İngiltere, tokenizasyon için 54 finans devini bir araya getirdi

önce yayınlandı , Son güncelleme önce

Okuma Süresi: 4 dk

İngiltere, tokenizasyon için 54 finans devini bir araya getirdi
Paylaş:

Başlık:
Birleşik Krallık tokenizasyon görev gücüne 54 finans devi katıldı

Spot:
Birleşik Krallık Hazine Bakanlığı’nın tokenizasyon girişimine BlackRock, Goldman Sachs, JPMorgan ve Morgan Stanley’nin de aralarında bulunduğu 54 finans kuruluşu katılırken, grup önümüzdeki bir yıl boyunca finans piyasalarında gerçek kullanım senaryoları üzerinde çalışacak.

Birleşik Krallık, finansal piyasalarda tokenizasyon teknolojisinin kullanımını hızlandırmak amacıyla önemli bir girişim başlattı. HM Treasury’nin (Birleşik Krallık Hazine Bakanlığı) öncülük ettiği ve City of London Corporation tarafından desteklenen yeni görev gücüne BlackRock, Goldman Sachs, HSBC, JPMorgan, Morgan Stanley ve UBS dahil olmak üzere toplam 54 finans kuruluşu katıldı. Grup, önümüzdeki 12 ay boyunca Birleşik Krallık finans piyasalarında canlı tokenizasyon kullanım alanları geliştirmeye odaklanacak.

Girişimin ilk çalışma alanı tokenlaştırılmış repo işlemleri olacak. Programın detayları, HM Treasury’nin Wholesale Digital Markets Champion (Toptan Dijital Piyasalar Şampiyonu) Chris Woolard tarafından yayımlanan iki rapordan ilkininde paylaşıldı. Çalışma, Birleşik Krallık’ın küresel finans piyasalarında tokenizasyon yarışında daha güçlü bir konum elde etmesini amaçlıyor.

İlk odak noktası tokenlaştırılmış repo işlemleri

Görev gücü, finansal piyasalarda tokenizasyonun uygulanabileceği gerçek kullanım senaryolarını test edecek. İlk aşamada repo işlemlerinin tokenlaştırılması üzerinde çalışılacak. Böylece blokzincir tabanlı finansal altyapının geleneksel sermaye piyasalarına entegrasyonu için somut örnekler geliştirilmesi hedefleniyor.

Boston Consulting Group’un (BCG) tahminine göre tokenlaştırılmış gerçek dünya varlıkları (RWA) pazarı 2035 yılına kadar 88 trilyon dolara ulaşabilir. Bu rakam, günümüzde yaklaşık 3 trilyon dolar büyüklüğündeki kripto para ve stablecoin pazarının oldukça üzerinde bulunuyor.

Raporda, ABD ve Avrupa Birliği’nin de tokenizasyon teknolojisini geleneksel finans sistemine entegre etmeye yönelik çalışmalar yürüttüğü belirtilirken, Birleşik Krallık’ın bu alandaki rekabet gücünü koruması için hızlı hareket etmesi gerektiği vurgulandı.

Birleşik Krallık dijital devlet tahvili planını öne çıkarıyor

OMFIF Dijital Para Enstitüsü Başkanı John Orchard, Birleşik Krallık’ın Avrupa ve ABD’den ayrıştığı en önemli noktanın, hükümetin dağıtık defter teknolojisi (DLT) üzerinde kendi borçlanma araçlarını ihraç etmeyi planlaması olduğunu söyledi.

Orchard’a göre DIGIT adı verilen bu girişim, yüksek kaliteli ve güvenli bir dijital varlık oluşturarak toptan sermaye piyasalarının gelişmesine zemin hazırlayabilir. Orchard ayrıca bu yaklaşımın Londra’nın küresel finans merkezi konumunu koruması açısından önemli olduğunu ifade etti.

Chris Woolard da raporunda tokenlaştırılmış piyasaların bir “ağ ekonomisi” oluşturduğunu belirterek, Birleşik Krallık’ın bu yarışta yerini garanti altına almadığını vurguladı. Woolard, uluslararası piyasalarda söz sahibi olabilmek için ülkenin en hızlı hareket eden oyuncularla aynı hızda ilerlemesi gerektiğini söyledi.

Ekonomik katkı ve altyapı ihtiyacı öne çıkıyor

Rapora göre tokenizasyon teknolojisinin yaygınlaşması, 2035 yılına kadar Birleşik Krallık ekonomisine yıllık 33 milyar sterlin ek ekonomik çıktı ve yaklaşık 14 milyar sterlin ilave vergi geliri sağlayabilir. Bu kazanımların temelinde verimlilik artışı ve işlem maliyetlerindeki düşüş yer alıyor.

Banking Circle Dijital Varlıklar Direktörü Kirit Bhatia ise tokenlaştırılmış piyasaların başarılı olabilmesi için yalnızca dijital varlıkların oluşturulmasının yeterli olmayacağını belirtti. Bhatia, tokenlaştırılmış varlıkların fonlanabilmesi, gerçek zamanlı mutabakatla işleme alınabilmesi, teminat olarak kullanılabilmesi ve farklı ağlar arasında taşınabilmesi için güçlü bir ödeme altyapısına ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.

Bhatia’ya göre stablecoin’ler, tokenlaştırılmış banka mevduatları ve mevcut itibari para altyapılarının birlikte çalışabilirliği sağlanmadığı sürece dijital varlıklar yalnızca işlem süreçlerinin belirli bölümlerinde hız kazanacak, ancak mevcut finansal altyapının sınırları devam edecek.

İngiltere Merkez Bankası’nın yeni adımı bekleniyor

Raporda ayrıca İngiltere Merkez Bankası’nın 2028 yılında senkronizasyon pilot programını geliştirmesinin beklendiği belirtildi. Bu sistem, yakın zamanda modernize edilen RTGS ödeme altyapısını blokzincir tabanlı menkul kıymet sistemleriyle entegre etmeyi amaçlıyor.

John Orchard, bu yaklaşımın Avrupa Merkez Bankası’nın 2027’nin dördüncü çeyreğinde devreye almayı planladığı Pontes programına benzer bir yapı sunduğunu ifade etti. Orchard ayrıca ABD Merkez Bankası’nın ise bu alanda, ülkedeki CBDC yasağı nedeniyle daha temkinli ilerlemek zorunda kaldığını değerlendirdi.

Görev gücü önümüzdeki bir yıl boyunca canlı kullanım senaryoları üzerinde çalışmayı sürdürecek. Bu süreçte yayımlanacak ikinci raporun, Birleşik Krallık’ın finansal piyasalarda tokenizasyon stratejisinin sonraki aşamalarına ilişkin yeni yol haritasını ortaya koyması bekleniyor.

Bu makale yatırım tavsiyesi veya önerisi içermemektedir. Her yatırım ve alım satım hareketi risk içerir ve okuyucular karar verirken kendi araştırmalarını yapmalıdır.

Yazar: Görkem Saçar

SOL’un XRP’yi geçme ihtimali yeniden gündemde

SOL ve XRP’ye yönelik spot ETF beklentileri sürerken, analistler iki ağın farklı alanlarda büyüdüğünü ve mevcut piyasa değeri farkının SOL için önemli bir eşik olmaya devam ettiğini belirtiyor. Kripto para piyasasında SOL’un XRP’yi piyasa değeri bakımından geride bırakıp bırakamayacağı yeniden tartışılıyor. Her iki ağ da spot ETF beklentileri ve geliştirici ekosistemlerindeki büyümeyle öne çıkarken, güncel ...

Çerez ayarları

Geçerli durum

Bağlantıyı kopyala