BTCHaber Özel Röportajları – Ernst & Young’dan Orkan Sahin | BTCHaber Exclusives – Orkan Sahin of Ernst & Young

Abone Ol:google-news
0
24/06/2021

Dünyanın önde gelen denetim ve danışmanlık firmalarından Ernst & Young’ta Finansal Hizmetler ve Dijital Hukuk alanında yönetici olarak görev yapan Orkan Sahin ile sektördeki son gelişmeleri ele aldığımız keyifli ve bilgilendirici bir röportaj gerçekleştirdik. Dünyayı kasıp kavuran kripto para düzenlemelerinden, her geçen gün giderek gelişen blokzinciri alanından, El Salvador’un Bitcoin’i yasal bir para birimi haline getiren kararına kadar pek çok şeyi konuştuk…

Orkan Sahin Hakkında

Orkan Sahin, İsviçre Zürih’te Ernst & Young’ın (EY) Finansal Hizmetler ve Dijital Hukuk yöneticisidir. Büyük Dörtlü’de (PwC ve EY) 6 yıldan fazla deneyime sahip, finansal hizmetler sektöründe teknoloji odaklı bir hukuk danışmanıdır ve xTech, Legal Managed Services (LMS), DLT/Blokzinciri ve kripto para tutkunudur. Kendisini teknoloji, hukuk ve inovasyon arasında bir arayüz olarak nitelendiren Orkan, işletmelerin dijital dönüşüm yolculuğunu destekliyor. Özellikle, şirketlerin sıkı bir şekilde düzenlenmiş finansal hizmetler endüstrisindeki ilgili yasa ve yönetmeliklerden haberdar olmalarını ve bunlara uymak için adımlar atmalarını sağlamaya yardımcı oluyor. Sürekli genişleyen bir küresel ekonomide, çok kültürlü ve çok dilli bir avukat olmak, çok çeşitli müvekkilleri ve fırsatları üstlenirken faydalı olabiliyor. Orkan, yeni ülkeler keşfetme, yeni kültürlerle tanışma ve dünyanın her yerinden farklı insanlarla çalışma şansı bulmuş bir isim. Almanya’da doğup büyüyen (Alman vatandaşı) Orkan, Türk kökenli ve 2015 yılında İsviçre’ye taşınmadan önce Hint Okyanusu’ndaki Mauritius’ta yaşadı. Kendisi çok sayıda yayının yazarı ve uluslararası FinTech & Blokzinciri uzman grubunun üyesidir.

Ernst & Young Profili: Orkan Sahin | EY – Switzerland 

LinkedIn Profili: Orkan Sahin | LinkedIn

1. Bildiğiniz gibi dünya çapında kripto paraların düzenlenmesine yönelik çalışmalar hızlandı. Birçok ülke sıkı önlemler alırken/alacağını söylerken, bazıları yasaklama yolunu tercih ediyor. Siz kripto para düzenlemelerinin ne yönde gelişeceğini düşünüyorsunuz?

Kripto varlıklarının tek tip bir yasal ve düzenleyici sınıflandırması veya taksonomisi şu anda küresel düzeyde mevcut değildir. Her yargı yetkisinin kendine has özellikleri vardır yani henüz tam bir uyumlaştırma yoktur. Bu nedenle, sınır ötesi bir bakış açısıyla, çok sayıda ulusal düzenleme dikkate alınmalıdır -ki bu oldukça karmaşıktır. Ancak şimdiden belli uyumlaştırma çabaları var. Eylül 2020’de Avrupa Komisyonu, tüketicilere yenilikçi finansal ürünlere erişim sağlarken tüketicinin korunmasını ve finansal istikrarı sağlayan rekabetçi bir AB finans sektörü oluşturmak için “Dijital Finans Paketi”ni (Digital Finance Package) kabul etti. Paket, AB’nin dijital geçişi kucaklayan bir toparlanma ve Avrupa’yı küresel bir dijital merkeze dönüştürme arzusunu destekliyor. Yeni düzenleyici çerçeve ayrıca, “Kripto Varlıklarda Piyasalar” (Markets in Crypto Assets – “MiCA”) adı verilen kripto varlıklara ilişkin kapsamlı bir yasama önerisini de içeriyor. MiCA, kripto varlıklarının gözetimi ve düzenlenmesi için küresel standartlar belirleme potansiyeline ve açıkça dile getirdiği bir hırsa sahiptir. Kabul edildikten ve yürürlüğe girdikten sonra MiCA, tüm AB üye ülkelerinde doğrudan geçerli yasa olacaktır.

