Stabil Kriptoparalar ve DIEM’in Açmazı

Stabil Kriptoparalar ve DIEMin Acmazi

Birçok defa, henüz düzenleme fazına girmeden ve piyasanın yükseliş trendinden önce devletler için kriptopara düzenlemelerinde önceliğin stabil kriptoparalar olacağını ifade etmiştim. Stabil kriptoparalar, spekülatif varlıklar olan, fiyatlar seviyesinin oldukça dalgalı olduğu kriptopara ekosisteminde güvenli bir liman olarak hızla büyüdü. Bununla birlikte stabil kriptoparalar, sınırları olmayan blokzincir, kriptopara ekosisteminde düzenleyici gerekçelerle ülkeler, platformlar arası hareket ettirilmesi oldukça zor olan itibari para birimlerinin yerine geçerek uluslararası platformlar arasında güvenli likidite akışına hizmet etti.

Değişim aracı olma, değer saklama, bölünebilme paranın en temel özelliklerindendir. Bu özellikler paranın “ödeme” aracı olma işlevi ile yakından ilişkilidir. Bu noktada ödemeler anlamında “değer saklama”dan kastedilen şey bir para biriminin belirli bir tutarı ile alınan mal ve hizmetlerin miktarının zaman içerisinde önemli ölçüde farklılık göstermemesidir. Yani para biriminin spekülatif olmamasıdır. Dolayısıyla değerinde hızlı artış ve azalışlar olan varlıklar ödemeler için elverişli araçlar değildir. Kriptoparalar, yeni ve spekülatif varlıklar olarak ödemeler için elverişli varlıklar değilken itibari para birimlerine endeksli stabil kriptoparalar ödemeler için elverişli araçlardır. 

Stabil kriptoparaların yukarıda sayılan özellikleri, stabil kriptoparaların sayılarının, piyasa değerinin, işlem hacminin hızla artmasına neden oldu. Farklı şekillerde teminatlandırılmış (emtia, itibari para, kriptopara, çoklu varlıklar) itibari para birimlerine ya da diğer varlıklara endeksli stabil kriptoparalar blokzincir aracılığıyla sınırların olmadığı bir ekosistemde devletlerin kontrolünün dışına çıkmış oldu. Ödemeler dahil geniş bir çerçevede kullanılma potansiyeli olan stabil kriptoparalar devletler açısından para politikalarına, ulusal güvenliklerine bir tehdit olarak algılanmaya başladı. 

ABD’de STABLEAct yasa tasarısı ile stabil kriptopara ihraççıları için rezerv tutma, lisans alma gibi çok sayıda yükümlülük geçtiğimiz yılın son çeyreğinde gündeme geldi. Avrupa Birliği sınırları içerisinde kriptopara piyasalarının düzenlenmesine ilişkin MiCA isimli taslak düzenleyici metinde stabil kriptoparalar için oldukça kapsayıcı sıkı düzenlemeler (izin, lisans, rezerv, teminat şekli, endeksli varlık türü) öngörülüyor. Geçtiğimiz aylarda Tayland Merkez Bankası tarafından Tayland Bahtı’na endeksli stabil kriptoparaların, para politikaları için tehdit oluşturduğu, ulusal para sistemine duyulan güvene zarar vereceği vb. gerekçelerle ihracının, kullanımının, hatta reklamının illegal olduğu ifade edilen bir açıklama yayımlandı.

Yukarıda sayılanlar stabil kriptoparalara karşı devletlerin, düzenleyici, denetleyici birimlerin tepkilerinden sadece birkaçıdır. Facebook tarafından Libra olarak duyurulan adı sonradan Diem olarak değiştirilen stabil kriptopara ekosistemi projesi de, özellikle arkasında Facebook gibi bir teknoloji devi bulunması nedeniyle, hem ABD’de hem Avrupa’da dikkatleri üzerine çekmiş ve projeye karşı sert açıklamalar yapılmıştır.

LIBRA

 Libra yukarıda da ifade edildiği üzere yeni adı Diem olan projenin eski adıdır. Bu yazıda Facebook’un stabil kriptopara ekosistemi projesini anlatırken ilk başlığı Libra olarak seçmemin temel nedeni projenin gelişimini Libra ve Diem olarak ikiye ayırarak inceleyecek olmamdan kaynaklanıyor. 

Libra duyurulur duyurulmaz dikkatleri, tepkileri üzerine çekti. Yukarıda ifade ettiğim nedenlerle stabil kriptoparalar konusunda devletlerin, düzenleyici birimlerin tepkilerine paralel olarak Facebook’un kurucusu Zuckerberg, senatoda, Libra ile yapılacak işlemlerde illegal işlemlerin nasıl izleneceği, denetleneceği gibi konularda sorgulandı. Visa, Mastercard, eBay, PayPal gibi projeye dahil olan hizmet sağlayıcılar da tepkileri görünce arka arkaya projeden ayrılma kararı aldı. 

