Kripto Para Regülasyonlarında Öncelik Stabilcoin’ler Mi?

REGÜLASYON

Kripto paralar ve varlıklarla ilgili regülasyonlarda nasıl bir yaklaşım içinde olunması gerektiği, bugün gelişmiş ve/veya gelişmekte olan hemen hemen her ülke ve topluluk ekonomi yönetiminin, bağlayıcı hükümleri olan FATF gibi uluslararası ortaklıkların kafa yorduğu gündem maddelerinden biri.

Kara Para Aklama, Terör Finansmanı ve Mali/Finansal Suçların Önlenmesiyle (AML/CTF) ilgili düzenlemelerde gözlenen işbirliği ve uyum, ve kısmen daha kolay olan vergi düzenlemeleri dışında, ülkelerarası yaklaşımlarda ortak bir paydadan söz etmek pek mümkün değil ama her yönetim de kendi çıkarlarına göre regülasyon ve yasama çalışmalarına hız vermiş durumda.

Problem şu ki düzenleyiciler açısından kripto varlık dünyasının büyüme ve gelişme hızına yetişmek zor; kripto varlıkların merkeziyetsiz ve sınırlara bağlı olmayan özel yapısı bir yana henüz kripto varlık tanımları dahi net bir çerçeveye oturtulmadan, hızla büyüyen DeFi ve NFT teknolojileri düzenleyici kurumların işini daha da zorlaştırıyor. Genelde alınan en hızlı aksiyon bu yeni teknolojileri yasa dışı faaliyetleri önlemek için uygulanan gözetim/denetim kuralları çerçevesinde değerlendirmek oluyor.
Özellikle gelişmiş ülkelerin çıkmazı hem gelecekte teknoloji, finans ve inovasyonda liderliğe oynamak ve bu anlamda blokzinciri ve kripto varlık dünyasının fırsatlarından faydalanmak hem de bir yandan finansal istikrar ve parasal egemenliği sürdürüp, vatandaşlarını öne sürdükleri güvenlik risklerinden korumak istemeleri.

İngiltere de (doğrusu Birleşik Krallık) uluslararası geleneksel finans piyasalarındaki halihazırdaki önemli konumunu, blokzinciri ve kripto varlık teknolojilerini destekleyerek bu alana da taşımak isteyen ülkelerden biri. Maliye Bakanlığı’nın yaptırdığı fintech araştırma raporlarında ülkenin kripto paraların ihraç, takas, ticaret, ve borsası için küresel bir lider/merkez olma kapasitesine vurgu yapılıyor.

Son günlerde kripto varlıklarla ilgili ülke otoritelerinden gelen regülasyon haberleri ise iki noktada dikkat çekiyor:

  1. Vergilemede kapsam “staking” faaliyetlerini de içine alacak şekilde genişletiliyor;
  2. Stablecoin’lerin düzenlenmesi acil konuların başında geliyor.

Bu maddelerin içeriğine geçmeden ülkedeki düzenlemeler şöyle özetlenebilir:

Mevcut Düzenlemeler

Birleşik Krallık’da kripto varlıklar konusunda söz sahibi olan kurumlar, FCA (Financial Conduct Authority), Hazine (Hükümet) ve Merkez Bankası. Kripto para birimleri yasal para olarak tanımlanmıyor ve herhangi spesifik bir kripto para yasası yok.

FCA, finansal hizmetler endüstrisini regüle eden, tüketicileri koruyan ve tüm finansal hizmetler piyasasının sağlıklı ve istikrarlı çalışmasını sağlayan bağımsız ama Hazine’yle beraber çalışan bir kurum. Bu anlamda ABD’ye göre daha derli toplu ve avantajlı bir kurum çünkü kendilerini, her biri ABD’de ayrı bir önemli düzenleyici kurum olan CFTC, SEC ve FinCEN’nin birleşimi gibi görüyorlar. Sektörde hem AML/CFT uygulamaları hem de kripto şirketlerinin kayıt/lisans işlemleri FCA tarafından yapılıyor.

FCA, Hazine ve Merkez Bankası’nın birlikte oluşturduğu Taskforce’un 2018 yılında yayınladığı rapor kripto varlık regülasyonu alanında ilk önemli adım olarak görülüyor ve kripto para birimleri kripto varlık geniş tanımı altında yer alıyor. Daha sonra FCA’in 2019’da yayınladığı kılavuzda bitcoin, ethereum gibi varlıklar, AML kurallarının işlediği ama regüle olmayan “exchange token”lar olarak sınıflanıyor. Hizmet token’ları da yine regüle olmayan başka bir sınıf oluşturuyor ancak menkul kıymet token’ları farklı bir sınıfta ve düzenlemeye tabiler. Stablecoin’ler alanı, e-para da olabilecekleri için gri kalıyor.