Küresel düzeyde Mali Eylem Görev Gücü‘nün (Financial Action Task Force – FATF) düzenleyici gereksinimlerinin dikkate alınması gerekir, ör. “Seyahat Kuralı”. Bu kurala göre banka havalesi gerçekleştirirken finansal kuruluşlar, elektronik havaleler ve ilgili mesajlar hakkında gerekli ve doğru gönderici bilgilerini ve gerekli lehdar bilgilerini içermeli ve bilgiler ödeme zinciri boyunca banka havalesi veya ilgili mesajla birlikte kalmalı. Bu, çözüm sağlayıcılar için yeni zorlukların yanı sıra fırsatlar da getiriyor.

En “kripto para dostu” ülkeler, kripto varlıklarını aşırı düzenlemeyen veya aşırı vergilendirmeyen, ancak yine de DLT/Blokzinciri ekosistemlerinin gelişmesine izin veren ilke tabanlı ve teknoloji nötr düzenleyici çerçeveler sağlayan ülkelerdir. Bazı ülkeler kripto varlıklarına karşı oldukça temkinli bir yaklaşım sergilerken (örneğin madencilik veya ticaret faaliyetlerinin yasaklanması), bazıları kripto varlıklarını benimsemeye ve kripto varlıklarının ticaretini, satışını, satın alınmasını ve sahipliğini adil bir şekilde düzenlemeye başlıyor.

İsviçre, DLT/Blokzinciri ve kripto varlıkları alanında önde gelen yerlerden biridir. Geniş bir ağ ve derin bir uzmanlık içeren ünlü DLT/Blokzinciri organizasyonları (örneğin Cardano, Ethereum, Tezos) için uluslararası bir merkezdir. Uygun vergi yasaları, ekonomik ve yasal istikrarı (yeni tanıtılan “DLT Yasası”) ve teknoloji merkezli hükümeti nedeniyle, DLT/Blokzinciri topluluğu “Kripto Vadisi” olarak adlandırılan yerde kendine yenilikçi bir ev buldu. 

Birçok girişim, İsviçre’nin komşu ülkesi Lihtenştayn’da da benzer şeyi yakaladı. Lihtenştayn, kripto varlıkları için kapsamlı bir düzenlemeye sahiptir (“Token ve Güvenilir Teknoloji Hizmet Sağlayıcı Yasası – Token and Trusted Technology Service Provider Act”). Avrupa Birliği’nin bir parçası olmasa da, Lihtenştayn Avrupa Ekonomik Alanı’nın bir parçasıdır. Bu, Lihtenştayn merkezli şirketlerin sağlam bir sınır ötesi çerçevenin mevcut olması koşuluyla Avrupa pazarına iyi bir erişimi olduğu anlamına gelir.

Estonya, DLT/Blokzinciri inovasyonunda lider bir ülke olacağını ve dünyada “e-ikamet”i kuran ilk ülke olduğunu duyurdu. Kripto dostu sayılabilecek diğer ülkeler Cebelitarık, Malta, Singapur ve Japonya’dır.

Yakında diğer yargı bölgelerinin daha fazla düzenleyici yaklaşımını göreceğiz. Mesele, ülkelerin yeniliği ve dijitalleşmeyi teşvik etmeye devam edebilmeleri için aşırı düzenleme yapılmaması gerektiği.

2. Aynı şekilde birçok ülke de merkez bankası dijital para birimleri (CBDC) çalışmaları yürüttüklerini en azından değerlendirdiklerini açıkladı. Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Gerçekten de bu dijital varlıklar hükümetlerin kripto paralar konusundaki “endişelerini” giderebilir mi?

