FinTek Şirketleri, Çin Merkez Bankası Dijital Parası ve Afrika: Pasta Büyük

2020 ortalarından itibaren bireysel ve kurumsal büyük yatırımcıların farkındalığı ve ilgisiyle başlayıp bugün banka, yatırım, borsa gibi geleneksel finansı temsil eden özel sektör şirketleri ve yanı sıra büyük finansal teknoloji şirketlerinin kripto paralar dünyasına açılma, dahil olma ve yatırım yapma girişimleriyle ilgili haberlerin hemen her gün medyaya düşmesiyle, sektördeki büyüme sürecinin devam ettiği görülüyor.

Kripto para birimlerinin toplam piyasa değerinin 1 trilyon doları aşması, şirket hazine birimlerinin bitcoin almaya başlaması, geleneksel yapıların türev ürünleri gibi kripto varlık çeşitlendirmelerine gitmesi hatta DeFi’yle ilgilenmesi, ünlülerinin kripto paraları destekleyici açıklamaları gibi gelişmeler kripto paraların gittikçe daha çok benimsenmesine ve yaygınlaşmasına işaret ederken, ortaya, merkezi geleneksel finans kurumları-merkeziyetsiz kripto oyuncuları- inovatif teknoloji şirketleri arasında bir iç içe geçmişlik de çıkarıyor.

Bunlar arasındaki sınırları belirleyecek regülasyonlar netleşinceye kadar da, bu işlerle ilgisi olmayanlar bile bu kadar dijitalleşen bir dünyada paranın ve finansın geleceğinde birtakım değişiklikler, yeniden yapılanmalar olacağını kestirebiliyor.

Büyük fintek şirketleri ve aracı bankalar bu değişikliklerin en önce yaşanacağı yerlerden birinin ödemeler alanında olacağını öngörüyorlar ki fırsatları kaçırmamak için kripto paralar dahil olmak üzere (ki bu durum kripto paraların merkeziyetsiz yapısıyla ironi oluştursa da) dijital para teknolojilerine yatırım yapıyorlar. PayPal CEO’sunun deyimiyle “değerin dijitalleşmiş biçimlerinin küresel dolaşımında bir değişim görüleceğini” düşünüyorlar.

CBDC’ler Sahnede Mi?

Tüm bu ekosistemin büyümesine ve paranın geleceğini etkileme potansiyeline seyirci kalamayan ülke merkez bankaları da kendi dijital paralarını (CBDC) çıkarmayı düşünüyorlar ama özel sektörün teknoloji hızına yetişmeleri zor. Fed ve ECB (Avrupa Merkez Bankası) cephesinde ciddi ilerlemeler yok; Fed hâlâ inceleme aşamasındayken ECB dijital bir euro için beş seneden bahsediyor.

Avustralya yatırım bankası Macquarie’nin dikkati çektiği gibi “serbest piyasalarda CBDC evreni kriptonun benimsenme hızının gerisinde kalmakta; eğer ticaret özel kripto paralara çok alışırsa kriptonun kullanım alanı büyür ve bu talebin kalıcı olmasına fiat paraların değerinin düşmesi de yardımcı olur; CBDC ihracından önce, bitcoin gibi kripto paraların ağ etkileri büyüyebilir ve ticarette fiat paralara olan talep yüksek ihtimal azalır”.

Arkadan geliyor olsalar da CBDC’lerin bir şekilde gelecek resimde yerleri olacaktır ki özellikle Çin bu konuda en önde: kendi resmi parası yuanın dijital versiyonu olan DCEP (Digital Currency/Electronic Payment) girişiminin geniş çaplı pilot çalışmaları son hızla devam ediyor; farklı şehirlerde toplam 10 milyon dolar değerinde dijital yuan yaklaşık 20.000 işyerinde harcanmak üzere vatandaşlara dağıtılmış durumda.

CBDC’ler pastası Amerikan ödeme şirketlerini de yakından ilgilendiriyor. PayPal CEO’sunun ilginç bir açıklaması var: “PayPal’ın küresel CBDC’ler için merkez bankalarının müşterilerine token dağıtacağı dijital cüzdan ve bir CBDC platformu olmak istediğini” söylüyor. Ancak devlet destekli dijital yuan bu anlamda özel sektörün önünde ve finansal teknoloji şirketleri için iyi bir pazar olacak 1,2 milyar nüfusa sahip Afrika’ya çoktandır sızmış durumda.

DCEP ile Çin’in nihai hedefinin uluslararası ticaret ve finansta doların hakimiyetini azaltmak, rezerv para statüsünü kaybettirmek ve kendi parasının yaygınlaşmasıyla ekonomik/politik gücünü artırmak olduğu artık herkesin ortak yorumu. Bakıldığında, DCEP’i entegre edeceği Kuşak-Yol projesi ve devlet destekli Blockchain-tabanlı Hizmetler Ağı BSN oluşumuna ve hatta son günlerde Swift’le yaptığı ortaklığa kadar bu hedef doğrultusunda ilerliyor. Afrika kıtası da yoğun ticari ilişkileri ve Çin şirketlerinin hakimiyeti nedeniyle doları bypass edebileceği iyi bir fırsat sunuyor.

