Algoritmik Otonom Devlet Geliyor…

Algoritmik Otonom Devlet Geliyor…

Başlığım dikkatinizi çekti mu? Aslında bu yazımda anlatmak istediğim öncelikle tüm dünyada devlet yapısının değişmekte olduğu. Üstelik bu değişim devletlerin kendilerine rağmen ve onların kontrolü dışında gerçekleşmekte.

Yani devletler isteseler de istemeseler de bu değişim ve dönüşüm yaşanıyor ve yaşanacak. Bu dönüşüm tekamül noktasına kadar gelmeden de durdurulabilir veya engellenebilir gibi görünmüyor. Neden mi böyle düşünüyorum?

Cevap vereyim: Burada, bu yazıda anlatmakta olduğum dönüşüm ile ilgili hiç yazı, haber veya korku dolu içerik görüyor musunuz? Ben arasam da görmüyorum. Dolayısıyla, bugünkü devletler kendilerini yerle bir edecek güçlü doğa kuvvetleri hakkında hiçbir öngörüye, bilgiye veya beklentiye sahip değil. Benim bu yazıyı yazmam da durumda bir değişikliğe yol açmayacak. Aslında doğa zaten bu yolu kendisine çoktan çizmiş durumda, o doğa güçleri çoktan yelkenlerini doldurmuş yol almaktalar.

Devlet derken neyi kastediyorum? Bu yazıda devlet derken ifade etmek istediğim yapı, modern ulus-devlettir. Bunun kuruluşu ve temel prensipleri 1576’ya ve Jean Bodin isimli Fransız hukukçunun bir eserine dayanır: Les Six livres de la République. (Cumhuriyetin Altı Kitabı). [Ref. 1]

[Türkiye ile ilgili kısa not: Bu yazıda ele aldığım mesele doğrudan doğruya bizim ülkemizle ve devletimizle ilgili değil. Global olarak yaşanan ve onyıllar içinden gelen bir dönüşümün sonucuna işaret etmekteyim. Ancak merak eden okuyucularım için bizim konuyla alakamıza da kısaca değineceğin: İlkokulda sınıf öğretmenimiz övünerek söylerdi: “Biz Türkler, tarihte tam 16 adet devlet kurmuşuzdur” diye. Osmanlı Devletinin temeli 13. yüzyılın sonunda atılmış olduğu için bir Bodin ulus-devleti değildi. Ancak ömrünün sonlarında, 19. yüzyılın başından itibaren Türkiye’yi (Batı’lılar için her zaman bu ülkenin adı Türkiye olmuştur) Batı stilinde bir ulus-devlete çevirme çabaları başlamıştı. Nihayet Birinci Meşrutiyet ile ülkemizin Batı tarzı bir devlet yapısına dönüştürüldüğü söylenebilir.]

Demek ki, Batılıların anladığı manada ulus-devlet denilen yapı yaklaşık olarak 1600’lerden bu yana var. Bu yapının ayrılmaz bir parçası da, merkezi idarenin elinde olan para basma ayrıcalığı. Egemen bir ulus-devletin en önemli ayırıcı özelliğinin kendi parasını basabilmesi olduğunu söylersem sanırım abartmış olmam. Devletler, yakın bir zamanda kendi vatandaşlarına kullandırdıkları paranın değerinin aslında kontrol altında olmadığını anladıklarında ne olacak? Ulus-devletlerin vatandaşlarına kullandırdıkları paraların, yanlış yöntemler ve politikalar nedeniyle değersizleşmeye başlaması ile neler ortaya çıkacak?

İşte bu kritik soruların cevaplarında 2020 yılının Mart ayından bu yana ortaya çıkan gelişmeler sonucunda sıradan insanlar gündelik para sistemlerine alternatifler aramaya başladılar. ABD’de ve dünyanın her yanında büyük şirketler hazinelerinde bitcoin adı verilen ve hiçbir devletin kontrolünde olmayan yabancı bir varlık sınıfını tutmaya başladılar bile!

Bugün dünyada artan bir şekilde şu eğilimler var:

1- Global rezerv para olan petro-doların (yani sadece doların değil aynı zamanda petrol ve gazın da) yerinin sallanması durumu var,

2- Alternatif, yenilenebilir enerji kaynaklarının geliştirilmesi ve gerçekten alternatif hale gelmeleri tüm dünyada hızlanıyor,

3- Merkezi dolar ve diğer fiat paralara karşı çıkmış olan alternatiflerin, yani kripto-paraların tüm ülkelerde ve tüm insanların arasında yaygınlaşma eğilimi var,

4- Devlet yönetimlerinin uzun vadede doların rezerv para olmaktan çıkacağının farkına varmaları gerçeği var. Bu durumda da merkezi para sahipleri son kozlarını oynamaya hazırlanıyorlar. Son kozları, kriptoparaları yasaklamaya çalışmak olacak. Ancak kriptoparalar internetin içine entegre bir protokol katmanında işlediği için yasaklanmaları mümkün değil.

5- Bazı ulus-devletler bitcoin’i ulusal para olarak tanımaya başlıyorlar. İlk örnek olarak El Salvador’u gördük.