“Stablecoin’ler” özel şirketler tarafından çıkarılırken, CBDC’ler merkez bankaları tarafından çıkarılan yeni bir elektronik para birimi biçimidir. Bir CBDC, temel olarak ortak bir FIAT para biriminin (örneğin USD) dijital bir temsilidir. Şu anda birçok merkez bankası, toptan veya kurumsal müşteriler (“Toptan CBDC – Whole CBDC”) veya perakende veya özel müşteriler (“Perakende CBDC – Retail CBDC) için kendi dijital para birimlerini tanıtmanın yollarını arıyor. CBDC’yi tanıtmak için motivasyonlar örn. finansal hizmetlere erişimi olmayan kişiler için finansal katılım, borçlu riski olmayan dijital para ihtiyacı (ticari bir banka finansal sorunlara girebilir ve aşırı durumlarda iflas edebilir) veya vergi suçlarının ve kara para aklamanın azaltılması (kayıt yoluyla daha iyi izlenebilirlik yoluyla) DLT/Blockchain üzerindeki tüm işlemler, bugün nakitte durum böyle değildir) olabilir. Sağlam bir finansal kapsama sahip ülkelerde Perakende CBDC’leri uygulamaya çok güçlü bir ihtiyaç görmüyorum. “Başarısızlık için çok büyük” hükümleri, sistemik olarak önemli bankaların dayanıklılığını artırdı ve ticari bankalara olan güveni artırmak için önemli önlemler (örneğin sermaye gereksinimleri) de alındı. Ancak, toptan CBDC’yi keşfetmeye büyük ilgi var. Bir toptan CBDC’nin potansiyel faydaları ve zorlukları şu anda örn. İsviçre Ulusal Bankası (SNB) ve Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS) tarafından inceleniyor. Birkaç ülkede başka birçok proje başlatıldı. Sadece birkaç CBDC projesi saymak gerekirse: Kanada Merkez Bankası (“Jasper Projesi”), Bahamalar Merkez Bankası (“Sand Dollar”), İsveç Merkez Bankası (“E-Krona”), Japonya Bankası (“Stella Projesi”) veya Çin Halk Bankası (“Dijital Para Birimi Elektronik Ödeme” veya “DCEP”). CBDC’ler genellikle DLT/Blokzinciri ile ilişkilendirilir ancak bu, CBDC’lerin daha geleneksel bir merkezi teknoloji kullanılarak oluşturulamayacağı anlamına gelmez.

3. El Salvador’un Bitcoin’i yasal bir para birimi olarak kabul etmesi hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce ülkeler El Salvador örneğini takip eder mi?

Yoksulluğun azaltılması ve kapsayıcı ekonomik büyümenin sağlanması için finansal katılım esastır. El Salvador vatandaşlarının çoğunluğunun banka hesabı yok, ancak birçoğunun bir akıllı telefonu veya en azından internet erişimi var. Büyük ölçüde nakit bir ekonomidir ve yerel para sistemine olan güven ile mücadele etmiştir. Bitcoin’i resmi bir para birimi haline getirmek, El Salvador’un yenilikçi ve kapsayıcı bir dijital ekonomiye dönüşmesine yardımcı olabilir. Ama neden Bitcoin? El Salvador’un neden bir stablecoin veya CBDC benimsemeyi düşünmediğini merak edebilirsiniz. Tasarım gereği, bunlar genellikle bir FIAT para birine (ör. USD) 1:1 oranında sabittir. Bir tüccar ödeme için Bitcoin’i kabul etse bile, insanlar Bitcoin’i bir ödeme aracından ziyade bir değer deposu (tıpkı “dijital altın” gibi) olarak gördükleri için Bitcoin’lerini harcama konusunda hala isteksizdir. Bugün hala iki pizza için 10.000 Bitcoin ödüyor musunuz? Muhtemelen hayır. Bitcoin’in güzelliği, hiçbir hükümet, kuruluş veya kişinin yeni Bitcoin yaratamamasıdır. Bitcoin deflasyonisttir, yani satın alma gücü zamanla artar. Vatandaşlar nesiller boyu enflasyona ve hiperenflasyona alışmak zorunda kaldı. Bu nedenle Bitcoin uygulanabilir bir alternatif olabilir, ancak geriye dönüp baktığımızda bunun doğru karar olup olmadığını yalnızca zaman gösterecek. Bazı eleştirel sesler makroekonomik, finansal ve yasal endişeleri dile getirse de, El Salvador’un tarihi hareketi diğer Orta ve Güney Amerika ülkelerini de aynı şekilde motive edebilir. Giderek daha fazla politikacının “lazer göz” moduna geçtiğini görüyoruz. Diğer ülkeler bir CBDC başlatmaya çalışırken biraz farklı bir yol izliyorlar. Daha fazla finansal sistemin bir dijital para birimine yönelmeye başladığını oldukça net bir şekilde söyleyebiliriz. Elbette hangi para biriminin galip geleceğini tahmin etmek zor.

