Merkez Bankası Başkanı’nın Görevden Alınması Piyasaları Nasıl Etkiler?

Abone Ol:google-news
0
20/03/2021

Amerika Merkez Bankası (Fed) ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) faiz kararlarını açıkladı.

Fed, piyasaların beklentisi doğrultusunda faizlerde bir değişikliğe gitmedi.

TCMB, 200 baz puan faiz artırarak piyasaları şaşırttı.

İki gün sonra Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Naci AĞBAL’ın da görevden alınması herkesi şaşırttı!

Önce, Fed’in faiz kararı sonrası Başkan Jerome Powell’ın açıklamalarını inceleyelim.

Jerome Powell “Faiz artırımı ekonominin gidişatına bağlı, önümüzde hâlâ çok fazla belirsizlik var, pandemi henüz sona ermedi, büyümenin, enflasyonun ve işsizliğin ne kadar hızlı iyileşeceği faiz artırım zamanlamasını belirleyecek. Yaptığımız tahminler, o tahminlerde öngörülen tarihte faiz artırımı yapılacak anlamına gelmiyor. Faiz artırımı için maksimum istihdama, yüzde 2 enflasyona geçici olmayan bir şekilde ulaşmak gerekli. Varlık alımlarında olası azaltıma başlamak için tarih işaret etmeye başlamak uygun değil, Mart-Nisan aylarında enflasyonda bir artış görmek çok büyük olasılık.” açıklamalarında bulundu.

Powell, ilk fırsatta faiz artırımlarının başlayacağının işaretini vermiş oldu.

Ancak “2021’in son çeyreğinde mi, 2022’nin ilk çeyreğinde mi?” sorusunun cevabını önümüzdeki aylarda daha net anlamış olacağız.

Fed’in faiz artırımı, doların anavatanına geri dönmesi ve küresel piyasalarda değerinin artacağına neden olacak.

Dolar endeksinin 2020’nin tamamı, 2021’in ilk çeyreğinde 107’den 89’a gerilemesi, gelişmiş ülke piyasalarında zayıf seyrine neden olduğunu gördük.

Artık 90 seviyesini taban edinmiş artık yükseliş isteğinde olan bir endeks görmemiz mümkün.

Fed’in bu kararı, ister istemez değerli emtiaların baskılanacağı anlamı taşıyor.

Yani 2020’de 1.450 dolar seviyesinden 2.075 dolar seviyesine yükselen ons fiyatı, 2022’de tekrar değer kaybedebilir!

Bu süreç hemen olacağı anlamına gelmediğinden, Powell önceden piyasalara işaret vereceğini açıklaması, yatırımcıların tedbirini önceden alabileceği anlamı taşıyor.

Yine bugünkü koşullarda altın fiyatlarını olumlu yönde destekleyen birçok faktörün masada kalmaya devam ettiğini söyleyebiliriz.

Altının ons fiyatı, geride bıraktığımız haftayı tepki alımlarıyla tamamladı.

Geride bıraktığımız haftada altının ons fiyatı 1.719-1.755 dolar aralığında işlemler gerçekleştirdi.

Önce 1.740 dolar devamında 1.760 dolar seviyesini takip edeceğimizi anımsatmak isterim.

Güçlü duruşunu koruyan altının ons fiyatı yükselişini 1.780 dolar devamında 1.803 dolar seviyesine kadar devam ettireceğini tahmin ediyorum.

Yıl içinde öngördüğüm seviye ise 2.100 dolar.

1.960 dolar seviyesi, kritik direnç seviyesi olduğundan test edildiğinde tekrar yorumlamakta fayda var.

Gümüşün ons fiyatı ise 26 dolar seviyesinden haftayı tamamladı.

25,75 dolar seviyesi güçlü bir destek seviyesi olarak çalıştı.

Yükseliş trendinin devam edeceğini, önce 28 dolar, devamında ise 32-34 dolar seviyelerinin test edileceğini tahmin ediyorum.

Yıl içinde öngördüğüm 40 dolar seviyesinde bir değişiklik yoktur.

Altın ve gümüşün ons fiyatlarında öngördüğüm bu seviyeler test edildikten sonra tekrar koşulları gözden geçirmekte fayda var.

Büyük ihtimalle yine dolar pozisyonu alınabilir.

Yani, altın-dolar, dolar-altın, gümüş-dolar, gümüş yaparak.

TL ile al-sat tavsiye etmediğimden risk oluşturmaya devam edebilir.

Nasıl ki “Elinde yüksek maliyetli altını olan 60.060 dolardan dolara dönebilir, 54.700 dolardan yerine koyulabilir” uyarılarım varsa yine zirve seviyeler test edildiğinde aynı uyarım geçerli olacak.

540’dan 1 kg altın alan 400’e gerilediğinde nasıl ki 140 bin lira zarar etmişse, 1 kg altınını 60.060 dolardan satıp 54.700 dolara yerine koyan 5.360 dolar kazanmış oldu.

Gelelim Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB), faiz kararına.

Ben, TCMB’nin faizlerde bir değişikliğe gitmeyeceğini, pas geçeceğini tahmin ettiğimi, 200 baz puanlık faiz artırımı yaptığında ise sosyal medya hesabımdan “üzücü” diye tepkimi dile getirdiğimi anımsatmak isterim.

Detaylarını da yine paylaşmaya devam edeceğim.

Cuma gecesinde Başkan Naci AĞBAL’ın görevden alındığı haberi geldi.

