DeFi’nin Regülasyonla Dansı

defi2

Bu haftaki yazımızda, DeFi’nin, gün geçtikçe daha çok ensesinde hissetmeye başladığı kanuni düzenleyicilerle yaptığı danstaki son hareketler var.

Geçtiğimiz hafta içinde Wall Street Journal’de çıkan bir habere göre ABD’nin menkul kıymet piyasalarının denetleyicisi SEC (Security Exchange Commission), DeFi’nin en büyük platformlarından Uniswap hakkında bir inceleme başlattı.

Konunun detayları yani incelemenin ne hakkında olduğu konusu henüz çok açık değil, ancak SEC’den geçtiğimiz ay içinde gelen işaretler konunun daha çok airdrop olarak adlandırılan ve ücretsiz olarak dağıtılan tokenler başta olmak üzere bu protokollerin kulanıcılarına verdiği teşvikler olduğu anlaşılıyor.

Geçtiğimiz haftalarda SEC’in başındaki isim Gary Gensler (ki kendisi bu göreve atanmadan önce MIT’de Blokzincir üzerine ders veriyordu), DeFi protokollerinin ne kadar merkeziyetsiz olurlarsa olsunlar protokol kullanımını teşvik amacıyla verdikleri tokenlerin menkul kıymet sayılabileceğini söylemişti. Gensler’e göre protokollerin ne kadar ‘merkeziyetsiz’ olduğu konusunda yanlış anlaşılma var: Belirli açılardan merkeziyetsiz olan protokoller, diğer bir taraftan bakılınca oldukça ‘merkezi’ özelliklerlere sahipler.

SEC’in incelemesi ne kadar sürer, inceleme sonrasında iş ne kadar ciddileşir ve Uniswap’ın ceza alabileceği bir noktaya gider mi, tam bilemiyoruz. Benzer şekilde Ripple da piyasaya sunduğu XRP tokenin aslında bir menkul kıymet olduğu suçlaması ile bir soruşturma geçiriyor. XRP için bu konunun dava aşamasına gelmesinin yedi yıl sürdüğünü düşünürsek, Uniswap için hemen önümüzdeki aylarda bir aksiyon gelmez gibi görünüyor. SEC’nin böyle durumlarda genelde ‘kötü niyetli’ aktörleri cezalandırma yoluna gittiği biliniyor. Uniswap’ın böyle bir aktör olmadığı neredeyse kesin ve zaten ilk açıklamalarında da her tür konuda SEC’e yardımcı olacaklarını belirttiler.

“İyi de, airdrop bedava veriliyor, bundan protokolün bir kazancı yok ki?” sorusu akla gelebilir ancak SEC’ye göre, bedava verilse bile alan kişinin sonradan kazanç sağladığı ürünler menkul kıymet olarak değerlendiriliyor. Konu ne şekilde ilerleyecek merakla bekliyoruz.

DeFi buna nasıl tepki verdi?

DeFi dünyası, SEC-Uniswap olayında normal olarak Uniswap çevresinde birleşiyor. SEC’in işi biraz daha zor, zira karşısında XRP olayında olduğu gibi bir şirket (Ripple) değil, koca bir topluluk bulacak (ki XRP olayında SEC gayet haklı bir konumda iken bile kesin bir üstünlük sağlayamadı henüz). DeFi dünyasının (aslında genel olarak kripto dünyasının) özellikle ABD’de yerleşik aktörlerinin beklentisi, bu alanda kuralların tüm paydaşlar tarafından açıkça tartışıldıktan sonra belirlenmesi ve net olması. Bunun için de daha henüz başlangıç aşamasında olan ve her gün yeni bir ürünün ortaya çıktığı bu sektöre, belirli bir olgunluğa kavuşması için zaman verilmesi.

Hatırlarsanız, ABD senatosunda geçtiğimiz ay geçen teşvik paketi içinde yer alan vergi raporlaması konusu aslında kripto dünyası için sonraki mücadelelere yönelik bir antrenman olmuştu. Tasarıda tepki çeken konu, kripto kazançlarının vergilendirilmemesi değildi, zira bu kazançların vergilendirilmesi konusunda herkes hemfikir. Oradaki asıl çekince düzenlemenin ‘açık ve net’ olmaması nedeniyle, kişilerin kazançlarını beyan ettikten sonra bunun ‘sağlamasını’ yapmak için hangi kurumlardan bilgi istenebileceğinin geniş tutulması idi. Örneğin, kriptopara alım-satım platformları vergi dairesine kullanıcıların kazançlarını bildirecekler, orası net. Oysa tasarının dilinden DeFi protokollerinin, madencilerin ya da yazılımcıların bile bu konuda ‘ihbarcı’ olması bekleniyor gibi bir anlam çıkıyor ki, bu kısım topluluğu ayağa kaldırdı.

ABD’li kripto oyuncularının korkusu DeFi’nin kuruluş temellerini anlamadan yapılan düzenlemelerin, inovasyonu ülke dışına çıkarma ihtimali. ABD’li kurumların anlaması gereken bir konu var. Kripto ya da DeFi gibi fiziki engellerin olmadığı bir alanı, eski anlayış ile denetlemeye çalışmak beyhude bir çaba.

