Bitcoin’i Elitler mi Tasarlattı? – 2

Abone Ol:google-news

Geçen haftaki yazımda size 1987 yılında Boston’da bir otel odasında yapılmış bir söyleşiden pasajlar aktardım. Bu söyleşi, Media Lab isimli kitabın yazarı Stewart Brand ile o sırada Londra Borsasına stratejik danışmanlık yapan Peter Schwartz ve ortağı Jay Ogilvy arasındaydı ve bu son ikisi 1987 yılını finansal elitler için gelecek senaryoları geliştirerek geçirmişlerdi. Bu hafta, yazımın ikinci ve son bölümünde, Schwartz ve Ogilvy’nin vardıkları sonucun özet raporunu size açıklayacağım ve bu raporun da Economist dergisinin editörleri tarafından da çok muhtemelen okunmuş olduğunu düşünebilirsiniz, zira raporu yazdıranlarla derginin sahipleri aynı kişiler.

Schwartz’ın Brand ile aralarında geçen konuşmayı Media Lab isimli 1987 yılı basımı kitaptan aktarmaya devam ediyorum:

Schwartz: “Geçen sene 87 trilyon dolar, bilgisayar ağları üzerinde oradan oraya transfer edilirken, dünya ticareti bunun onda biri bile değildi. Gördüğünüz gibi artık oyunun adı paranın hareketi ve bu iş ticaretten yani ekonomiden bağımsız bir olay!”

Stewart Brand bu noktada soruyor:

“Bunun sonuçları ne kadar hayati?”. Schwartz’ın cevabı: “Çok hayati”.

“Birincisi, ekonominin istikrarı açısından yönetilmesi son derece güç bir sistem bu. Sürecin akışkanlığı ve ölçeği o kadar büyük ki, dünyadaki en büyük ekonomi olan ABD, bunun yalnızca yüzde beşini temsil ediyor, ki bir kaldıraç olarak hiçbir şey değil bu.  İkincisi, döviz alım-satımı akışları ile ticari akışlar ilişkisinin tersine çevrilmesi nedeniyle, ülke içi ekonomik faaliyetlerin kapsamı çok dar bu akışlarda. Bir ülke kendi iç enflasyon oranlarıyla oynayarak döviz kurunu ayarlayamaz artık. Ve üçüncüsü bu mekanizmayı hiçbirimiz anlamıyoruz. Shell’de bu yeni finansal enstrümanların analizini yakın zaman önce yaptık, bu uluslararası finansal ruff’lar ve swap’lara baktık,  ve sonuç benim için çok açık: bu sistem kontrol edilemez ve kimse bunların gerçekten nasıl çalıştığını anlamıyor”.
1987 yılında yapılmış söyleşiden size aktardığım bu sözler, Shell ve Londra Borsası için çalışmış olan bir uzman stratejiste ait.

Schwartz devam ediyor: “Kimse bunu nasıl düzenleyeceğini de bilmiyor, kimse o paranın anlamının ne olduğunu da bilmiyor. Ve tarihte her seferinde, bir depresyona yol açan şey, paranın anlamının çöküşüdür. Bu mekanizmalar bu şekilde tamamen kontrol dışı kaldığında, büyük bir tehlike var demektir.

Brand soruyor: “Tehlike dediğiniz nedir? Dünya çapında bir kredi çöküşü mü? Bankayı ararız ve haftalarca kimse telefonu açmaz ve cevap verdiklerinde sahip olduğun her şeyin fiyatı değişmiştir. Bu mu?”

Dikkatinizi çekerim, bu sözler şu anda dünyada yaşamakta olduğumuz zamanların ortaya çıkardığı sistematik çatlakların inşaatının ilk aşamalarında yapılan bir analizin sonucunda söylenmiş, bugünden 33 yıl evvel.

Schwartz: “Şimdi, 70’li yılların sonlarından bu yana bu konuyla ilgili endişe duyduğumu söylemeliyim, ancak büyük çaplı bir finansal kriz bir türlü oluşmuyor, sistemin çok daha fazla elektronik hale gelmesine ve bir şekilde birbirine çok bağlı olmasına rağmen, oluşamıyor. Bunu ‘esnek kırılganlık’ olarak adlandırmaya başladık. Sistem, gerçekte olduğundan daha hassas görünüyor. Çoğu zaman karmaşık sistemlerin öngörülemeyen biçimlerde esneklik üretmesi söz konusudur — üstelik görülemeyen biçimlerde: aradığınız halde esnekliği üreten şeyi bulamıyorsunuz. ”

“Muhtemelen,” diye düşündüm, “sistem çöktüğünde ya da bir şekilde yıkımla tehdit ettiğinde, bunun sonucunda yeni oyun ve yeni kurallar ortaya çıkıyor”.

