Astronomi ve Ekonomi

astronomi ve ekonomie

Bu yazıda yoğun ve yılgınlık verici iç ve dış gündemden uzaklaşalım istedim. Gelin Sosyal Bilimler’in gizemli dünyasında derin bir yolculuğa çıkalım.

Öncelikle başlıkta yanılmayın, ‘astroloji’ değil ‘astronomi’den bahsedeceğiz.

Hemen konumuza geçelim. Sigmund Freud’un 1899’da yayımlanan ‘Rüyaların Yorumu’ isimli eseri bir devrimdi. Kitabın ana konusu insanların bilinçaltında bulunan arzu, istek ve düşüncelerinin kılık değiştirerek rüyalarda ortaya çıkmasıdır. Bireysel bilinçaltı bu eserle ispat edildikten sonra toplumların da bilinçaltı var mıdır diye soran çalışmalar yapıldı. Bilinçaltının kitle ruhuna yansıması konusunda Wilhelm Reich ve kolektif bilinçaltından gelen evrensel ve kadim imgeler olarak arketipler hakkında Carl Gustav Jung önemli eserler ortaya koydu.

Zamanla toplumların bilançaltında yer alan ekonomik arzu, istek ya da hedeflerin de rüyalar yerine felsefi alanda ve özellikle varlıkbilim ve astronomide ortaya çıkabildiğine dair özel çalışmalar yürütüldü. Bunların bence en başarılısı George Thopmson’ın 1955’te yayımlanan ‘İlk Filozoflar’ isimli kitabıdır.

Thompson burada MÖ 600’lü yıllardan itibaren Thales ile başlayan tarihin ilk filozoflarının düşüncelerini inceler. Bu ilk Yunan’lı filozoflar sürekli ‘Evrenin temelini ne oluşturur?’ sorusuna yanıt aramaktadır. Evrenin temel yapıtaşı yani her şeyin ana maddesi, her şeyi oluşturan şey ya da her şeyin yerine geçen şey nedir? Kimine göre evrenin ana maddesi ‘su’dur, kimine göre ‘toprak’, kimine göre ‘ateş’.

Thompson eserinde dönemin ekonomik şartlarını da inceler. Sonuçta ekonomik bir bilinçaltı ihtiyacın bu felsefi ve varlık bilimsel soruya yol açtığını ortaya koyar. Antik Yunan toplumu bu dönemde aslında ‘para’yı aramaktaydı. Yani tüm metaların yerine geçebilen meta. Tüm metaları değiştirebilen meta. Bu yüzden filozoflar başka hiçbir kozmolojik ya da varlık bilimsel soru yokmuş gibi saplantılı bir şekilde evrende her şeyin ana maddesi, her şeyin yerine geçebilecek şey nedir diye sormaktaydı.

Tam da Thompson’un ortaya koyduğu gibi aynı dönemde Lidya Krallığı parayı icat etti. Tarihte parayı ilk kez kullanan Lidya Kralı Alyattes ve oğlu Krezüs (Karun) Thales’in çağdaşıydı. Hepsi aşağı yukarı aynı yıllarda yaşamıştı.

Şimdi daha da ilginç bir alana geçelim. Günümüz varlıkbilim ve astronomisinde ele alınan konular hangi toplumsal ekonomik bilinçaltı arayışların ifadesi olabilir? Çağdaş astronominin ilgilendiği en önemli konulardan biri ‘Karanlık Madde’dir. Biliminsanları gezegen, yıldız ya da galaksilerin bizim gördüğümüz konumlarda olabilmesi için aslında evrende bugün gördüğümüzden daha fazla madde olması gerektiğini hesapladılar. Bizim algılayamadığımız bu maddeye de ‘Karanlık Madde’ dediler.

Futurist Alvin Toffler ‘Karanlık Madde’ sorgulamasının ardında yer alan toplumsal bilinçaltı ekonomik arayışı açıklamıştır. Toffler para ekonomisi yani kapitalizmde hesaplamalara girmeyen, dolayısıyla görünmeyen büyük bir başka ekonomiden bahseder. Aileler çocuklarına dil başta olmak üzere bir çok beceri öğretir. Özellikle anneler ve diğer aile üyeleri yemek, temizlik vs işler yapar. Aileler ve arkadaşlar çocuklara bir çok oyun gösterir. Hatta mobil telefon ve bilgisayar kullanımı da bu şekilde öğrenilir. Ancak ekonominin aslında temelini oluşturan bu devasa hizmetler karşılığında kimse para talep etmez. Dolayısıyla her şeyin parasal karşılığına göre hesaplamalar yapan kapitalizim bu devasa parasız temel ekonomiyi görmez. Yani burada aslında belki de ölçümlediğimiz ekonomiden çok çok daha büyük bir ‘Karanlıkta Kalan’ ekonomi vardır. Geleceğin bilgi ekonomisinde para alemi dışında kalan bu ekonomiyi de ölçecek ve değerlendirecek araçlara ihtiyaç olacaktır. Çünkü ‘Karanlıkta Kalan Ekonomiyi’ doğru ölçümlemediğiniz zaman para ekonomisi içindeki bazı hareketlere de anlam veremezsiniz. Örneğin Türkiye ekonomisi bu kadar ağır darbelere rağmen nasıl hala ayakta duruyor? Ayrıca bilgi ekonomisinde para karşılığı olmayan ürün ve hizmetler çığ gibi büyüyor. Örneğin açık kaynak kod yazılımlar. Mesela para ile satılsa trilyonlarca $ değeri olacak Linux işletim sistemi vb’leri. Yani giderek daha da büyüyecek olan ‘Karanlıkta Kalan Ekonomiyi’ bilme isteği kendisini bireysel düzeyde bir rüyada değil toplumsal düzeyde astronomi araştırmalarında ‘Karanlık Madde’yi bilme isteği olarak yansıtmıştır. Ne kadar da ilginç değil mi?

