Ampleforth’a Devam…

Abone Ol:google-news
0
13/10/2020

Geçtiğimiz hafta başladığımız Ampleforth yazısına, kaldığımız yerden devam ediyoruz.

O uzun yazımızı özetlersek:

Ampleforth ilginç bir proje. En ilginç yanı, bir yandan stabil bir para yaratırken diğer yandan yatırımcısı için getirisi olan bir proje olmayı hedeflemesi. Bir başka deyişle bir yandan Tether gibi değeri dar bir bandın içinde hareket eden bir para olacak – ki böylece asıl nihai amacı olan alışverişlerde yaygınca kullanılabilsin. Ama öte yandan sistemin parası olan AMPL’nin Tether’in aksine bankada bir karşılığı olmayacak, bir nevi Bitcoin gibi bağımsız, sansürlenemez ve değeri kendinden menkul bir para olarak yatırımcısına kazanç sağlayacak.

Bunu yapabilmek için de ilginç bir yol deniyor: Bitcoin’in fiyatının dalgalı olmasının en büyük nedeninin arzının kısıtlı olması argümanından yola çıkarak dalgayı azaltabilmek için arzı oynak tutuyor. Talep olunca arzı artırıyor, azalınca benzer şekilde azaltıyor. Üstelik bunu, hayatımıza yeni giren teknolojilerden Akıllı Kontratlar sayesinde yatırımcıların cüzdanlarına direkt müdahale edip cüzdana direkt para koyarak ya da cüzdandan para alarak yapıyor. Hem ilginç, hem de korkutucu değil mi?

Kaynak: Image by Megan Rexain from Pixabay

Kaynak: Image by Megan Rexain from Pixabay

Geçtiğimiz yazı çok uzadığı için, Ampleforth’un bu ilginç para politikasından bahsetmiş ama diğer kısımlarını sonraya bırakmıştık. Gelin şimdi Ampleforth’un diğer özellikleri ile birlikte potansiyel olarak görülebilecek sıkıntılarından bahsedelim:

Bitcoin var, stabil paralar var, Ampleforth’a olan ihtiyaç nereden geliyor?

Kripto dünyasında en olgun ve kendini kanıtlamış proje Bitcoin. On yılı aşkın bir süredir tıkır tıkır çalışıyor. Durdurmayı ya da sekteye uğratmayı başaran olmadı. Sıkıntıları yok mu var tabii. Neler onlar?

Kişiden kişiye çok değişse de teknolojik olarak yavaş gelişmesi (ki bunu bir sorun değil “gerekli bir özellik” olduğunu savunanlar da var), basitliği nedeniyle üzerine kurulacak yeni yapılara çok uygun olmaması genelde Bitcoin ile ilgili şikayetlerin başında gelir.

Alışverişlerde Bitcoin kullanmak mı? Zor çok zor…

Teknolojik olarak yavaş evrilmesine verilen en kritik örneklerden biri kişiden kişiye ödemelerde çok da yaygınlık kazanamamış olması. Hem de Satoshi Nakamoto’nun kaleme aldığı Bitcoin’in tanıtım dokümanı (white paper) başlığının “Bitcoin – Bireyden-Bireye Elektronik Nakit Sistemi” olmasına rağmen. Belki de bu sıkıntı nedeniyle, kendisini savunanların son yıllardaki söylemleri Bitcoin’in alışverişler için kullanılabilecek bir araç olmasından, bir nevi Dijital Altın yani değer saklama aracı olarak görülmesi gerektiğine evrilmiş durumda.

Bitcoin’in rakipleri onu zayıf karnından vurmaya çalışıyor…

Bitcoin’in yaşadığı sorunları çözmek amacıyla sonrasında pek çok klonu çıktı. Sayı olarak 100’ün üzerinde. Aslında bunda şaşıracak bir durum da yok, zira açık kaynak bir uygulama olduğunuzda isteyen herkes oturup bir klonunu yaratabilir. Çok basit. (Asıl zor olan, sisteminize inanmış bir topluluk yaratabilmek. İşte en başarılı Bitcoin klonunun bile -ki en büyüğü Bitcoin Cash olur- en sıkıntı yaşadığı konu da hep bu oldu.)

