Dünyadaki Yeni Konjonktürü Anlama Rehberi (2)

dunyadaki yeni konjonkturu anlama rehberi 2 turkiye ve yeni levantas

Şu anda dünyada algılamamız gereken bir gerçek var: Amerika ve Birleşik Kırallık yüz yıl sonra yeniden karşı karşıya gelmiş durumda. Bu iki ülke iki büyük sermaye grubunun etiket olarak, sembolik olarak önünde duruyorlar. İçine girdiğimiz yeni konjonktür bunun sonucu. Geçen haftaki yazımda bu durumu incelemeye başlamıştım, bu hafta bu incelemenin Türkiye’yi de içeren önemli kısmına geldik.

Yeni konjonktür : Fed adlı kurum yüzünden bugün ağırlık noktası ABD’de sansak da, aslında sistemin tasarlandığı 1830’lardan beri isimleri Birleşik Krallık ile özdeşleşen kağıtçıların son 15-16 yılda uyguladığı tartışmalı para politikaları ve diğer bazı kaçınılır/kaçınılmaz olayların sonucunda ortaya çıkan global krizin etkisiyle, makasçıların yön değiştirip taşçılarla beraber yeni bir dünya düzenine yelken açmaları diye özetlenebilir.

Terminoloji:

Konjonktür: bir ülkenin veya bir grup ülkenin ekonomik durumunu etkileyen, birbiriyle etkileşimli öğelerin tümü,

Kağıtçılar: Dünyada kullandığımız fiat para ve krediyi bankalar aracılığı ile yaratanlar, İngiltere çıkış yerleri olduğu için genellikle Londra ile eşleştiriliyorlar,

Taşçılar: Dünya enerji sektörünü kontrol ederek emtia üzerinden kredi yaratan grup, orijin olarak ABD, Teksas çıkışlılar. Silikon Vadisine ortaklar ve dolayısıyla yüksek teknoloji de onların oyun alanı,

Makasçılar : ABD’nin askeri-endüstriyel kompleksi, Pentagon binası ile sembolleşiyorlar,

Levant: Batı literatüründe Doğu Akdeniz demek. Geçmişte bu bölge genellikle Osmanlı devletinin kontrolünde olduğu için Levant kelimesi tarihi olarak Türklerle beraber anılmıştır. Levanten tabiri de bu kelimeden gelir. 

1.

Makasçılar tarafından bir süre önce Çin’in One Road One Belt çizgisine karşı ona dik bir eksen çizildi: Rusya-Türkiye-Mısır ekseni. Bu yeni eksenin adı “The New Levant” ve Türkiye bu yeni konjonktürde kilit ya da kimyasal tabirle “katalizör” ülke olmaya aday.  Tabii bu analizlerde Türkiye’deki seçimler ve olası sonuçları da değişken olarak ele alınıyor. Yani bu eksende yer alacak olan Türkiye’nin 2019 Türkiye’si olamayacağı aşikar, ülkemizde bir takım değişimler olması bekleniyor sanki. Umarım bu değişiklikler ülkemize zorla dayatılacak, kabul edemeyeceğimiz türden olmaz.

dunyadaki yeni konjonkturu anlama rehberi 2 turkiye ve yeni levanta

2.

Şimdi doğal olarak soracaksınız: “Kim çizdi bu ekseni?”. 

Levant bölgesi için böyle bir fikir çalışmasının yapılmasına ilk defa 2019 tarihli bir RAND raporunda rastlıyoruz. (Ref: 1) Bu kurum ABD’nin global olarak çalışan istihbarat ajanslarının bilimsel ve teknolojik araştırma kolu veya Think Tank’i olarak biliniyor. Ben bu raporu o tarihte indirip okuduğumda bir anlam verememiştim, Mısır ve Türkiye o dönemde aynı harita içinde yer alamayacak derecede birbirine karşıydı. Mısır’da yönetim değişmişti ve Türkiye ile bambaşka kamplarda, tamamen karşı kutuplarda yer alıyorlardı.

Raporun içinde bölgenin yeniden inşası gibi cümleler yer alıyordu ve tabii ki inşa edilecek yerler Irak ve Suriye başta olmak üzere Lübnan’ın ve Filistin’in de yıkılan mahalleleri olarak gösteriliyordu. Bu yazılanlar 2019’da, yani pandemi öncesinde hiçbir mantıkla izah edilemeyecek analizlerdi. Ancak dünyada 2021 yılı başına kadar bazı önemli değişimler oldu ve ABD Biden ile birlikte Orta Doğu’dan resmen çekildi. Orada adeta bir “Power Vacuum” oluştu.

