Parasal Genişleme ve Kripto Paralar

Abone Ol:google-news

Başta Bitcoin olmak üzere kripto para birimlerinde son haftalarda yaşanan değer artışıyla birlikte, bu rallinin arkasındaki sebepleri anlamaya çalışmak, özellikle gelecekle ilgili daha doğru tahminler yapabilmek açısından, kriptoyla ilgili yazın gündemine oturan konulardan biri oldu. Önde gelen kripto yayın organlarından Coindesk yazarına göre Bitcoin fiyatında görülen büyük artışın sebeplerini sekiz maddede toparlamak mümkün:

* Emanet/saklama kurallarının değişmesiyle bankaların ilgisinin artması ve sıraya girmeleri;

* Fed’in para basma makinesinin durmadan çalışması;

* Stok Akış (S2F) modeli;

* Robinhood’da trader’ların artması;

* DeFi kazançlarının geri dönüşümü;

* Alıcıların satıcılardan fazla olması;

* “Kusursuz Fırtına” ortamı (Bitcoin lehine olan bu kadar çok faktör bir araya gelmişken fiyat neden yükselmesin?);

* Doların düşüşü, negatif faiz oranları ve yeni bir rezerv para birimi arayışı – ki bunlar aynı zamanda altın ve gümüşteki yükselişin de sorumlusu.

Bu yorumların her birinin farklı ağırlığı olsa da üzerinde en çok hemfikir olunan faktör Fed’in para basması ve negatif faiz oranlarının yarattığı konjonktür. Geçtiğimiz hafta Forbes dergisinde yayınlanan bir makalede de kripto paralarda yaşanan yükselişin ana sebebinin küresel parasal genişleme ve dibe vuran faiz oranları olduğu ileri sürülüyor. Bu faktörlerin yatırımcıları kripto paralara yönelmeye nasıl teşvik ettiği ve ulaşılan sonuçlar şöyle sıralanmış:

* Mart 2020’de Fed’in faiz oranlarını sıfıra indirmesinden bu güne, S&P500’ün 1998’den beri en iyi çeyreğini yaşarken Bitcoin’in de 10.000 doları aşması, nakit ve hazine bonosu gibi düşük riskli ürünlerin uzun zamandır kripto paralar ve daha riskli diğer finansal ürünlere tercih edilmesinin artık değişmiş olması, FED’in ve diğer merkez bankalarının aldığı son aksiyonlarla açıklanabilir; bu değişimin hisse senedi piyasalarına ve eşdeğer bir şekilde kripto piyasalarına geri dönüş yarattığı görülüyor.

Kripto para birimlerinin kurumsal spekülasyonlara açılmasıyla kısa vadede fiyat hareketleri piyasalarla birlikte hareket etmeye başlar. Bunların bazılarından daha önceleri sıklıkla söz edildi: bazı kurumsal yatırımcıların Bitcoin’i dijital altın olarak görmesi gibi. Bu kurumsal yatırımcılar parasal genişlemenin yaratacağı enflasyondan Bitcoin’le korunacaklarını düşünürler. Kripto paraya talebin artmasının nedeni fazla para arzı yani merkez bankalarının yarattığı koşullar ve bu sebeple Paul Tudor Jones gibi bazı büyük kurumsal yatırımcılar da servetlerini “riskten korumak (hedge etmek)” ihtiyacı duyuyorlar.

* Parasal genişlemeden sorumlu bu parasal politikalar kripto paraların önünü “hedge” olarak kullanılmaktan daha fazlasına imkan verecek şekilde açtı denebilir: DeFi’daki son trendler geleneksel kredi sistemini değiştirmeye veya yerini almaya çalışan alternatif finansal çözümlerini temsil etmekte oldukça iddialılar. Artık mevduat veya düşük riskli ürünler arasında getiri sağlayan seçenekler çok azaldığından, tipik olarak bir  “getiri arayışı” başlıyor. Bankaların en fazla %1 getiri sağladığı ortamda stablecoinler’de yıllık %100’e varan faiz oranlarıyla DeFi ürünleri tabi ki çok cazip seçenekler haline geliyor. Bu kadar yüksek getiri sunan ürünlerin öngörülemeyen riskler taşıdığı düşünülse de bu küresel parasal genişlemenin, insanları DeFi alanında yeni ürünlere, şirketlere ve teknolojilere doğru ittiği görülüyor.

* Eşi görülmemiş parasal desteğin yarattığı başka bir sonuç da kurumsal yatırımcıların kripto dünyasında işlem yapabilmesi için açılan pencere: Kripto para varlık yatırım şirketi Grayscale ikinci çeyrekte 900 milyon dolardan fazla bir miktarı cezbetmiş ki bu daha önceden topladığı herhangi bir miktarın iki katı kadar; ve bu ilginin çoğu kurumsal yatırımcıdan ve “getiri ve hedge arayışından” kaynaklanmakta.

