Merkez Bankalarının Dijital Para Çıkartması

Abone Ol:google-news

Başlıkta özellikle “çıkartma” kelimesini kullandım, askerler karaya çıkartma yaparlar ya, o şekilde bir çıkartma yapacaklar demek istedim! Arkasında Pentagon olan bir dijital para çıkarma işine başka ne denebilir?

Haberlerde duyuyoruz, tüm merkez bankaları şu anda post-corona (korona sonrası) dünyası için özel bir gayret içindeler, bizleri çok düşündükleri için bir dijital para çıkartacaklarmış. Kâğıt para sistemleri çöküyor, bunu artık Sağır Sultan duydu, İnek Şaban bile anladı artık merkez bankası fiat para rejimlerinin iflas ettiğini.

Bugünkü yazımda merkez bankası dijital parası konusuna değinmek istiyorum.

Öncelikle kavramları yerlerine doğru koyalım:

1- Para zaten dijital formatta uzunca bir süredir. Elinizle tutabildiğiniz kâğıt ve metal paralara M0 (M sıfır) deniliyor, materyal olarak elle tutulabilen tüm para bundan ibaret. Merkez bankalarının emisyon dedikleri “basılmış olan para” miktarı da işte bu. Son TCMB bilançosunda (10 Nisan) M0 değeri 185 milyar lira, sene başından bu yana tam 35 milyar TL artış var bu değerde. Gıcır gıcır para basılmış yani…

2- Dijital para dediğimizde ise iki tür şey anlaşılabiliyor. Bankalarda duran vadesiz veya vadeli hesaplardaki para da dijital formatta, onlara da M1 ve M2 deniliyor. Yani bu paralar ancak siz onları ATM’den çekmek istediğinizde kâğıt ve metal paraya dönüşüyor. Yoksa bankanın veri tabanında durduğu zaman tam paralar dijital formatta zaten.

3- Bazıları bitcoin, ethereum ve benzeri paralara da dijital para diyorlarsa da onu bir netleştirelim, biz onlara her zaman kriptopara diyelim isterseniz. Bu paralar ise merkez bankalarının ya da bankaların dışında zaten. Bunlara para demeye bazen dilim varmıyor, çünkü bitcoin başta olmak üzere bu kripto paralar sadece değeri saklamaya ve biriktirmeye yarıyor. Bakkalda geçmeyen bir şeye para (currency- geçer akçe) diyemeyiz. Dememeliyiz.

Peki bu Fed başta olmak üzere merkez bankaları dijital para basacağız dedikleri zaman kastedilen nedir? Orada kastettikleri şey, ne 2. şekil ne de 3. şekil dijital para. Yeni tür, eski fiat para sistemindeki paranın dijital olan uzantısı da değil. Kapalı bir blokzinciri üzerinden yani özel bir blockchain üzerinde yapacaklar gibi duruyor yeni çıkaracakları dijital parayı. Neden böyle yapıyorlar? Çünkü var olan merkezi fiat para sistemi artık lağım şeklinde, içi çok pis kokulu. Üzerinde az bir sıvı var, altı silme taşlaşmış pislik. Üzerine sürekli kova kova su boşaltıyorlarsa da taşlaşmış pislik çözülecek gibi değil, o pislik çok günahlar gizliyor ve kimse o günahları ortaya dökmeye hazır değil henüz. Ama tabii bunun da zamanı bir gün gelecek.

Bu arada Amerika’da kongre şimdilik bu dijital para basılması işini başka bir bahara erteledi. Ama yakında yine gündeme gelir. Oradan gelmezse IMF tarafından gelir, bir yerden çıkar gelir. Çünkü mecburlar, eski lağım artık geçit vermiyor tamamen tıkandı, suyun akması lazım.

Altına Endeksli Para Çıkartılsın Diyenler Ne Diyor?

Altına geri dönelim, onu kullanalım diyenler de var. Duymuşsunuzdur, bu söylem 19. yüzyıla geri dönelim, yeniden altın sikke çıkaralım demek oluyor. Bu görüşü ülkemizde savunanların başında Milli Görüş’ün ekonomi kurmayları geliyor. Bu görüştekiler internet, cep telefonu, blokzinciri ve benzeri yeni teknolojilerin yerine ATM’lerde bile altın sikkeler olsun diyen grup. Bence bu geriye dönüş anlamına gelir, bir manası yok.