Kaynak: Image by Andrew Martin from Pixabay

Kaynak: Image by Andrew Martin from Pixabay

Bitcoin klonları da genellikle alışverişler için kullanılabilme noktasında kendilerini ayrıştırmaya çalışıyorlar. Aslında burada teşhis doğru, tedavi önerileri ise klondan klona değişiyor: Litecoin örneğinde olduğu gibi her 10 dakikada bir uzlaşma yapmak yerine 2.5 dakikada bir yapmak, böylece işlemlerin teyidini hızlandırmak bunlardan biri. Ya da Bitcoin Cash örneğinde olduğu gibi uzlaşma yapılan her bir bloğun büyüklüğünü artırmak böylece yoğun işlem zamanlarında blokların dolmasından ötürü oluşacak gecikmeleri önlemek bir diğeri. Ve nihayet, Lightning Network gibi Bitcoin üzerine kurulu ikinci seviye çözümler ile ana blok zincirini daha az kullanarak maliyetleri azaltmak ve böylece ufak ödemeler (örneğin Bitcoin ile kahve almak) için kullanışlı hale getirmek bir başkası bu örneklerin.

Ama mevcut çözümler hep teknik, halbuki asıl sorun ekonomik…

Gördüğünüz gibi yukarıdaki çözüm önerilerinin hepsi teknik. Halbuki kabul etmemiz gereken bir gerçek var, o da Bitcoin’in genel olarak gündelik hayatımıza girememesinin en önemli nedenlerinden biri aslında fiyatının çok dalgalı olması. Bu dalgalanmalar içinde Bitcoin’i alışveriş aracı olarak kullanmak neredeyse imkansız, zira alışverişte tarafların en fazla ihtiyaç duyduğu adil ve değeri çok fazla oynamayacak bir araç – ki kafaları rahat olsun ve asıl işlerine odaklanabilsinler.

Ya stabil paralar?

İşte bu dalgalanma sorununu çözebilmek amacıyla itibari paralara (fiat para da denen merkez bankaları yönetimindeki ülke paralarına) çapalanmış stabil paralar çıkarıldı ve büyük de ilgi gördü. Ancak önceki yazımızda da değindiğimiz gibi bu paraların merkezi yapılar olmaları merkeziyetsiz finans düsturuna ters – üstelik sicilleri de o anlamda hiç iyi değil (yeri geldiğinde bireylere ait paraları dondurmaları gibi).

Bunun yanında bu stabil paralar kısa vadeli alışveriş amacına hizmet edebilirler ancak uzun vadede, ABD ve Avrupa merkez bankalarının sürekli genişleme hareketleri sebebiyle itibari paraların değerinin düşeceği sık dile getirilen bir iddia. Bu iddiaya inanan pek çok yatırımcı için stabil paralar kısa vadeli işlemler dışında çok da cazip değil.

Bu nedenlerle Bitcoin benzeri bağımsız, sansürsüz ama bir yandan da fiyat volatilitesi daha düşük kripto paralara bir ihtiyaç var gibi görünüyor. İşte Ampleforth bu ihtiyaca cevap vermeye odaklanmış bir kripto para.

Nedir Ampleforth’un diğer özellikleri?

Geyser

Geyser, Ampleforth’un getiri çiftçiliği (yield farming) amacıyla Uniswap ve Mooniswap‘da çıkardığı bir program. (Uniswap likidite havuzları ile ilgili detaylı yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.)

Havuzları bir cümle ile özetlersek, merkeziyetsiz bir borsa olan Uniswap’ta, iki bölmeli havuzlar kuruluyor idi. Genelde bu bölmelerin bir tarafında Ethereum’un parası ETH, diğerinde ise arzu edilen bir token oluyor. Amaç bu token ile işlem yapmak isteyenlere likidite sağlayarak Uniswap’ın gerçek bir merkeziyetsiz borsa gibi çalışmasını sağlamak. Bunun karşılığında likidite sağlayanlar hem yapılan işlemlerden %0.3 oranında pay alıyorlar, hem de UNI token’i kazanıyorlar.