FCA’yi haber başlıklarına çıkaran iki olay ise sene başında yatırımcılara “tüm paranızı kaybetmeye hazır olun” seslenişi ve asıl önemlisi geçen sene aldığı bireysel yatırımcılar için kripto para türev ürünlerinin/ piyasaların yasaklanması kararı oldu ki Bybit, IG grup gibi bazı firmalar piyasadan çıktılar.

Merkez Bankası ayağında ise kripto paralar klasik para özelliği taşımadığı için bankacılık ekosistemine sistemik bir risk oluşturduğu düşünülmüyor ama Başkan Bailey özellikle stablecoin’lerin düzenlenmesi gerektiği ve uluslararası standartlar getirilmesi konusunda yaptığı çağrılarla gündeme gelmişti.

Staking de Vergilendirme Kapsamında

Vergilendirme konusunda söz sahibi olan kurum Birleşik Krallık Vergi Otoritesi (HMRC) ve kurumun genel yaklaşımı şöyle: Kripto paralar özgün olduklarından geleneksel yatırım ve ödemeler gibi düşünülemez; vergilendirilmeleri işin içindeki faaliyetlere, taraflara bağlıdır ve vergilendirme söz konusu faaliyetin, oluşumun ve token’ların durumuna göre yapılır.

Kurumun geçtiğimiz günlerde güncellediği manüelde ise bir ilk dikkat çekti: Bundan sonra PoS ağlarına staking’den (ağların korunması karşılığında kazanılan ödül/faiz) gelen gelirler de kripto varlık vergilendirilmesi kapsamına alınıyor. Aslında madencilik gelirleri zaten -belli faktörler değerlendirilerek- eğer vergilendirilebilir ticaret tanımına girdiyse vergiye tabiydi ve staking’in bu grubun içinde yer aldığı düşünülüyordu. Ancak şimdi ayrı bir rehber olarak yayınlanmış olmasının gerekçesi neye işaret olabilir diye yorumlanıyor.

Yeni rehbere göre işletmelerin staking aktivitesinin vergilendirilmesi, bunun “vergilendirilebilir bir ticaret değerine ulaşıp ulaşmadığına” bağlı olacak ve burada faaliyetin derecesi, organizasyonun yapısı, içerdiği risk ve ticari olma durumu gibi faktörlere bakılacak; sonuca göre de kazançlar ilgili vergi kuralından vergilendirilecek. Bireylerde daha esnek düşünülüyor; bu faaliyetin finansal bir ticari değer taşıyacak olması istisnai bir durum olarak görülmüş.

Kurumun gelecekte staking faaliyetinin yeni nesil blokzinciri ağlarındaki rolünü öngörerek mi bu faaliyetin vergilendirilmesini önerdiği bilinmez ancak yaklaşım, daha çok yeni olsa da İsviçre (ki Facebook’un Diem’i orada onay bekliyor) ve Singapur gibi kripto varlık uygulamaları konusunda yeniliklere açık ülkelerde “staking”in de kurumsal yatırımcılar için yeni bir varlık sınıfı olarak tanımlanmaya başlamasıyla denk düşüyor. Blokzinciri ağlarına staking yoluyla katılıp müşterileri adına getiri elde etme hizmeti veren finansal varlık yönetim şirketleri var ve bunlar kurumsal müşterileri adına bir varlık sınıfı olarak PoS madenciliğinden getiri elde etmek istiyorlar.

Stablecoin’ler Aman Dikkat

Kripto varlık sektörü için FCA’in aldığı kararlar bağlayıcı olmakla birlikte ülkede daha geniş kapsamlı bir kripto varlık regülasyonu isteniyorsa yasa gerekiyor ve bu da Hazine’ye bağlı. Dolayısıyla Hazine’nin/hükümetin yaklaşımı önemli ve bunu belli eden iki gelişme var:

Hazine bu sene başında danışma amaçlı bir yazı yayınladı (mart sonu cevap verme süresi dolan) ve paydaşlara kripto paralara ve stablecoinlere hükümetin regülatif yaklaşımının nasıl olması gerektiğini sordu. Çıkmaz aynı: kripto varlıkların büyük bir kısmının regülatif gözetimin dışında olması tüketiciler ve finansal istikrar açısından riskli bulunuyor, ama bir taraftan da yeni teknoloji, inovasyon ve rekabetin nimetlerinden faydalanılmak isteniyor.

