SEC’nin Yasama Önceliği: Kripto Alım Satım, Borç Verme ve DeFi Platformları

SECnin Yasama Önceliği Kripto Alim Satim Borç Verme ve DeFi Platformlari

Geçtiğimiz hafta ABD Senatosu’ndan geçen ve yasalaşma yolunda Temsilciler Meclisi’ne gönderilen 1 trilyon dolarlık Altyapı Tasarısı içerdiği tartışmalı kripto maddesi nedeniyle hayal kırıklığı yaratırken üstüne ABD Menkul Kıymet ve Borsa Komisyonu SEC’nin Başkanı Gary Gensler’in kapsayıcı düzenlemelerden yana açıklamaları önümüzdeki dönemde gerek Kongre’de gerek SEC’de kripto varlıklar ve piyasaları konusunda regülasyon hareketliliğinin artacağına ve önemine işaret ediyor.

Senato’ya sunulan Altyapı Tasarısı’nın içinde fonlamada kullanılacak vergi gelirleri kalemlerinden biri olarak kripto sektörü yer aldı ve 28 milyar dolar vergi geliri öngörüldü. Yönetimlerin kripto para ekosistemi için öne sürdüğü, finansal istikrara tehdit oluşturma, potansiyel kara para aklama aracı olma gibi eleştiriler, kısıtlayıcı yaklaşımlar ve ne yapılması gerektiği konusundaki belirsizlikler arasında vergi boyutu en kolay yol alınan kısım olmakta; sektörün iki trilyon dolara varan hacmi de vergilendirmeyi çabuklaştıran bir etken elbette. 

Bununla beraber kripto sektöründe büyük tartışma ve sıkıntı yaratan kısım “vergilendirmeye” dahil olmak değil, kullanılan “broker” tanımının (aracı/komisyoncu) vergi bildirme yükümlülüğü olanlar konusunda yarattığı belirsizlik, ve hatta uygulanmasının imkansızlığı oldu; zira broker tanımının kapsamı kripto borsaları ve dealer’lardan öte, madencilerden, yazılım ve donanım geliştiricilere, onaylayıcılara, ve merkeziyetsiz finans protokollerine kadar kripto para sektörü içinde çok geniş bir alanı içeriyordu.

Hem bu kadar geniş bir kapsamın teknik olarak da uygulanamaz oluşu hem de inovasyona, teknolojiye vuracağı darbe nedeniyle önce kripto para topluluğunun sonra bazı senatörlerin de yoğun lobi çalışmalarıyla iki farklı senatör grubundan tasarıya kapsamı daraltan ve kısmen daha ılımlı değişiklik önerileri yapıldı; hatta son aşamada bu iki grup değişiklik önerisinde bir uzlaşmaya da gittiler ancak bir senatörün buna karşı oy vermesiyle Tasarı orijinal haliyle Senato’dan geçti.

Bundan sonra sonbaharda Temsilciler Meclisi’ne gidecek olan Tasarı orada da onaylanırsa Beyaz Saray’a gidecek ve yasama sürecinin sonlanmasının 2023’ü bulması bekleniyor. Bu süreçte kripto sektörü lehine bazı değişikliklerin eklenebilmesi için kripto topluluğunun lobi çalışmalarının artması ve Temsilciler Meclisi’nde taraftarların çoğalması gerekiyor.

Ayrıca yine yasama sürecinde ilgili kurumlardan bağlayıcı görüşler alınmakta ve asıl taraf olan Gelir İdaresi IRS’in ve Kongre’deki Vergilendirme Ortak Komisyonu (JCT) gibi kurumların müdahaleleri ve yorumlarının broker tanımı konusuna açıklık getirebileceği düşünülüyor. Blokzinciri teknolojisi ve kripto paralar konusunun partilerden bağımsız olarak iki taraftan da sempatizanları olması ve Kongre üyelerinin gittikçe daha bilgili hale gelmesi de geleceğe yönelik olumlu beklentileri arttırıyor.

Gensler ve SEC

Biden yönetimiyle SEC Başkanı olan, 2008 finansal krizinden sonra Emtia Vadeli İşlemler Komisyonu (CFTC) başkanlığı yapmış Gary Gensler, görevi sırasında türev piyasalarına getirdiği sıkı düzenlemelerle ve daha sonra MIT’de verdiği kripto, finans ve blokzinciri teknolojisi dersleri nedeniyle kripto para konusunda bilgili olmasıyla tanınıyor.

SEC Başkanı olması bu anlamda kripto sektörünü sevindirmişti ancak bilgisi ve ilgisinin bugüne kadar sektör adına olumlu net bir adıma dönüşmediği ( örn. sırada bekleyen kripto para ETF’leri için karar süresinin sürekli uzatılması) söylenebilir. Son zamanlarda verdiği ve duruşunu açıkça belli eden demeçlerden anlaşıldığı kadarıyla bahsi geçen Yasa Tasarısı’nda broker tanımı ne kadar kilitse Gensler açısından “yatırımcının korunması” aynı öneme/önceliğe sahip ve bunun adına yetki alanının kapsamını O da oldukça geniş tutmak niyetinde. 

