Reel Kur Endeksi ve Dış Dengeler – II

Abone Ol:google-news
0
18/02/2021

Türkiye özelinde veri analizi

Yazının ilk bölümünde kur düzeyinin döviz dengesine etkisinin karmaşık ve dinamik olduğunu, öngörülerin kısa vadenin ötesinde geçerliliğinin düşeceğini yazmıştım. Yazının ikinci bölümüne bir kaygımı paylaşarak başlamak istiyorum. Türkiye özelinde bir kısmı koronavirüs nedeniyle olabilecek bir küresel rekabet gücü kaybı yaşadığımızdan endişeliyim.

Ürettiğimiz ürün ve hizmetlere talebin düştüğü veya rakipler tarafından kısmen karşılandığı daha rekabetçi bir küresel pazar ortamında olabiliriz. Ya da pandemi örneğinde olduğu gibi kısmen geçici talep ve dolayısıyla fiyat düşürücü etkiler yaşanıyor olabilir.

Ekonomistlerin daha iyi cevap vereceğine eminim. Kendi adımda bu soruyu bir veri analiziyle ilerletmek istiyorum. Merkez Bankası 2006’dan bugüne Reel Kur Endeksi verilerini ve ülkenin döviz akımlarını takip edebileceğimiz Cari Denge sonuçlarını yayınlıyor. Cari Denge içinde dış ticaret verisini gösteren Mal ve Hizmet Dengesi verisi de var. Bu verileri 1994 yılına da götürmek mümkün fakat bu durumda geçmiş verileri bugünkü metodoloji ile uyumlu hale getirmek gerekiyor. Teknik olarak bu konuda bilgili olanlar için ilginç bir konu başlığı olabilir.

Aşağıda bulacağınız sonuçlar ilk olarak bu başlıkların zaman serisi içindeki ham verileri. Ardından bu verileri 12 aylık hareketli ortalamalar haline getiriyorum. Reel kur düzeyiyle cari denge arasında bir ilişki olmasını bekliyorum. Kur değer kaybettikçe hem dış ticaret açığının, hem de cari açığın azalacağını öngörüyorum.

..

Bu verilerle incelemek istediklerim şunlar:

Kur düzeyiyle dış ticaret dengesi ve cari denge arasında bir ilişki var mı? Öngörüm olduğu yönünde.

Dış ticaret ve cari denge bire bir aynı duyarlılığı mı gösteriyor? Öngörüm böyle olmayacağı yönünde.

Aynı reel kur düzeyinde verilen açıkların Gayrisafi Milli Hasılaya oranı ne kadar değişiyor? Öngörüm bir benzerlik göstereceği yönünde.

Son olarak da mevcut durumda 2020 yılı için ne söyleyebiliriz? Özellikle de genel bir rekabet gücü kaybı yaşıyor ve daha düşük kur düzeyinde bile geçmiştekinden daha farklı bir dış ticaret ve cari işlemler performansı sergiliyor olabilir miyiz? Öngörüm geçmişten farklı bir durum olduğu yönünde.

..

Sonuçlara birlikte bakalım. Önce ham veriler. Gayri Safi Milli Hasıla (GSMH) verisi OECD web sitesinden, diğer tüm veriler TCMB’nin EVDS sisteminden alınmıştır. Mal ve Hizmet Dengesi, Cari İşlemler Hesabı ve GSMH verileri milyar dolar olarak okunmalıdır.

image1

Verilerden ilk bakışta görüleceği gibi 2006 – 2019 döneminde 2019 yılı dışında dış ticaret fazlası veya cari işlemler fazlası verilen herhangi bir yıl olmamıştır. 2019 yılında her iki kalemde de fazla verilmiştir. 2019 yılının diğerlerinden farkı, 2018 yılı ile birlikte TL’nin değer kaybının önceki seriye göre daha düşük olduğu bir yıl olmasıdır. 2018 yılının açıkları da önceki yıllara göre önemli ölçüde azalmış, diğer faktörlere ek olarak TL’nin değer kaybının kalıcılığıyla 2019 yılında her iki hesapta da fazlaya geçilmiştir. 2020 yılına yazının sonunda geleceğiz.

Bu aşamada verileri işleyerek sorularımıza cevap arayalım.

Mal ve Hizmet Dengesi ve Cari İşlemler Hesabı grafikleri X ekseninde TÜFE bazlı reel kur düzeyinin 12 aylık ortalamasını gösteriyorlar. Y ekseninde ise o reel kur düzeyine karşılık gelen açık veya fazla tutarı milyar USD cinsinden gösteriliyor. Her bir nokta kesişimindeki kur düzeyine denk gelen açık düzeyiyle ilgili 12 aylık bir veriyi gösteriyor.