Schwartz başını salladı. “Şimdi bu konu bankalar da dahil olmak üzere politika yapıcılar tarafından yeterince ciddiye alınmakta, bu tür bir sistemi nasıl yöneteceğinizi düşünmeye başlıyorlar. Otuzlar Grubu gibi yapılar tarafından ele alınmakta bu meseleler. Otuzlar Grubu, finansal sistemin 30 yaşlı ve bilge adamıdır – Dünya Bankasının ve birkaç büyük bankanın eski başkanları ve birkaç ekonomist vb. Zaman zaman finansal sistemin yapısı hakkında açıklamalar yapmak üzere toplanırlar. Uluslararası Ekonomi Enstitüsü (IIE), birkaç özel banka, bu meseleleri düşünmeye başlıyor. Ancak bilgi teknolojisine geri dönersek: Finans, iletişim hizmetlerinin en büyük müşterilerinden biri değil, AÇIK ARA en büyük müşterisi. (…)

87 Trilyon Dolarlık Soru: “Gelecek Nerede?”

Schwartz: “Amerika Birleşik Devletleri’nde, bütün paranın gözetmeni olarak hareket eden bir mekanizma olan Federal Reserve Bankamız var. Federal hükümet şöyle diyor: Para birimini kontrol ediyoruz, bu yüzden sistemde dümeni elimize aldık. Bu temel olarak doğru ve dünyanın her bir bağımsız ülkesi için benzer bir şey geçerli. Bence böyle bir mekanizma uluslararası olarak mevcut olamazdı”. En azından uzunca bir süre için.

Ve işte konuşmanın bu noktasında söylenenler gerçekten ilginçleşiyor. Sizlerin de dikkatinizi vererek okumanızı rica ediyorum:

Egemen devletlerin kendi egemenliklerinin bir kısmını gönüllü olarak devrettikleri, arkasında bir denetleme organı olan uluslararası bir para olduğunu hayal edebiliyor musunuz?

“Büyük olasılıkla, çok sayıda büyük kurumun etkileşimi ile karmaşık bir sepet biçiminde birden fazla para birimine sahip olduğumuz bir yapı olur. Uluslararası Para Fonu (IMF), Uluslararası Takas Bankası (BIS) ve Dünya Bankası’nın, üç büyük ülkenin (Almanya, Japonya ve Amerika Birleşik Devletleri) merkez bankalarının yanı sıra nispeten sıkı (şimdiki gibi gevşek değil) bir konfederasyon olabilir”. (…) Bu grup şunları tayin edecektir: (a) döviz kuru rejimlerini ve (b) bir ülkenin parasının geçerliliğini belirleyecek kriterleri – yani esas olarak ülkelerin kredi değerlerini. Ve bu oldukça önemli olacak çünkü bu da küresel enflasyon oranını ayarlayacak”.

Brand: “Ve bu önümüzdeki 20 yılda mı gerçekleşecek?  Schwartz: “En fazla yirmi yılda, belki de daha önce”.

Yazının burasında biraz duralım! İçinde olduğumuz yıllarda dijital merkez paraları konuşmaktayız, bu konuşmalar arasında da IMF’in SDR adı verilen 5 büyük ülkenin dövizinden oluşma bir sepete endekslenecek global bir paradan söz ediliyor. Şaşırtıcı bir şekilde Schwartz tam 33 yıl önce bu tür merkezi bir global dijital para olabileceğini, bunun da en fazla 20 yıl içinde ortaya çıkacağını beyan etmiş. Kitabın basımından 20 yıl sonrası 2007 yılını işaret ediyor. Sizce bu sözler Bitcoin’i mi işaret ediyor?

Dünya Eğlence Ağı

Kitaptaki söyleşi elektronik eğlence konusunda devam ediyor. Öğreniyoruz ki Schwartz, Peter Gabriel ve Grateful Dead gibi müzisyen ve gruplarla da yakın arkadaşmış. Ayrıca 1983 yapımı War Games filminin de senaryo danışmanlığını yapmış! İzlediniz mi bilmiyorum, bu film benim tüm zamanlar favorim olan 10 filmimin arasındadır ve başrolünde devletin gizli bilgisayarlarına yanlışlıkla giren bir genç hacker vardır. Matthew Broderick’in oynadığı bu karakter birkaç gerçek hacker’dan esinlenmiştir ve film de muhtemelen yaşanmış bir olaydan esinlenerek senaryolaştırılmıştır.

Bildiğiniz gibi World Wide Web, orijinal olarak 1991-93 arasında Cern laboratuvarları bünyesinde geliştirilmiş bir yazılım projesidir, yani bu kitabın yayınından 4 yıl kadar sonra. 25 Ocak 1993 tarihinde Mosaic isimli bir tarayıcı ilk defa WWW sayfalarını grafiksel olarak göstermeyi başarmıştı. O tarihte çıkan Mosaic alfa versiyonu, daha sonra gelişti ve Eylül 1994’te on binlerce siteye ve yüzbinlerce kullanıcıya erişim sağladı. İşte o noktadan sonra bir yıl içerisinde world wide web’in yayılması hızlandı ve gerçekten de 1994’in sonunda dünyada global bir ağ oluştu.