Avrupa Merkez Bankası Başkanı Lagarde, önce diğer stabil kriptoparalar ile rekabet etmek için (diğerlerini etkisizleştirmek) Libra’nın teşvik edilebileceğine, sonrasında sıkı bir şekilde düzenlenmesi gerektiğine, gerekli düzenlemeler olmadan Avrupa Birliği sınırları içerisinde işlem göremeyeceğine dair açıklamalar yaptı. Fransa, İngiltere ve ABD Maliye bakanlarının Libra konusunda alınacak tedbirlere ilişkin görüşmeler yaptıkları kamuoyuna yansıdı. Libra, G-20’de tartışıldı. Fransa başta olmak üzere Libra’nın parasal egemenliğe tehdit olarak görüldüğü ve yasaklanacağı yönünde Avrupa ülkelerinden açıklamalar geldi.

Stabil kriptoparalara yönelik devletlerin, düzenleyici kuruluşların neden tepkili olduklarına yukarıda değinmiştik. Libra’ya yönelik ise çok daha temkinli yaklaşıldığını gördük. Bunun en önemli sebebi Libra’nın Facebook tarafından deklare edilen geliştirilme amacında yatıyor. Libra, finansal kuruluşlarla çeşitli nedenlerle akredite olamayan, temel finansal hizmetlere erişimde sorun yaşayan kitlelelerin finansal katılımını artırmayı amaçlıyordu. Ayrıca küresel çapta hızlı, düşük maliyetli ve güvenli bir işlem, ödeme altyapısı sunmayı planlıyordu. Hatta Libra ismi duyurulmadan önce “Global Coin” ismi dahi geçmişti.

Facebook’un yıllık milyarlarca Dolar gelir elde ettiğini, Whatsapp, Instagram ve Messenger uygulamalarına sahip olduğunu, bu uygulamaların küresel çapta milyarlarca kullanıcısının olduğunu ve bu uygulamalara kriptopara/Libra cüzdan entegrasyonunun yapılacağını düşünürsek oluşacak pazarın büyüklüğünü daha iyi anlayabiliriz. Ayrıca bu gelişme diğer kriptopara entegrasyonları ile birlikte kriptoparalar için de benimsenme ve piyasa hacmi/değeri açısından oldukça önemli bir gelişme olacaktı. 

Blokzincir tabanlı küresel bir para birimi, ödeme sistemi vizyonunun, Facebook’un bir teknoloji devi olarak kullanıcı portföyü ile bir araya geldiğinde ABD’den ve Avrupa ülkelerinden Libra projesine gelen sert tepkiler daha iyi anlaşılacaktır. 

DIEM

Libra Haziran 2019 tarihinde duyurulmuştu. 2021 yılının ikinci çeyreğindeyiz ve hala kayda değer bir gelişme olmadı, proje başlatılamadı. Projenin ismi Aralık 2020’de Diem olarak güncellendi. “The Libra Association”, “The Diem Association” oldu.

Libra projesi duyurulduğu ilk günden itibaren birçok olumsuz düzenleyici haberle gündeme geldi. Yasaklanacağı, kullanımına izin verilmeyeceği, projenin yakından takip edildiği, illegal işlemlerle ilişkili önemli riskler taşıdığı yönünde çok sayıda haber uzun süre gündemden düşmedi. Bu gerekçelerle Facebook’un proje için yeni bir sayfa açarak, taze bir isim ile (Diem) yola devam etmeye karar verdiğini düşünüyorum.

Diem, yasal uyum çalışmalarına hız verildiği, farklı seviyelerde tecrübeli uyum görevlilerinin istihdam edildiği, KYC/AML/CTF (Know Your Customer / Anti-Money Laundering / Combating the Financing of Terrorism) prosedürlerinin geliştirildiği, devletler, düzenleyici birimler tarafından önemli bir risk olarak değerlendirilen çoklu itibari para tabanlı (multi-currency) stabil kriptopara fikrinden ayrı ayrı (tek) itibari para birimlerine endeksli stabil kriptopara birimi geliştirme fikrine geçildiği yeni bir izahname ile Facebook’un stabil kriptopara ekosistemi projesinde yeni bir sayfaya karşılık geliyor. Bu gelişmelerin birçoğunun Diem adı duyurulmadan önce olduğunu da belirtmek istiyorum. 

DIEM’in Açmazı: Beyaz Saray Raporu ve SEC

SEC (ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu)’nin kayıtdışı “menkul kıymet” olduğu iddiası ile Aralık 2020 tarihinde Ripple şirketine karşı açtığı davayı ve bu davanın XRP kriptopara birimi açısından olumsuz sonuçlarını biliyoruz. Kriptoparaların hukuki statüsüne ilişkin düzenleme tartışmaları çerçevesinde tartışmalar sürerken ABD’de SEC gibi bir kurum tarafından piyasa değeri ile ilk 10’da bulunan bir kriptopara birimine yönelik menkul kıymet nitelemesi çok sayıda tartışmayı beraberinde getirdi. Kriptoparaların menkul kıymet statüsünde düzenlenmesi, nitelendirilmesi kriptoparalara yönelik çok daha sıkı düzenlemelere tabi olmaları anlamına geliyor.