Ampleforth’un hazırladığı programda yatırımcılar Uniswap’a koydukları likiditeyi Ampleforth’un yarattığı Geyser’e kilitlemek zorundalar. Ampleforth, bu havuzu özendirmek amacıyla likidite sağlayıcılara aylık toplam 25,000 AMPL dağıtma sözü vermiş. Bunu yaparken uzun vadeyi özendirmek amacıyla, ne kadar uzun süre tutarsanız, havuzdan alacağınız pay kat be kat artıyor. Yani bir ay tutarsanız x alıyorsanız, sonraki bir ayda 2x, üçüncüsünde ise aylık 3x.

Verilen ekstra ödüllerden dolayı ilgi çekici bir program olabilir. Ancak Uniswap havuzların likidite sağlarken amacınız komisyon geliri kazanmak ise, o zaman bu havuza ihtiyatlı bakmakta fayda var. Zira, bu havuzlarda en iyi kazanç değeri birbirine yakın, ya da iniş çıkış gösteren ikili tokenlarda oluyor. AMPL’nin hemen hemen sabit bir token olduğunu -en azından teoride- düşündüğünüzde, paranızı AMPL/ETH token’ında tutarken komisyon geliriniz olabilir ancak karşılığında ETH’nin hızlı yükseldiği durumlarda likidite sağlayıcı olarak kayıp yaşayabilirsiniz (teknik nasıl olduğunun detayı aynı yazımızda var. Öte yandan, Geyser’in ilgi artırmak için hazırlanmış geçici bir program olduğu da unutulmamalı: Mooniswap için Kasım 2020’de Uniswap için ise Aralık 2020’de bitiyor ve program uzayacak mı belli değil. O nedenle bir önceki paragrafta belirttiğimiz uzun vadeli tutanın daha çok kazandığı programın sonlarına yaklaşırken yeni girenler için kazançlar azalıyor.

Balancer “Akıllı Havuzları”

Bu arada Ampleforth ekibi, geçtiğimiz hafta benzer bir havuzu Balancer’da (Uniswap rakibi) kurdu. Üstelik bu ürün Balancer içinde de yepyeni bir kategori oldu. Neden Balancer kullandıklarına gelince: Hatırlarsanız Uniswap rakiplerini tanıtan yazımızda Uniswap havuzlarının büyüklüğünün %50-%50 olması gerektiğini söylemiştik. Balancer’da ise istediğiniz oranlarda havuzlar kurabiliyorsunuz. Uniswap’ta kurulan havuzdaki AMPL fiyatı her bir arz değişimi sonrası değişiyor, bu da oynaklık yaratıyor. Halbuki Balancer’da yeni başlatılan “Akıllı Havuz” ile AMPL fiyatındaki artışa ya da azalışa paralel olarak Ampleforth Akıllı Kontrat’ına havuzdaki AMPL miktarını otomatik olarak değiştirme imkanı verildi. Bu sayede bu havuzdaki AMPL fiyatı hep hedeflenen değere daha yakın seyredecek. Bu da Ampleforth’un AMPL’nin stabil para olarak kullanılması vizyonuna yardımcı olacak.

Sıkıntılar/riskler neler Ampleforth’da?

Ya bir girdabın içinde fiyat düşmeye devam ederse?

Ampleforth’da arz kısılması ancak fiyat belli bir seviyenin altına düştüğü zaman gerçekleşiyor. O zaman akla ilk gelen soru: Ya arz azalımından dolayı fiyat azalır ve geri yükselmez ise, bir süre sonra fiyat yükselmediği için arz biraz daha düşerse – acaba sonsuz bir döngüye girer miyiz?

Kaynak: Image by Gordon Johnson from Pixabay

Kaynak: Image by Gordon Johnson from Pixabay

Bitcoin ya da her tür token için aslında benzer bir risk söz konusu. Fiyat düşünce panik başlar, satışlar artar, sonra fiyat daha da düşer, daha da panik olur gibi.. Ancak geçmişte pek çok kez benzer düşüşleri yaşasa da, Bitcoin sonunda toparlandı. Ampleforth’da da bunu daha dramatik yaşama ihtimali var gibi görünüyor. Sadece fiyat değil, elinizdeki adet de azalıyor. Tamamen farklı alışık olmadığımız bir sistem deneyi.

