Mart 2020 ya da Bozulan Kimya Üzerine Bir Deneme – 2

Abone Ol:google-news
0
30/03/2020

Serinin bir önceki yazısında Covid-19 salgını, başta Batı cephesi olmak üzere dünya hükümetlerinin bu salgın karşısında göster(eme)dikleri refleksler ve finansal piyasalardaki tedbir çabaları ile bu çabaların yetersiz kalabilme ihtimalleri üzerinde durmaya çalışmıştık.

Kaldığımız yerden -kripto para fikrinin içerisinde bulunduğumuz kasvetli resmin neresinde kendine yer bulabileceğine dair akıl yürütme aşaması- devam edelim.

“Kripto para”  yeni tanışanlar için her ne kadar sıkça 2008 Ekonomik krizi, “Satoshi Nakamoto” ve özelde Bitcoin ile anılıyor olsa da temsil etme gayreti içerisinde olduğu finansal özgürlük ve gizlilik düşüncesinin temellerini, konuyu kavrayabilmek adına çok daha eskilere götürmek mümkün.

Her şeyden evvel herhangi bir düşüncenin özgürce anlatımından bahsedebilmek için dayanak yaptığı zeminin, ortaya çıktığı koşulların anlaşılması gerekir.

Zira birey (ya da aynı görüş etrafında birleşmiş, topluluk oluşturmuş bireyler) ileri sürdüğü fikrin özgürce savunabilir olma özelliğinden bahsediyorsa bu özelliğin özgürlük alanı tanımayan geçmiş ya da mevcut bir atmosferde filizlenmiş olması kuvvetle muhtemeldir.

Tarih kayıtları otoriter, baskıcı ve kontrole meyilli yönetimlerin, yönetimleri altındaki topluluklar için norm oluştururken başvurdukları tek tip/standart bakış açısının, bir noktada sürekli çeşitlenen birey beklenti ve ihtiyaçlarına yanıt veremiyor olmasından hareketle zaman içerisinde kaybettikleri meşruiyetlerini yazar.

Erk tarafından belirlenmiş uygulamadaki politikalar, kişisel hak ve özgürlüklere yönelik tedbirler(kanun) geliştirememiş ise bu hak ve özgürlüklerin yönetilen bireyler tarafından talep edilmesi ve belli mücadeleler (ve fedakarlıklar) karşılığında kazanılması örnekleri ile başlangıç dönemi orta çağ adreslenebilir ve modern dönemi de içerisine alır geniş bir aralıkta karşılaşırız.

Finansal Özgürlük Arayışı Başlıyor

Temellerini İlk Çağ düşünürlerinden alan Liberal düşünce akımının 17.yüzyıl’da ivme kazanması ve o tarihe kadar farklı dönemlerde yaşamış sınırlı sayıda düşünürün eserinde yer alırken artık toplumu bütünüyle dönüştürücü bir rol oynar hale gelmesi ile finansal özgürlük arayışı da bu tarihsel dönüşümün bir parçası mahiyetinde sık gündeme gelmeye başlar.

“Ekonomik liberalizm” şeklinde de yazıya dökülebilecek bu bakış açısı, kendi içerisinde belli fraksiyonlara dağılmış olsa da bir çatı olarak ve en ekstrem tanımı ile toplum içerisinde gerçekleşen ekonomik ilişkilerin bireylerin örgütlenmesi yolu ile hayata geçirilmesi gerekliliğini ve özel mülkiyetin kamusal mülkiyet üzerindeki (mal ve hizmetlerin tamamı) önceliğini vurgularken, piyasa ekonomisinin bu etkileşim yumağında baskın rol oynaması gerektiğini ileri sürer.

Avusturya Ekolü, bu düşüncenin kalesi ve sıkça iktisatçı Keynes ile anılan korumacı yaklaşım ile Sosyalist dünya görüşünün belki de modern zamanlardaki en çetin rakibidir.

Bu ekolün “mezunları” (Hayek, Rothbard, Mises vb.) özetle tam zamanlı bir serbest piyasa ekonomisinin en doğru işleyiş olacağını, sadece arz ve talep tarafından belirlenen fiyat temelli ekonomik modelin herhangi bir hakem(Merkez Bankası) tarafından yönetilmemesi gerektiğini savunurlar ; piyasa dinamikleri -her ne yaşanırsa yaşansın- dengeye nihayetinde mutlaka ulaşır.

Kripto para fikri, bu eksende irdelendiğinde korumacı/kurtarıcı ya da merkezi yönetim yaklaşımının ekonomik darboğazlarda –karaların yanlış sonuçlara yol açtığı tespitine rağmen- tekrar tekrar seçilen adres olmasının sonuçlarından birisi mahiyetinde ortaya çıkmıştır.

