Paranın Yeni Tanımına Dair

Abone Ol:google-news
0
30/04/2021

Geçtiğimiz günlerde New York Intelligencer’da yayınlanan bir hafta sonu yazısının uyarlanmış çevirisi aşağıda yer almaktadır. Paranın geleceği hakkında farklı bakış açılarını ve nasıl çıkarımlar yapıldığını bilmek, insanın kendi argümanlarını geliştirmesi açısından faydalı ve hatta eğlenceli de olabilir. Yoğun gündemden biraz uzaklaşmak da cabası denebilir.

Risk almaktan başka yapacak bir şey yok. Finansın tekilleştirilmiş,“meme”leştirilmiş, kriptolaştırılmış dejenere geleceğine hoş geldiniz

Finansal okuryazarlığınız yoksa yandınız! Son aylarda eş-dosttan gelen soruları bir düşünsenize: “NFT alabilir miyim?” diye merak eden bir büyüğünüz; “Gamestop ve AMC’ye yatırım yapmalı mıyım?” diyen bir akraba; “SPAC* de neymiş, niye çalıştığım start-up’ı satın alıyor?” diye soran bir arkadaş; daha garibi “NFT’lerimle Gamestop hissesini SPAC’leyebilir miyim?” gibi acayip bir soru.

Her geçen gün parayla ilgili başka bir tuhaf habere rastlıyoruz: Star Wars temalı bir kriptoparayı tavsiye eden ama sonradan sahtekârlık olduğu anlaşıldığı için özür dileyen genç TikTok ünlüleri, Kongre’de ifade veren, DeepFuckingValue ve Roaring Kitty diye bilinen bir trader; Senegal’de kendi çıkardığı kriptoparayla işleyecek yeni bir şehir kuracağını duyuran şarkıcı Akon; ve Elon Musk, attığı tek bir “Signal Kullanın” tweetiyle küçük bir hissenin yüzde altı bin yükselmesini sağlayan kişi. Başka ünlüler de yok değil tabii ki: NFT’leri milyonlarca dolara satılan milenyum sanatçısı Beeple; Martin Luther King Jr.’ın oğluyla SPAC ortaklığına giren Shaquille O’Neal örneğin.

Neler oluyor acaba? Bu para mutasyonlarından koronavirüsü sorumlu tutmak işin kolayına kaçmak olur; hatta Robinhood’da yapılan riskli trade’ler, NFT’lerin fırlayan fiyatları, bunların hepsi normal şartlarda futbol bahsi oynayacak, kapalı kalmış, aşırı sıkılmış insanların can sıkıntısından da kaynaklanmış olabilir: aşıya ihtiyaç var belli ki.

Piyasaların yaşadığı bu özel tarihi anlar her ne kadar fütürist dursa da aslında işin içinde tanıdık bir dinamik var: çalışmadan çabucak zengin olmak isteyen insanlar. Ekonomi oldum olası tuhaftır; insan davranışlarının birikimidir ve insanlar da tuhaftırlar.
Ancak, perde arkasında aslında çok daha büyük bir temel değişim var: Parayı düşünme şeklimizde bir şeyler değişiyor. Belki de “NFT nedir” yerine artık “Para nedir?” diye sormalıyız.

Çoğumuz için para, tabii yakın zamana kadar, nasıl bir hayat sürebileceğimizi belirleyen yollardan biriydi: nerede yaşayıp, ne yiyip içtiğiniz, ne kadar boş vaktiniz olduğu, hepsi paranızın miktarına bağlı fonksiyonlardı. Para kıt ve değerli bir kaynaktı, hatta daha fazla biriktirmek için sorumlu davranmak gerekirdi. Ekonominin dalgalanmalarını tahmin etmek zor olduğundan işletmelerin zarar görmesini engellemek için paranın apolitik uzmanlarca bilimsel yollarla yönetilmesi gerekirdi; nesli tükenen hayvanlarla ilgilenen park bekçileri gibi. Böyle olmadığı takdirde panik içinde enflasyon ve fakirlik uyarıları gelmesi kaçınılmaz olurdu.

Oysa yakın zamanda para nasılsa farklı bir role büründü. Bazı insanların gerçekten çok parası var (150 milyar dolar örneğin), parası çok daha az olan bazıları ise bunu app’ler ve akronimlerle ilgili tuhaf işler için kullanıyor ve evet bu süreçte para kazanıyorlar. Bir Gamestop efsanesi insana kendini hem çok mutlu hem de biraz tatsız hissettirmiş olsa da aslında ekonomiyi geniş çapta etkilemiş gibi de görünmüyor.