Fiyatın sonrasında geri geleceğine düşünenlerin argümanı şu: Öncelikle AMPL’deki azalışlara denk gelecek arz değişimleri (rebase de deniyor buna) günlük olarak hesaplansa da, artışlar 10 günlük bir vade içinde yapılıyor. Yani %10’luk bir artış, her gün %1’lik bir arz artışı demek.

Fiyatın ve arzın birlikte düşmesi durumunda aslında tüm sistemin değeri dramatik olarak düşmüş olacak – dolayısı ile bu dışarıdan izleyenlerde ucuza alım fırsatı imkanı doğuracak. Öte yandan tokeni elinde tutan kişilerin fiyatın bu kadar düşmesi halinde ellerindeki ürünleri ucuzdan satma yerine beklemeyi tercih edeceği düşünülüyor – aynı geçmişte Bitcoin’de olduğu gibi. Dolayısıyla sisteme güven çok kritik ve Ampleforth’un da bu güveni inşa edebilmesi için zamana ihtiyaç var.

BTC'nin tarihindeki yaptığı dipler. Kaynak: coincodex

BTC’nin tarihindeki yaptığı dipler. Kaynak: coincodex

AMPL yatırımcısının token ile ilgili değerlendirme yaparken bakması gereken temel endikatör, diğer bütün tokenların aksine, token fiyatı değil, tüm AMPL ağının toplam değeri olmalı.

Türev enstrümanları AMPL için sorun yaratır mı?

AMPL ile ilgili soru işaretlerinden bir tanesi de, FTX benzeri merkezi borsalarda kote olan kripto paranın, türev işlemleri sonucunda “açığa satış” durumu. Çok aşina olmayanlar için tekrarlayalım: Açığa satış, elinizde olmayan bir hisseyi (ya da tokeni) sonradan yerine koymak şartıyla şimdiden satmak. Bunu özellikle fiyatın düşmesini beklediğiniz durumlarda yaparsınız. Yukarıda bahsettiğimiz gibi, AMPL denge fiyatına ulaşabilmek adına ilk aşamada tüm ağın değerini azaltan ilginç bir sisteme sahip. Açığa satışlar bu tüm ağ değerindeki değişimlerin çok daha hızlı gerçekleşmesini sağlayabilirler. Dolayısıyla şüphe duyanlar için yukarıdaki girdap çok daha hızlı çalışıp sistemi çökertebilir, AMPL savunucuları için ise, fiyatın hızlı düşmesi ile tekrar toparlanma hızlıca gerçekleşebilir. Hangi tarafa inanmak istersiniz? Seçim sizin.

Yeterli talep/adaptasyon olacak mı?

Ampleforth’un gelecek planları ile ilgili üç aşamadan bahsetmiştik. Başlangıç aşamasında, öyle “stabil bir para kurayım” gibi bir derdi yok. Öncelikle, kendine has dalgalanmasından dolayı ellerinde kripto para portföyü tutanlara riski dağıtacakları bir alternatif sunmak istiyor.

Eğer bu ilk aşamayı başarılı bir şekilde geçebilirse hayal ettikleri dünyada portföy yöneticileri AMPL’deki fiyat değişimlerinde hemen kâr fırsatı görüp harekete geçecekler ve paranın değerini hedef seviyelere getirecekler. Bir yandan da ellerinde tuttukları AMPL’leri rezerv para olarak kullanıp başka paraları borç alabilecek ve başka yatırımlara girecekler. Neden AMPL’yi yeni yatırımlarda kullanmayıp, başka para borç alacaklar? Çünkü AMPL’nin değer olarak aynı kalsa da talebin artması durumunda portföylerinde oluşacak artışları kaçırmak istemeyecekler. Bunun yerine AMPL’yi teminat gösterip örneğin Tether borçlanmak işlerine gelecek. Aynı zamanda AMPL değeri çok az değişen bir para olduğu için, borçlanma anlamında iyi bir teminat olacak. Örneğin MakerDAO’da kredi almak için %150 değerinde ETH teminat verilirken (ETH çok riskli olduğu için) AMPL için bu teminat oranı çok daha düşük belirlenecek.

