On Yıl Sonrasının Dünyası Neye Benzeyecek?

Abone Ol:google-news
0
11/05/2021

Biz dünya insanları artık geri dönülmeyecek bir dönüşümden geçmekte olduğumuzu anladık. Bu dönüşümün sonucunda en fazla 10 yıl içinde bambaşka bir dünyada yaşıyor olacağız.

Bugünkü yazımda bu dönüşümün iyimser bir senaryo çerçevesinde nasıl sonuçlar vereceğini işledim. Kötümser senaryoları zaten bol bol yazan var çevremizde…

Dönüşümün ilk değişkeni merkezi sistemlerden merkezsiz sistemlere geçiş. Bu ne anlama geliyor o kadar az anlayan var ki, örneklerle anlatmaktan başka çare göremiyorum.

1. Merkezilikten —> merkezsiz yapılara dönüşüm

Bu dönüşümü hayal edin dediğimde, karşımdaki kişinin anlama biçimi genellikle anarşi ya da kaos biçiminde oluyor. Oysa ki bu dönüşüm analag’dan dijitale dönüş gibi bir şey: Tamamen sistematik, kültürel ve karşı durulamaz bir biçimde gerçekleşiyor.

Örneğin, sokakta kullandığımız paraları merkez bankalarının basmadığı bir gelecek düşünemeyenler var. Ancak işte kriptoparalar, onlar buna güzel bir örnek değil mi? Demek ki ekonomik bazı aktivitemiz, mesela ülkeler arası para transferi, merkez bankası ve bankaların tasarladığı sistemler olmadan da yapılabiliyormuş. Evet, haklısınız, örneğin kredi (yani ileride ödeme sözü) ekonomik hayat için elzem bir kaynak ve bu kaynağı şu anda kriptoparalarla karşılayamıyoruz. Ancak yakın bir zamanda kredinin de bankalar dışında, blokzincirleri kullanılarak hem de bir merkeze haber vermeden üretilebileceğini tüm insanlar görecek.

Merkezsizliğe dönüşümü bir örnek ile anlatayım: Ben üniversitede asistanken telefon etmek için ya yakınlarda sabit bir ankesörlü telefon bulmam, ya da ofisime dönüp masamdaki tuşlu telefonu kullanmam gerekirdi. Ankesörlü telefonları kullanmak için de jeton gerekirdi. Jeton denilen metalden, üzerinde PTT yazısı kabartmalı çentikli bir tür bozuk para vardı ve bunu bugün mendil, akbil kartı filan satın aldığınız bayiler satardı.

Sonra bir gün yakında cep telefonu diye bir şey gelecek dendi. Kimse 1993 Ocak ayında cep telefonunun neye benzediğini bilmiyordu ama iki üç ay içinde müdürlerin, patronların elinde metal ufak boy el telefonları görülmeye başlayınca tanıdığım herkes hemen bir tane edinmeye çalışmıştı. Çünkü mobil telefon kişiye müthiş bir özgürlük getiriyordu, ankesörlü telefona, sabit hatlı telefonlara bağlılığımız bitmişti. Senelerdir çevremdeki arkadaşlarımdan evinde sabit hatlı telefon kullanan kimse kalmadı.

İşte bu analoji ile düşünmeye çalışalım… Önce hiç kimse hayal edemiyor, mühendis de olsanız, tasarımcı da olsanız GSM telefonların Türkiye’de ilk defa servise girdiği tarihten bir yıl sonra oluşacak sosyal yapıyı bile tahmin etmek imkansızdı. Kimse bunu beklemiyordu… Birden bire sokaklar elinde bir telefon, bağıran ve jestlerle konuşan insanlarla doldu. Artık kişiler arası iletişim başka bir seviyeye atlamıştı.

İşte şu andan blokzinciri teknolojisi ve araç-gereçlerinin hayatımızı nasıl şekillendireceğini, on yıl sonrasında nasıl bir sosyo-kültürel doku ortaya çıkacağını tahmin etmek aynı 1993 Şubat’ındaki kadar zor. Aslında çok daha zor.