1990’lı yılların başında yazılan “Kripto Anarşi” manifestosu ya da benzer dönemlerde (henüz Satoshi Nakamoto imzalı Bitcoin “makalesi” yazılmamış iken) “Cyhperpunk”larca tartışılan kripto para fikirleri bu yazının konusu değil.

Finansal özgürlük için büyük talep var

Ancak tüm bu oluşum ve girişimlerin temelinde, -ekonomik kriz zamanları başta olmak üzere- bireyin kontrolü dışında gelişebilen olaylarda finansal özgürlük ve gizlilik ihtiyacının karşılanması yönünde güçlü bir talebin yattığını söyleyebiliriz.

Bitcoin’in tam da bu talebi karşılamak üzere doğduğunu değerlendirmek mümkün.

Tümüyle serbest piyasa ekonomisi dinamiklerine göre hareket edecek, değer transferinde kullanılacak ve aynı zamanda servet saklama aracı görevi de görecek, sahip birey haricinde dışarıdan erişime kapalı, kişisel ve (tam anlamıyla anonim olmasa da) gizli.

Kripto anarşist bir ruh ile oluşturulmuş, yukarıda bahsedilen tarihsel motivasyonları arka plana almış ve doğru teknolojiyi kullanarak işlevsellik oluşturmuş finansal bir fenomen.

Tüm bu tanımlamaların Bitcoin’e çokça anlam yüklüyor olması dikkat çekmiştir.

Bu durum lehe gibi gözükse de yaklaşık 10 yıldır hayatımızda olan Bitcoin’in yüklenen bu anlamların altından kalkabilmesi, beklentileri boşa çıkartmaması yönünde zor bir misyona sahip olduğu da açık.

Bir önceki yazıda çerçevesini çizmeye çalıştığımız, içerisinde bulunulan kasvetli atmosferde Bitcoin barındırdığı özellikler itibarıyla bir güvenli liman olma iddiasını yerine getirebilecek mi sorusunun cevabı için kanımca bir miktar daha süreye ihtiyaç var.

Ezberlerin peşinde koşmamak savrulma zamanlarında oldukça önemli.

Mayıs 2020 tarihinde görülecek “yarılanma” yaratacağı arz şoku sebebiyle Bitcoin değerine olumlu mu yansıyacak, yoksa arz şoku talep olmadığı sürece hiçbir şey ifade etmeyecek mi birlikte izleyeceğiz.

Ancak Bitcoin’in içerisinde bulunduğu, denetimsiz küresel borsalarca yönetiliyor gibi gözüken kısır döngüden kurtulması ve rüştünü ispat etmeye başlayabilmesi için koşulların her türlü imkânı kendisine artık sunduğu açık.

Şimdi değilse ne zaman ?

Şimdi değilse hiçbir zaman.

BTCHaber E-Posta Bültenine Abone Olun!

Diğer 1.025 kişiye katılın ve bugün bizimle kripto para yolculuğunuza başlayın.

Asla istenmeyen posta göndermeyeceğiz ve kişisel bilgilerinizi kimseyle paylaşmayacağız.

Fidelitas Lex

1979 Ankara doğumlu Fidelitas Lex, Orta Doğu Teknik Üniversitesi mezunudur. Yaklaşık 15 yıl Bankacılık sektöründe Hazine, Ürün Yönetimi, İş Geliştirme ve Pazarlama Bölümlerinde yöneticilik görevini yürütmüştür. Son 5 yıldır Teknoloji sektöründe faaliyet gösteren bir Şirkette Dijital Entegrasyon konusu özelinde portföy yöneticiliği yapmaktadır. 2013 yılından bu yana Kripto Para ve son dönemde DeFi başta olmak üzere Blockchain genelinde analizler geliştirmekte olan Fidelitas Lex, ekosisteme dair Türkiye'de farkındalık yaratmak ve yaygınlık kazandırmak amacıyla çeşitli çalışmalar yapmaktadır.

https://www.btchaber.com/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

bitcoin
Bitcoin (BTC) 301.908,17 TL 0,31%
ethereum
Ethereum (ETH) 19.830,01 TL 3,42%
tether
Tether (USDT) 8,39 TL 0,38%
binance-coin
Binance Coin (BNB) 2.801,53 TL 3,05%
cardano
Cardano (ADA) 11,91 TL 3,13%
dogecoin
Dogecoin (DOGE) 2,60 TL 1,30%
xrp
XRP (XRP) 7,00 TL 0,51%
usd-coin
USD Coin (USDC) 8,39 TL 0,42%
polkadot
Polkadot (DOT) 170,42 TL 3,05%
uniswap
Uniswap (UNI) 174,11 TL 4,72%
Share via
Copy link
Powered by Social Snap