bitcoin
Bitcoin (BTC) $ 66,933.93 0.42%
ethereum
Ethereum (ETH) $ 3,500.01 0.03%
bnb
BNB (BNB) $ 594.63 0.66%
solana
Solana (SOL) $ 173.11 2.89%
xrp
XRP (XRP) $ 0.582761 1.43%
cardano
Cardano (ADA) $ 0.430734 0.25%
dogecoin
Dogecoin (DOGE) $ 0.132096 4.53%

22 Ağustos Geçti ve BRICS Parası Oluşmadı!

22 agustos gecti ve brics parasi olusmadi

Dünya artık resmi olarak iki kutuplu! 1991’de Sovyetler Birliği’nin resmen çökmesinin ardından ABD’nin, dünya üzerinde tek kutuplu bir hegemonya kurduğunu görmüştük. Bu hegemonya sayesinde (veya yüzünden) ABD kendisini, dünya üzerindeki tüm ülkelerde ve özellikle de islami ülkelerin nüfusu üzerinde hak sahibi bir “Dünya İmparatorluğu”, bir “Empire” zannetmişti. Bu baskıcı imparatorluk rejimini sahte (insider job) olduğu konusunda şüphelerin olduğu bir saldırıya dayandırmıştı. Bu saldırıyı bahane ederek Irak’a ve Afganistan’a ordusu ile girmiş ve dünyada kaos ve kargaşa ortamı yaratmıştı.

Bu imparatorluk iddiasını ve hegemonya kurma gücünü, ülkenin yarı devlet, yarı özel şirketi, merkez bankası Fed’in dünyada rezerv para olarak kullanılan doları basma tekeli olmasına dayandırmaktaydı. 1971’den bu yana dolar dünyada rezerv paraydı, 1973’ten bu yana da (temel enerji kaynağımız) doğalgaz ve petrol dünyada dolar karşılığı satılmaktaydı.

İşin ilginç tarafı, dünyanın temel enerji kaynakları olan petrol, doğalgaz ve kömür gibi yeraltı hidrokarbon esaslı yakıtların büyük bir kısmı ABD’nin kontrolünde değildi: Suudi Arabistan, Rusya, İran, Venezuela, Birleşik Arap Emirlikleri gibi ABD’nin 1991 yılı sonrası hegemonyasını kabullenmeye zorladığı üretici ülkelerin bu zorlamaya karşı direnci 2008 krizinden sonra biraz yükseldi. Ancak asıl kırılma pandemi sırasındaki 3.2 trilyon dolarlık karşılıksız dolar basma operasyonu ile ve 2022 Şubatındaki Rusya-Ukrayna savaşı ile oldu. Bu savaşın sonucunda Rusya’ya ödeme ve banka sistemleri ile ilgili yaptırımlar konulunca tüm gelişmekte olan dünya ülkelerini de bir endişe sardı.

Bu savaşın neden çıkarıldığı hala meçhul. Ancak sonucunda bu iş kime yaradı diye sorarsak, cevap kısmen ABD olsa da asıl kaybedenin Avrupa olduğu görülmekte. Rusya’dan uzun yıllardır ucuz doğalgaz alan ve sanayisini bu ucuz enerji kaynağı ile karlı hale getiren Almanya savaştan en çok yara alan Avrupa ülkesi oldu. (Ukrayna’yı saymazsak)

Geçen yıl sonundan beri BRICS adı verilen ülkeler grubunun kendilerini ABD eksenine karşı ikinci bir “kutup” olarak ortaya koymaları ile dünya daha şenlikli bir hale geldi. Afrika’da faaliyet gösteren Wagner gibi gurupların da etkisiyle ayaklanan bazı ülkeler de Fransa’ya büyük bir darbe indirdi. Fransa, Afrika’nın 16 ülkesini, aynen doları basan Fed’in dünya ülkelerine bedava kredi satabildiği gibi kendi bastığı Afrika frangını satarak ve fiat para sistemlerini kontrol ederek sömürmekteydi. Artık Fransa da Almanya’nın yanına “loser yani kaybeden” ülke olarak eklendi.

Ağustos 22 BRICS toplantısı: BRICS ayaklanması!

İşte bu ahval ve şerait içerisinde, BRICS ülkeler birliğinin 22 Ağustos’ta başlayan toplantısından, rezerv para sistemine darbe olarak gelebilecek bir BRICS parası çıkacağı umudu doğdu. Ancak yazılarımda daha önce anlattığım gibi bu ülkelerin kolay kolay ortak bir para sisteminde birleşmeleri beklenmemeli. Zira 5 ülke iken bir anda büyüyen ve Arjantin, Etiyopya, İran, Mısır, Suudi Arabistan ve BA Emirliklerini de arasına katan ve sayısı 11 ülkeye çıkan bu birlik, İmparatora karşı direnç noktasını sağlamlaştırmış oldu.

Dünyada paranın tek bir merkezden, Fed’den üretildiğini anladık. Diğer ülkelerdeki merkez bankaları da, Fed’in uzantısı olan ve BIS adı verilen Basel’deki özel takas bankasının denetiminde. İşte bu merkezi denetim sistemi çerçevesinde, gelişmekte olan ülkelerin tek dünya hegemonu tarafından baskılanması BRICS ayaklanması sonucunda artık çok daha zor olacak. Bu da anlaşıldı.

