Finans Merkezlerinden Merkezsiz Finansa

Abone Ol:google-news

Dünyanın elit metropollerindeki görkemli binalarda binlerce insanın yoğun tempoda çalıştığı finans merkezleriyle sembolize edilen geleneksel işleyiş, yerini insan etkisinden bağımsız çalışan merkezsiz dijital finans ağlarına mı bırakacak?

blankOliver Stone’un 1987 yılı yapımı Wall Street filmini hatırlayanlarınız vardır. Film, O dönemde hayatlarımıza girmeye başlayan bilgi ve iletişim teknolojileri sayesinde ellerindeki finansal veriyi iyi analiz ederek yeni yeni küreselleşmekte olan borsalarda 7/24 müthiş paralar kazanan ama kapitalist aç gözlülüklerinin kurbanı olan iki simsarın öyküsünü anlatır. Üniversitede okurken vizyona giren ve toyluğumdan kaynaklanan bir hayranlıkla izlediğim filmde Michael Douglas ile Charlie Sheen’in canlandırdığı söz konusu iki karakter arasındaki diyalogların içine sinen  “Para asla uyumaz” mottosu, aslında dünyanın ve dolayısıyla paranın gittiği yönü göstermesi açısından da benim için hâlâ bir külttür.  O dönemden bugüne finans sistemi alabildiğine küreselleşti ama bir o kadar da merkezileşti ve aynen filmde anlatıldığı gibi, aç gözlü ve bencil simsarların vahşi kapitalist rekabetlerinin neden olduğu bölgesel ve hatta küresel finans krizleriyle uğraşmak zorunda kaldı ve kalmaya da devam ediyor yerküremiz.

Ancak giderek süpermerkezileşen bu vahşi kapitalist işleyişin her geçen gün derinleştirdiği  finansal sorunlara karşı günümüz teknolojilerinden faydalanarak daha hakkaniyetli ve adil alternatifler geliştiren oluşumlar da birer birer gün ışığına çıkıyor.

İşte 2008 yılında Bitcoin ile başlayan kriptopara ve blokzincir sürecinin bugün itibarıyla geldiği noktada bu alternatiflerin ilk somut uygulamalarını da son bir kaç yılda görmeye başladık.

Herkese açık olan bu alternatif finans işleyişine dahil olan tüm birey veya kurumlar;

– sahip oldukları varlıkların kontrolünü banka benzeri bir finansal aracıya gerek kalmadan kendi ellerinde tutabiliyor,

–  istedikleri kişi veya kurumlara doğrudan ve güvenli biçimde transfer edebiliyor,

– ve nihayet sistemdeki tüm kullanıcıların mahrem bilgilerinin korunuyor ama tüm işlem kayıtları kamuya açık ve denetlenebilir durumda.

Sadece bir akıllı telefon üzerinden yeryüzünün her yerinden her yerine 7/24 anında işlem yapılabilen ve İnternet üzerinden sınır tanımaksızın standart protokollerle birbirine bağlanabilen on binlerce finans, ticarete ve iş uygulamasını barındıracak bir işleyiş bu sözünü ettiğimiz.  İngilizcede Decentralised Finance (DeFi) terimiyle ifade edilen ve Türkçemize Merkezsiz Finans olarak çevirebileceğimiz bu işleyişi, “herkese açık blokzincir temelli dağıtık ağlar üzerinde çalışan finansal uygulamalar ekosistemi” olarak tanımlayabiliriz çok kabaca.

blank2 milyara yakın yetişkinin yoksulluk, coğrafi/dijital erişim yoksunluğu gibi nedenlerle herhangi bir banka hesabının bulunmadığı, banka hesabı bulunan çoğunluğun da yüksek işlem ücretlerinden, kullanıcı aleyhine çalışan mevzuattan ve yavaş transfer hızlarından yakındığı günümüz dünyasında her bireyin finansal hizmetlere kolay ve ucuz erişimini sağlamayı hedefleyen DeFi kavramının, söz konusu hedeflerin şeffaf, hakkaniyetli ve güvenli biçimde hayata geçirilebileceği DeFi uygulama ekosistemi sayesinde giderek cazip hale gelmesi olası.

Bu bağlamda Blokzincir ve akıllı sözleşme dediğimiz kodlar üzerinden düşük tahsilat riskiyle çalışacak açık ve merkezsiz borç alma/verme uygulamaları ile finans, tarım gibi alanlarda kurulacak merkezsiz borsa veya pazaryerleri, bir yandan mevcut işleyişi misliyle hızlandırırken, öte yandan da her piyasaya güvenlik, şeffaflık ve düşük maliyet gibi avantajlar getirebilecek.

İşte bir önceki yazımda söz ettiğim Blokzincir ile Akıllı Sözleşme sinerjisinin avantajlarını da fark eden Ethereum ekibinin kendi uygulama geliştirici ekosistemini motive etmesiyle son birkaç yıldır ortaya çıkmaya başlayan örnek DeFi uygulamaları da, bugünlerde kriptopara piyasalarının yeni gözdeleri olmaya başladılar.