Biden’ın gelişinden bu yana 156 milyon Amerikalı Hazine’den ciddi tutarda bir para aldı. Toplamda halkın neredeyse yarısına şartsız şurtsuz 372 milyar dolar dağıtıldı. Pandemide 22 milyon insan işsiz kaldı; milyonlarcasının da hayatı tehlikeye girdi. Bu insanlar için bu paralar mucize gibi bir şey: inanılmaz güzel bir o kadar da garip: Bedava para? Hükümetten? Yapabilirler mi bunu? Daha evvel niye yapmadılar peki? Neler yapılmaz ki bu parayla? Herkes gibi alışveriş, kira, kredi ödemeleri vs. tabii biraz da hisse senedi piyasalarında spekülasyon yapabilirsiniz.

Paranın ciddiyetini kaybettiği ve biraz da komik olmaya başladığı bir an seçilecek olsa, Fed Başkanı Bernanke’nin 2009’da 60 Dakika programında söylediğinden daha kötü ne olur acaba? Küresel finans krizinin ardından Fed’in bankalara verdiği paranın “vergi mükelleflerinin parası” olup olmadığı sorulduğunda, yarı mahcup sırıtarak “Bir bankaya ödünç vermek için tek yapmamız gereken bankanın Fed hesaplarındaki para tutarını arttıracak tuşa basmak” dedi.

O zaman para demek ki reel dünyaya karşılık gelen tarafsız bir değer birimi değil, ne peki? Küresel finansal kriz yıllarından itibaren yeni ve canlandırılmış para teorileri ortaya çıktı: Bitcoin ve kripto paralar bankalara ve hükümetlere bağlı olmak yerine kriptografik güven sistemleriyle desteklenen bireysel para rejimlerine dayandı. Politik spektrumun başka tarafında ise Modern Para Teorisi (MMT) denilen yeni bir ekonomik sentez gündeme geldi: bol keseden harcama ve tam istihdam sözünün verildiği bir gelecek. Liberaller, muhafazakârlar, herkes bayıldı bu fikre; Marksistler bile Das Kapital’i para ve değer üzerine olan bir metin gibi yeniden okumaya başladılar.

Paranın bu farklı kültleri aslında onun tekrar canlandırılmasına yönelik düşünceye verilen cevaplardı: Küresel finans krizi ve Fed’in hesapları doldurması için birkaç tuşun yetmesi düşünüldüğünde, daha evvelden üzerinde uzlaşılmış politikalardan uzaklaştıkça paranın yeniden tanımlanması gerekiyordu. Doğru para politikası yolu olduğunda akademik ve politik olarak uzlaşılmış 30 yıllık bir anlaşmadan sonra, 2008’de bankaların ve hükümetlerin küresel kurumsal krizi yeni bir –veya daha fazla- para teorisine yol açtı.

Kriz, paranın ne olduğunu bir kere daha düşünmeye kapıyı açarken, bol keseden çekler de eski tanıma kapıyı kapattı: para, apolitik uzmanlarca yönetilecek kısıtlı bir kaynak değildi artık. Peki, yerini ne dolduracaktı? MMT’nin paraya kartalist bakış açısı devlet gücünün bir aracı olarak tekrar etkili olabilir miydi? (pandemide dağıtılan nakitler bunun başarısına işaret gibi duruyor); veya kriptocıların paraya anarşik bakışı mı galip gelir? Belki Marksistler sonunda değerle ilgili bir çözüm bulur?

Paranın bizler için ne anlama geldiğine dair hegemonik bir cevap bulamayınca ortaya garip bir durum çıkıyor. Politik anlamda yeni bir canlandırma yapılmaya çalışılsa da, bu onu aslında daha barok bir hale sokuyor. NFT’ler ve “meme” hisseler ve kripto medeniyetleri sadece çılgınca yeni teknolojilere sarılmanın veya yeni kıyafetlere bürünmüş eski finansal dinamiklerin ürünleri olarak görülmemeli; bunlar paranın hayatımızdaki ve politikadaki rolünün ve kimliğinin değiştiği yönetimsiz bir ara dönemin marazi semptomları gibiler.

Aktivistler, kültçüler, farklı fikirleri olanlar parasal politikalar konusunda meydan muharebelerini sürdürüyor olsalar da, şu ana kadar 21. yüzyılda “para” birçokları için Silicon Valley demek, tırlarca paranın bir sonraki milyar dolarlık halka arzı için sıraya geçmiş olduğu yer. Yazılım sanayisinin dayandığı önkabul, telefonlarımızda görünen her şeyin para olduğu veya olabileceğidir: “Paylaşım ekonomisi” platformları daire veya araba kiralamaları gibi “varlık”ları sözde kolay nakde dönüştürüyor; sosyal medya platformları takipçilerle, deneyimlerle, şirin çocuklarla ve özendiren hayatlarla aynısını yapıyor. Aslında pratikte bu başıbozuk değer dünyası için en iyi ihtimalle bozulmuş ama en kötü ihtimalle de perişanlık denebilir. Gig ekonomisinde sürücülerin ücretlerinin bastırıldığı, kullanıcıların da dijital yoldan ucuza özel taksiye konduğu bir ekonomi.