3. 

Avrupa ve Rusya arasında kurulmuş olan “Rusya’dan ucuz enerji alırım, onunla sanayi ürünü yapıp dünyaya satarım” diye özetlenebilecek ortaklık sona erdi(rildi). Almanya, bu ilişkiden 100 kat kazanç sağlıyordu. Bu konuda en net tesbitleri yapan Credit Suisse emtia borsaları baş analisti Zoltan Pozsar’ın çok beğendiğim yeni bir raporunu da referanslarıma koydum. (Ref:2) Zoltan her ne kadar kağıtçıların baş analisti olsa da, patronlarının hoşuna gitmeyen şeyleri doğru olduğu zaman yazabiliyor. 1979 doğumlu Macar asıllı Amerikalı analist, 2022 Rusya-Ukrayna kapışması bir milattır diye açıkça yazdı. Buna Bretton Woods III adını verse de olayın bundan daha derin bir kırılma olabileceğini biliyor ve söylüyor (Ref:3). 

4. 

Bir diğer global ortaklık ise 25-30 senedir işlerken, 2021 başında yayınlanan başka bir makale ile (Ref:4) sekteye uğradığını anladığımız ABD-Çin ortaklığı oldu. (Bu makale üzerine daha önce yazdığım yazı için bakınız: Ref:5) Bu ortaklık, tüm küçük imalat işlerini Çin’e yaptırırız, onlara da ufak tefek teknoloji ve hatta chip veririz, yavaş yavaş zenginleştiririz, biz de onların sattığı ucuz malları havadan bastığımız dolarımızla satın alır, halkımızı memnun ederiz. İşte bu ortaklık da bitti ve bu üçlü bir ortaklıktı, yani taş-makas-kağıt burada iyi kötü uyum içindelerdi. Bu ortaklık derin bir kutuplaşmaya hatta Tayvan’daki chip fabrikası yüzünden savaşın eşiğine gelinmesine dönüştü. Bu konuda da BTCHaber’de daha evvel detaylı yazılar yazmıştım (Örneğin Ref:6).

5.

Bir önceki maddedeki kutuplaşmanın ayak izlerini daha önce yazmıştım:

  • 2021 yılı başında Çin’deki bitcoin madencilerinin alelacele taşınıp Kazakistan, Rusya ve ABD’ye gitmeleri,
  • Tayvan’daki TSMC fabrikasının makasçıların baskısıyla ABD’ye taşınma kararı,
  • Samsung’un fabrikasının ABD’ye taşınma kararı,
  • Çin’e chip tasarım yazılımlarının askeri silah kategorisine konup yasaklanması vb. vb.

Bu ayak izlerini anlamanız için genel olarak teknoloji inovasyonlarının taşçıların oyun alanı olduğunu hatırlamanız yerinde olur. 

6.

Rusya’nın Türkiye’ye, Türkiye’nin de Rusya’ya muhtaç ve mecbur olduğu bir konjonktür bu. Bunun temel sebebi, dünyada pandemi ile bozulan eski tedarik zinciri yerine yenisinin kurulması sırasında Boğazların (İstanbul ve Çanakkale) stratejik önemi en az 10’a katlandı. Artık boğazlarımız Rusya’nın ana çıkışı haline geldi, böylelikle ülkemiz jeostratejik önemini maddi-manevi kazanca dönüştürebilir hale geldi. Ancak bu kazancı kendi safımıza değer olarak yazabilmemiz için ülke olarak kağıtçılarla 20 küsur yıldır yürürlükte olan ilişkilerimizin yeniden yapılandırılması elzem görünüyor. Burada da dünya konjonktürü kısmen 1916-1920 arasında olan olayları andırıyor.

7.

Türkiye’nin global olarak son 20 sene geçerli olmuş olan ancak artık sona eren konjonktürde oynadığı rolü değiştirip, bizim de Rusya gibi asıl soyguncu Londra’yı geride bırakarak yeni denizlere yelken açmamız lazım. Levant adlı yeni oyunda Rusya ile beraber yapacak işlerimiz var gibi duruyor; 3 yıl daha NATO üyesi olarak kalacağımızı düşünüyor musunuz? Ben düşünmüyorum, zira Yunanistan ile sınırımızın hemen ötesinde yığılmış olan 3 Tümen ABD askeri bana kalamayacağımızı söylüyor. 