Ne ekonomik aktiviteye denk altın sikke basılabilir, ne de değer ölçütü olarak pratik olur. Bugün bir çeyrek cumhuriyet bile 600 lira, 2 liralık ekmeği bununla nasıl alacaksın? Üstünü neyle verecekler? Ev almak istersen o zaman bu sikkeler kullanılabilir. Biriktirmek için de ideal, zaten bugün de o amaçla kullanıyoruz.

O Zaman Altına Endeksli Kriptopara Yapalım:

Ha bu daha makul bir çözüm önerisi en azından. Bunun sorunlarına bakalım şimdi. Altın fiziki bir metal, oysa kriptoparalar sayısal formatta. Fiziki altının kripto karşılığını değerini kaybetmeyecek bir şekilde yapmak mümkün, ancak bu defa da bunu yapan kişilerin kim olduğu önemli. Eğer arkasında devlet bizzat yoksa yeni bir Çiftlikbank hadisesi yaşanması işten değil. Rafineriler yapabilir ama onlara nasıl güveneceğiz? Takasbank yapsa, ki Takasbank devletin bankası sayılır o zaman güvenebiliriz belki. Bu defa da ülkeler arası bir sistem kurulması gerektiğinde işler yine sarpa sarabilir.

Tüm dünyada bu işin liderliğini üstlenecek ve kendisi ticarette alacaklı konumda olan bir devlet, mesela Çin yaparsa olur. İşte önümüzdeki dönemde, ülkeler açısından, doların dünya rezerv parası olmasına alternatif olabilecek iki-üç çözümden birisi bu. Çin devletinin arkasında durduğu altına dayalı bir kripto.

İkinci alternatif ise global ticarette direkt bitcoin kullanılması. Bana yine de bu ikinci alternatif daha zayıf bir ihtimal olarak görünüyor. Global olarak kabulü çok hızlı olabilirse de Çin’in Batı icadı bir sistemi kendi ticaretinde standart ödeme aracı olarak kabul edebileceğine inanasım gelmiyor. Olmaz demiyorum ama ikinci ve daha az muhtemel alternatif diyorum.

Üçüncü bir alternatif de Çin devletinin de aynı IMF gibi yine fiat kâğıt para benzeri merkezi bir dijital para çıkarması. Bu ihtimali de çok yüksek buluyorum. Neden derseniz, bürokrat sınıfının işine en çok bu gelir, ezberden onlar da dünyaya yeni bir Çin Fed’i yapmış olurlar. Ama bu ihtimalin gerçekleşmesi durumunda, Çin’de aklın yerini bürokratik egolar almış anlamı çıkartırım.

Aslında Ne Olması Gerekir Bir De Onu Yazayım:

Aslında para yoktur, emek vardır. Burada bahsettiğim “money” manasında “capital” manasında para, geçer akçe demek olan currency değil. Currency kalsın ama money artık hayatımızdan yok olabilir

Emekten başlarsın, 1 günlük emek ile kaç ekmek alıyorsun? 50 ekmek mi 40 ekmek mi? Buradan başlarsak daha doğru olur, bu bir günlük emek de istersen 20 gram gümüşe eşittir de. Ama önce emekten başla. Buradan başlarsan o zaman 2 günlük emeğini kenara ayırmak isteyen kişi, 40 g gümüş alır kenara kor, bilir ki orada iki günlük çalışmasının karşılığını birikim olarak ayırmıştır.

Ama sayıma gümüşten ya da altından başlarsan, o zaman altın sahibini öne çıkarmış oluyorsun. Emek sahibini değil. Altın kenarda dursun, birikim için iyi. Gümüş de dursun, çünkü artık 21. Yüzyıldayız, elimizde süper bilgisayar var hepimizin, bize artık ölçüm yapmak için başka bir meta, altın ya da gümüş gerekemez.

Altına endeksli para olsun diyenler bu basit yanlışa düşüyorlar: Para diye bir şey yok ki zaten, şu anda elinde duran kâğıt parçasına para diyorsun, ama onun bir değeri yok. Para altına endeksli olsun diyenler de bunu kastediyor aslında. Eskiden teknoloji ileri değildi, kimsenin elinde cep telefonu yoktu, internet yoktu, o zaman değerin karşılığı olarak ölçüm yapmak için elde başka bir araç yoktu, tek araç bu gramajı ölçülebilen altın ve gümüş gibi nadir bulunan madenlerdi. Tam 4500 yıl önce bile, Sümerlerde de durum buydu.

Bugün geldiğimiz teknoloji seviyesi ile artık bu ölçümü zaten yapabiliyoruz. Başka bir şeye ihtiyacımız yok.

