Dijital Dönüşümü Bir De Benden Dinleyin!

Abone Ol:google-news

Pandemi ile beraber dijital dönüşüm konusu derinleşerek gündeme oturuyor. Artık ciddi işyerlerinin bile çalışanlarına iş yerine gelmeden evden çalışabileceklerini deklare ettikleri bir dünyada yaşıyoruz. Dijital dönüşüm kavramının anlaşılmasında Zoom adlı yazılımın ve benzerlerinin katkısını herhalde sizler de görüyorsunuzdur.

Ancak ben size dijital dönüşümü bambaşka bir mercekten bakarak anlatmayı hedefledim. Kendi hayat hikayemden yola çıkarak bu dönüşümü gözlerinizde canlandırmayı ve sizi alışageldiğiniz söylemden farklı bir yerlere çekmeyi deneyeceğim.

Ben lise çağındayken, teknoloji ile ilgili bir alanda çalışmayı seçmek demek, dünyaya yön veren dallardan uzakta, etkisiz bir alanda çalışmayı kabul etmek anlamına gelirdi. Bilgisayar zaten çok yeni bir konuydu, henüz bilgisayar kelimesi bile kullanılmaz, “sizin üniversitede IBM dersi var mı?” diye sorulurdu. Aslında sosyal bilimci olması veya yaratıcı bir alanda kariyer yapması beklenen bir gençken, kendimi zorlayarak mühendislik eğitimi almayı seçmiştim çünkü geleceğin teknoloji ve sosyal bilimlerin kesişiminde yaratılacağını sezinlemiştim. Yalnız da değildim, çevremde benim gibi yazılım konusunun ileride önemli olacağını düşünen ve anlayan başkaları da vardı. Ama o sırada dünya hala analog bir yerdi. Şimdi düşünüyorum da analog kavramı bugünün gençlerine ne kadar yabancı…

Dijital Kavramı Nasıl Ortaya Çıktı?

Bugün artık dijitalleşmenin o denli içindeyiz ki, 1990 yılından önce dijital kavramının hayatımızda hemen hemen hiç yer almadığını söylediğimde bana inanmakta güçlük çekeceğinize eminim. Topu topu 30 yıl önce başlamış ilk analogdan dijitale geçiş. O kadar hızlı oldu ki bu geçiş, üzerinde yeterince düşünecek zaman olmadı ve pek fark etmedik bu dönüşümü, üstelik şimdi bahsedilen “dijital dönüşüm” kavramı kadar derin belki de daha derin bir sosyal devrimken.

Sesler ve görüntüler 100 sene boyunca fiziksel maddeler üzerine kaydedildi. Filmler pelikül denilen üzerlerine ışığa duyarlı kimyasal madde sürülü asetatlara, sesler de üzerinde manyetik tozlar bulunan teyplere yazılırdı. Kitaplar, bunlardan çok daha öncesinden bu yana kâğıt yapraklar üzerine mürekkep ile kaydedilirdi.  Sonra birdenbire 1990’larda tüm analog sinyaller, yazılar, sesler, resimler, akan görüntüler dijital formata geçirilmeye başlandı. Her türlü sinyal sayılara transfer edildi ve bunun için 1 ve 0 işaretleri, yani binary aritmetik kullanıldı. Bu dijitale geçişin birinci aşamasıydı.

İkinci aşamada ise, ki bu aşama için internetin yaygınlaşması gerekti, tüm dijital bilgiler, sesler, filmler ve yazılar sunucu denilen merkezi bilgisayarlara yüklendi ve oralardan bizler kendi makinelerimize indirmeye başladık. Bu aşama 1994’ten beri devam ediyor, halen de tüm bilgiler dijital olarak üretilip kodlanıyor veya saklanıyor. Mesela, Türkiye’de 2003’e kadar halka açık şirketlerin hisse senetleri kartonlarda basılı olarak el değiştirirken, 2003 yılından bu yana dijital formatta merkezi bilgisayarlarda saklanıyor ve o zamandan beri dijital olmayan hiçbir şirket kaydı yok.

Bir de 2001 yılında bittorrent ile başlamış olan dijital dosyaların merkezi değil, dağıtık yapıda yayınlanması yeniliği var. Bu yeni buluş ile dijital formatta olan filmler, dosyalar sadece tek bir merkezi bilgisayarda değil, dağıtık olarak binlerce kişinin evlerindeki bilgisayarların disklerinde tutulabiliyor ve oralardan yayınlanabiliyor.

Blokzinciri inovasyonu da bittorrent buluşunu içeren ve onun üzerine gelen bir yenilik. 2010’lardan sonra yavaş yavaş hayatımıza giren bu inovasyon da daha önce merkezi sunucularda tutulan dijital formattaki varlıkların artık gayri merkezi yapıda tutulabilmesini sağladı. Blokzinciri teknolojisinin yaygınlaşması ile tapular, araba ruhsatları, taşınan ve taşınamayan tüm varlıkların mülkiyet bilgisi (daha doğrusu mülkiyetin ispatı) gayri merkezi olarak kaydedilebilir hale geldi.

Gördüğünüz gibi, bugüne bir anda gelinmemiş: Adım adım inşa edilen bu süreçte önce yazı ve resim, sonra film ve müzik derken dijitalleşen değerler arasına tüm finansal varlıklar da girivermiş.

Teknolojinin Bir Türlü Duyulamayan Mesajı…

 Tüm hayatım insanlara teknolojiyi anlatmakla geçti. Teknolojinin sosyal hayatı etkilediği her noktada olmak istiyordum ve hazırlığım tamamdı. Mesela internetin çıkışı ve toplum hayatı içinde bu teknolojinin yayılması tam benim alanıma giriyordu ve 1994’te dünyada kendi internet sitesini yapan ilk bireyler arasında yerimi almıştım. Bilgisayar oyunları marjinal bir konu olmaktan çıkıp yaygın bir sosyolojik faaliyet haline gelirken yine oradaydım. İlk oyun parası deneyleri, ilk sosyalleşme sanal dünyalarını yapanlar arasında yine ön saflardaydım.