DCEP Afrika’da Başarılı Olabilir Mi?

Çin 2000’li yılların başından beri Afrika’ya (özellikle Sahra Altı bölgesine) ciddi yatırımlar yapıyor. Bunların arasında önemli bir payı telekomünikasyon altyapısı alıyor. Bununla ilgili detaylardan önce Çin’in dijital parasını Afrika’da yaygınlaştırma hedefi için politik/ekonomik zeminin uygun olduğunu söylemek yanlış olmaz çünkü Afrika ülkeleri Çin’e çok ciddi oranlarda borçlular. 2000-2017 arasında Çin, hükümetlere ve kamu kurumlarına 143 milyar dolar kredi vermiş. 2018’de çoğu finans alanında kullanılmak üzere 60 milyar dolarlık bir taahhütte daha bulunmuş.

Ülkeler bu kredilerle kalkınmaya çalışıyorlar ve başarılı olsun olmasınlar, bazıları gönüllü bazıları gönülsüz olmak üzere politik/ekonomik olarak Çin’e bağlılar. Bu borç yükümlülükleri Çin’in elini kuvvetlendiriyor ve hükümetlere dijital yuanı bir rezerv para statüsü olarak kullanmaları için baskı uygulamaya imkan tanıyor.

Çin dijital parasını nüfuz ettirme anlamında en önemli dayanağını ise uzun zamandır Afrika’nın teknolojik altyapısına yaptığı yatırımlara borçlu ki bu da kıtayı finansal teknoloji üzerinden yine bağımlı kılan bir etken.

2018’de 46 milyar doları bulan direkt yatırımlarla Çin şirketlerinin Afrika’nın büyüyen dijital ekonomisine yatırımları, telekomünikasyon/mobil ağlar altyapısını inşa etmekten, hatta bunlarla ilgili olarak hükümetlerarası avantajlı(!) kredi anlaşmalarıyla finansman sağlamaktan, cep telefonu operatörleri sistemlerinden, cep telefonu pazarına kadar geniş bir alanı kapsıyor ve sisteme iyice nüfuz etmiş durumdalar.

Batılı ülkeler güvenlik sebebiyle Huawei’ye yasaklar getirirken Afrika’daki baz istasyonlarının yaklaşık %70’ini Huawei’nin yaptığı, yakında 4G ağını sunacak cep telefonu şirketlerinin yine Huawei ve ZTE teknolojilerini kullanacakları, kullanıcı verilerinin bu iki büyük Çin şirketinin inşa ettiği mobil ağlar üzerinden yönlendirildiği, yine Telekom şirketleri ve internet hizmet sağlayıcılarının önemli ölçüde Huawei ve ZTE sistemlerinden faydalandıkları, cep telefonu operatör sistemlerinin Çin şirketleri tarafından geliştirildiği biliniyor.

Yatırımlar sadece altyapı sunmakla kalmıyor, Çin şirketleri kıtanın büyüyen akıllı cep telefonu pazarında %50’den fazla pazar payına sahip; ihtiyaçlara göre ucuzdan pahalıya her kullanıma uygun telefon üretiyorlar. Çin şirketi Transsion farklı markalarla en büyük üretici konumunda.

Çin’in telefon pazarındaki bu büyük payı, DCEP’i yaygınlaştırmada stratejik öneme sahip; çünkü hedef Afrika’da satılacak Çin menşeli akıllı cep telefonlarına dijital yuanı destekleyen donanım cüzdanı yerleştirmek ve dijital yuanın bu özel dizayn edilmiş çiplerle çalışır hale gelmesi. Nitekim yine Huawei DCEP için cüzdan donanımı sunan ilk akıllı telefonu sunmuş ve HTC, Samsung gibi başka marka akıllı telefon üreticileri de dijital/kripto paraları kullanan çiplerin gömülü olduğu telefonlar konusuyla yakından ilgili.

Kıtada sadece Çin’in değil başka ülkelere ait finansal teknoloji şirketlerinin de lehine olabilecek başka bir unsur ise, Afrika’nın hali hazırda mobil ödemelerde başarılı olması. Yaklaşık 400 milyon bankaya erişimi olmayan telefon abonesi var ve sosyal/ticari ödemeler için çok yaygın bir şekilde cep telefonu tabanlı ödeme hizmetlerini kullanıyorlar. Çin dijital yuanının ülkesinde kolayca benimseneceğini öngörenlerin bir argümanı, Çin halkının kredi kartı kullanım evresini pas geçerek kağıt paradan dijital paraya direkt geçmiş ve herkesin cep telefonu olduğundan ödemelerin zaten telefon uygulamalarıyla yapılıyor olmasıydı.

Kısmen benzer bir durum Afrika’da da var; batıda kredi kartları dijital ödemelerde standart olsa da kıtada bu sistem çok gelişmemiş; zaten tarihsel olarak banka hesaplarının azlığı, kredi geçmişinin olmaması da arkada yatan sebeplerden. Dolayısıyla örneğin uygulamalar için ödeme yapmak istediklerinde kredi kartı detayları vermek yerine zaten herkeste olan cep telefonlarındaki ön ödemeli uygulamaları kullanmak çok daha kolay.