Özellikle büyük enerji üreticisi olan Rusya, İran, S. Arabistan gibi ülkeler dünyanın geri kalanına dolar dışındaki alternatif paralarla da satış yapabileceklerini gösterdiler ve başkaldırı ciddi bir hal aldı. İran ve Suudi Arabistan’ı bugüne kadar baskılayan ABD’nin kendi içinde iki zıt politik ve çıkar grubuna bölünmesi şu anda kesinleşiyor. İşte bu son söylediğimin anlaşılması için daha açık ve seçik yazacağım.

Fay hatları nereden geçiyor?

Dünya finansal sisteminde kullanılan tek rezerv para olan doların aynı zamanda Asya başta olmak üzere ülkeler arasında enerji ve hububat ticaretinde de kullanılması artık tehlikeye girdi. Petrol ve doğalgaz çıkaran büyük ülkelerin gizli ortağı, BlackRock’ın da sahibi olan Taşçılar Ailesi (ya da Taşçılar Holding diyelim) bundan birkaç sene evvel dolarla aynı trende artık seyahat etmeyeceğini göstermişti. Zira o tren uçuruma doğru gidiyor. Taşçılar dünya enerji tekeli ellerinde olarak, global jeopolitik satranç tahtasındaki taşlarını 2021’in başından beri farklı yönde oynuyorlar. İşte bu yön BRICS ülkelerine cesaret veriyor, onları hegemona karşı, ticarette kullanacağı alternatif bir rezerv para birimi (yani money değil de currency) geliştirmeye teşvik ediyor.

Ancak BRICS içinden bu eğilime karşı gelebilecek iki adet fay hattı geçiyor: I yani Hindistan ve C yani Çin. Halen her iki ülkenin parası da (politik yönetimi de) Taşçıların savaş ilan ettiği Kağıtçılar Holdingin denetiminde. Kendi merkez bankalarını globalist merkezi Kağıtçı hegemonyasından kurtarmadıkça bu iki ülke bağımsız bir ticaret parası içinde yer alamayacaklar. Sebebi, bu iki büyük ve kalabalık ülke enerji ve gıda olarak diğer ülkelere bağımlı durumda.

ABD’nin de kendi içinde Taşçılar-Kağıtçılar savaşını yansıtan, adeta onun izdüşümü gibi olan bir ayrım var, öyle ki şu anda Kongre ve ABD politik hayatı içinde iki adet kampın net olarak belirginleştiğini izliyoruz. Kağıtçıların tarafında, Elizabeth Warren ve SEC’in şimdiki yönetiminde olan Gary Gensler gibi bürokratlar belirginken, Taşçıların tarafını, özel sektörde sosyal ağı X bünyesinde Trump’a açık destek veren Elon Musk, bitcoin madencileri ve onlara yatırım yapan Cathie Wood, Trump ve eğer 2024’te seçilirse iktidara gelecek muhtemel yönetim kadrosu (ve bu arada SEC’in başına düşünülen Hester Peirce gibi isimler) oluşturuyor.

Özet:

Özetle ne sokaktaki vatandaşlarımız ne de dünya geneli bunun henüz farkında değil, ama büyük bir dünya krizinin üçüncü aşamasına girdik. Merkezi para sistemi ve onun bir parçasını oluşturan petro-dolar sistemi bir daha tamir edilemeyecek şekilde yıkılıyor. Petrol ve doğalgazın üretim ve dağıtımını kontrol edenler gelecek para kriziyle birlikte çökmek istemiyor. Bu nedenle de başka bir çıkış yolu arıyorlar: Tether ve Bitcoin’e bile baktıklarına emin olabilirsiniz.

Summary:

In summary, neither our people in the street nor the citizens of the
world in general are aware of it yet, but we have entered the third phase of a great world crisis. The central monetary system and the petro-dollar system that forms part of it are being destroyed, never to be repaired again. Those controlling oil and gas production/distribution don’t want to collapse with the currency crisis coming their way. For this reason, they have been looking for a way out in other prospects: Bitcoin and Tether could ve some of these prospects.

Bu makale yatırım tavsiyesi veya önerisi içermemektedir. Her yatırım ve alım satım hareketi risk içerir ve okuyucular karar verirken kendi araştırmalarını yapmalıdır.

btchaber bh logo

Cemil Şinasi Türün

30 yılı aşkın tecrübesiyle fintech ve pazarlama dünyasındaki öncü isimlerden olan Cemil Şinasi Türün bilgisayar oyunlarından üç boyutlu sanal dünyalara kadar pek çok çalışmaya imza attı. Yerel ve uluslararası firmalar için kampanyalar hazırlayan Türün; teknoloji, blokzincir, kripto para ve dijital varlık konularında projeler üretti.
https://cemilturun.medium.com/

Blokzincirin ve kripto paraların, geleceği nasıl değiştireceğini bugünden öğrenin.
Bağlantıyı kopyala