Çare: Merkeziyetsiz Krediler

care merkeziyetsiz krediler

Kriptovarlıklar alanında yıllardır devam eden bir kolaya kaçma davranışı yaşanıyor: Bir çok girişimci merkezi yapıları kopyalayıp blokchaine getiriyor.

Çünkü bu çok kolay ve kısa vadede aşırı karlı bir iş. Zaten hazırda var olan, insanların zaten tanıdığı, alışık olduğu uygulamaları blokchain üzerinde yeniden inşa ediyorsunuz.

Oysa Bitcoin bunun tam tersini yaptı. İnsanların hiç alışık olmadığı bir yapı kurdu. Tabi Bitcoinin benimsenmesi yıllar sürdü. Bugün bile dünya nüfusunun çok büyük bir bölümü Bitcoini doğru dürüst anlamıyor.

Merkezi yapıları taklit eden blockchain projelerinde ise böyle sorunlar hiç yok. Mesela Luna, ABD’nin bonolar ve dolar modelini aldı, üzerine bir de %20 dolar faizi veriyorum dedi. Şak! 1 sene gibi kısa bir zamanda eko sistemin değeri 40 milyar $’a yükseldi. Bitcoin’in 40 milyar $ piyasa değerine ulaşması ise neredeyse 9 yıl sürmüştü.

Aynı şekilde Celcius ya da BlockFi gibi merkezi kriptopara bankaları (Ce-Fi) merkezi bankacılık ve kredi modellerini kripto ekosistemine taşıdı. Ama merkezi kredi sistemlerinde meydana gelen en önemli sorunu da Blokchaine getirmiş oldular.

Merkezi yapılar, sistemin tamamında yer alan tüm riskleri hiçbir zaman tam olarak bilemez ve doğru değerlendiremez. Bu nedenle mutlaka bir yerde ortaya çıkan riskler tüm sistemi yıkmaya başlar. Dominolar devrilir. Merkezi kuruluşlar, tüm sistemin yıkımına karşı çare olarak yine merkezi bir yöntem düşünürler. Bu da merkezi bir kurtarma kuruluşu yani ‘Merkez Bankası’ kurmaktır.

ABD’de 1907’de United Copper Company (UCC) isimli tek bir merkezi kurumun, yanlış risk değerlendirmesi, kendisinin batmasına neden oldu. Bazı bankalar verdikleri kredilere zorunlu karşılık (teminat) olarak UCC hisselerini göstermişti. UCC hisseleri sıfıra gidince bu bankalar iflas etmeye başladı. Dominolar devriliyordu. Diğer bankaların müşterileri de hızla paralarını bankalardan çekmeye başladı. Bankalar eksilen fonları yerine koyabilmek için olayla hiç ilgisi olmayan başka şirketlerin hisse senetlerini de hızla satmaya başladı. Yüklü borsa satışları ve iflaslar birbirini kovalıyordu.

Tam o noktada zamanın en büyük bankası JP Morgan devreye girdi ve zorluk yaşayan firma ve bankalara kredileri açtı. 1907 Krizi bu şekilde atlatıldı ancak JP Morgan ve benzeri büyük merkezi bankalar sistemin tümünün yıkılması tehlikesine karşı bir ‘merkez bankası’ kurulmasını istedi. Siyasetçileri ve halkı ancak 7 yılda ikna edebildiler. Fed, 1914’te faaliyete geçti.

Tarihte bir çok defa görülmüş 1907’nin bir benzerini 2022’de biz de kriptovarlıklarda yaşıyoruz. Do Kwon, yanlış risk değerlendirmesi ile Luna-UST sistemini kurdu ve ilk darbede battı. 3AC isimli merkezi kripto fonu da riski yanlış değerlendirmiş, başka kuruluşlardan aldığı kripto kredileri Luna-UST’ye yatırmıştı. 3AC de Battı. Bir sonra ki aşamada ona kredi açmış olan merkezi kripto bankası Celsius batma tehlikesi yaşadı. Celsius önlem olarak kepenkleri kapattı, çekimleri durdurdu. Ve dominoların devrildiğini gören müşteriler başka merkezi kripto bankalarından da fonlarını çekmek istediler.

Tam bu noktada 1907’de JP Morgan’ın ortaya çıkması gibi kriptoda da FTX Borsası zorda olan kuruluşlara krediler açmaya başladığını duyurdu. FTX tek başına JP Morgan gibi sistemi kurtaracak güce sahip mi? Göreceğiz.
FTX’in aslında kredi vererek borçlar ödenemeyince bu kuruluşları devralmaya çalıştığını düşünenler var. Hatta FTX’e bağlı Alameda’nın en başta tüm bu çöküşlere neden olan büyük satışları yaptığı da iddia ediliyor.

Bizim için önemli olan ise şu: 1907’nin Bir sonraki aşamasında ABD’de Merkez Bankası Fed kurulmuştu. Kriptolarda da Fed benzeri, gerektiğinde merkezi kripto borsa, fon ya da bankalarını kurtaracak bir yapı mı kurulacak? Merkezi mantığın bir sonraki aşaması düşen dominoları durduracak yine merkezi bir yapının oluşturulmasıdır.