Çin için diğer bir kazan-kazan durumu da cep telefonlarıyla hazır gelen cüzdanlarla dijital yuanın alışverişlerde kullanılması ve Çin risk sermayesi şirketlerinin desteklediği Çin’de geliştirilmiş uygulamaların Afrika’da popülerleşmesiyle bu uygulamalar üzerinden de para kazanılması: Örneğin 75 milyon kullanıcısı olan müzik yayın uygulaması Boomplay de Transsion şirketine ait.

Özetle önce inşaat altyapısıyla başlayıp sonrasında telekomünikasyon ve finansal teknoloji altyapısına uzanan bu süreç dijital yuan için zemini hazırlamış gibi duruyor. Son olarak Nijerya’da kripto paralara gelen yasağın da yine uzun vadede dolaylı olarak Çin’e yarayacağı düşünülebilir.

Engeller De Var

Çin şirketlerinin bu kadar etkin olmalarına rağmen kısa vadede başarının önünde engeller de yok değil: yasal rejimleri, gelişmişlik düzeyleri, para birimleri birbirinden farklı ülkeler arasındaki bu bölünmüşlük sürdürülebilir ve etkin bir mobil ödeme sistemi olmasını engelliyor. Mobil para ve ağ operatörlerinin sayıları yüzlerce ve bu karmaşa nedeniyle bir uygulama kıtaya hâkim olsa da her ülkede farklı ödeme metotlarını desteklemek zorunda kalıyor.

Oysa ortak paylaşılan bir cüzdan standardı olması, Afrika için ürettiği telefon markalarındaki ön yüklemeli uygulamalardan para ve nüfuz kazanma anlamında Çin’in lehine olur. Tam bu noktada ödemelerde standart oluşturma alanı yarın öbür gün piyasaya girmek isteyecek Diem gibi başka özel stablecoin girişimleri için de önemli bir rekabet alanı.

Engellerden bir tanesi de makroekonomik istikrarsızlık nedeniyle dolarizasyonun yaşandığı birçok Afrika ülkesinin kısa vadede henüz dünya rezerv parası olarak görülmeyen bir paraya, yuana geçmelerinin zor olması. Tabii bu Çin’in nihai hedefinden vazgeçeceği anlamına gelmiyor.

Uzun Vadede Ne Olur?

Sonuç olarak Afrika kıtasında teknoloji/finans hakimiyetinde Çin şimdilik önde duruyor ama büyük Amerikan şirketlerinin de bu pastadan pay almak istemeyeceklerini düşünmek yanlış olur. İlerde bu kıtadaki dijital savaş özel sektör stablecoin girişimleriyle (ABD yeni yönetiminin katı kurallar getirmeyeceği varsayımıyla), blockchain tabanlı CBDC’ler arasında mı büyür yoksa merkeziyetsiz, aracısız, anonim, ucuz ve hızlı kripto paralar dünyası sessizce kendi tabanını sağlamlaştırarak çok daha fazla öne mi çıkar zaman gösterecek.

Kaynaklar:
  1. https://www.reuters.com/article/us-health-coronavirus-africa-china-analy/china-in-the-drivers-seat-amid-calls-for-africa-debt-relief-idUSKCN21V0CS
  2. https://www.theinformation.com/articles/china-is-winning-the-digital-currency-war-with-the-u-s
  3. http://www.focac.org/eng/
  4. https://www.coindesk.com/china-leads-africas-digital-currency-race
  5. https://www.orfonline.org/expert-speak/will-china-create-another-african-debt-crisis/
  6. https://www.theafricareport.com/65139/china-africa-the-growing-battlefield-for-digital-dominance/
Didem Kurunç

Didem Kurunç

İEL ve İşletme Fakültesi mezunudur. ABD’de yüksek lisans (MSc in Finance) eğitimini onur derecesiyle bitirmiştir. Bir süre özel sektörde finans alanında çalışmış ve finans dalında doktora eğitimini tez aşamasına kadar devam ettirmiştir. Eğitim, finans ve finansal okuryazarlık ilgi alanları arasındadır ve bu konularda bağımsız danışmanlık yapmaktadır.
https://www.btchaber.com/

Yanıt verin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Türkiye'nin Uzman Kadrolu Kripto Haber Platformu
bitcoin
Bitcoin (BTC) 402.990,86 TL 1,32%
ethereum
Ethereum (ETH) 30.045,37 TL 0,96%
cardano
Cardano (ADA) 20,43 TL 3,23%
tether
Tether (USDT) 8,44 TL 0,13%
binance-coin
Binance Coin (BNB) 3.570,80 TL 1,89%
xrp
XRP (XRP) 9,20 TL 3,21%
solana
Solana (SOL) 1.274,24 TL 4,42%
polkadot
Polkadot (DOT) 298,95 TL 3,32%
dogecoin
Dogecoin (DOGE) 2,03 TL 3,24%
usd-coin
USD Coin (USDC) 8,44 TL 0,10%
Copy link
Powered by Social Snap