Servet istifleyen kapitalist risk sermayesi spekülatörlerinin inşa ettiği, anlaşılmaz ve keyfi metriklerle yapılanmış ve ilgi ile ödüle odaklanmış böyle bir dünyaya geldi işte pandemi çekleri. Çok değerli ama aynı zamanda hafiften sahte hissedilmelerine şaşmamak gerek. Bir tarafta kesilen teşvik ödemeleri ve zamanı gelen kiranız; diğer tarafta hükümetin imzasıyla on üç milyon insanın yoksulluktan çıkarılması.

Yavaş büyüme ve durgun bir üretimin tanımladığı (düpedüz stagnasyon) ve gittikçe artan bir eşitsizlik ve eksik istihdamla dikkat çeken bir çağda “para” hem çok ciddi hem de oldukça saçma hale geliyor. Bu açıdan bakınca pandemi ekonomisi bir anomaliden çok, olası bir geleceğin şişirilmiş bir versiyonu gibi duruyor: paranın bol olduğu, ama uzun vadeli sağlam yatırımların nadir olduğu ve “çabuk yoldan zengin olmanın” istikrarlı bir yaşam için daha iyi bir bahis olarak görüldüğü bir dünya. Normalde bir şirketin hisselerine gelecekteki performansını düşünerek yatırım yapmak gerekirken, sadece, eğer herhangi bir geleceğe hiçbir şekilde inanmıyorsan gidip de küçük bir perakende video oyunu zincirine yatırım yaparsın. Nitekim Elon Musk birkaç tweetle milyonlarca dolar değer yaratıp, yok edebiliyorsa, güvenli bir yatırım yapmanın ne anlamı olabilir ki?

Belki de Bernanke düşündüğünden çok daha ileri görüşlüydü: Çünkü Modern Para Teorisi ve kriptonun ezoterik felsefeleştirilmesi, çok büyük paraların yeni finansal varlıklarda istiflenmesi ve harcama teşviklerinin verilmesi, bunların hepsi çoğumuz için parayı artık sadece telefonlarımız üzerinden deneyimleyeceğimiz anlamına geliyor, ekranlarımızdaki bir rakam olarak. Bir uygulama ile kiranızı ödüyorsunuz, başka bir uygulama ile opsiyon kontratları satın alıyorsunuz. Rakamlar çıkıyor, iniyor, her şey elimizde tuttuğumuz küçük bir portalda yaşıyor.

*SPAC: Special Purpose Acquisition Company: İleride özel şirketleri satın almak taahhüdüyle kurulmuş ve halka arzı sırasında herhangi bir faaliyeti olmayan özel amaçlı satın alma şirketleri.

BTCHaber E-Posta Bültenine Abone Olun!

Diğer 971 kişiye katılın ve bugün bizimle kripto para yolculuğunuza başlayın.

Asla istenmeyen posta göndermeyeceğiz ve kişisel bilgilerinizi kimseyle paylaşmayacağız.

Didem Kurunç

İEL ve İşletme Fakültesi mezunudur. ABD’de yüksek lisans (MSc in Finance) eğitimini onur derecesiyle bitirmiştir. Bir süre özel sektörde finans alanında çalışmış ve finans dalında doktora eğitimini tez aşamasına kadar devam ettirmiştir. Eğitim, finans ve finansal okuryazarlık ilgi alanları arasındadır ve bu konularda bağımsız danışmanlık yapmaktadır.

https://www.btchaber.com/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

bitcoin
Bitcoin (BTC) 471.190,79 TL 4,12%
ethereum
Ethereum (ETH) 28.763,19 TL 3,42%
binance-coin
Binance Coin (BNB) 5.262,01 TL 1,35%
dogecoin
Dogecoin (DOGE) 5,25 TL 8,48%
xrp
XRP (XRP) 14,30 TL 19,96%
tether
Tether (USDT) 8,26 TL 0,56%
cardano
Cardano (ADA) 11,99 TL 10,32%
polkadot
Polkadot (DOT) 330,88 TL 11,83%
bitcoin-cash
Bitcoin Cash (BCH) 11.286,05 TL 31,81%
litecoin
Litecoin (LTC) 2.835,63 TL 2,70%
Share via
Copy link
Powered by Social Snap