Bu tip hareketlere, DeFi dünyasının vereceği ilk tepki, yazılımcıların ‘takma’ isimler ile ürün geliştirmesi olacak. Bu zaten halihazırda yaşadığımız bir durum (bakınız DeFi opsiyon platformu Hegic’in kurucusunun anonim bir hesap olması) ve bu durum daha da genele yayılacak.

DeFi’de merkeziyetsizlik hızlanır mı?

Gary Gensler’in söylediği DeFi protokollerinin merkeziyetsiz göründüğü ama çoğunun merkezi özellikleri olduğu doğru. Üstelik olması gereken de belki bu. Zira, bir protokolün özellikle ilk kurulduğunda lokomotif ufak bir ekibe ihtiyacı var. Bu ekip, ürünü hızlıca geliştirme ve bunun için çekirdek fonlama bulma aşamasında gerekli. Sonrasında ise protokoller yavaş yavaş genele yayılıyor ve merkeziyetsizleşiyorlar. Dolayısıyla, Gensler’in yaptığı gibi anlık bir snapshot alıp bakarsanız merkezi özellikleri gözünüze batabilir, ancak daha doğru olan bunu bir süreç olarak değerlendirerek zaman vermek.

SEC’nin yapacağı bu hareketler, aslında belki de DeFi protokollerini merkeziyetsizleştirmek anlamında yardımcı olacak. Zira, artık ekipler en baştan itibaren anonim olarak kurulacaklar. ‘Peki o zaman fonlamayı nasıl bulacaklar, kimler onlara para verecek?’. Onu çok dert etmeyin, daha geçen hafta Avalanche ağı üzerine anonim geliştiriciler tarafından kurulmuş olan alım-satım platformu TraderJoe, belli başlı büyük fonlardan 5 milyon ABD Doları fonlama aldı. Yani proje kaliteli olursa para bulunur.

“Merkeziyetsiz olunca hızlı geliştirme yapabilirler mi?”. Burada artık konu geliştirici ekipten çok topluluğa geçiyor gibi. Orada da yine geçtiğimiz hafta içinde kurulan Loot projesinin bir hafta içinde aldığı yola bakacak olursanız, çok da endişe edilecek bir durum yok gibi görünüyor.

geyser 3242005 1920

‘Peki ya düzenlemeler gelir de, bu fonlar anonim hesaplara yatırım yapamazlar ise?’ diye sorabilirsiniz. Onun da kolayı var, bundan sonra girişimler DAO (Decentralized Autonomous Organization) dediğimiz yapılar üzerinden fonlanacak. Bu yapılar, tamamen sanal dünyada anonim kişiler tarafından kurulmuş ve DeFi ya da NFT dünyasında projelere yatırım yapan girişim sermayeleri.

Son söz olarak, “su akar yolunu bulur, önüne set çekmeyin yeter” desek acaba çok mu iddialı konuşmuş oluruz?

Turan Sert

Turan Sert

Boğaziçi Üniversitesi İşletme (BA, 1995) ve Harvard Business School (MBA, 2001) mezunu olan Turan Sert, finans ve teknoloji ağırlıklı kariyerine Arthur Andersen'da denetim ve Garanti Bankası'nda yatırım bankacılığı ile başladı. Booz Allen New York ofisinde üç yıl süren yönetim danışmanlığı sonrası 2005 yılında Türkiye'ye döndü. Çeşitli Fiba Grubu iştiraklerinde murahhas azalık ya da yönetim kurulu üyelikleri ve 2014-16 yılları arasında Özyeğin Üniversitesi’nde CBO'luk görevinde bulundu. Önce kuruluşundan itibaren içinde yer aldığı Girişim Fabrikası, sonrasında da 2016 yılında kurduğu teknoloji girişimi ile Türkiye'deki ekosistemin büyümesine katkı sağladı. Blockchain Türkiye aracılığıyla 2019 yılında yayınlanan "Sorularla Blockchain" isimli bir kitabı da bulunmakta (ücretsiz olarak indirme linki - http://bit.ly/Sorularla_Blockchain).
https://turansert.com

Yanıt verin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Türkiye'nin Uzman Kadrolu Kripto Haber Platformu
bitcoin
Bitcoin (BTC) 426.144,21 TL 1,26%
ethereum
Ethereum (ETH) 31.411,09 TL 4,51%
cardano
Cardano (ADA) 22,14 TL 8,32%
binance-coin
Binance Coin (BNB) 3.925,20 TL 6,90%
tether
Tether (USDT) 8,32 TL 0,08%
xrp
XRP (XRP) 10,82 TL 6,48%
solana
Solana (SOL) 1.549,96 TL 29,31%
dogecoin
Dogecoin (DOGE) 2,40 TL 9,15%
polkadot
Polkadot (DOT) 272,24 TL 6,20%
usd-coin
USD Coin (USDC) 8,32 TL 0,01%
Copy link
Powered by Social Snap