Kripto Paralarla İlgili Regülasyonlarda ABD’den Karışık Sinyaller

Abone Ol:google-news
0
13/01/2021

Kripto paralar için 2021 öngörülerine bakıldığında, regülasyonların küresel olarak artacağı beklentisi çoğu tahminin ortak maddesi olarak yer alıyor. Regülasyonların kripto paralar ekosisteminin gelişmesini olumlu etkileyecek, benimsenmesini, yaygınlaşmasını destekleyecek şekilde yapılması ümit edilmekle birlikte halihazırdaki belirsizlikler, karışıklık ve tutarsızlıklar göz önüne alındığında sürecin tüm paydaşları memnun edecek şekilde ilerlemesi çok kolay durmuyor. Kripto paraları geleneksel finansal sistemlerle uyumlu hale getirmeye çalışan düzenlemeler kullanıcılar, bu işle uğraşan işletmeler, otoriteler ve yönetimler için aynı sonuçları doğurmuyor.

Bu anlamda kripto paraların geleceği konusunda ABD düzenleyici kurumlarından da tutarlı adımlar geldiği söylenemez. Geçtiğimiz günlerde ABD Hazinesi altında bağımsız bir organ olan Federal Bankacılık Düzenleme Kurumu OCC’den gelen bir açıklama kripto dünyasında büyük heyecan yaratırken, Aralık ayında ABD Hazinesi’ne direk bağlı, kara para aklama vb. yasadışı eylemleri soruşturmakla sorumlu FinCEN’in (Türkiye’de Mali Suçları Araştırma Kurumu, MASAK) kripto para cüzdanlarıyla ilgili getirdiği yeni öneri ve kısıtlamalar da ciddi öfke yaratmış durumda.

Kripto dünyası için biri olumlu, biri olumsuz biraz da çelişkili duran bu haberler gelecekte otoritelerin regülasyon konusunda ne kadar koordineli hareket edebileceği konusunda soru işaretleri uyandırıyor. Kurumlar arasında ilk bakışta birbirine ters gibi gözüken bu hamlelerin zamanlamasının tesadüfi olup olmadığı veya aslında bir amaca yönelik olarak bilinçli ve koordineli yapılıp yapılmadığı da düşünülüyor.

Her halükarda başa geçmesine günler kalmış yeni yönetimin, son yaşanan iç politika karışıklıkları ve pandemi sorunlarıyla uğraşırken kripto paralarla ilgili düzenlemeleri önceliğine alması, OCC ve FinCEN’in hamlelerini devam ettirip ettirmemeye karar vermesi ve kripto dünyası için anlaşılır, tutarlı bir yol çizmesi çok yakın gibi durmuyor.

Bu iki gelişmenin arkasında yatan asıl motivasyonun ne olabileceğinden önce, içeriklere bakılacak olursa:

OCC’nin yeni düzenlemesi neler sağlar?    

OCC, 4 Ocak’ta yayınladığı metinde federal olarak regüle edilmiş bankaların, ödemelerde ve diğer finansal aktivitelerde kamusal blokzinciri tabanlı stablecoin’leri kullanabilmelerine izin verdi. Tüm kripto camiası tarafından alkışlanan bu gelişmenin gelecekte taraflar için ne ifade edeceği yorumlarına bakarsak beklentiler, olası sonuçlar şöyle özetlenebilir:

Öncelikle bankaların blokzincirini SWIFT gibi uluslararası ve ACH, Fedwire gibi ulusal diğer ağlara benzer altyapılar şeklinde kullanabilecek olması, USDC stablecoin ihraççısı Circle’ın vurguladığı gibi “ekonomik aktivitelerin zincir üstünde gerçekleşmesinin, stablecoin’lerin kullanımının tüm ödemeler ve takas hizmetlerinde bir ana akım ödeme aracı olarak kullanılmasının ve dolayısıyla blokzincirinin gücünü kullanmada ABD’nin küresel lider konumuna gelmesinin” önünü açabilir.