“Erkan Bey kafa ütüleme, burası BTCHaber bunların blockchain ile veya kriptovarlıklarla ne alakası var?” diyenler var mıdır? İşte onların beklediği o ‘müthiş an’a da geldik!

Çağdaş astronomi ve popüler kültürün saplantı derecesinde uğraştığı bir başka konu daha var: ‘Paralel Evrenler’.
Bu teoriye göre içinde yaşadığımız evren dışında sonsuz sayıda başka paralel evrenler mevcut. Dikkatinizi çekerim: ‘Sonsuz’ Yani bu teoriye göre öncelikle bizim evrenimizin sayısız kopyası bir yerlerde yaşıyor olabilir. Ayrıca sizin yapacağınız her harekete göre değişik sonuçların meydana geldiği yine sayısız başka başka evrenler de bulunuyor olabilir. Bu teori popüler kültür açısından da son derece çekici. Çünkü insanların çoğu mevcut hayatlarından memnun değil ve başka evrenlerde çok daha mutlu hayatlar yaşadıklarını hayal etmek onlara iyi geliyor. Bu nedenle popüler kültürde paralel evrenler üzerine kurgulanmış bir sürü dizi, film ve kitap üretiliyor.

Ancak popüler kültürü bir kenara bıraktığımızda hala astronominin yoğun bir şekilde bu konu üzerinde çalıştığını da görüyoruz. Öyleyse burada tam olarak ortaya çıkmayı bekleyen yine toplumsal ekonomik bilinçaltı bir istek, bir hedef de olmalı. İşte yazımızın en önemli yeri de burası: Ben bu bilinçaltı toplumsal yönelimin ‘Sayısız Paralel Blockchain İnşa Etmek’ olduğunu düşünüyorum.

Bilgi ekonomisi, para ekonomisi yani kapitalizmin yerini alırken bilginin saklanması, işlenmesi ve aktarılması için sayısız Blockchain kurulacak. Bugün 13.000 Blockchain projesi birçoklarına fazla geliyor. Oysa ekonominin büyük bölümü bilgi ekonomisi ve blockchaine geçtiğinde, sayılamayacak kadar çok blockchaine ihtiyaç olacak. Tıpkı paralel evrenler gibi bu Blockchainler de birbirlerine paralel şekilde çalışacak, yaşayacak. Bilim kurgu dizi ve filmlerinde paralel evrenleri birbirine bağlayan tuhaf cihazları görüyoruz. Şimdiden Blockchainleri birbirine bağlayan köprüler inşa ediliyor.

Sayısız Blockchainin doğum sancısı kendisini paralel evrenler arayışı olarak popüler kültüre ve astronomi-varlıkbilim araştırmalarına yansıtıyor. İşte doğru yaklaşırsanız Sosyal Bilimler böyle gizemli ve ilginç bir alan.

Erkan Öz

Erkan Öz

Erkan Öz, Siyaset Bilimi ve Gazetecilik eğitimi almasının ardından İHA’da habercilik hayatına başladı. Daha sonra aralarında the Wall Street Journal, Dow Jones Newswires, Al Jazeera ve DHA’nın da bulunduğu ulusal ve uluslararası yayın organlarında teknolojinin dünya ekonomisi üzerinde yaptığı etkileri inceleyen çalışmaları ile tanındı. Öz, 2013 ve 2014’te 2020 Yeni Ekonomi ve Büyük Finansal Tufan isimli iki adet de kitap kaleme aldı. Erkan Öz kitaplarında dünya para sisteminin büyük bir değişime uğrayacağını ve başta Bitcoin olmak üzere kripto paraların yeni küresel para düzeninde çok önemli bir yer edineceğini vurguladı.
https://www.btchaber.com/

Yanıt verin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Türkiye'nin Uzman Kadrolu Kripto Haber Platformu
bitcoinBTC/TRY
317.275,30 TL 0,20%
ethereumETH/TRY
24.025,25 TL 1,12%
tetherUSDT/TRY
18,64 TL 0,33%
bnbBNB/TRY
5.436,50 TL 0,99%
usd-coinUSDC/TRY
18,64 TL 0,25%
binance-usdBUSD/TRY
18,64 TL 0,16%
xrpXRP/TRY
7,33 TL 0,40%
dogecoinDOGE/TRY
1,89 TL 2,15%
cardanoADA/TRY
5,95 TL 1,38%
matic-networkMATIC/TRY
17,31 TL 1,43%
Bağlantıyı kopyala