4. Blokzinciri en çok hangi alanda gelişim gösteriyor veya gelecekte hangi alanda gelişme göstermesini bekleyebiliriz?

Blokzinciri, zamanımızın en umut verici teknolojilerinden biridir. Finans sektörü dışında giderek daha fazla farklı sektör, potansiyelini yeni yeni fark etmeye başlıyor. Aynı zamanda blokzinciri bir sihirli değnek de değildir ve teknolojinin avantajları ve sınırlamaları hakkında birçok yanlış anlama vardır. Bir “kavram kanıtı – proof of concept” aşamasının ötesine geçmek için bir blokzinciri stratejisi iyice düşünülmelidir. Hala birçok blokzinciri projesi, olgunluğa giden dik bir yolda. Vasıflı geliştiricilerin yetersizliği, yasal ve düzenleyici uzmanlık eksikliği, ölçeklenebilirlik, birlikte çalışabilirlik ve güvenlik sorunlarının yanı sıra enerji tüketen fikir birliği protokolleri beklenmeyen dezavantajlara neden olabilir.

Finans sektörü, kripto varlıkları, altındaki blokzinciri teknolojisini veya her ikisini içeren farklı kullanım alanlarını araştırıyor ve uyguluyor. Finans endüstrisinin birçok ağır topu, blokzinciri ve kripto varlık stratejilerini ortaya koyuyor. Finansal kurumların hizmet sunumu, tümü kripto varlıklarıyla ilgili olan aracılık, varlık yönetimi, saklama, tokenizasyon, ticaret veya borç vermeyi içerebilir. Altında yatan teknolojiyi benimseyen finans kuruluşları, daha hızlı sınır ötesi ödemelerden, gelişmiş takas ve uzlaştırma sistemlerinden, ticaret finansmanından, kayıt paylaşımının yanı sıra depolama veya kimlik doğrulamasından (KYC) yararlanabilir.

Blokzinciri ayrıca kamu sektörünü de dönüştürüyor. Hükümetler çok çeşitli kullanım alanlarını araştırıyor (ör. oylama, kimlik yönetimi, sağlık hizmetleri, tedarik zinciri izlenebilirliği, kurumsal kayıt). AB, blokzinciri teknolojisinde lider olmak istiyor -sadece onu kullanarak değil, aynı zamanda bir öncü olarak ve önemli blokzinciri platformlarına, uygulamalarına ve şirketlerine ev sahipliği yaparak.

Ekosistem hâlâ gelişiyor ve Satoshi Nakamoto’nun ünlü teknik incelemeyi (Bitcoin: A Peer-to-Peer Electronic Cash System) yayınlamasından bu yana çok şey oldu. Akıllı sözleşmeler, merkeziyetsiz finans (DeFi) uygulamaları (dApp’ler), menkul kıymet token’ları (STO’lar), stablecoin’ler veya NFT’ler, blokzincirinin çok kısa tarihinde sadece bir başlangıçtır. Merkeziyetsiz finans (“DeFi”) ezber bozan bir alandır ve mevcut merkezi finans sisteminden (merkezi kontrol, sınırlı erişim, verimsizlik, birlikte çalışabilirlik eksikliği ve opaklık) kaynaklanan sorunları çözmenin anahtarı olacaktır. DeFi yeni gelişiyor ancak potansiyeli umut verici.

Genel olarak, yakın geleceğin daha fazla düzenleyici kesinlik, pragmatik yönetişim modelleri, bağlantılılık ve çevresel sürdürülebilirlik getireceğinden oldukça eminim.

5. Türkiye konusunda gelişmeleri ne kadar takip ediyorsunuz bilmiyorum ancak Temmuz sonunda açıklanması beklenen bir kripto para düzenlemesi var. Türk yetkililerin gelişmeler doğrultusunda nasıl bir düzenleme yapacağını öngörüyorsunuz?