Üçüncü aşama ise AMPL değerinin iyice stabil hale gelmesi nedeniyle, yalnızca arbitraj yapıp para kazanmak isteyen portföy yöneticilerinin değil, alışverişlerde kullanmak üzere geniş kitlelerin de ilgisini çekecek hale gelmesi.

Yukarıdaki üç aşamanın hepsi yaygınlaşma ve adaptasyon üzerine kurulu. Bu adaptasyon gerçekleşecek mi? En büyük sorun bu. Öncelikle, portföy yöneticileri önlerinde onlarca kripto içi ve dışı yatırım fırsatı dururken AMPL için zaman harcayacaklar mı? Onun fiyat hareketlerini inceleyip arzın artışlarını tahmin etmek gibi normalde başka kripto paralarda hiç uğraşmadıkları yeni parametrelere kafa yoracaklar mı? Zira yormazlar ise AMPL fiyat olarak istenen hedef aralığına gelmez. İlgi az olursa yaygınlaşma da gecikir ya da hiç olmaz. AMPL savunucuları, geçmişte Bitcoin için de benzer tereddütlerin olduğunu ama zamanın bu tip kuşkuları gidermede en iyi ilaç olduğunu düşünüyorlar.

Sonuç

Ampleforth diğer başka DeFi girişimlerine göre oldukça yeni bir proje – ekip her ne kadar iki yıldır bir arada olsa da asıl çıkışlarını DeFi’a olan ilginin arttığı Temmuz 2020’den itibaren yaşadılar. Eğer önümüzdeki aylarda büyük bir sorun yaşamaz ve kullanımı ekibin de çabaları ile gelişirse başarı olma ihtimalini konuşabileceğimiz bir proje. Gördüğümüz kadarıyla yeni ve küçük bir ekip ile oldukça büyük bir yükün altına girmiş durumdalar. Balancer ile yapılan havuz benzeri yenilikler, adaptasyonu artıracak ancak ekibin kaynaklarını da zorlayacak deneyler. Güçleri, nefesleri yetecek mi bekleyip görelim.

BTCHaber E-Posta Bültenine Abone Olun!

Gizliliğinize saygı duyuyor, spam yapmayacağımızın sözünü veriyoruz.

Turan Sert

Boğaziçi Üniversitesi İşletme (BA, 1995) ve Harvard Business School (MBA, 2001) mezunu olan Turan Sert, finans ve teknoloji ağırlıklı kariyerine Arthur Andersen'da denetim ve Garanti Bankası'nda yatırım bankacılığı ile başladı. Booz Allen New York ofisinde üç yıl süren yönetim danışmanlığı sonrası 2005 yılında Türkiye'ye döndü. Çeşitli Fiba Grubu iştiraklerinde murahhas azalık ya da yönetim kurulu üyelikleri ve 2014-16 yılları arasında Özyeğin Üniversitesi’nde CBO'luk görevinde bulundu. Önce kuruluşundan itibaren içinde yer aldığı Girişim Fabrikası, sonrasında da 2016 yılında kurduğu teknoloji girişimi ile Türkiye'deki ekosistemin büyümesine katkı sağladı. Blockchain Türkiye aracılığıyla 2019 yılında yayınlanan "Sorularla Blockchain" isimli bir kitabı da bulunmakta (ücretsiz olarak indirme linki - http://bit.ly/Sorularla_Blockchain).

https://www.btchaber.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

bitcoin
Bitcoin (BTC) 111.658,39 TL 1,81%
ethereum
Ethereum (ETH) 3.191,15 TL 1,40%
tether
Tether (USDT) 8,28 TL 0,13%
ripple
XRP (XRP) 2,00 TL 1,62%
bitcoin-cash
Bitcoin Cash (BCH) 2.189,36 TL 1,50%
binancecoin
Binance Coin (BNB) 244,30 TL 2,52%
chainlink
Chainlink (LINK) 92,55 TL 3,54%
polkadot
Polkadot (DOT) 33,11 TL 8,25%
litecoin
Litecoin (LTC) 451,27 TL 2,30%
bitcoin-cash-sv
Bitcoin SV (BSV) 1.374,66 TL 2,07%
Share via
Copy link
Powered by Social Snap