Şimdi size Economist 1988 kapağındaki öngörü ile bu yazıda ve geçen hafta parçalarını aktardığım konuşmanın WWW ve Wired dergisi ile ilgisinden biraz bahsetmek istiyorum.  Sanırım sizler de “aralarında bir alaka var mı yok mu” kararınızı bu bilgilerden sonra daha rahat vereceksiniz:

  • Wired dergisi, MIT Media Lab’ın tepe yöneticisi ve kurucusu olan Nicholas Negroponte’nin de aralarında olduğu bir grup bağımsız girişimci tarafından 1992 yılında kuruldu. Dergi, 1 Ocak 1993 ile 31 Aralık 1998 tarihleri arasında var oldu.
  • Media Lab kitabının yazarı Stewart Brand, derginin baş yazarlarından ve vizyon liderlerinden birisi oldu. Dergi, bu beş yıl zarfında world wide web’in adeta kurulmasını sağladı, bir çeşit WWW kutsal kitabı oldu. Bendeniz de o yıllarda bu derginin her sayısını baştan sona hatmederdim.
  • Derginin üçüncü sayısında, kapak haberi yapılan Cypherpunk’lar yani Şifrepunk’lar ilk defa detaylı olarak anlatılmaktaydı. Tüm dünya ile beraber ben de ilk defa şifreci hacker’larla bu sayıda tanıştım. Eğer bu kapak resminde maskeli olarak yer alanlardan birisi sonradan bitcoin’i geliştiren ekipte yer almışsa hiç şaşırmam. Başka yazılarda da o sıralar yeni çıkan eCash gibi elektronik para sistemlerinin, PGP gibi şifreleme yazılımlarının tanıtımları yapıldı.
  • Derginin en önemli yazılarını yazan kişilerden birisi olan John Perry Barlow, hem internet devriminin önemli kuruluşu olan EFF’in (Electronic Frontier Foundation) kurucusuydu hem de Grateful Dead grubunun söz yazarıydı. Yukarıda Schwartz’ın bu müzik grubunun yakın arkadaşı olduğunu belirtmiş olduğunu hatırlatırım.
  • Wired, pahalı kâğıda tamamen renkli basılmasına ve ilerici tasarımına rağmen çok yaygın bir dağıtımcı ağı üzerinden satılmaktaydı. Yıllarca zararına çalıştığı aşikâr olmasına rağmen yayın hayatını sürdürmeyi başardı. Belli ki arkasında sağlam bir sermaye grubu vardı.
  • Nicholas Negroponte’nin ağabeyi John Dmitri Negroponte, ABD’nin dış işlerinde yıllarca (büyükelçilik de dahil) çalıştıktan sonra 2005-2007 arasında ilk defa kurulan bir makam olan Ulusal İstihbarat Şefi (Director Of National Intelligence) olarak görevlendirilmiş üst düzey bir Amerikan devleti görevlisidir.
  • Hem Silicon Vadisi’nin hem de Economist dergisinin arkasında ana yatırımcı olarak Rockefeller sermaye grubu vardır.

Evet, işte bendeki veriler bu kadar. Şimdi sizler de kararınızı verebilirsiniz.

Ben kararımı verdim. Direkt değilse bile dolaylı olarak Schwartz ve arkadaşının raporu Wired dergisinin ortaya çıkmasına, world wide web’in gelişmesine ve nihayetinde de bitcoin’in çıkışına etki etmiştir. Bitcoin, kendileri de Wired okuyucusu olan Şifrepunk’cu neslin aykırı zihinlerinden ve bağımsız kafalarından çıkmıştır.

Bu yazı 12 Mayıs 2020 tarihinde yayınlandı.

BTCHaber E-Posta Bültenine Abone Olun!

Gizliliğinize saygı duyuyor, spam yapmayacağımızın sözünü veriyoruz.

Cemil Şinasi Türün

30 yılı aşkın tecrübesiyle fintech ve pazarlama dünyasındaki öncü isimlerden olan Cemil Şinasi Türün bilgisayar oyunlarından üç boyutlu sanal dünyalara kadar pek çok çalışmaya imza attı. Yerel ve uluslararası firmalar için kampanyalar hazırlayan Türün; teknoloji, blokzincir, kripto para ve dijital varlık konularında projeler üretti. Türün, Türkiye Bankalar Birliği’nin resmi blokzincir eğitmeni olmakla birlikte Bilgi Üniversitesi’nde “Blockchain & Cryptocurrencies” dersleri vermeye devam ediyor.

https://www.btchaber.com/

Yorum Yapın, Görüşlerinizi Paylaşın

bitcoin
Bitcoin (BTC) 63.767,18 TL 0,16%
ethereum
Ethereum (ETH) 1.659,88 TL 0,61%
tether
Tether (USDT) 6,87 TL 0,12%
ripple
XRP (XRP) 1,37 TL 1,17%
bitcoin-cash
Bitcoin Cash (BCH) 1.628,57 TL 0,26%
litecoin
Litecoin (LTC) 306,63 TL 0,57%
cardano
Cardano (ADA) 0,906938 TL 5,11%
eos
EOS (EOS) 17,99 TL 0,77%
tezos
Tezos (XTZ) 19,84 TL 6,61%
chainlink
ChainLink (LINK) 54,45 TL 28,51%
Share via
Copy link
Powered by Social Snap