Naci AĞBAL, faizleri yüzde 10,25’den yüzde 19’a yükseltmişti.

Buna rağmen yurt içi piyasalarda dolar/TL kurunun düşüşü 6,90 lira seviyesiyle sınırlı kaldığını gördük.

Gerçek olan şu;

Doların değerlenme sürecine girmesi, zaten dünya genelinde doların değer kazanacağı bilinmektedir.

Buna rağmen faiz silahının hemen kullanılmasını doğru bulmadım.

Faizleri artırmaya devam edebilirsiniz, bu dışsal nedenlerden dolayı dolar kurunu baskılayacağınız, yabancı yatırımcının Türkiye’yi tercih edeceği anlamına gelmez.

Peki ne oldu veya olacak?

Yerli yatırımcı yine dolara yatırım yapmaya devam ederken, yabancı yatırımcı yüksek kurdan dolarını TL’ye çevirir, yüksek faiz alır, düşük kurdan dolarını yerine koyar ve gider.

Aslında önceden uygunlanmış, sonucu fayda vermeyen kararlardan vazgeçilseydi daha hızlı bir toparlanma görür, faiz artırmaya gerek bile kalmazdı.

Diğer yandan merkez bankası gibi “ Bağımsız “ denilen bir kuruma siyasi kişilerin görevlendirilmesini de yanlış bulduğumu belirtmek isterim.

Görev değişikliği, haliyle döviz kurlarına ve emtia fiyatlarına hafta sonu olmasına rağmen yükseliş yönlü hemen yansıdığını gördük.

Yani Cuma gecesi ekranda dolar/TL kurunun 7,213 lira, Cumartesi günü serbest piyasalarda 7,430 lira, altının gram fiyatının 402,80 lira, Cumartesi günü 419,50 lira olduğunu gördük.

Pazartesi günü piyasaların nasıl bir açılış yapacağı öngörülemediğinden makas aralıkları bir o kadar açıktı.

Son haftalarda sık sık belirttiğim gibi: “Altın ve gümüşün gram fiyatlarında yaşanan gerileme kalıcı olmaz, özellikle yüksek maliyetli yatırım yapmış olanlar panik yaparak satış yapmamalı, düğün yapacak veya altın borcu olanlar bu seviyeleri iyi değerlendirmeli.

Yıl içinde altının gram fiyatında 540 lira, gümüşün gram fiyatında 10 lira seviyelerini bekliyor olacağım.

Bu seviyeler test edilmeden yılı tamamlamak zor.” uyarılarım halen geçerlidir.

Önümüzdeki hafta piyasalar, merkez bankasına, içerden ve dışarıdan gelecek açıklamalara odaklanacak.

Geçici olarak önlem almak isteyenler, yabancı para birimleri ve emtia fiyatlarındaki yükselişleri frenleyeceklerini düşünmüyorum.

Baskınlansa bile baskılanmanın uzun süreceğini tahmin etmiyorum.

Çünkü dış politika, iç siyaset, küresel ekonomik kriz, küresel finans piyasalarında belirsizlik, jeopolitik riskler gibi birçok etken fiyatlarda yükselişe neden olacağını düşünüyorum.

Görev değişikliğinin Pazartesi günü piyasalarda etkisi mutlaka takip edecek ancak biraz daha farklı gelişmeleri de gözardı etmemek gerek.

Önümüzdeki hafta piyasalar, iç siyaset, dış politika tarafında oldukça yoğun olacak.

Haliyle para piyasaları geniş bant aralığında dalgalanmayı sürdürebilir.

Yakın zamanlar, değerli metallerin toparlanacağına işaret ediyor.

Sağlıklı günler dilerim…

BTCHaber E-Posta Bültenine Abone Olun!

Diğer 1.041 kişiye katılın ve bugün bizimle kripto para yolculuğunuza başlayın.

Asla istenmeyen posta göndermeyeceğiz ve kişisel bilgilerinizi kimseyle paylaşmayacağız.

İslam Memiş

İslam Memiş 1980 İstanbul doğumlu aslen Ordu’lu 2 çocuk babası. Erzurum Atatürk Ünv. İşletme Yönetimi okudu. 4 yıldır Anadolu Ajansı (AA) Finans Analisti olarak görevini sürdürüyor. Sahibi olduğu kuyumcu perakende mağazasını işletiyor. Adalet Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığı’nın emtia bilirkişilik görevini sürdürüyor. Tüm ulusal kanallara altın ve para piyasalarını yorumluyor. Geçen yıla kadar Güneş Gazetesi’nin ekonomi köşe yazarlığı yapıyordu.

https://www.btchaber.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

bitcoin
Bitcoin (BTC) 271.456,23 TL 1,15%
ethereum
Ethereum (ETH) 16.125,35 TL 2,24%
tether
Tether (USDT) 8,53 TL 0,00%
binance-coin
Binance Coin (BNB) 2.566,70 TL 3,53%
cardano
Cardano (ADA) 10,06 TL 3,85%
xrp
XRP (XRP) 4,99 TL 3,79%
usd-coin
USD Coin (USDC) 8,61 TL 0,32%
dogecoin
Dogecoin (DOGE) 1,51 TL 1,78%
polkadot
Polkadot (DOT) 103,87 TL 5,68%
binance-usd
Binance USD (BUSD) 8,61 TL 0,10%
Share via
Copy link
Powered by Social Snap