeni Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulması için Kurtuluş Savaşımıza silah ve altın desteği vermişti. Taksim Cumhuriyet anıtında Atatürk’ün heykelinin arkasında Kliment Voroşilov ve Mihail Frunze gibi iki Sovyet generali boşuna yer almıyor.)

Sonuç olarak 1920’de İngilizlerin Orta Doğu’daki oyunu bozuldu, The Great Game sekteye uğradı, globalist finansçılar, yani kağıtçılar devreye Amerika’lıları soktu ve onlarla beraber taşçılar birlikte ortaklık yaptıkları Bakü’den sonra bizim bölgemize de girdi. (Not: Henüz o zamanlarda S. Arabistan petrol sahaları keşfedilmemişti). Savaşı global finansçılar marifetiyle kaybeden Almanların Türkiye Petrollerindeki %25 payı da İngilizler tarafından Fransızlara verildi ve taşçılarla devrimin lideri Lenin arasında Bakü ve Sibirya dahil tüm Sovyet petrol sahaları için yukarıda bahsettiğim anlaşma yapıldı (**). 

Bu anlaşma iyi kötü hala yürürlükte olsa gerek ki, 2022 Şubat ayı sonunda patlak veren Rusya-Ukrayna savaşı sadece taşçıların ve Rusya’nın ekmeğine yağ sürdü.  Demek ki, yeni konjonktür dediğimizde şöyle bir çatallanma ve yeni yol makası anlamalıyız:

Özet:

  1. Rusya ve onun petrol ve gazda ortağı olduğu taşçılar ile,
  2. Çin’e maddi destek veren, bu ülkenin ana yatırımcısı ve alacaklısı olan kağıtçılar,

karşı karşıya geldi. 

3) Biden gelir gelmez Çin’e karşı savaş pozisyonu alan makasçılar ile taşçılar bu yeni kanjonktürde beraberler. 

Bu kutuplaşmanın ayak izlerini bu sütunlarda daha önce yazmıştım:

  • 2021 yılı başında Çin’deki bitcoin madencilerinin alelacele taşınıp Kazakistan, Rusya ve ABD’ye gitmeleri,
  • Tayvan’daki TSMC yonga fabrikasının makasçıların baskısıyla ABD’ye taşınma kararı,
  • Samsung’un yonga fabrikasının ABD’ye, Teksas’a taşınma kararı,
  • Çin’e yonga tasarım yazılımlarının askeri silah kategorisine konup yasaklanması vb. vb.

Bu son ayak izlerini de anlamanız için Silikon Vadisinin ve genel olarak teknoloji inovasyonlarının da taşçıların girişim ve ortaklık alanı olduğunu bilmeniz iyi olur. Silikon Vadisinin 1960’larda kuruluşundan itibaren taşçılar ile Amerikan devleti (sadece makasçılar değil) ortaktırlar. Intel, Apple, Google, Elon Musk vb. hepsi bu yapıdan çıktı.

Sonuç:

Dünyada değişen konjonktür ile çok önemli fay hattı kırılmaları olmakta. Rusya devleti bu yeni konjonktürde tıpkı 1917’de olduğu gibi önemli jeostratejik roller üstlenmek durumunda kalacak, örneğin ona Çin’in yolunu kestirecekler. Bunları belki de istemeden üstlenmek zorunda, zira oligarkları Londra’ya (kağıtçıların bankalarına) para taşımaktayken, Ukrayna operasyonu ile taş-makas ikilisi bu oyunu bozdu ve Rusya’yı yeni konjonktüre uyum sağlamaya zorladılar. Artık bölgemizde bu yeni oyun geçerli. 

Haftaya: Yeni oyunun adı “The New Levant” ve Türkiye bu yeni konjonktürde kilit ya da kimyasal tabirle “katalizör” ülke olmaya aday. Hem Yeni Levant’ı tanımayı hem de Türkiye’ye biçilen bu yeni rolüne de gelecek hafta bakalım izin verirseniz.

Notlar: 

  • Konjonktür = bir ülkenin veya bir grup ülkenin ekonomik durumunu etkileyen, birbiriyle etkileşimli öğelerin tümü.
  • * : Türkiye kendi adına kurulan iki petrol şirketinden de (biri Alman diğeri İngiliz) hiçbir zaman maddi yarar sağlayamadı, sonuçta bu şirketler döndü dolaştı bugünkü BP oldular

Referanslar:

  1. F. William Engdahl, A Century of War: Anglo-American Oil Politics and the New World Order (1992).  Bu kitabı bu konuda, yani petrolün savaşlarda oynadığı rol konusuna ilgi duyanlara hararetle tavsiye derim.
  2. https://en.wikipedia.org/wiki/George_V maddesi. Fotoğraf iki kuzenin birbirine ne derece benzediğinin güzel bir kanıtı. 
Cemil Şinasi Türün

Cemil Şinasi Türün

30 yılı aşkın tecrübesiyle fintech ve pazarlama dünyasındaki öncü isimlerden olan Cemil Şinasi Türün bilgisayar oyunlarından üç boyutlu sanal dünyalara kadar pek çok çalışmaya imza attı. Yerel ve uluslararası firmalar için kampanyalar hazırlayan Türün; teknoloji, blokzincir, kripto para ve dijital varlık konularında projeler üretti. Türün, 2017'de Bilgi Üniversitesi'nde vermeye başladığı "Blokzincirleri ve Kriptoparalar" konulu dersini 2020 başından bu yana Boğaziçi Üniversitesi'nde vermekte.
https://cemilturun.medium.com/

Yanıt verin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Türkiye'nin Uzman Kadrolu Kripto Haber Platformu
bitcoinBTC/TRY
352.358,81 TL 4,68%
ethereumETH/TRY
24.730,87 TL 4,76%
tetherUSDT/TRY
18,27 TL 0,08%
usd-coinUSDC/TRY
18,29 TL 0,17%
bnbBNB/TRY
4.917,92 TL 4,27%
binance-usdBUSD/TRY
18,21 TL 0,40%
xrpXRP/TRY
6,98 TL 10,15%
cardanoADA/TRY
8,14 TL 2,43%
solanaSOL/TRY
586,92 TL 4,54%
dogecoinDOGE/TRY
1,07 TL 4,10%
Bağlantıyı kopyala