Bu gözdelerin arasında ilk popüler olan ise DAI adlı kriptopara. Kendi piyasa değerini her daim 1 ABD dolarına eşitleyen DAI, bu 1 doları değeri referans alarak kullanıcıların kendi platformu üzerinde Ethereum teminatlı akıllı sözleşmeler yaparak değişken faizle borç alıp borç vermelerine olanak sağlayan bir merkezsiz piyasa yaratmış durumda.

DAI’nin yarattığı bu piyasa etkisini izleyen MKR, COMP gibi kriptoparalar da benzer modeli farklı ek özelliklerle harmanlayarak piyasada ciddi çıkışlar yakaladılar. Örneğin; kullanıcıların teminat gösterdikleri kripto paralar karşılığında borç/kredi veren, aynı şekilde sistem üzerinden borç vermek isteyenlerin de faiz geliri elde etmelerine imkan sağlayan ve bu sayede kredi almak isteyenler ile kredi vermek isteyenleri hızla bir araya getirerek tarafları olabilecek en uygun faizde algoritmik biçimde buluşturan Compound (COMP), 16 Haziran’da 18 dolar birim fiyatla çıktığı piyasada ilk gün 96 dolara yükseldi ve kısa sürede 200 doları da aşarak 4 milyon dolarlık piyasa değerini 1 milyar dolara kadar yükseltti.

Bu ilk örneklerden de anlaşılacağı üzere Merkezsiz Finans uygulamaları, gerek kriptopara piyasaları tarafından bir alım-satım modeli, gerekse geleneksel finans piyasaları tarafından bir işleyiş modeli olarak yakından izlenecek. Ayrıca, dünyanın hemen hemen her ülkesindeki Merkez Bankası faiz ve Hazine bonolarının negatif net getiriye düştüğü şu dönemde, COMP gibi DeFi uygulamalarının yepyeni bir getiri anlayışıyla yatırımcıların gözdesi olması muhtemel.

blankAncak kriptopara piyasalarının kontrolsüz ve alabildiğine serbest ortamında yatırımcıların, kendini DeFi uygulaması gibi gösterecek dolandırıcı ve saadet zinciri pazarlamacılarına karşı da dikkatli ve alarm halinde olması lazım.  Aksi takdirde bu sürecin, 2017 yılındaki Kriptopara arzlarında (ICO) yaşananlar gibi, hüsranla sonuçlanması işten bile değil.

İşte bu yüzden, DeFi kavramına kısa vadede alım-satım fırsatı yaratan bir getiri aracından ziyade uzun vadede insanlığı tehdit eden mevcut finansal işleyişin hastalıklı merkezi yapısını adaletli ve hakkaniyetli biçimde dağıtarak sistemi sağlığına kavuşturabilecek bir çözüm modeli olarak yaklaşmak daha uygun olacaktır.

blank

Bu yazı 14 Temmuz 2020 tarihinde yayınlandı.

BTCHaber E-Posta Bültenine Abone Olun!

Gizliliğinize saygı duyuyor, spam yapmayacağımızın sözünü veriyoruz.

İsmail Hakkı Polat

1989’da Ortadoğu Teknik Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü’nden mezun olan İsmail Hakkı Polat, 1989-2004 yılları arasında sırasıyla Siemens, Nortel-Netaş, Ericsson ve Turkcell gibi telekomünikasyon firmalarında mühendis ve yönetici olarak çalıştı. 2004 yılından bu yana Kadir Has Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde Öğretim Görevlisi olarak “Yeni Medya” dersi veren Polat, Türkiye’nin ilk ve tek Yeni Medya Bölümü’nün kuruluş çalışmalarında da rol almıştır. Ayrıca, Doğan Holding, Merkez Yayın Grubu ve Ciner Medya Grubu gibi medya kuruluşlarının mobil iletişim ile ilgili birimlerinin kuruluş ve interaktif servislerinin geliştirilmesi aşamalarında yönetici veya danışman olarak aktif görev yapmıştır. Polat, Yeni Medya konusundaki görüş ve düşüncelerini her hafta Bloomberg Business Week Türkiye dergisindeki köşesinde okuyucularla paylaşmaktadır.

http://https.//www.btchaber.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

bitcoin
Bitcoin (BTC) 83.247,85 TL 3,61%
ethereum
Ethereum (ETH) 2.767,75 TL 3,29%
ripple
XRP (XRP) 2,09 TL 2,32%
tether
Tether (USDT) 7,24 TL 0,04%
bitcoin-cash
Bitcoin Cash (BCH) 2.062,03 TL 6,20%
chainlink
ChainLink (LINK) 90,12 TL 8,22%
cardano
Cardano (ADA) 0,989391 TL 5,75%
bitcoin-cash-sv
Bitcoin SV (BSV) 1.528,43 TL 6,02%
litecoin
Litecoin (LTC) 398,06 TL 5,17%
Share via
Copy link