Başka, daha yakın bir örnek vereyim: Pandemi ile beraber evlerden zoom tarzı yazılımlarla toplantılara katılmak… Bu değişimi çok eskiden değil, 2019 Kasım’ında tahmin edecek bir kişi var mıydı? Bundan sonraki iş ve okul hayatımızda tele-konferans kavramının olmayacağını, bir gün gelip biteceğini düşünen var mı aranızda?

Merkezi ve hiyerarşik sistemlerin yerine insan merkezli yapıların gelmesi ne demek? Bu durumun devletlerin yapısında oluşturacağı dönüşüm ne olacak? Mahalli idareler bağımsızlaşacak mı? Şehir devletleri mi ortaya çıkacak? Yoksa çok daha farklı, coğrafyalarından bağımsız üretim toplulukları mı yeşerecek her yerde? Üretim nasıl değişecek? Peki ya tüketim nasıl değişecek?

Benim şimdiden emin olduğum temel bir gerçek var. Blokzinciri araç-gereçleri yazılımcılar tarafından hızla üretiliyor ve hayatımıza giriyor. NFT bir örnek, DeFi borsalar başka bir örnek. Bunların bu şekilde gelişmeye devam etmesi ile merkezsiz sistemlerin oluşması çok hızlanacak. Belki corporation’lar hızla yok olacak, belki yeni tür bir yerel devlet şekli ortaya çıkacak… Kimse şimdiden tahmin edemiyor, aynı 1993 Şubatı gibi… Ama bunlar araç gereçlerle beraber hızlanarak şekillenecek. Zira tüm bu yeniliklerin üzerinde çalışacağı ortam, yani internet çoktan hazır durumda.

2. Hiyerarşik yapılar —> Flat, P2P yapılara dönüşüyor

Bu ne demek, bunu da açalım… Şu anda tüm ekonomik yapı, Batı’da geçen yüzyıllarda şekillendirilmiş olan organizasyonlar üzerinden yürütülmekte. Merkez bankaları, ardından ticari bankalar, yatırım bankaları, şirketler, şirketlerin hisselerinin alınıp satılması için kurulmuş olan borsalar, tüm bu yapılar içerisinde özel bir hiyerarşi var.

Kurulan her büyük şirketin içinde de yine hiyerarşik bir yapı çalışıyor, yukarıdan aşağıya bir emir komuta zinciri ve akışı öngörülüyor. Yönetim kurulları, “Chief Executive Officer”, “Chief Financial Officer” gibi doğrudan doğruya askeri kurumlardan gelme kavramlar bunlar. Merkezi bir noktada yaratılan para da işte bu yapıların arasında ve içinde adeta motorlardaki hidrolik yağı gibi akıyor ve dişli çarkların dönmesini sağlıyor.

Sağlıyordu demek daha olacak bundan sonra… Tam da bu yapıları artık internet kendine benzetiyor. İnternetin bünyesinde yer alan ve esasen ona entegre bir protokol olan blokzinciri de alış-veriş döngülerini, değer aktarımının artık flat-yani düz ve peer-to-peer olarak yapılabilmesini mümkün kılıyor. Peer-to-peer dediğimiz, eşten-eşe iletişim internetin temel veri iletişim biçimi zaten. Bu kendine benzetmenin sonucunda:

  • merkez bankaları,
  • ticari bankalar ve finansal kurumlar,
  • çokuluslu dev şirketler…

tehdit altında. Bunlar dışında, bu yapıların hiyerarşik üst yapısı olan merkezi devlet yapıları da tehdit altında. BigPharma da, BigFood da, BigTarım da BigPlastik de, BigOil de bunların hepsi aynı tehditin altında.