Nitekim aybaşında Aspen Güvenlik Forumu için hazırlanan kamuya açık metin ve daha sonraki günlerde Senatör Elizabeth Warren’a cevaben yazdığı mektup içerikleri kripto varlıkları ve piyasaları düzenleme konusunda ileriye dönük her türlü yetkiyi kullanma ve arttırma konusunda kararlılığını kanıtlıyor; yakın zamanda Kongre’den kripto para borsalarını gözetmesi için SEC’ye yetki verecek bir yasa çıkarmasını istemiş olması da önemli.  

Söylemler Ciddi

Aspen metninde değindiği konular, her ne kadar kendi görüşleri olup kurumu bağlamadığını söylese de ileride SEC’den duyacağımız haberlerin öncüsü niteliğinde. Gensler’in ısrarla vurguladığı düşüncesi kripto token’ların menkul kıymet olma olasılığı ve böyle bir durumda SEC’nin kurallarına uyma zorunlulukları ve kurumun bunu takipte olacağı. Bilindiği üzere bitcoin gibi kripto paralar ABD’de emtia olarak değerlendiriliyor ve SEC’ye tabi değiller; Ripple ile SEC arasında süregelen davanın kilit noktası da Ripple’ın aslında kayıt dışı menkul değer satmış olduğu iddiası. Dolayısıyla bazı token’ların menkul değer olduğuna dair SEC’den gelecek bir düzenlemenin önemi oldukça fazla.

Başka neler diyor Gensler metinde? Bazı alıntılar şöyle: 

   * Nakamoto’nun inovasyonu gerçek ve finans/para alanında değişikliğin katalizörü olmaya devam edebilir (ama);

para tanımının tüm fonksiyonlarını yerine getiren bir kripto para birimi yok.     Spekülatif bir değer saklama aracı olarak altın ve gümüşte binlerce yıldır yapıldığı gibi yatırım ve spekülasyon amaçlı kullanılmasında bir sakınca yok, (ama);

şu anda kriptoda yeterli yatırımcı korumamız yok ve bu varlık sınıfı belli uygulamalarda dolandırıcılık ve kötüye kullanımlarla dolu.

   * Token’ların birçoğu menkul kıymet olarak sunuluyor ve satılıyor. Bu konuda eski SEC Başkanı Jay Clayton haklı: “Gördüğüm her ICO (İlk Coin Arzı) bir menkul değer” demişti ve evet bir çok token’ın gerekli bildirim ve gözetim/denetime tabi olmadan kayıt dışı yer aldığı bir kripto piyasası var. Geçmişten bugüne SEC’nin bu konuda açtığı davalardan hiçbirini kaybetmediği bilinmeli.

   * Ayrıca bazı platformların menkul kıymet değerleri üzerinden fiyatlanan ve türev gibi çalışan token veya başka ürünler sunan girişimleri var. Yanlış anlaşılmasın: Bu ürünler menkul kıymet kanunlarına tabidir ve bizim alanımıza girer.

   * Kripto alım satım platformları, borç verme platformları ve diğer DeFi platformlarına gelince bu platformların sadece menkul kıymet yasalarını değil bazılarının emtia ve bankacılık yasalarıyla da ilişkili olduğunu düşünüyorum. Aracısız, 7/24, küresel çalışan bu platformlarda VPN sayesinde yasaklar aşılıyor ve Amerikan halkı artık bu platformlarda, dolayısıyla yatırımcı korumasında önemli açıklar var.

Yanlış anlaşılmasın: Bu platformlarda menkul kıymet alım satımı ve sunumu varsa bizim yargı alanımıza girer ve bunlar kurallara uymak zorundalar.

(Başka söylemlerinden anlaşıldığı üzere örneğin bir borç verme platformu bir kripto varlık üstünde faiz oranı gibi bir getiri, bir değer sunuyorsa bu verilen kredileri SEC’nin gözetimine sokar; dijital varlık havuzları yatırım fonlarına benzer ve yine SEC devreye girer diye düşünüyor ki bu DeFi’ye de uzanmak anlamına geliyor)

   * Kripto varlıklara dokunan yatırım araçlarına, EFT’lere gelince özellikle Şikago Emtia Borsasında işlem gören Bitcoin vadelileriyle sınırlı olanlarda problem yoktur, diğer başvurular değerlendiriliyor.

   * Yetkimizi sonuna kadar kullanmaya devam edeceğiz. Bir kripto varlığın menkul kıymet olup olmadığına karar vermek açıktır (ki Howey testini kastediyor), ama bu konuda boşluklar var. Kongre’den işlemlerin, ürünlerin ve platformların bu boşluklara düşmemesi için ek yetki ve kaynak isteyeceğiz.