Yine Aralık 2020 tarihinde Beyaz Saray Çalışma Grubu stabil kriptopara birimleri ile ilgili bir rapor yayımladı ve raporda, itibari para birimlerine duyulan güvene ve finansal istikrara zarar vereceği gerekçesiyle çoklu itibari para birimi tabanlı stabil kriptoparaların sınırlanması (Facebook başlangıçta bunu gerçekleştirmeyi düşünüyordu) yanında stabil kriptoparaların özelliklerine göre emtia, menkul kıymet, türev ürün olarak görülebileceği ve bu çerçevede bahse konu varlık sınıfları ile ilgili mevcut düzenlemelere tabi olabileceği değerlendirmelerine yer verildi.

Bu gelişmeler Diem için ne anlama geliyor? Öncelikle bir silikon vadisi şirketi olan Ripple’ın, ihraç ettiği XRP ile elde ettiği “değer”, bu varlık üzerindeki kontrolü, XRP’nin piyasa değeri ortada ve bu durum birçok teknoloji, finans şirketinin iştahını kabartıyor. Facebook da bu şirketlerden bir tanesidir. Facebook gibi birçok teknoloji ve finans şirketi düzenleyici gelişmelere paralel olarak kriptopara ekosistemine dahil olmak için hazırlıklar, çalışmalar yapıyordu. SEC’nin tavrının bu girişimler için ön alıcı olduğunu düşünüyorum. Aynı şekilde Beyaz Saray raporunun yukarıda bahsedilen içeriğinden de anlaşılacağı üzere Facebook Diem vb. girişimler için bir uyarı niteliğinde olduğu değerlendirmesini yapabiliriz. Dolayısıyla Diem vb. projeler ciddi yasal yükümlülüklerle ve cezalarla karşı karşıya kalabilir.

Sonuç

Blokzincir teknolojisi bireylere sınırları olmayan bir işlem ekosistemi sunuyor. Stabil kriptoparalar fiili olarak itibari para birimlerini blokzincir teknolojisi ile devletlerin kontrolünün dışına çıkarıyor. Bu nedenle devletlerin stabil kriptoparalara yaklaşımı “para politikaları”, “parasal egemenlik” ve “parasal bütünlük” için önemli bir risk, tehdit olarak karşımıza çıkıyor.

Hem Beyaz Saray raporu hem SEC’nin Ripple şirketine açtığı dava özelinde Diem’in önünde aşması gereken önemli engeller bulunuyor. Bu senenin Ocak ayında başlatılacağı yönünde açıklama yapılan proje ile ilgili hala önemli bir gelişme yok. Hem Beyaz Saray raporu hem de SEC’nin Ripple şirketine dava açması gelişmelerinin Diem’in Ocak ayında başlatılacağına dair yapılan açıklamadan hemen sonra gelmesi de ilginç oldu. 

Sadece Diem değil benzeri birçok proje için halihazırda önemli düzenleyici riskler ve politika düzeyinde belirsizlikler mevcut.

Celil Öztürk

Celil Öztürk

2013 yılından bu yana siber güvenlik ve kriptoparalar konularında çalışmalar yapan Celil Öztürk, kriptoparalar ile ilgili ilk raporunu 2013 yılında yazmaya başladı ve 2015 yılında yayımladı. Celil Öztürk, uluslarası hakemli bir dergi de dahil olmak üzere siber güvenlik, blokzincir teknolojileri ve kriptoparalar konularında farklı platformlarda çok sayıda makale yayımladı. Halihazırda bilişim & finans hukuku, kriptopara hukuku, kriptoparalar ve blockchain teknolojileri ile ilgili ulusal ve uluslararası düzenlemeler konularında çalışmalar yapan Celil Öztürk farklı platformlar, girişimler için kriptoparalar ve blokzincir teknolojileri ile ilgili çeşitli konularda danışmanlık hizmeti vermektedir.
https://celilozturk.com

Yanıt verin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Türkiye'nin Uzman Kadrolu Kripto Haber Platformu
bitcoin
Bitcoin (BTC) 365.013,10 TL 5,71%
ethereum
Ethereum (ETH) 25.100,32 TL 8,30%
cardano
Cardano (ADA) 19,49 TL 0,76%
tether
Tether (USDT) 8,66 TL 0,67%
binance-coin
Binance Coin (BNB) 3.025,52 TL 8,38%
xrp
XRP (XRP) 8,02 TL 7,14%
solana
Solana (SOL) 1.190,49 TL 8,44%
polkadot
Polkadot (DOT) 261,94 TL 5,59%
usd-coin
USD Coin (USDC) 8,66 TL 1,00%
dogecoin
Dogecoin (DOGE) 1,81 TL 6,92%
Copy link
Powered by Social Snap