Çin’in Son Yasakları Üzerine: Tamam mı Devam mı?

ayi boga piyasalari

Devletler kripto paraların doğru regülasyonu konusunda kafa yorarken, kripto paralarla ilgili yasaklayıcı kurallar koymuş olmasına rağmen madencilik, alım-satım ve kullanıcılar bakımından kripto para piyasalarında önemli bir rolü olan Çin’den gelen son haberler geçtiğimiz haftalarda bitcoin fiyatında yaşanan düşüşün bir sebebi olarak görülmüştü. Çin’in bu adımlarının etkisini ve gücünü, yarattığı kısa vadeli şoklardan çok, uzun vadeli stratejisinin bir parçası olup olmaması ve dolayısıyla kendisi ve kripto para piyasaları için doğuracağı sonuçlar açısından değerlendirmek gerekebilir.

Neler olmuştu?

18 Mayıs’ta üç önemli devlet otoritesi, Çin Bankacılık Birliği, Ulusal İnternet Finans Birliği ve Ödeme/ Takas Birliği yayınladıkları ortak bir duyuruyla bankalar ve ödeme hizmeti sağlayıcılar için kripto para işlemleriyle ilgili, aslında halihazırda mevcut olan kısıtlamaları tekrarlama gereği duydular. Finans ve ödeme kurumlarının müşterilerine, kripto paralarla ödeme kabul etmekten, hesap açma, lisans, alım-satım, takas, saklama, sigortaya kadar geniş bir çerçevede herhangi bir hizmet veremeyeceğini, halkın bu işlere katılmamasını ve bu işlemlerin yasalarca korunmadığını vurgulayarak yinelediler.

Bu duyuruda tekrarlanan yasakların orijinali kripto paraların yükseliş gösterdiği ve Çin’de de etkisinin çok görüldüğü 2013 ve 2017 yıllarında Çin Merkez Bankası’nın aldığı kararlara dayanıyor. Banka 2013’de bitcoini sanal bir mülk olarak tanımlamış ve finans/ödeme kurumlarının kripto para işlemleriyle ilgili hizmet vermesini yasaklamıştı. Daha sonra 2017’de de ICO’ları yasadışı ilan etmişti. Bu iki yasağı takiben zaten finans ve ödeme hizmeti veren kuruluşlar müşterilerine kripto para işlemleriyle ilgili hizmet verememeye başlamış ve Merkez Bankası verilerine göre 2018 sonunda toplamda iki yüze yakın kripto para alım-satım ve ICO platformu piyasadan çekilmişti.

Bu son bildiriyle ayrıca 2017’deki yasaklara ek olarak kripto paraların gerçek bir değerle desteklenmediği vurgulanarak yasaklanan hizmet türlerinin kapsamı daha da genişletilmiş; örneğin fiat parayla kripto fon oluşturmak, finansal ürün çıkarmak yasaklanırken, bankalar ve ödeme kurumlarının kripto parayla ilgili para akışlarını monitör etmeleri ve riskleri bildirmeleri istenmiş.

Neden şimdi bu yasakları tekrarlamak gereği duydu diye sorulacak olursa ana sebep olarak kripto para işlemlerinin riskli, volatil, spekülatif ve fiyatların kolayca manipüle ediliyor olmasından dolayı bireylerin yatırımlarını ve normal ekonomik-finansal işleyişi tehlikeye soktuğu belirtiliyor.

Bunlar yeni keşfedilmiş özellikler olmadığından zamanlamayı kripto paralarda yaşanan küresel yükselişin Çinli borsalarda ve OTC (tezgah üstü) piyasalarda yaşanan alım-satım canlılığıyla ilişkilendirmek gerekir; son zamanlarda artan volatiliteyle olası bir çökme durumunda bireysel varlıklara ve finansal işleyişe gelecek zarar önlenmek istenmiş.

Konsey’in Bitcoin ve Madencilik Kararı

Bu olaydan 3-4 gün sonra 21 Mayıs’ da bu sefer çok daha yüksek ve önemli bir otorite olan Çin Devlet Konseyi’ne bağlı Finansal istikrar ve Kalkınma Komitesi bitcoin trading işlemleri ve madenciliğine yönelik kısıtlama uyarısını yineledi. Madencilik konusunda hem kamuya açık ilk net duyuru olmasından hem de ilk defa böyle üst düzeyde ele alınmış olmasından dolayı ilk etapta ciddiye alınan bu haberin insanları madencilik ve trading işlerinden ne kadar uzaklaştırabileceği zamanla görülecek elbette. Bu ikinci uyarının sebeplerine gelince bitcoin işlemleri için yine finansal riskleri önlemek ve madencilik için ise çevresel faktörler olarak sıralanmış.

