Blokzinciri ve Kripto Para Konusunda Öncü Politikalar: Avustralya Örneği

Blokzinciri ve Kripto Para Konusunda Öncü Politikalar Avustralya Örneği1

Gelişmiş ülkelerin kripto para regülasyonlarına bakıldığında netlik ve tutarlılık açısından farklı, karışık ve geç uygulamaların, diğer taraftan Çin gibi ülkelerin yasaklayıcı kurallarının olduğu bir ortamda Avustralya yönetiminin son zamanlardaki girişimlerinin bir plan dahilinde daha belirgin ve olumlu yol aldığı dikkat çekiyor. Her ne kadar özünde blokzinciri teknolojisinden geri kalmamak, bu alandaki ekonomik avantajlardan faydalanmak gibi hedefler olsa da kamunun konuya yaklaşımı özel sektörle işbirliği açısından güzel bir örnek oluşturuyor.

Avustralya Parlamentosu’nda yakın zamanda adı “Avustralya Teknoloji ve Finans Merkezi Seçilmiş Komitesi” olarak değiştirilmiş özel bir komite oluşturulmuş; işi, ülkenin finansal teknoloji ve blokzinciri politikasını (kripto paraların da dahil olduğu belirtilmiş) oluşturmak ve geliştirmek. Bu doğrultuda sektör katılımcıları arasında istişare turları yapıyor, görüş/veri topluyor ve Ekim ayında son raporunu sunması bekleniyor. Özel bir komite oluşturulmasından hükümetin bu konuya verdiği önem anlaşılıyor; bu alanda son zamanlardaki özel sektör gelişmeleri de bunu destekliyor:

Avustralya menşeli bir ödeme şirketi olan Zip’in önümüzdeki bir sene içinde dijital cüzdanlarını ülkede ve ABD’de kripto para alım satımına açacağını duyurması;

Visa’nın yerel bir startup’ın (CryptoSpend) müşterilerine indirdikleri uygulamayla dükkanlarda kripto paralarını harcama imkanı sağlayacak yeni bir debit kart çıkarmasını onaylaması;

Sidney’li kripto altyapı şirketi Mawson’ın yüklü madencilik yatırımları,

DeFi alanında çalışan geliştiricilerin ve avukatların DAO’ları temsil edecek yeni bir sınırlı sorumlu tüzel kişi yapısı oluşmasına dair lobicilik faaliyetleri;

Halka açık bir menkul kıymet broker şirketi olan SelfWealth’in platformuna kripto ekleyeceğini açıklaması gibi örnekler sayılabilir.

Tüm bunlar hep özel sektördeki gelişmeler; kamu nezdinde ise Komite’nin kripto sektörüyle etkileşimine geçmeden önce mevcut yasal durum kısaca şöyle:

Avustralya’da kripto paralar ve işlemler 2017 itibariyle yasal ilan ediliyor ve sektör sıkı bir şekilde Kara Para Aklama (AML) kurallarına tabi. Ülkenin Menkul Kıymetler ve Yatırım Komisyonu (ASIC) kripto alım-satım faaliyetlerinin ve işletmelerin gözetiminden sorumlu. Kripto para borsaları yasal ve ilgili otoriteye (AUSTRAC) sicil kaydı yapmak zorundalar. Mülk olarak değerlendirilen kripto varlıklar da Vergi Otoritesi kurallarınca sermaye kazancı vergisine tabiler.

Avustralya Merkez Bankası’na göre ise kripto para “para” olarak tanınmıyor ve “değeri insanların piyasada buna ne kadar ödemek istediğine bağlı bir tür aracısız ödeme sağlayan dijital para birimi” olarak değerlendiriliyor.

Genel olarak bakıldığında ülkenin kripto yatırımcılarına ve yeni şirketlere kısmen daha dostane bir ortam sunduğunu söylemek mümkün.

Yol Haritası ve Özel Komite

Bu sene başında hükümet daha evvelki bir planın revizyonu olarak sektör uzmanları, üniversiteler ve yetkililerle hep beraber geliştirdikleri beş senelik yeni bir yol haritası yayınladı. Amaç blokzinciri teknolojisinin ülkede gelişmesini ve küresele yayılmasını teşvik etmek. 2025 yılına kadar 175 milyar ABD dolarının üzerinde ve 2030 yılına kadar da 3 trilyon ABD dolarının üzerinde bir küresel yıllık iş değeri üreteceğini tahmin ettikleri bir sektörde öncü olmanın ekonomilerine yapacağı katkıdan faydalanmak istiyorlar haliyle. Geçtiğimiz ay bu plana uygun olarak iki blokzinciri projesine 4 milyon dolar hibe verilmiş durumda.