Ancak bu gelişmenin öncelikle Tether ve Circle gibi stablecoin ihraç eden şirketlere daha çok yarayacağı, sonrasında bankaların ve Wall Street’in sisteme katılımıyla rekabetin artacağı da unutulmamalı. Diğer taraftan küresel blockchain liderliği söz konusu olduğunda Çin’in devlet destekli Blockchain-tabanlı Hizmetler Ağı, BSN gibi oluşumlarla oldukça önde olduğu da dikkate alınmalı.

Bankacılık açısından bakıldığında ilk başlarda operasyonel ve uyum anlamında zorluklar olsa da yeni tip finansal varlıklara ve hizmetlere kapının açılıyor olmasının gelir arttırıcı etkileri olabilir. JPMorgan’ın çıkardığı coin’i küresel toptan ödemelerde kullanmaya başlamış olması gibi finansal inovasyonların destekleneceğini bilmek yine bankacılık için olumlu bir durum.

ABD’nin finansal sisteminin yavaş, pahalı ve zaman kısıtlı olan geleneksel ödeme yollarıyla çalışıyor olması bilinen şikayet konularından. Stablecoin/blokchain altyapısıyla bankaların finansal kurumlar arasındaki fon transferlerini daha hızlı ve resmi bir aracıya gerek olmadan yapabilmeleri, bunun uluslarararası ödemelerde de ABD ye hız kazandıracak olması OCC açıklamasının bariz hedeflerinden; ilerde bu gelişmelerin olası bir ulusal dijital dolara işaret edip etmediği veya dolar destekli stablecoin’lerin ödeme ve takas işlemlerinde doların küresel hakimiyetine etkisinin ne olacağı zamanla görülecek.

Kripto piyasaları için en sade sonuç ise bu sayede bankacılık üzerinden kripto para piyasalarına giren kullanıcı sayısının artmasını, tabanın genişlemesini beklemek olabilir.

FinCEN’in yeni teklifi neler getiriyor?

FinCEN 23 Aralık 2020’de resmi bir teklif yayınladı. Buna göre tüm para hizmeti veren finansal işletmelerden, öncelikle de kripto para borsalarından,  unhosted/self-hosted cüzdanlara (saklanması finansal bir kurum veya kripto servisi tarafından sağlanmayan özel/şahsi cüzdanlar) yapılacak 3.000 doları aşan tüm kripto para transferleri için müşterilerinin isim ve adres bilgilerini (KYC/AML şartları uyarınca) toplamalarını, saklamalarını ve günde 10.000 doları aşan işlemler için bir rapor tutmalarını istiyor. Kurumlar karşı tarafa ait unhosted cüzdanların isim ve adreslerini kaydetmek ve mahkeme izni olursa paylaşmak zorundalar.

FinCEN bu yeni kuralı kara para aklama gibi yasadışı faaliyetleri daha iyi takip edebilmek için önerdiğini söylüyor; self-hosted cüzdanlar da baş hedef. Bu cüzdanlar kullanıcılarına özel anahtarlarla kendi kripto paraları üzerinde tam kontrol sağlayan cüzdanlar ve regüle edilmiş bir hizmet sağlayıcısı tarafından yönetilmiyorlar.

FnCEN önerisini sadece 15 gün süreyle kamu yorumuna açtı ve 7 Ocak’ta dolan süre içinde 65.000 civarında yorum yazıldığı belirtiliyor. Genel olarak tüm kripto sektörünün koordineli bir şekilde öneriye eleştirileri ve itirazları var. Coinbase, Fidelity, Coin Center, Kraken, Square, A16z, EFF, Ticaret Odasi gibi kriptoyla ilgili çok sayıda önemli kurum ve isimler uzun ve ayrıntılı açıklamalar yayınladılar. Hatta Coinbase ve A16z bu teklif yasalaşırsa mahkemeye kadar gideceklerini belirttiler.

Gelen itirazlar asıl olarak içerikle ilgili olmakla beraber kullanılan yöntem de en az o kadar öfke uyandırmış durumda. Böyle önemli bir konunun tam tatil arifesinde ortaya atılıp normalde bu tarz uygulamalarda en az 60 gün cevap hakkı tanınırken sadece 15 gün tanınması çok anlaşılır bulunmuyor. Zamanlamanın bu kadar kötü seçilmiş olması acaba konu taraflarca çok da masaya yatırılmadan yasalaşması mı bekleniyor sorusunu akla getiriyor. Sürecin mutlaka uzatılmasını isteyenler arasında Kongre’den üyeler de bulunmakta.