Emeğimize karşılık olarak kaç ekmek alıyoruz? Kaç kilo patates alıyoruz, kaç kilo soğan alıyoruz? Bunların birbirlerine rölatif olarak değerleri belli değil mi? Belli. Onları üretmek için gereken emek ve girdi maliyeti belli. Kimse zararına soğan sarımsak üretmez. Bunların rölatif sayı değerleri belli. Bunu baz alıp hemen yeni bir sistem kurabiliriz. Mesele para değil, kredi yaratabilmek. Kredi demek zaman demek. Zaman işin içine girdiğinde Siyah Ceketli Adamlar gelip sana “paranın zaman maliyeti var yani faiz lazım” diyecekler. Onlara uygun sözleri söyleyip uzaklaştıralım. Zaman işin içinde olduğunda faiz olması gerekmiyor. Önce kafalarımızı düzeltelim. Bakın vadeli çeklerle trilyon lira döndürüyoruz, hiç faiz yok. Faktöringe gidenler faize giriyor, o da uzun vadede güven artınca tamamen biter.

Şimdi fayda teorisi marjinal fayda vb. diyecek bazı arkadaşlar. Fırsat maliyeti, arz talep eğrisi vs. vs. Bu söylenenlerin hepsi bugünkü teknoloji çağında artık anlamsız kalmış durumda. Neden? Çünkü zaten teknoloji ile kimin ne kadar talebi olduğunu mahalle bazında, ilçe bazında, şehir bazında ölçebiliyoruz. Bakkalların bile hepsinin içinde yapılan satışlar, tek tek ve ürün ürün her akşam okunabiliyor, topluca görülebiliyor. Kim neyi alıyor, ne kaça satılıyor bu veriler elimizde, herkeste SAP var, Logo var, mutlaka bir ERP yazılımı var. Okulda okuduğunuz ekonomi teorilerinin hepsi varsayım olarak bu verilerin bilinmediği veya zor ölçülebildiği dünyanın teorileri. O kitapları atın çöpe. Şu anda üretimin de ne kadar olduğunu anında, gününde bilebiliyoruz. Bilinmeyen, tanımsız, takip edilemeyen bir şey yok.

Bırakalım altın ve gümüş değer saklama aracı olmaya devam etsin. Banka ve para ortadan kalkınca yeniden ev ve araba alma işi altınla yapılabilir. Ama altının değerini Goldman Sachs belirlemesin artık. Çıkalım onların bizi köle yaptığı dünyadan. Siyah Elbiseli Adamların parasını istemiyoruz. Lazım değil. Biz insanlık olarak kendi yağımızla kavurmayı beceririz.

Bu yazı 21 Nisan 2020 tarihinde yayınlandı.

BTCHaber E-Posta Bültenine Abone Olun!

Gizliliğinize saygı duyuyor, spam yapmayacağımızın sözünü veriyoruz.

Cemil Şinasi Türün

30 yılı aşkın tecrübesiyle fintech ve pazarlama dünyasındaki öncü isimlerden olan Cemil Şinasi Türün bilgisayar oyunlarından üç boyutlu sanal dünyalara kadar pek çok çalışmaya imza attı. Yerel ve uluslararası firmalar için kampanyalar hazırlayan Türün; teknoloji, blokzincir, kripto para ve dijital varlık konularında projeler üretti. Türün, Türkiye Bankalar Birliği’nin resmi blokzincir eğitmeni olmakla birlikte Bilgi Üniversitesi’nde “Blockchain & Cryptocurrencies” dersleri vermeye devam ediyor.

https://www.btchaber.com/

Yorum Yapın, Görüşlerinizi Paylaşın

bitcoin
Bitcoin (BTC) 63.772,54 TL 0,33%
ethereum
Ethereum (ETH) 1.659,81 TL 0,86%
tether
Tether (USDT) 6,87 TL 0,07%
ripple
XRP (XRP) 1,38 TL 0,58%
bitcoin-cash
Bitcoin Cash (BCH) 1.625,82 TL 0,26%
litecoin
Litecoin (LTC) 306,49 TL 0,53%
cardano
Cardano (ADA) 0,870577 TL 0,82%
eos
EOS (EOS) 17,92 TL 0,46%
tezos
Tezos (XTZ) 19,77 TL 5,05%
chainlink
ChainLink (LINK) 49,91 TL 17,81%
Share via
Copy link
Powered by Social Snap