Türk toplumu, dünya çapında kripto paraları en çok benimseyen toplumlardan biridir. Her yargı alanının koşullarına saygı duymak gerekir. Yatırımcı koruması veya AML/CTF gereklilikleri gibi belirli çerçeveler, düzenleyici ortamı güçlendirmek için gereklidir. İlkelere dayalı ve teknoloji nötr bir düzenleme, Türkiye’yi Doğu ve Batı arasındaki kavşakta DLT/Blokzinciri merkezi olarak konumlandırmaya yardımcı olabilir. Türkiye genç bir nüfusa sahip ve İstanbul çok dinamik ve çekici bir başlangıç merkezi. Tam bir yasak kesinlikle faydalı değildir. Ancak adil bir düzenleme, piyasayı korumak ve güçlendirmek için hayati önem taşımaktadır.

6. ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC) bir Bitcoin ETF kararını (Valkyrie Digital Assets) daha erteledi. Mevcut ortam göz önüne alındığında ertelemelerin daha ne kadar sürmesini bekleyebiliriz? Bitcoin ETF’lerine ilişkin genel bakış açısı ne durumda? Kabul edilmesi durumunda hangi gelişmeler yaşanabilir?

Bir Bitcoin ETF, Bitcoin’e yatırım yapma sürecini kolaylaştırdığı için kesinlikle bazı faydalar sağlar. Birçok yatırımcı için Bitcoin’e doğrudan “sahip olmak” ve özel anahtarları yönetmek veya bir kripto para borsasına kaydolmak hala çok karmaşık. Ayrıca, yatırımcılara portföylerini çeşitlendirme şansı verir. Bir “erteleme” mutlaka olumsuz bir sonucu göstermez. Yatırımcıların korunması ve piyasa manipülasyonu konusunda hala bazı endişeler var. Bu tür kararlar zaman alır. Bu nedenle, ne zaman bir karar bekleyebileceğinizi tahmin etmek çok zor. 

7. Kripto paralara ve blokzinciri teknolojisine odaklanmaya ne zaman, nasıl ve neden karar verdiniz?

Bitcoin’i ilk kez 2012/2013 civarında duydum ama ne yazık ki yeterince kulak kesilmemiştim. Sonra 2014/2015’te Mauritius’taki plajda geliştirici alanından birkaç kişiyle tanıştım. Bana blokzincirinin faydalarından bahsettiklerinde önce kafam çok karıştı ama daha sonra çok heyecanlandım. Ancak ilk başta, bu bilgiyle ne yapabileceğim hakkında hiçbir fikrim yoktu. Daha fazla araştırdım ve vizyonum açılmaya başladı. 2015 yılında İsviçre’ye taşındığımda, blokzinciri ekosisteminin ne kadar güçlü bir şekilde kurulduğunu fark ettim. Buluşmalara katıldım, ekosistemden birçok insanla bağlantı kurdum ve onların sorun ve ihtiyaçlarının ne olduğunu anladım. Birçok girişimin yasal soruları vardı, ancak geleneksel avukatlar teknolojiyi anlamadı. Kendimi her zaman hukuk, teknoloji ve inovasyon arasında bir arayüz olarak gördüm. Bu benim anımdı. Tutkumu işime dönüştürebilirim. Kendimi geliştirmek için “Oxford Strateji Programını” tamamladım. Bazı mezunlarla birlikte topluluğu genişletmek, bilgiyi derinleştirmek ve blokzinciri alanında üyelerine sunulan fırsatları artırmak için “Oxford Blockchain Vakfı’nı (OXBC)” kurduk. Bugün, farklı uluslararası uzman gruplarının bir parçası olmaktan ve FinTech & Blokzinciri odaklı bir ekibe liderlik etmekten onur duyuyorum. Bu şimdiye kadarki en iyi kariyer kararımdı.

BTCHaber Exclusives – Orkan Sahin of Ernst & Young

We had a lovely and informative interview with Orkan Sahin, who works as Financial Services and Digital Law Manager at Ernst & Young, one of the world’s leading auditing and consulting firms, where we discussed the latest news in the crypto world. We talked about everything from crypto regulations that swept the world, from the ever-evolving blockchain tech to El Salvador’s decision to make Bitcoin a legal tender…

About Orkan Sahin

Orkan Sahin is a Manager at Ernst & Young (EY), Financial Services, Digital Law in Zurich, Switzerland. He is a technology-focused legal business advisor in the financial services sector with 6+ years of experience in the Big Four space (PwC and EY), and is highly passionate about xTech (e.g. FinTech, RegTech, InsurTech), Legal Managed Services (LMS) and DLT/Blockchain as well as crypto-assets. He is an interface between technology, law and innovation and supports the digital transformation journey of enterprises. In particular, he helps to ensure that they are aware of and take steps to comply with relevant laws and regulations in the heavily regulated financial services industry. In an ever-expanding global economy, being a multicultural and -lingual lawyer is beneficial when taking on a wider variety of clients and opportunities. Orkan had the chance to explore new countries, immerse himself in new cultures and work with diverse people from all over the world. He was born and raised in Germany (German citizen), has Turkish roots and lived in Mauritius in the Indian Ocean before finding his home in Switzerland in 2015. Orkan is an author of numerous publications and member of international FinTech & Blockchain expert groups. 