Mahremiyet, teknolojik zorluk ve daha çok belirsizlik

Teklifin içeriğine gelince en büyük endişe bu uygulamanın kripto paralarla işlem yapan birey ve kurumların mahremiyet haklarını ihlal edecek olması. Sivil toplum kuruluşu EFF  (Electronic Frontier Foundation) bu konuda sert bir eleştiri yayınladı.

ABDli müşterilerin regüle edilmiş kripto para kurumlarından uzaklaşıp yurtdışı non-custodial cüzdan ve hizmetleri kullanmaları diğer olası sonuçlar arasında görülüyor. İşlemlerin offshore bölgelere kayacak ve takibin daha da zorlaşacak olması FinCEN’in amacıyla da çelişir gibi duruyor.

Gelen eleştirilerin bir kısmı da bu kuralın işlemesinin, yaratacağı teknik zorluklara, aşırı operasyonel yüke dair: İsim ve fiziki adres bilgisi elde etmenin teknik zorluğu, cüzdanların kendilerine fon transferini engelleyemeyecek olmaları (örn. yardım kuruluşlarının kendilerine fon gönderen karşı tarafın bilgisini nasıl isteyecekleri veya bir borsanın karşı tarafın bilgisini paylaşmak istemeyen müşterisiyle ilişkisi) ve bu tarz regülasyonların kurumlara uyum konusunda çok yük bindireceği hatta sisteme katılacak yeni kurumların bu uyum altyapısını kuramayacakları sayılan problemler arasında. Eğer teklif uygulanırsa artan raporlarla FinCEN’in nasıl başa çıkacağı ve bir siber saldırıda kullanıcıların ne kadar güvende olduğu da akla gelen sorular arasında.

Diğer taraftan regüle edilmiş borsalarla self-hosted cüzdanlar arasındaki bağların başka ülkelerde de incelenmeye ve sıkı düzenlemelere tabi olmaya başladığı görülüyor, İsviçre ve Singapur gibi. Bu durumdan en kazançlı çıkacak kurumlar da blockchain analitik çözüm firmaları gibi duruyor; bu şirketler hali hazırda bu özel cüzdanlara girip çıkan fonları, privacy coin’leri, non-custodial ve P2P borsaları (Shapeshift, LocalBitcoins, Paxful gibi)  işbirliği yaptıkları kurumlar için işaretlendirmekteler. Dolayısıyla sektörün belki de yeni, sert regülasyonlara, kısıtlamalara hazır olması gerekebilir; düzenleyicilerin eskisi kadar konuya uzak olmadıkları da göz önüne alınmalı.

Teklife bakıldığında gözden kaçan ve aslında ilerisi için düşünülmüş gibi duran bir nokta da bu yeni kuralın sadece borsalar için değil LTDA diye anılan yasal tedavüllü dijital varlıklarla ilgili kurumlar için de geçerli olacağı. Henüz çıkmamış bir ABD Merkez Bankası Dijital Parası’nın şimdiden kripto paralarla aynı kefede regüle ediyor olması hem ilginç hem de finansal sistemi düzenleyen diğer yasalarla uyum vb. konular açısından yeni belirsizlikler demek.

Asıl niyet ve beklentiler

OCC’nin açıklaması gerçekten Başkan Brian Brooks’un dediği gibi “diğer ülkeler gerçek zamanlı ödeme sistemleri geliştirirken bunlara alternatif olarak kripto paraların kullanımını onaylayarak bu teknolojileri yaratma konusunda ABD’nin özel sektöre güvenmesi” ile ilgili olabilir. Özellikle Çin gibi başka ülke merkez bankası dijital paralarının küresel dolar hakimiyetine zarar verebileceği gündemdeyken, OCC, stablecoin’ler aracılığıyla –ki bir anlamda dijital dolar gibiler- dolara küresel talebin devam edeceğini hesaplayabilir.