Dikkat çeken, vurgunun daha çok stablecoin’ler üstünde olması; deniyor ki stablecoin’lerin hız ve maliyet avantajı açısından ödemelerdeki rolü çük önemli o yüzden önemli bir fırsat ama risk de içerdiğinden sağlam bir regülatif ortam geliştirmek gerekir. Muhtemelen öngörülen (algoritmik stablecoin’ler hariç) stablecoin’lerin kendi yasal sınıflandırmaları olması ve stablecoin’lerle ilgili hizmet veren her çeşit kurumun -bunların finansal ekonomide daha geniş kullanımına da açık olacak şekilde- düzenlenmesi. Stablecoin’lerin ödemeler alanında gittikçe daha fazla kullanılmasının fiyat istikrarı sağlamada ve geri ödenebilirlik anlamında risk taşıdığı, dolayısıyla benzer risk içeren durumlara hangi kurallar uygulanıyorsa aynılarının stablecoin’ler için de geçerli olması isteniyor. Örneğin bir stablecoin ihraççısının, ölçek ekonomisi yakaladığında diğerleriyle aynı uyum ve düzenleme kurallarına tabi olmadığından rekabeti bozmasından endişe ediliyor.

Hükümet ve Hazinenin bu yöndeki görüşü 30 Mart’ta yapılan bir konferansta yetkililerin yaptıkları açıklamalarla iyice pekişmiş durumda: Yönetim kripto para piyasalarından çok, stablecoin’ler konusunda endişeli ve o alanı regüle etmeyi aslında daha geniş olan kripto piyasasına müdahaleden daha acil görüyor. “Stablecoin’lerin artan işlem hacminin kripto paraların büyük bir bileşeni haline gelmiş olmasını, ölçek yakalama ve mevcut online hizmetlere entegre olma kabiliyetlerinden dolayı bu şirketlerin hakimiyet sağlama ve diğer oyuncuları dışarıda bırakma potansiyelini” rekabet ve istikrar açısından tehdit olarak görüyorlar (Diem’i ve USDT, USDC gibi diğer fiat paralara endeksli stablecoin’leri kastediyorlar muhtemelen).

Aynı konferansta FCA yetkilisi de mevcut e-para kurallarının stablecoin’lere uygun olmadığını belirtmiş ki bu da aslında FCA’in kendi iç dinamiğiyle uyumlu çünkü her ne kadar alınan türev ürünleri yasaklama kararı çok eleştirilse de aslında kurum kripto paraları oldukça serbest bırakıyor. Yaptığı anket sonuçlarına göre, bireysel yatırımcılar risklerden haberdar, kripto varlıkların spekülatif olduğunun farkındalar, çoğunluğu kripto paraları kumar olarak alıp satıyor ve yine çoğunluk regülatif bir koruma eksikliği olmamasından şikayetçi değilmiş; Birleşik Krallığın tarihindeki bahis, yarış ve kumar oyunları popülerliğinin etkisi bile anılmış.

Vizyonu Olan Kazanır

Kripto varlıkların ve ilgili yeni teknolojilerin regülasyonları konusunda gelişmiş ülkelerin ve toplulukların alacakları kararlar, hem ülkelerin gelecekteki finans/teknoloji gücü konumlarını hem de kripto dünyasının yapacağı seçimleri belirlemek açısından önemli olacak. İngiltere’nin ABD’ye göre daha az parçalı finansal otorite yapısı ve artık AB’den bağımsız olması nedeniyle daha hızlı karar alıp ilerlemeyi kendi hedefleri doğrultusunda ne kadar avantaja çevirebildiğini zaman gösterecek. Diğer taraftan dünyanın önemli finans merkezlerinden olan bir ülkenin yapacağı ileri görüşlü düzenlemeler diğer ülkelere hatta gelişmekte olan ve sermaye ihtiyacı olan ülkelere örnek olması açısından da önem taşımaktadır.

Didem Kurunç

Didem Kurunç

İEL ve İşletme Fakültesi mezunudur. ABD’de yüksek lisans (MSc in Finance) eğitimini onur derecesiyle bitirmiştir. Bir süre özel sektörde finans alanında çalışmış ve finans dalında doktora eğitimini tez aşamasına kadar devam ettirmiştir. Eğitim, finans ve finansal okuryazarlık ilgi alanları arasındadır ve bu konularda bağımsız danışmanlık yapmaktadır.
https://www.btchaber.com/

Yanıt verin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Türkiye'nin Uzman Kadrolu Kripto Haber Platformu
bitcoin
Bitcoin (BTC) 422.355,07 TL 9,37%
ethereum
Ethereum (ETH) 29.024,99 TL 9,16%
cardano
Cardano (ADA) 19,51 TL 4,92%
tether
Tether (USDT) 8,87 TL 0,23%
binance-coin
Binance Coin (BNB) 3.659,65 TL 7,17%
xrp
XRP (XRP) 9,04 TL 6,77%
solana
Solana (SOL) 1.397,77 TL 12,88%
polkadot
Polkadot (DOT) 282,13 TL 11,07%
usd-coin
USD Coin (USDC) 8,87 TL 0,04%
dogecoin
Dogecoin (DOGE) 1,93 TL 7,12%
Copy link
Powered by Social Snap