Orkan’s profile at EY: Orkan Sahin | EY – Switzerland 

Orkan’s profile at LinkedIn: Orkan Sahin | LinkedIn

1. As you know, efforts on crypto regulations have accelerated around the world. While many countries are taking or saying that they will take strict rules, some prefer ban (like China, again). How do you think crypto regulations will evolve?

A uniform legal and regulatory classification or taxonomy of crypto assets does currently not exist at global level. Every jurisdiction has its own peculiarities, meaning that there is no full harmonization yet. Therefore, from a cross-border perspective, a multitude of national regulations must be considered – which is very complex. However, there are already certain efforts of harmonization. In September 2020, the European Commission adopted the “Digital Finance Package” to build a competitive EU financial sector that gives consumers access to innovative financial products, while ensuring consumer protection and financial stability. The package supports the EU’s ambition for a recovery that embraces the digital transition and to turn Europe into a global digital hub. The new regulatory framework also includes a comprehensive legislative proposal on crypto assets, called “Markets in Crypto Assets” (“MiCA”). MiCA has the potential and the outspoken ambition to set global standards for the oversight and regulation of crypto assets. Once adopted and in force, the MiCA will be directly applicable law in all EU member states. 

On a global level the regulatory requirements from the Financial Action Task Force (FATF) need to be considered, e.g. the “Travel Rule”. According to that rule, when performing wire transfers, financial institutions must “include required and accurate originator information, and required beneficiary information, on wire transfers and related messages” and the information should remain “with the wire transfer or related message throughout the payment chain”. This brings new challenges but also opportunities for solution providers.

The most “crypto-friendly” countries are the ones that did not overregulate or overtax crypto assets but still provided principle-based and technology neutral regulatory frameworks, which allowed DLT/Blockchain ecosystems to flourish. While some countries follow a rather cautious approach towards crypto assets (e.g. a ban of mining or trading activities), there are others that have started to adopt crypto assets and to fairly regulate the trading, selling, buying and owning of crypto assets. 

Switzerland is one of the leading locations in the area of DLT/Blockchain and crypto assets. It is an international hub for famous DLT/Blockchain organizations (e.g. Cardano, Ethereum, Tezos) comprising a wide network and profound expertise. Due to its favorable tax laws, economic and legal stability (newly introduced “DLT Act”), and technology centric government, the DLT/Blockchain community has found a progressive home in the so called “Crypto Valley”.

Many startups found also home in Switzerland’s neighboring country Liechtenstein. Liechtenstein has a comprehensive regulation for crypto assets (“Token and Trusted Technology Service Provider Act”). Even though not part of the European Union, Liechtenstein is part of the European Economic Area. This means, companies based in Liechtenstein have good access to the European market, under the condition that a solid cross-border framework is in place. 

Estonia announced that it would become a leading country in DLT/Blockchain innovation and was the first country in the world to establish the “e-residency”. Other countries that can be considered crypto-friendly are Gibraltar, Malta, Singapore or Japan.

We will see further regulatory approaches of other jurisdictions soon. The point is not to overregulate, so that countries can continue to foster innovation and drive digitalization.

2. Likewise, many countries have announced that they are at least evaluating their central bank digital currencies (CBDC). What do you think about this subject? Can these digital assets really quell governments’ “concerns” about cryptocurrencies?