Tüm bu faaliyetlerin içindeyken, etrafımdaki arkadaşlarıma önemli bir mesaj vermeye çabalıyordum. Ancak bu mesajın duyulması, duyulsa da anlaşılması ise çok zor oluyordu. Neydi bu mesaj?

O mesaj şuydu: Arkadaşlar; teknolojik dönüşüm, tesadüfi, rastgele ve başı bozuk bir dönüşüm değildir, planlıdır. Bu planlı ve koordinasyonlu hareket ile adeta bir Turuva Atı gibi toplumlar da dönüşmekte, internete benzemekte, dijitalleşmektedir. Bu dönüşümün kaçınılmaz sonucu olarak da ekonomik hayat, para sistemi de dönüşecektir.

İşte, o arkadaşlarım bu cümlelerimi duyuyor ancak bir yerden sonrasını kabullenemiyorlardı. O son kısmını duyamıyor, duysalar da reddediyorlardı. Diyorlardı ki, evet, gazeteler dönüşebilir, müzik endüstrisi değişebilir, kitaplar e-kitap haline gelebilir, hatta Bitcoin diye bir şey bile çıkabilir… Ama para sistemi yıkılmaz, yıkılamaz.

Bu argüman, yani “yıktırmazlar” argümanı size de tanıdık değil mi? Bahse girerim neden bahsettiğimi biliyor ve anlıyorsunuz. Müzik endüstrisi dağılabilir, oyunlar gibi eğitim de artık online olabilir, Hollywood da Netflix’leşebilir. Hatta hatta artık tüm toplantılar da Zoom’laşabilir… Ama para sisteminin dönüşmesini, sistemsel merkezi tahakkümün kalkmasını hayal edemeyiz. Bu artık düşünülemeyecek bir seviye, lütfen bizi zorlamayın.

Etiğin (Ahlakın) Dijitalleşmesi Sürecindeyiz!

Aslında teknolojik değişim, toplumları derinden etkileyen çok temel bir dönüştürücü. Geçtiğimiz 30 yılda sadece analogdan dijitale geçiş olmadı, çok daha temel bir transformasyon başladı. Bu dönüşümün arkasında bir kişi ya da kurum yok. Benim gibi, bundan 30 küsur yıl önce geleceği teknolojide ve dijitalleşmede gören etli, canlı insanlar var. Evet, bizleriz bu dönüşümü sürükleyenler… Şimdi itiraf ediyorum, amacımıza da erişmek üzereyiz artık.

Değişen, dijitalleşen toplumlar dönüştüklerini fark etmiyorlar. İnternetin 7 katmanlı teknik mimarisi adım adım tüm faaliyetleri içine alıyor. Tüm işler artık yazılım tarafından dönüştürülüyor ve dahası ister istemez açık kaynak hale geliyorlar. Bu gelişimin devamında para sisteminin de yazılım tabanlı alternatiflerinin gelebileceğini neden hayal edemiyorlar?

Bu soru kafamı epeydir kurcalıyordu. Dijital dönüşüm süreci içinde paranın da dönüşmesini düşünmek tabu bir konuydu. Neden acaba? Paranın ve enerjinin üretimi ve dağıtımının, yani dünyadaki gücün böyle birkaç merkezi noktaya toplanmış olması doğanın kuralı mı ki? Değil tabii ki. Merkezi gücün kendini tanrı zannettiği tepe noktası geçildi bence. Bundan sonrası onlar için hep iniş… Biz teknoloji ve yazılım insanları amacımıza ermek üzereyiz. Etiğin de sonunda dijitalleşmesi ve açık kaynak olması gerçekleşmek üzere.

 

Bu yazı 26 Mayıs 2020 tarihinde yayınlandı.

BTCHaber E-Posta Bültenine Abone Olun!

Gizliliğinize saygı duyuyor, spam yapmayacağımızın sözünü veriyoruz.

Cemil Şinasi Türün

30 yılı aşkın tecrübesiyle fintech ve pazarlama dünyasındaki öncü isimlerden olan Cemil Şinasi Türün bilgisayar oyunlarından üç boyutlu sanal dünyalara kadar pek çok çalışmaya imza attı. Yerel ve uluslararası firmalar için kampanyalar hazırlayan Türün; teknoloji, blokzincir, kripto para ve dijital varlık konularında projeler üretti. Türün, Türkiye Bankalar Birliği’nin resmi blokzincir eğitmeni olmakla birlikte Bilgi Üniversitesi’nde “Blockchain & Cryptocurrencies” dersleri vermeye devam ediyor.

https://www.btchaber.com/

Yorum Yapın, Görüşlerinizi Paylaşın

bitcoin
Bitcoin (BTC) 62.158,69 TL 0,51%
ethereum
Ethereum (ETH) 1.549,47 TL 0,68%
tether
Tether (USDT) 6,85 TL 0,01%
ripple
XRP (XRP) 1,22 TL 0,21%
bitcoin-cash
Bitcoin Cash (BCH) 1.520,41 TL 0,29%
litecoin
Litecoin (LTC) 285,93 TL 0,52%
cardano
Cardano (ADA) 0,675532 TL 2,38%
eos
EOS (EOS) 16,86 TL 0,89%
tezos
Tezos (XTZ) 15,83 TL 0,12%
chainlink
ChainLink (LINK) 32,55 TL 2,45%
Share via
Copy link