Mal ve Hizmet Dengesi yani dış ticaret tablosunda TL’nin %10 değerli olduğu 110 seviyesinden en çok verinin geldiğini görüyoruz. Bu seviyede hiç fazla verilmese de açık düzeyi -10 ile -80 aralağında çok dağınık bir şekilde gerçekleşmiş. TL, 120’ye değerlenince hafif de olsa açık artmış, TL’nin değeri 100’e düşünce açık hafifçe azalmış. TL’nin 90 değerinde olduğu tek örnek 100 – 120 aralığıyla aynı sonucu vermiş. TL’nin değeri 80’in altına değeri düştüğünde açık azalmış veya fazla verilmiş.

Cari İşlemler Hesabı verilerinde arada bir fark görülmeden aynı oranlar görülmüş.

image2

image2 1

image3

image4

image5
Üçüncü grafikte Mal Ve Hizmet Dengesi’nin Gayri Safi Milli Hasıla’ya oranı, dördüncü grafikte ise Cari Denge’nin Gayri Safi Milli Hasıla’ya oranı var.

Mal ve Hizmet Dengesi’nin GSMH’ye oranı kur seviyesinin 110 – 120 değerinde olduğu noktada ağırlıklı olarak %5 açık düzeyinde yoğunlaşmış. Değer azaldıkça açık da azalmış fakat özellikle 80’in altında açıktaki azalma ve fazlaya dönme belirginleşmiş.

Cari İşemler Hesabında doğal oransal fark dışında aynı eğişim görülmüş.

..

Bu durumda baştaki sorularımıza göre:

Kur düzeyi ile dış ticaret ve cari denge arasında pozitif bir ilişki genel olarak beklediğimiz gibi mevcut.

Dış ticaret dengesi ve Cari Denge arasındaki duyarlılık beklentimin aksine birbirine çok benzer.

Aynı reel kur düzeyinde verilen açıklar nominal sayı olarak birbirinden farklı olabiliyor. Fakat bu açıkların GSMH’ye oranına bakıldığı zaman farklı reel kur düzeylerinin her birinin kendi içinde bir bant aralığındaki açığa tekabül ettiği görülüyor. 110 ve 120 düzeylerinin benzer ortalama sonuçlar vermesi ve 110 seviyesindeki geniş dağılım nedeniyle dış açıkların kur seviyesi dışında başka faktörlerden de etkilendiği normal olarak görülmektedir. Buradaki etkiye, genel olarak kur seviyesi dışındaki rekabetçilik düzeyinin yani ürün ve hizmetlerin küresel değer zincirindeki yerinin, açık düzeyi oluşurken kur seviyesinin etkisiyle birlikte hareketi olarak bakabiliriz.

Buradan da sonuç kısmına yani eldeki verilere göre “Şu an bir rekabet kaybı yaşıyor olabilir miyiz?” sorusunda gelelim.

2020’nin 6 aylık Reel Kur düzeyi 2018 ve 2019’dan biraz daha değer kaybetmiş 74 civarı bir düzeyde. 6 aylık dış ticaret açığı ise 2018’deki toplam açık olan 10 milyarın üzerinde 15 milyar dolar düzeyinde. 2019 yılında ise tüm yılda 20 milyar dolarlık fazla vardı. Aynı eğilim cari işlemler açığında da gözükmekte. Her iki gösterge de 2018 ve 2019 seviyesinin oldukça üzerine bir açıkla yılı bitirecek gibi gözüküyorlar.

Geçmiş 2 yıldan önemli ölçüde açık artışına doğru farklılaşmanın sebebi ne olabilir? Reel Kur düzeyinin 100’e yakınsadığı dönemlerdeki gibi açıklar neden 74’lük değerde veriliyor? TL’nin reel değerindeki düşüş aslında rekabet gücündeki aleyhte bir değişimi mi gösteriyor?

Cevap için birden çok seçenek var.

Pandemi etkisini yumuşatmak için sağlanan kredi genişlemesi dış talep yaratmış olabilir. Bu talebin de aynı düzeydeki kur düzeyinin yaratacağından fazla dış açık yaratması beklenebilir.
Pandemi nedeniyle dış ticaret dengeleri değişmiş olabilir. Ürettiğimiz bazı ürün ve hizmetlere olan talep azalmış veya başka ülkelerce ikame ediliyor olabilir. Mesela turizmdeki düşüş böyle bir etkiyi geçici olarak yapabilir.

Öngöremediğimiz başka faktörler dengeleri değiştirmiş olabilir.

Önemi olan şu ki sebep ne olursa olsun mevcut kur düzeyinin geçmişte sağladığı dengeleme özelliğini göstermediğidir. Tüketimde yavaşlama ve pandemide yumuşama ile açık düzeyinde bir miktar toplarlanma olabilecek olsa bile, her ne küresel denge oluşmaktaysa bu dengedeki şu anki yerimizde geçmişe göre daha düşük bir reel kur seviyesinde olsak da açıklarımız bu seviyede geçmişte verdiğimiz açıklardan büyük yani rekabet gücümüzde kalıcılığını bilemediğimiz bir negatif etki var.