While “stablecoins” are issued by private companies, CBDCs are a new form of electronic currency issued by central banks. A CBDC is basically a digital representation of a common FIAT currency (e.g. USD). Currently, many central banks are exploring ways to introduce their own digital currency for wholesale or institutional customers (“Wholesale CBDC”) or for retail or private customers (“Retail CBDC”). Motivations for introducing CBDC are e.g. financial inclusion for people without access to financial services, the need for digital money without debtor risk (as a commercial bank can get into financial problems and in extreme cases become insolvent) or the reduction of tax offences and money laundering (through better traceability by recording all transactions on DLT/Blockchain, which is not the case with cash today). I do not see a very strong need to introduce Retail CBDCs in countries with a solid financial inclusion. “Too-big-to-fail” provisions have increased the resilience of systemically important banks and substantial measures (e.g. capital requirements) have also been taken to increase confidence in commercial banks. However, there is great interest in exploring wholesale CBDC. The potential benefits and challenges of a Wholesale CBDC are currently being investigated by e.g. the Swiss National Bank (SNB) and the Bank for International Settlements (BIS). Many other projects have been kicked-off in several countries. Just to name a few CBDC projects: Bank of Canada (“Project Jasper”), Central Bank of the Bahamas (“Sand Dollar”), Sweden Central Bank (“E-Krona”), Bank of Japan (“Project Stella”), or the Peoples Bank of China (“Digital Currency Electronic Payment” or “DCEP”). CBDCs are often associated with DLT/Blockchain, however, it does not necessarily mean that CBDCs could not be built using a more conventional centralized technology.

3. What do you think about El Salvador’s adoption of Bitcoin as a legal tender? Do you think countries will follow the suit?

Financial inclusion is essential in reducing poverty and achieving inclusive economic growth. The majority of El Salvador’s citizens are unbanked, but many have a smart phone or at least access to the internet. It is a largely cash economy and has struggled with trust in its local monetary system. Making Bitcoin a legal tender could help El Salvador to transform into an innovative and inclusive digital economy. But why Bitcoin? One can only wonder why El Salvador has not considered the adoption of a stablecoin or a CBDC. By design, these are usually 1:1 pegged with a FIAT currency (e.g. USD). Even when a merchant accepts Bitcoin for payment, people are a still reluctant to spend their Bitcoin, as they see Bitcoin rather as a store of value (just like “digital gold”) than a means of payment. Would you still pay 10,000 Bitcoin for two pizzas today? Most probably not. The beauty of Bitcoin is that no government, organization or person can create new Bitcoin. Bitcoin is deflationary, meaning buying power increases over time. Generations of citizens had to get used to inflation and hyperinflation. That is why Bitcoin could be a viable alternative, but only time will show if – looking back – this was the right decision. Although some critical voices express macroeconomic, financial and legal concerns, El Salvador’s historic movement could motivate other Central and South American countries follow suit. We see that more and more politicians are changing into the “laser eyes” mode. Other countries are taking a somewhat different direction trying to launch a CBDC. We can say with a fair degree of certainty that more financial systems begin to trend towards a digital currency. Of course, it is difficult to predict which currency will prevail.

4. In which area is Blockchain developing the most, or in what area can we expect it to improve more in the future?

Blockchain is one of the most promising technologies of our time. More and more different industries apart from the financial sector are just starting to recognize its potential. At the same time Blockchain is not a silver bullet and there are many misconceptions about the advantages and limitations of the technology. A Blockchain strategy must be thoroughly thought through to move beyond a “proof of concept” phase. Still many Blockchain projects are on a horny path to maturity. Insufficient skilled developers, lack of legal and regulatory expertise, scalability, interoperability and security issues as well energy consuming consensus protocols can cause unanticipated drawbacks. 

The financial industry is exploring and implementing different use cases involving crypto assets, the underlying Blockchain technology, or both. Many heavy weights of the financial industry are revealing their Blockchain and crypto assets strategies. The service offering of financial institutions can include brokerage, asset management, custody, tokenization, trading or lending – all related to crypto assets. By adopting the underlying technology, financial institutions may benefit from faster cross-border payments, enhanced clearance and settlement systems, trade finance, record sharing as well as storage or identity verification (KYC). 

Blockchain is also transforming the public sector. Governments are exploring a wide range of use cases (e.g. voting, identity management, health care, supply chain traceability, corporate registration). The EU wants to be a leader in Blockchain technology – not just by using it but also as an innovator and as a home to significant Blockchain platforms, applications and companies.

The ecosystem is still evolving and a lot has happened since Satoshi Nakamoto published the famous white paper (Bitcoin: A Peer-to-Peer Electronic Cash System). Smart contracts, decentralized finance applications (dApps), security token offerings (STOs), stablecoins or NFTs are only the beginning in the very short history of Blockchain. Decentralized Finance (“DeFi”) is a game-changer and will be key to solve issues that arise from the current system of centralized finance – centralized control, limited access, inefficiency, lack of interoperability, and opacity. DeFi is nascent but the upside is promising. 