Bugün FTX’in müdahalesi ve satışların şimdilik yavaşlaması ya da durması zaten büyük zararlar içinde olan bir çok kripto para yatırımcısı tarafından olumlu olarak karşılanıyor. Ancak blokchain ekosistemine yeni bir merkezi uygulamayı daha taşımış oluyoruz. Bunun ne zararı var? Onu da anlatayım:

Merkez bankaları da sistemin tamamında ki her riski asla göremez. Sadece risk kendini gösterdiğinde büyümesini engellemeye çalışır. Merkez bankaları sistemin aslında riski yanlış değerlendiren batması gereken hastalıklı hücrelerini kurtararak onları hayatta tutar. Böylece uzun vadede vücudun tamamının hasta olmasına yol açarlar.

Kriptovarlıklar alanında bir kurtarma fonu kurmak ya da merkezi Fed benzeri bir yapı oluşturmak sadece risklerin zaman içinde daha da ölümcül hale gelmesine neden olacaktır. Bu yapı ile korundıklarını düşünen merkezi aktörler ya da riski yanlış değerlendiren kripto yatırımcıları gereğinden çok çok daha fazla risk alacaktır. Böylece zaten aşırı volatil olan kripto piyasası iyice tehlikeli bir alan haline gelecektir. Unutmayın 1907’ye tedbir olarak kurulan Fed, tarihin en büyük en acı ekonomik krizi olan 1929 Büyük Buhranı’na sebep olmuştur.

Çare, ne kadar meşakkatli de olsa merkeziyetsiz çözümler üretmeye odaklanmak olmalıdır. Örneğin Bitcoin tek tek fiyatın düşebileceği olaylara karşı merkezi tedbir mekanizmaları kurmak yerine fiyatı uzun vadede yukarı taşıyacak genel bir strateji üzerine bina edilmiştir: Ekonomi sürekli büyürken üretilecek Bitcoin adedi yazılımda sınırlı tutulmuştur. Böylece arada büyük düşüşler de olsa Bitcoin son 14 yılda 400.000 kat değer kazanmıştır. Oysa Bitcoinin en büyük rakibi Fed tarafından üretilen dolar ise aşağı yukarı aynı dönemde resmi rakamlara göre %40, gerçek enflasyon hesaplamalarına göre ise %80 oranında alım gücünü yitirmiştir. Fed faizleri indirip, yükselterek ve para basarak ya da yakarak sürekli piyasaya merkezi müdahalelerde bulunarak riskleri bertaraf etmeye çalışır. Ama asla tam olarak başarılı olamaz. Riskleri bertaraf edeyim derken sistem içerisindeki hastalıklı hücrelerin sayısının sürekli artmasına neden olur.

Aynı şekilde bugünkü dominoların devrilmesi sorununa karşı yapılması gereken ilk şey öncelikle bu tip merkezi, gereksiz risk alan kuruluşları blokchaine taşımamaktır. İkinci en önemli adım ise merkezi bir müdahale kuruluşu yerine demokratik, herhangi bir teminata ihtiyaç duymayan, merkeziyetsiz kredi sağlayan yapılar kurmaktır. Böylece kurtulmak isteyen kuruluşlar zaten ihtiyaçları olan krediyi demokratik bir şekilde elde edebilir. Kimseye boyun eğmek zorunda kalmazlar. En önemlisi kripto varlık yatırımcıları ellerindeki varlıkları değerlendirmek ya da iş projeleri geliştirmek amacıyla kredi bulmak için en başta bu merkezi kripto kuruluşlarına ihtiyaç duymazlar. Teminatlı merkeziyetsiz kripto krediler De-Fi’de yavaş yavaş başladı. (Elbette merkeziyetsizmiş gibi rol yapıp kullanıcıları yanıltan uygulamalar da var.) Blockchain ekosisteminin Bitcoin’den sonra atacağı en önemli adım merkeziyetsiz, demokratik ve en önemlisi teminatsız kredileri de dünyaya tanıtmak olacaktır.

Erkan Öz

Erkan Öz

Erkan Öz, Siyaset Bilimi ve Gazetecilik eğitimi almasının ardından İHA’da habercilik hayatına başladı. Daha sonra aralarında the Wall Street Journal, Dow Jones Newswires, Al Jazeera ve DHA’nın da bulunduğu ulusal ve uluslararası yayın organlarında teknolojinin dünya ekonomisi üzerinde yaptığı etkileri inceleyen çalışmaları ile tanındı. Öz, 2013 ve 2014’te 2020 Yeni Ekonomi ve Büyük Finansal Tufan isimli iki adet de kitap kaleme aldı. Erkan Öz kitaplarında dünya para sisteminin büyük bir değişime uğrayacağını ve başta Bitcoin olmak üzere kripto paraların yeni küresel para düzeninde çok önemli bir yer edineceğini vurguladı.
https://www.btchaber.com/

Yanıt verin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Türkiye'nin Uzman Kadrolu Kripto Haber Platformu
bitcoinBTC/TRY
320.813,78 TL 0,26%
ethereumETH/TRY
17.647,75 TL 0,53%
tetherUSDT/TRY
16,76 TL 0,00%
usd-coinUSDC/TRY
16,78 TL 0,00%
bnbBNB/TRY
3.637,39 TL 0,41%
binance-usdBUSD/TRY
16,79 TL 0,15%
xrpXRP/TRY
5,34 TL 1,69%
cardanoADA/TRY
7,53 TL 0,10%
solanaSOL/TRY
551,62 TL 0,40%
dogecoinDOGE/TRY
1,11 TL 0,65%
Bağlantıyı kopyala