   * Bana göre yasama önceliği üç konuda olmalı: kripto trading, borç verme, DeFi platformları. Kriptoda yeniliği teşvik etmek isteyenler unutmamalı ki kamu politikası çerçevemizin dışında kalan finansal inovasyonların ömrü çok uzun olmamıştır.

Bu açıklamalardan sonra, kendisinekripto borsalarını düzenlemedeki yetkisinin ne olduğunu ve boşlukları soran Senatör Warren’a cevaben yazdığı mektupta da Gensler özetle “işlemleri, ürünleri ve platformları” daha iyi gözlemlemek için daha fazla yetkiye ve kaynağa ihtiyacını olduğunu, yatırımcıların korunması adına yasama önceliğinin kripto alım satımı, borç verme ve DeFi platformlarında olması gerektiğini yineliyor.

Sonuç olarak Başkan’ın görüşlerini tutarlı ve net ortaya koyduğu ve kripto varlık alanındaki farklı “işlem, ürün ve platformları” bir ucundan menkul kıymet olmayla ilişkilendirmeye ve dolayısıyla SEC kapsamına almaya eğilimli olduğu ortada.     

Beklentiler

Kripto topluluğuna verilen bu açık işaretlerin piyasalarda reaksiyon yaratmamış olmasının sebeplerinden biri SEC’nin başında GameStop, Archegos, şirketler için yeni ESG kuralları (Çevre, Sosyal, Yönetişim) gibi başka işlerin yoğunluğundan sıranın kriptoya gelmesinin zaman alacak olması olabilir. Nitekim hâlihazırda ortada net düzenlemelerden çok söylemler ve mahkeme kararları var. Ancak Gensler’in Hazine’ye bağlı Finansal İstikrar Gözetim Konseyi’nde ve Biden’ın Finansal Piyasalar Çalışma Grubu’nda yer alması ve göreceli olarak sektörü daha iyi biliyor olması nedeniyle Altyapı Tasarısı’ndaki yaptırımı zor kurallar gibi bir hata yapmayacağı ve net olacağı düşünülüyor. Bu netlik kripto para sektörünün gelişimine ne katar orası meçhul olmakla birlikte.

Diğer taraftan Kongre’nin diğer organlarından (Senato Bankacılık Komitesi ve Temsilciler Meclisi) sık sık kriptoyla ilgili yeni öneriler gelmesi ve Biden’ın OCC Başkan(Para Birimi Denetleyici Ofisi) adayı Saule Omarova’nın da kriptoyu risk olarak gördüğü göz önüne alındığında ileride koordineli bir regülasyon haberi karşısında şaşırmamak gerekir.  

Sonuç

Altyapı Tasarısı’nın problemli bir kripto maddesiyle onaylanmış olmasına bardağın dolu tarafından bakılırsa yönetim nezdinde kripto sektörünün büyüklüğünün ve kalıcılığının kabul edilmiş olması ve diğer taraftan kripto para topluluğunun tepki anlamında birleşip başarılı olunmasa da lobicilik faaliyetiyle sesini duyurmuş olması olumlu sonuçlar olarak yorumlanabilir.

Ancak görünen o ki kripto para sistemi paydaşlarının yasamaya doğru giden yolda birden çok organla birden çok alanda mücadele edip, lobi faaliyetlerini artırması gerekecek ki bu da ironik bir şekilde kriptonun politikaya bulaşması demek.

Didem Kurunç

Didem Kurunç

İEL ve İşletme Fakültesi mezunudur. ABD’de yüksek lisans (MSc in Finance) eğitimini onur derecesiyle bitirmiştir. Bir süre özel sektörde finans alanında çalışmış ve finans dalında doktora eğitimini tez aşamasına kadar devam ettirmiştir. Eğitim, finans ve finansal okuryazarlık ilgi alanları arasındadır ve bu konularda bağımsız danışmanlık yapmaktadır.
https://www.btchaber.com/

Yanıt verin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Türkiye'nin Uzman Kadrolu Kripto Haber Platformu
bitcoin
Bitcoin (BTC) 406.114,63 TL 0,76%
ethereum
Ethereum (ETH) 30.089,61 TL 2,05%
cardano
Cardano (ADA) 20,43 TL 2,55%
tether
Tether (USDT) 8,44 TL 0,14%
binance-coin
Binance Coin (BNB) 3.563,37 TL 2,24%
xrp
XRP (XRP) 9,29 TL 2,38%
solana
Solana (SOL) 1.235,66 TL 9,76%
polkadot
Polkadot (DOT) 307,82 TL 1,29%
dogecoin
Dogecoin (DOGE) 2,16 TL 3,61%
usd-coin
USD Coin (USDC) 8,44 TL 0,01%
Copy link
Powered by Social Snap