Makaleye göre, bu ilginin bir kısmı da arbitraj olanaklarından kaynaklanıyor ancak her durumda, pandemi kısıtlamaları sırasında geminin su almasını önlemeye çalışmış kurumsal yatırımcıların, artık içinde kripto paraların da olduğu farklı yatırımlara etkili bir şekilde geri döndüğüne kesin gözle bakılıyor. Bu kurumsal yatırımcıların bir kısmı endüstrinin öncü isimlerinin hemen arkasında yer alıp kendilerini tarihin en büyük parasal genişlemesinden korumaya çalışıyor. Yatırımcıların kripto paralara yatırım yapmaya başlamak için aradığı hikâyeyi ve desteği bulmasının bu kısa vadeli yükseliş trendine yaradığı gözüküyor.

Yazıda dikkat çekilen başka bir nokta para politikalarının kurumsal yatırımcıları bir şekilde kripto paralara itmesiyle açıklanan bu kısa süreli hareketlerden çok daha ilginç olanın Bitcoin ve diğer kripto paraların tüketici/perakende nezdinde benimsenmesi konusu. Cornerstone Advisors’un yeni bir araştırmasına göre Amerikalıların %15’i bir kripto para birimine sahip ve bunların yaklaşık yarısı yatırımını bu yılın ilk yarısında yapmış. Yüksek gelirli kesim, Milenyum ve X Kuşağı bu artışı tetikleyen gruplar arasında yer alıyor. Diğer taraftan kripto parası olmayan ve almayı da düşünmeyen Amerikalıların %55’i finansal durumlarının hemen hemen aynı kaldığını söylerken, tutanların %44’ü finansal durumlarının daha iyi olduğunu söylüyor.

Sonuç olarak kripto paraların fiyatlamasında kısa sürede görülen yükselmelerin, çoğunluğu parasal genişleme kaynaklı olan çeşitli teşviklerle hareket eden kurumsal ve bireysel yatırımcılar sayesinde olduğu görülüyor. Para politikasını yürütenlerin bir yandan pandeminin kısa vadedeki etkileriyle baş etmeye çalışırken diğer taraftan uzun vadede ekonomiyi tamamen iyileştirmek için sarf ettiği çabalar düşünüldüğünde bu para politikasının yarattığı teşvik ortamının daha uzun süre kalacağı ve belki de yatırımcıların kripto para ekosisteminde durmaları için kalıcı bir sebep olabileceğine dikkat çekiliyor.

Forbes’un analizinde kripto paralardaki fiyat hareketlerinin başında “kısa vadeli/vadede” sıfatı her kullanımda eklenmiş. Bu anlamda kripto dünyasının geleceği açısından bakıldığında, küresel para arzı bolluğuyla yukarı yönlü fiyat hareketleri arasındaki belki de kısa vadeli olabilecek ilişkiye odaklanmaktan çok, bu uzun süreceği öngörülen bol likidite zeminini bir fırsat olarak görmek ve bundan kripto para ekosisteminin asıl uzun vadede sağlam ve istikrarlı bir yer edinmesi için faydalanmak doğru bir perspektif gibi gözüküyor.

Bu yazı 05/08/2020 tarihinde yayınlandı.

BTCHaber E-Posta Bültenine Abone Olun!

Gizliliğinize saygı duyuyor, spam yapmayacağımızın sözünü veriyoruz.

Didem Kurunç

İEL ve İşletme Fakültesi mezunudur. ABD’de yüksek lisans (MSc in Finance) eğitimini onur derecesiyle bitirmiştir. Bir süre özel sektörde finans alanında çalışmış ve finans dalında doktora eğitimini tez aşamasına kadar devam ettirmiştir. Eğitim, finans ve finansal okuryazarlık ilgi alanları arasındadır ve bu konularda bağımsız danışmanlık yapmaktadır.

https://www.btchaber.com/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

bitcoin
Bitcoin (BTC) 83.393,90 TL 2,22%
ethereum
Ethereum (ETH) 2.747,41 TL 1,81%
tether
Tether (USDT) 7,66 TL 0,01%
ripple
XRP (XRP) 1,87 TL 1,62%
bitcoin-cash
Bitcoin Cash (BCH) 1.760,89 TL 5,22%
chainlink
Chainlink (LINK) 81,48 TL 5,68%
polkadot
Polkadot (DOT) 32,88 TL 2,61%
binancecoin
Binance Coin (BNB) 201,28 TL 0,41%
cardano
Cardano (ADA) 0,806710 TL 10,20%
bitcoin-cash-sv
Bitcoin SV (BSV) 1.345,08 TL 8,62%
Share via
Copy link
Powered by Social Snap