Özet:

  1. ABD’nin bir zamanlar adına Orta Doğu denilen bölgeden çekilmesi ile bizim çevremizde bir “Power Vacuum” oluştu. 
  2. Bu arada dünya parasını basan kağıtçılar da iflasın eşiğine geldi. Çin ile ittifak halinde olan ve bu ülkeden trilyonlarca dolar alacakları olan kağıtçılara karşı, “artık petrolümü dolarla sattırmam” diyen taşçılar yanlarına makasçıları da alıp, Rusya’nın Ukrayna’ya girmesini sağlayıp yeni konjonktürü başlattılar. 
  3. Avrupa ile Rusya arasındaki enerji işbirliğini bitiren konjonktür ile Ruslardan ucuz gaz alıp kendi mallarını pahalı satan Avrupa şirketleri bu önemli şansı kaybetti. Bu ticaretten komisyon alan ve paralarını Londra’da saklayan Rus oligarklar da (örnek: Chelsea kulübünün eski sahibi Abramoviç) devre dışı kaldılar, yatlarına yeni liman aramaya başladılar. Devre dışı kalan bazı Rus oligarkların ardı ardına 11. kattan atlayarak intihar etmeleri de dikkat çekici! 
  4. Makasçılar, taşçıların know-how’ı olan chip fabrikalarını Çin’lilere kapattırdılar. Fabrikaları hızla Teksas ve Arizona’ya taşıyorlar. Hatta Samsung’un fabrikası bile gidiyor, anlaşılan Güney Kore de bu yeni konjonktürde ABD değil Çin tarafında kalacak. Uygun fırsatta bir Kuzey-Güney birleşmesi bile olabilir. 
  5. Türkiye, yeni konjonktürde Rusya ve Mısır ile aynı pakette. Burada amaç, Çin’in yeni ipek yolunu tıkamak üzere Rusya’nın yanına bu iki stratejik derinlikli ülkeyi Yeni Levant adıyla destek olarak katmak ve ipek yoluna dik açılı yeni bir eksen yaratmak. Tabii İngiltere’ye Mısır üzerinden verilen gözdağı da cabası. Putin’in Türkiye birden default etmesin diye CDS primlerimiz 900 iken 15 milyar dolar nakit yollamasını ve ülkemizi ipten almasını başka nasıl açıklarsınız? 

Referanslar:

  1. https://www.rand.org/pubs/research_reports/RR2375.html
  2. https://plus2.credit-suisse.com/shorturlpdf.html?v=5amR-YP34-V&t=-1e4y7st99l5d0a0be21hgr5ht
  3. Odd Lots isimli Bloomberg sponsorluğundaki podcast’de Zoltan ile Eylül ayı başlarında yapılmış uzun söyleşiyi dinleyiniz.
  4. https://www.atlanticcouncil.org/content-series/atlantic-council-strategy-paper-series/the-longer-telegram/
  5. https://www.btchaber.com/amerika-ve-cin-arasindaki-teknoloji-soguk-savasi-1/
  6. https://www.btchaber.com/tayvan-gerilimi-ve-bitcoin/
Cemil Şinasi Türün

Cemil Şinasi Türün

30 yılı aşkın tecrübesiyle fintech ve pazarlama dünyasındaki öncü isimlerden olan Cemil Şinasi Türün bilgisayar oyunlarından üç boyutlu sanal dünyalara kadar pek çok çalışmaya imza attı. Yerel ve uluslararası firmalar için kampanyalar hazırlayan Türün; teknoloji, blokzincir, kripto para ve dijital varlık konularında projeler üretti. Türün, 2017'de Bilgi Üniversitesi'nde vermeye başladığı "Blokzincirleri ve Kriptoparalar" konulu dersini 2020 başından bu yana Boğaziçi Üniversitesi'nde vermekte.
https://cemilturun.medium.com/

Yanıt verin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Türkiye'nin Uzman Kadrolu Kripto Haber Platformu
bitcoinBTC/TRY
322.289,25 TL 1,84%
ethereumETH/TRY
24.091,19 TL 2,81%
tetherUSDT/TRY
18,66 TL 0,01%
bnbBNB/TRY
5.528,55 TL 1,58%
usd-coinUSDC/TRY
18,64 TL 0,10%
binance-usdBUSD/TRY
18,66 TL 0,08%
xrpXRP/TRY
7,30 TL 0,34%
dogecoinDOGE/TRY
1,95 TL 2,61%
cardanoADA/TRY
6,04 TL 0,28%
matic-networkMATIC/TRY
17,44 TL 2,26%
Bağlantıyı kopyala