Eğer böyleyse TL’nin reel değeriyle dış açıklar arasındaki ilişkide yeni bir aşamaya geçilmiş olabilir. Bu durumdaysa yapılması gereken kısa vadede TL değer kaybından dengeleme için faydalanmakla beraber orta vadede rekabet gücünü artıcı faktörler üzerine odaklanmak olmalıdır. Bu kapsamda biyoteknoloji, uzay teknolojileri, finansal teknolojiler gibi alanlardaki yatırımları desteklemeli; dünyadaki iletişim, blokzincir ve enerji gibi alanlardaki gelişmeleri yakından takip etmeli ve de eğitim sistemini bu alanları besleyebilecek şekilde ele almalıyız. Pandemi süreci daha uzun sürede gerçekleşmesi beklenebilecek bazı risklerini oluşmasını tetiklemiş ve etkilerinin görülme sürecini hızlandırmış gibi gözükmektedir. Buradan tekrar orta vadeli rekabet gücünü artırarak çıkmak için bireysel, sektörel ve kamusal tarafta planlı, tutarlı, esnek ve uzun soluklu yaklaşımlara ihtiyaç olacaktır.

BTCHaber E-Posta Bültenine Abone Olun!

Diğer 970 kişiye katılın ve bugün bizimle kripto para yolculuğunuza başlayın.

Asla istenmeyen posta göndermeyeceğiz ve kişisel bilgilerinizi kimseyle paylaşmayacağız.

Hulki Okan Tabak

Hulki Okan Tabak 1992'de Robert Kolejden mezun oldu, ardından Koç Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümünü bitirdi ve Bilgi Üniversitesinde İşletme Yüksek Lisansı yaptı Çeşitli finans kuruluşlarında çalıştıktan sonra 2002 - 2017 döneminde Girişim Sermayesi alanında fon yöneticisi olarak çalıştı. Bu dönemin önemli bir kısmında İş Girişim Sermayesi ve AIG Capital Partners bünyesinde aralarında Mars Sinema, Step Halı, For You, numnum ve Radore gibi şirketlerin de olduğu yatırımlarda görev aldı. Yatırımların finansal süreçleri dışında yönetim kurulu üyeliği ve icra kurullarında yer alarak portföy şirketlerinin stratejik ve operasyonel süreçlerine de dahil oldu. 2018 sonrasında, girişim sermayesi dönemindeki erken aşama ve teknoloji işlerine odaklanma kararına paralel olarak farklı şirket ve projelerde danışmanlık görevleri üstleniyor. Finansal Teknoloji alanında en heyecan verici işlerin Kripto Para ve Blok Zincir etrafında yapıldığı düşüncesiyle bu konuda bilgi sahibi oldukça Medium'da yazılar yazdı. 2017'den itibaren fotoğraf konusundaki, okul yıllarından devam eden, çalışmalarını farklı kanallardan paylaşıma açtı. Google Books üzerinden yazdığı kısa yazıları ve fotoğrafları kitaplaştırarak yayınladı.Hulki Okan Tabak, Bitcoin'in kendi başına büyük bir adım olduğuna ve bu heyecan verici ekosistemin hayata geçmesinin zeminini hazırladığına hayal kurmadan ayakları yere basılı olarak inanıyor. Geçirdiği onca badireden sonra Kripto Paraların ve onların da ötesinde yeni kullanım alanları açan Blokzincir'in, Büyük Teknoloji Şirketleri'nin bireyin aleyhine bozmaya başladığı güç dengesinde anlamlı bir eşitleyicilik rolü olabileceğini düşünüyor. Her işin Blok Zincire uygun olmadığını ama bazı şeylerin tam uygun olduğunu ve Bitcoin'in bu sistemi destekleyecek sahipsiz, kurallı ve merkeziyetsiz finansal köşetaşı olduğu heyecanıyla geleceğe katkıda bulunmaya gayret ediyor.

https://www.btchaber.com/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

bitcoin
Bitcoin (BTC) 475.546,93 TL 7,00%
ethereum
Ethereum (ETH) 28.058,68 TL 4,08%
binance-coin
Binance Coin (BNB) 5.355,16 TL 5,63%
dogecoin
Dogecoin (DOGE) 4,97 TL 12,04%
xrp
XRP (XRP) 12,89 TL 15,49%
tether
Tether (USDT) 8,27 TL 0,35%
cardano
Cardano (ADA) 11,82 TL 11,91%
polkadot
Polkadot (DOT) 322,29 TL 10,69%
bitcoin-cash
Bitcoin Cash (BCH) 10.374,31 TL 32,18%
litecoin
Litecoin (LTC) 2.910,76 TL 17,91%
Share via
Copy link
Powered by Social Snap