Her şeyden önce elde kapsamlı bir yol haritası çizilmiş olması önemli; Seçilmiş Komite’nin sektörle görüş alışverişi çalışmaları da bunun bir parçası olarak görülebilir. Bu anlamda ülkenin önde gelen bir blokzinciri organı Blockchain Australia’nın (BA) Komite’ye sunduğu önerilerden bazıları şunlar:

Öncelikle kripto hizmet sağlayıcıları için hemen güvenli liman koşulları oluşturulmalı; yani her ne yasa çıkacak olursa olsun o zamana kadar kripto varlık/hizmet sağlayıcılarına rahat çalışacakları bir zaman dilimi tanınmalı (ABD SEC üyesi Hester Pierce’in de benzer bir önerisi bulunmakta);

Regülasyon konusunda daha fazla rehberlik sunulmalı;

Uzun vadede mutlaka “amaca uygun” bir yasal çerçeve kurulmalı;

Kripto türev piyasasını içine alan ve özelliklerine uygun, kripto para finansal tavsiye sağlanmasına izin veren yeni bir lisanslama rejimi modellenmeli.

Komite’ye farklı kurumlardan gelen başka öneriler de saymak mümkün:

Son zamanlarda popülerleşen ve İngiltere’de, İspanya’da uygulanmaya başlandığı gibi ülkenin mevcut finansal teknoloji sandbox’ına kripto para ve blokzinciri projelerini eklemek; ki Dünya Bankası’nın bunların hem özel şirketler hem regülatörler için avantajlı olduğuna dair raporlar hazırladığı belirtilmiş.

Kripto para ve DeFi regülasyonlarının oluşturulmasını karışık bir düzenleyici topluluğu yerine uzman kadrolardan oluşan tek bir özel birimde konsolide etmek;

Bankaların kripto paralarla ilgili hizmet veren kurumlara olumsuz yaklaşma ve sundukları hizmetleri kısıtlama trendinin önüne geçmek; bu konu Avustralya’da sektörde önemli bir endişe kaynağı olarak görülüyor ve bu “bankasızlaştırmanın” kripto parayla ilgili hem bireylere hem işletmelere zarar verdiği, yeniliği ve rekabeti engellediği ayrıca bu konuda dünyanın gerisinde kalındığı belirtiliyor.

Diğer taraftan kripto varlık yatırımlarını teşvik etmek üzere akreditasyon planları veya devlet onaylı cüzdanlarda tutulan belli miktarda kripto mevduatlarına devlet garantisi verilmesi gibi farklı öneriler de yapılmakta.

Süreç sonunda Komite’nin önünde uzun bir öneri listesi olacağı kesin ki bu küreselde de kripto sektörünü dikkate ve ciddiye alarak regülasyon yapmak isteyen yönetimlerde böyle olacaktır. Bunların ne kadarının kabul göreceği de yönetimlerin bir yandan küresel teknolojide lider olmak ve pazardan pay kaparak ekonomilerine fayda sağlamak diğer yandan öngördükleri risklerden korunmak arasındaki seçimlerine göre şekillenecektir.

Gelişmekte olan ülkelerin ise küresel örneklere bakarak, ekonomik büyümelerine fayda sağlayacak teknolojilerden geri kalmamak adına kendi şartlarına uygun en azından bir yol haritası çizerek görüş alışverişleriyle desteklenen politikalar oluşturmalarını beklemek zor olmasa gerek.

Didem Kurunç

Didem Kurunç

İEL ve İşletme Fakültesi mezunudur. ABD’de yüksek lisans (MSc in Finance) eğitimini onur derecesiyle bitirmiştir. Bir süre özel sektörde finans alanında çalışmış ve finans dalında doktora eğitimini tez aşamasına kadar devam ettirmiştir. Eğitim, finans ve finansal okuryazarlık ilgi alanları arasındadır ve bu konularda bağımsız danışmanlık yapmaktadır.
https://www.btchaber.com/

Yanıt verin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Türkiye'nin Uzman Kadrolu Kripto Haber Platformu
bitcoin
Bitcoin (BTC) 384.926,56 TL 1,48%
ethereum
Ethereum (ETH) 27.141,90 TL 5,10%
cardano
Cardano (ADA) 20,17 TL 5,66%
tether
Tether (USDT) 8,88 TL 0,12%
binance-coin
Binance Coin (BNB) 3.095,05 TL 0,60%
xrp
XRP (XRP) 8,37 TL 0,38%
solana
Solana (SOL) 1.228,87 TL 0,27%
usd-coin
USD Coin (USDC) 8,88 TL 0,01%
polkadot
Polkadot (DOT) 261,09 TL 2,87%
dogecoin
Dogecoin (DOGE) 1,84 TL 1,14%
Copy link
Powered by Social Snap