Too big to fail diye bir kavram atılmıştı 2008’de, batamayacak derecede büyük demek bu kavram, ABD’de bankacılık sistemi neredeyse tamamen yıkılırken, kamu kaynakları seferber edilerek özel bankalar yüzdürülmüştü. Bunu insanlara anlatırken de bu bankalar yıkılmaya terkedilemeyecek derecede büyük denilmişti. Tüm saydığım bu “Big” yapılar da kendilerini aynı biçimde, batamayacak denli büyük sanıyorlar. Ne var ki onlar da aynı hiyerarşik yapı içindeler ve aynı merkezden fonlanıyorlar. İşte o günlerde yapılmayan temizlik Satoshi Nakamoto isimli bir şifrepunkçuyu 2008 yılı sonunda karşı fikirli bir eylem yapmaya ve bitcoin isimli kriptopara sisteminin yazılımını tasarlamaya ve ardından da makalesini yayınlamaya mecbur kıldı.

3. Analog yapılar —-> Dijital yazılımlara dönüşüyor

1990’ların başında ortaya çıkan dijitalleşme dünyayı hızla değiştirmiş ve şekillendirmişti. 1994 yılından itibaren hızla yayılan World Wide Web isimli açık kaynak yazılım dijitalleşen dünyada tüm iletişim sistemlerinin internet iskeleti üzerine taşınmasını sağlamıştı. Bir daha da geriye dönülmedi.

Şimdi de geriye dönülmez bir biçimde analog kurumlar ve değerler hızla dijitalleşmeye devam edecek. Şimdiye kadar monolitik, tekelci, hiyerarşik ve merkezi pek çok kurum internet ile dönüştü. Sosyalleşme örneğin neredeyse tamamen online oldu, kağıt gazeteler kayboldu, fiziki mağazalar dönüştü alış-verişimizi internet üzerinden yapar olduk. Şimdi de sıra nihayet sosyal ve kültürel hayatımızı daha da derinden etkileyecek (yukarıda saydığım) merkezi ve hiyerarşik yapılara geldi. Bu son direnen yapıların da önümüzdeki on yılda dönüştüklerini, dönüşemeyenlerin ise yıkıldığını göreceğiz.

Bu filmi ben 1993’den beri çok defa gördüm bire bir tanığı oldum, bu defa da benzer bir film izleyeceğimize her türlü bahse varım.

BTCHaber E-Posta Bültenine Abone Olun!

Diğer 1.015 kişiye katılın ve bugün bizimle kripto para yolculuğunuza başlayın.

Asla istenmeyen posta göndermeyeceğiz ve kişisel bilgilerinizi kimseyle paylaşmayacağız.

Cemil Şinasi Türün

30 yılı aşkın tecrübesiyle fintech ve pazarlama dünyasındaki öncü isimlerden olan Cemil Şinasi Türün bilgisayar oyunlarından üç boyutlu sanal dünyalara kadar pek çok çalışmaya imza attı. Yerel ve uluslararası firmalar için kampanyalar hazırlayan Türün; teknoloji, blokzincir, kripto para ve dijital varlık konularında projeler üretti. Türün, 2017'de Bilgi Üniversitesi'nde vermeye başladığı "Blokzincirleri ve Kriptoparalar" konulu dersini 2020 başından bu yana Boğaziçi Üniversitesi'nde vermekte.

https://www.btchaber.com/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

bitcoin
Bitcoin (BTC) 320.087,40 TL 2,94%
ethereum
Ethereum (ETH) 23.081,48 TL 4,29%
tether
Tether (USDT) 8,57 TL 0,16%
binance-coin
Binance Coin (BNB) 3.280,94 TL 10,60%
cardano
Cardano (ADA) 15,26 TL 4,87%
dogecoin
Dogecoin (DOGE) 3,36 TL 21,62%
xrp
XRP (XRP) 8,83 TL 1,81%
polkadot
Polkadot (DOT) 208,32 TL 9,22%
usd-coin
USD Coin (USDC) 8,57 TL 0,19%
uniswap
Uniswap (UNI) 238,58 TL 3,50%
Share via
Copy link
Powered by Social Snap