Finansal riskleri önleme ve istikrarın korunması, daha doğrusu kontrolü konusunun Çin için ne kadar önemli olduğu bu tarz duyuruları riskin arttığını hissettiği zamanlarda yapmasından anlaşılıyor; sermayenin riskli, volatil piyasaya gitmesi istenmiyor veya bir balon varsa patlamadan engellenmek isteniyor. Devlet medyasına göre de ortalama yatırımcının bu piyasalara daha fazla ilgi göstermesi istenmiyor ve özellikle kaldıraçlı finansal ürünler fiyatlar düşünce problem yarattığından kara listede. Kripto para kaldıraçlı türev ürünlerinin 2013 ve 2017 ile kıyaslayınca çok daha fazla ve erişimin kolay olması da merkezin dikkatini çekmiş olsa gerek.

Haberin akabinde bazı sonuçlar görülmedi değil: Huobi vadeli, ETP ve diğer kaldıraçlı yatırım ürünlerini durdurduğunu, Çinli yatırımcıların çok kullandığı Okex borsası da kendi token’ı ve renminbi işlemlerini kısa süreli askıya alacağını duyurdu. Yine uzun vadede borsaların ne kadar geri çekileceği zamanla görülecek.

Diğer taraftan yüksek hacimli P2P işlemlerin yapıldığı OTC piyasalarında da bu duyurunun yarattığı endişeyle beraber ciddi bir tether satışı yaşandığı belirtiliyor ki eğer bu yasaklar ciddi yaptırımlara dönüşürse belli ki stabil coin’lerin geleceği için de önemli yansıması olacak.

Madencilik konusuna gelince kısıtlamanın asıl sebebi olarak yarattığı çevresel sorunlar gösteriliyor. Xi Jinping yakın zamanda karbon emilimini azaltma planını açıklamış ve kararlılığını vurgulamıştı dolayısıyla eğer bu kısıtlama Pekin’in madenciliği karbon emisyonu konusundaki hedeflerine bir tehdit olarak gördüğü için aldığı bir kararsa, küresel madenciliğin yaklaşık üçte ikisini barındıran bir ülke için bu yasakların devamının gelmesini beklemek gerekir.

Sichuan, İç Moğolistan ve Xinjiang gibi yıllardır madencilik yapılan yerlerde madencilik faaliyetlerinin veri merkezleri arkasında gizlendikleri, vergiden dolayı yerel yönetimlerin buna göz yumduğu belirtiliyor ama merkezin kararlarına eninde sonunda uymaları gerekecektir. Nitekim İç Moğolistan, 21 Mayıs’ta gelen haberden hemen sonra, 2019’da madencilere getirilen kısıtlamaların kapsamını çok daha genişleten, kripto madenciliğinin nasıl yasaklanacağına dair bir rehber yayınladı.

Diğer taraftan madencilik kısıtlamalarının ne kadar yaptırıma dönüşeceği belli değil ama bu belirsizlik şirketler için riskli. Dolayısıyla ülkeden ayrılma maliyetli ve zaman alıcı olsa da ilerde Çin’de endüstriyel madenciliğin bireysel, küçük, orta boy işletmelere dönüşmesi mümkün zaten bu da devletin büyük sermayenin madenciliğe kaymasını önlemek amacıyla örtüşüyor.

İlk tepkiler olarak Huobi madencilere hosting hizmetlerini kapattı, madencilik havuzu Btc.Top faaliyetlerini askıya aldı ve HashCow yeni teçhizat almayı durduracağını söyledi. Söylentilere göre de bazı madenciler makinelerini satmaya ve başka ülkelerden fiyat almaya başlamışlar. Ama bir kısım madencilik şirketi için ise şimdilik bekle gör politikasının hâkim olduğu da söyleniyor.

Çin’deki madencilik kısıtlamalarının ABD için avantajlı olabileceği ortada; ABD’de madencilerin yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmeye başlamış olması, Musk’ın Kuzey Amerika madencilik şirketleriyle buluşması, MicroStrategy CEO’su Michael Saylor’ın ve Musk’ın kurduğu, niyetinin ne olduğu tam anlaşılmadığından eleştirilen Bitcoin Madencilik Konseyi gibi gelişmeler buna işaret ediyor.

Serbest Ekonomi Nereye Kadar?

Finansal istikrarın korunması ve son zamanlarda iyice güncelleşen bitcoin madenciliğinin enerji tüketimi/çevre sorunu konuları sadece Çin’e özel konular değil; ülkeler regülâsyonlarda doğru ayarı tutturabilmek için çalışıyorlar ve demokratik yönetimler için bu ayarın daha zor olduğu söylenebilir. Çin ise tek parti yönetimi altında istediği yasayı kolayca çıkarabilecek bir ülke. Uzun yasama süreçleri sonunda kalıcı regülâsyonlar yaratmak yerine sözlü uyarılarla gelecekteki yaptırımlar hakkında piyasaya haber vermeyi tercih ediyor. Bu da ne zaman tam bir yasak geleceği konusunda sektörde belirsizlik yaratırken kendisi için ne zaman uygun görürse o zaman baskıyı arttırıp azaltabilmesi anlamında avantaj sağlıyor. Dolayısıyla bu imkâna rağmen -örneğin hemen direkt bir madencilik yasası da çıkarabilir- tam bir yasak gelmiyorsa bu kısıtlamalara rağmen işlerin üstü örtülü olarak aynı şekilde devam edeceğine dair yorumlar da yapılmıyor değil.