Overall, I am quite confident that the near future will bring more regulatory certainty, pragmatic governance models, interconnectivity and environmental sustainability. 

5. I don’t know how much you follow the news about Turkey, but there is a crypto regulation that is expected to be announced at the end of July. Prior to that, legislation was issued banning payments with cryptocurrencies. What kind of a regulation do you envision the Turkish authorities will make in line with news & conditions?

The adoption of crypto assets in the Turkish society is amongst one of the highest in the world. It is necessary to respect the circumstances of each jurisdiction. Certain frameworks, such as investor protection or AML/CTF requirements are essential to strengthen the regulatory environment. A principle-based and technology neutral regulation could help to position Turkey as DLT/Blockchain hub at the crossroads between East and West. Turkey has a young population and Istanbul is a very dynamic and attractive startup hub. A complete ban is certainly not beneficial. However, a fair regulation is vital to protect and strengthen the market.

6. The U.S. SEC has delayed another Bitcoin ETF decision (Valkyrie Digital Assets). How long do you think these delays will last? What is the perspective for Bitcoin ETFs? What developments can we expect if it is approved?

A Bitcoin ETF certainly brings some benefits as it makes the process of investing in Bitcoin easier. For many investors, it is still too complicated to “own” the Bitcoin directly and to manage private keys or to register with a crypto exchange. Further, it provides investors the chance to diversify their portfolios. A “postponement” does not necessarily indicate a negative outcome. There are still some concerns about investor protection and market manipulation. This kind of decisions take time. It is therefore very difficult to estimate when you can expect a decision.

7. When, how and why did you decide to focus on crypto-assets and Blockchain?

I first heard about Bitcoin around 2012/2013 but unfortunately, I was not listening good enough. Then in 2014/2015 I met a few people from the developer space at the beach in Mauritius in the Indian Ocean. I was first very confused and then very excited when they told me about the benefits of Blockchain. However, at first, I had no idea what I could do with this information. I researched further and my vision began unfolding. When I moved to Switzerland in 2015, I realized how strongly a Blockchain ecosystem had already established. I attended meetups, connected with many people from the ecosystem and understood what their pain points and needs were. Many startups had legal questions, but the traditional lawyers did not understand the technology. I have always seen myself as an interface between law, technology and innovation. This was my moment. I could turn my passion into my job. To upskill myself I completed the “Oxford Strategy Programme”. Together with some of the alumni we have founded the “Oxford Blockchain Foundation (OXBC)” to widen the community, deepen the knowledge, and heighten the opportunities available to its members, within the blockchain space. Today, I have the honor to be part of different international expert groups and to lead a team focused on FinTech & Blockchain. This was my best career decision so far. 

BTCHaber E-Posta Bültenine Abone Olun!

Diğer 1.045 kişiye katılın ve bugün bizimle kripto para yolculuğunuza başlayın.

Asla istenmeyen posta göndermeyeceğiz ve kişisel bilgilerinizi kimseyle paylaşmayacağız.

Dilek Sarı

1992 yılında İzmir’de doğan Dilek Sarı, Ege Üniversitesi Sosyoloji Yüksek Lisans mezunu. Blokzinciri ve kripto paralara olan ilgisi onu bu alanda çalışma yapmaya sevk etti. Dilek, 2 senedir kripto para sektöründe yer alıyor ve bu alanda uzmanlaşmak üzere çalışmalarını sürdürüyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

bitcoin
Bitcoin (BTC) 295.229,88 TL 1,17%
ethereum
Ethereum (ETH) 18.481,30 TL 0,23%
tether
Tether (USDT) 8,56 TL 0,07%
binance-coin
Binance Coin (BNB) 2.559,95 TL 0,79%
cardano
Cardano (ADA) 10,35 TL 1,47%
xrp
XRP (XRP) 5,14 TL 1,42%
usd-coin
USD Coin (USDC) 8,56 TL 0,25%
dogecoin
Dogecoin (DOGE) 1,69 TL 0,05%
polkadot
Polkadot (DOT) 114,64 TL 2,15%
binance-usd
Binance USD (BUSD) 8,56 TL 0,45%
Share via
Copy link
Powered by Social Snap