FinCEN kuralıyla da dijital para borsaları gözetlenip sistem kontrol edilmiş oluyor. Eğer bu iki girişim koordineli ise biraz zorlama gibi dursa da arkada yatan motivasyon, ABD hakimiyetindeki küresel finansal sistemini dijital para teknolojisiyle aşmak etmek isteyen ülkelere karşı, hem dolara olan talebin devamını sağlamak hem de para hareketlerini gözetleme gücünü korumak olabilir.

Diğer taraftan bu kadar yakın aralıkla yapılan bu açıklamalar Trump yönetiminin giderayak yapmak istediği değişiklikler olarak da görülebilir; kurumlar arası bir zıtlaşma olarak yorumlamak zor çünkü FinCEN kararlarının Hazine Bakanı Mnuchin tarafından desteklendiği biliniyor ve OCC Başkanı Brooks’u destekleyen de kendisi.

Brooks, kripto paralara yakınlığıyla biliniyor ve göreve geldiği Mayıs 2020’den beri OCC, kripto dünyası için hep olumlu kararlar aldı. Görev süresinin devamı henüz Senato tarafından onaylanmadı ve muhtemelen 20 Ocak’ta Biden yönetimi kendi adayını getirecek.

FinCen’ e gelince, çok eleştirilen 15 gün olayı ve üstelik bunu Noel tatili dönemine denk getirmesi de teklifin biran önce yasalaşmasını isteğinden olabilir. Aslında FinCEN bugüne kadar kripto para borsalarından, bankalar ve diğer finansal kurumlardan zaten istediği Kara Para Aklama (AML) kurallarını takip etmelerinden başka bir şey istememesiyle ve kripto paralar için yeni kurallar koymaya çok yaklaşmamasıyla biliniyor. Bu durumda son teklifin kripto paralara uzaklığı bilinen Mnuchin tarafından şahsen istenmiş olabileceği de konuşuluyor.

Sonuç olarak son bir ayda getirilen yeni teklif ve kuralların geleceğini, yeni yönetimin kripto paralara yaklaşımı belirleyecek. Beklenti, yeni yönetimin kripto paralarla ilgili olarak parçalı düzenlemeler yerine kurumlar arasında uyumlu, tutarlı, ve sistemle işbirlikçi, yapıcı, açık bir yasal çerçeve çizmesi. Düzenlemeleri yapacakların, ülke çıkarlarına uygun olarak inovasyonları desteklemeklerisklerden korunma arasındaki regülasyon dengesini nasıl sağlayacakları kripto para dünyasını ilgilendiren önemli konulardan olacak.    

BTCHaber E-Posta Bültenine Abone Olun!

Diğer 945 kişiye katılın ve bugün bizimle kripto para yolculuğunuza başlayın.

Asla istenmeyen posta göndermeyeceğiz ve kişisel bilgilerinizi kimseyle paylaşmayacağız.

Didem Kurunç

İEL ve İşletme Fakültesi mezunudur. ABD’de yüksek lisans (MSc in Finance) eğitimini onur derecesiyle bitirmiştir. Bir süre özel sektörde finans alanında çalışmış ve finans dalında doktora eğitimini tez aşamasına kadar devam ettirmiştir. Eğitim, finans ve finansal okuryazarlık ilgi alanları arasındadır ve bu konularda bağımsız danışmanlık yapmaktadır.

https://www.btchaber.com/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

bitcoin
Bitcoin (BTC) 501.843,44 TL 0,35%
ethereum
Ethereum (ETH) 20.000,84 TL 1,61%
binance-coin
Binance Coin (BNB) 4.349,22 TL 4,84%
xrp
XRP (XRP) 13,09 TL 3,36%
tether
Tether (USDT) 8,06 TL 0,07%
cardano
Cardano (ADA) 11,72 TL 1,33%
polkadot
Polkadot (DOT) 346,12 TL 2,39%
dogecoin
Dogecoin (DOGE) 2,29 TL 20,44%
litecoin
Litecoin (LTC) 2.589,51 TL 12,96%
bitcoin-cash
Bitcoin Cash (BCH) 9.201,99 TL 23,82%
Share via
Copy link
Powered by Social Snap