Diğer taraftan kripto paralarla ilişkisine bakıldığında, ilk başlarda vatandaşını dolandırıcılık gibi yasadışı olaylardan korumak amaçlı başlayan yasakların zamanla kripto sektörünün büyümesiyle de kripto paraları aşıp tüm finansal sistem üzerindeki gücüne ve kontrolüne doğru yön alacağını tahmin etmek çok zor değil. Bu da iki önceliğinin amacına uyuyor: piyasaların dinamik olması gerekli ama ekonomik, sosyal ve politik istikrarın korunması için spekülasyonlar, manipülasyonlar engellenmeli ve finansın işleyişi kendi kontrolünde önce reel ekonomiye hizmet etmeli.

Nitekim bu politikanın işaretleri geçtiğimiz sene ülkenin finansal sisteminde gittikçe daha çok güç kazanan Ant Grubunun halka arzını durdurması, tekelcilik yasalarını güçlendirip ödeme/e-ticaret şirketlerini incelemeye alması, “platform ekonomisi” altında yeni yaptırımlar, uygulamalar getirmesi vb. birçok olayda görülmeye devam ediyor. Banka dışı dijital mobil ödemelerde çok canlı olan piyasasında yakın zamana kadar Alipay ve Tencent liderken bu rolü dijital yuanla devletin üstlenmek istediği de aşikar. Diğer taraftan kripto paraları finansal sisteminin tamamen dışına çıkarmak isterken, bizzat devlet başkanının blockchain teknolojisine önem vereceklerini duyurmasıyla oluşturulan BSN projesinin küresel oyuncularla işbirliği yaparak gittikçe büyümesi içerde kontrolü sağlarken, dışarıda teknolojik üstünlüğü hedeflediğini gösteriyor.

Küresel olarak bakıldığında ilerde Çin’den kripto paralarla ve madencilikle ilgili gelmesi olası başka kısıtlama ve yasaklama haberlerine çok da şaşırmadan, otoriter bir yönetimin merkeziyetsiz bir parayla zıtlaşmasının kripto paraların fiyatını eskisi kadar etkileyemeyeceğine ve avantajların başka ülkelere kaydığına şahit olunur mu zamanla görülecek.

Kaynaklar:
https://www.reuters.com/world/china/what-beijings-new-crackdown-means-crypto-china-2021-05-19/
https://www.coindesk.com/beijings-crypto-crackdown-is-not-new-but-dont-dismiss-it
https://www.foxbusiness.com/markets/there-is-more-to-chinas-cryptocurrency-crackdown-than-meets-the-eye
https://www.asgam.com/index.php/2021/05/26/implications-widespread-as-china-cracks-down-on-cryptocurrency-mining/
https://www.protocol.com/newsletters/protocol-china/will-china-remain-crypto-miner?rebelltitem=2#rebelltitem2
https://www.protocol.com/newsletters/protocol-china/china-tech-crackdown?rebelltitem=1#rebelltitem1
https://fortune.com/2021/05/21/china-ban-bitcoin-price-bubble-crypto/
https://www.cnbc.com/2021/05/26/chinese-bitcoin-traders-wield-enormous-influence-despite-crackdown.html
https://www.theblockcrypto.com/post/105708/china-bitcoin-crackdown-usdt-otc

Didem Kurunç

Didem Kurunç

İEL ve İşletme Fakültesi mezunudur. ABD’de yüksek lisans (MSc in Finance) eğitimini onur derecesiyle bitirmiştir. Bir süre özel sektörde finans alanında çalışmış ve finans dalında doktora eğitimini tez aşamasına kadar devam ettirmiştir. Eğitim, finans ve finansal okuryazarlık ilgi alanları arasındadır ve bu konularda bağımsız danışmanlık yapmaktadır.
https://www.btchaber.com/

Yanıt verin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Türkiye'nin Uzman Kadrolu Kripto Haber Platformu
bitcoin
Bitcoin (BTC) 367.308,81 TL 3,81%
ethereum
Ethereum (ETH) 25.354,77 TL 5,76%
tether
Tether (USDT) 8,67 TL 0,09%
cardano
Cardano (ADA) 17,98 TL 3,57%
binance-coin
Binance Coin (BNB) 3.140,47 TL 2,96%
xrp
XRP (XRP) 7,93 TL 2,20%
solana
Solana (SOL) 1.151,64 TL 7,57%
usd-coin
USD Coin (USDC) 8,68 TL 0,14%
polkadot
Polkadot (DOT) 245,94 TL 4,16%
dogecoin
Dogecoin (DOGE) 1,81 TL 2,88%
Copy link
Powered by Social Snap