Tüm bu eğilimleri siz de görüyorsanız, bu kulvarda doların ve merkezi enerji kaynaklarının sahibi olanların, artık kaybeden tarafta olduklarının da farkına varıyorsunuz demektir. İşte bu merkezi kaynakların ve merkezi paraların denetimini elinde bulunduran kesimler açısından bir kaybedenler oyunu oynanıyor. Büyük ulus-devletler belki de bu oyunun kaybedilediğini en son anlayanlar olacak.

Algoritmik Devlet ne demek?

İnternete entegre bir protokol katmanı olan blokzinciri üzerinde işleyen kriptopara sistemlerine benzer şekilde, yine internete entegre bir seri devlet protokolü yazılabilir. Burada “devlet protokolü” dediğim servisin aslında birçok bacağı ülkemizde e-devlet portali içinden şu anda bile kullanılabilir durumda.

Basit bir örnek vereyim: Aşı olmak üzere randevu alacağımda ben kendi e-devlet portal şifremi ve bilgisayarımı kullandım. Bu randevuyu otomatik olarak ayarlayan yazılım bir defa yazıldığında milyonlarca kişi için aynı şekilde kullanılabiliyor. Yani bu işlemler için ek memur istihdam etmeye gerek kalmıyor.

Tıpkı bu şekilde, şu anda hayatımızda devletin rolü olarak algıladığımız hemen hemen tüm işlemler bu tür algoritmik yazılımlar sayesinde milyonlarca kişiye servis verebilir. Tüm kişisel işlemlerimiz, örneğin vatandaşlar arasında yapılan arsa-ev alım-satım işlemleri, ortaklık ve şirket ilişkileri (bunu geçen haftaki yazımda işlemiştim) evlenme-boşanma işlemleri ve daha pek çok işlem algoritmik olaylar oldukları için programlanabilirler.

Algoritmik devletin Wikipedia tanımını da okuyalım [Ref.2]:

“Özellikle yapay zeka ve blokzincir olmak üzere bilgisayar algoritmalarının, vatandaşlar arası ilişkilere, adalet mekanizmasına, ulaşım veya tapu kaydı gibi günlük yaşamın çeşitli yönlerine uygulandığı alternatif bir hükümet veya sosyal düzen biçimidir”.

Tanım net sanırım değil mi? Bundan sonrası için eğilimleri gören birisi olarak şunları söyleyebiliyorum:

Algoritmik devlet yapısı, merkezde oturan bir grubun denetiminde olmayan para ve kredi sistemlerini kullanmaya başlayacak,

Değersizleşen merkezi (fiat) paraların yerini kriptoparaların ve DeFi formunda kredi sistemlerinin almaya başlaması ile Bodin türü ulus-devletler güçlerini kaybetmeye başlayacak. Aslında tam bu sürecin içindeyiz.

Kolluk kuvvetleri ve ordu gibi güvenlik birimleri de merkezi para sistemlerinin değersizleşmesi ile ister istemez küçülecek ve gayri merkezi, mahalli oluşumlar ile yer değiştirecek.

Tüm dünyada geçerli olan blokzincir tabanlı yeni vatandaş kimlikleri ortaya çıkacak. Devletlerin verdiği pasaportlar geçersiz ve değersiz olup artık bu teknolojik kimlikler ile seyahat edilecek. Aşı pasaportlarını bunun bir ilk adımı olarak görebilirsiniz.

Tüm dünyada insan ilişkileri bu yeni tür vatandaşlık esasına göre belirlenecek.

Tarımda üretim ve şehirde tüketim kooperatifleri belirginleşecek… vb. vb.

Önemli Not:

Bu noktada söylemeliyim ki, tüm bu gelişmeler şu anda pompalandığı gibi Davos World Economic Forum tarafından ya da Bill Gates ve milyarder arkadaşlarınca yapılıyor olmayacak. Zira bugün adını duyduğunuz, PR’ını izlediğiniz hemen tüm yapılar eskinin, merkezi ulus-devletin uzantıları. Mesela, Yuval Noah Harari isimli yazar ve onun kötümser, distopik kitapları gerçek gelişmeleri yansıtmıyor.

Bu yazıda anlattığım değişimi yaratanlar, adını sanını duymadığınız, sessizce blokzincir ve teknolojik yazılımları geliştiren, internet protokollerini güncelleyen gençlerdir. Yazıda anlatmaya çalıştığım dönüşümü kavramak için bu gençleri yöneten hiçbir merkezi şirket ya da devlet kurumu olmadığını anlamak gerekiyor. Yazının başlığında geçen “otonom” kelimesi bilim-kurgu filmlerindeki robotları değil, işte bu gençlerin bir merkezden emir almadan çalışmasını ifade ediyor.

Referanslar:

Jean Bodin : https://en.wikipedia.org/wiki/Jean_Bodin
https://en.wikipedia.org/wiki/Government_by_algorithm

Cemil Şinasi Türün

Cemil Şinasi Türün

30 yılı aşkın tecrübesiyle fintech ve pazarlama dünyasındaki öncü isimlerden olan Cemil Şinasi Türün bilgisayar oyunlarından üç boyutlu sanal dünyalara kadar pek çok çalışmaya imza attı. Yerel ve uluslararası firmalar için kampanyalar hazırlayan Türün; teknoloji, blokzincir, kripto para ve dijital varlık konularında projeler üretti. Türün, 2017'de Bilgi Üniversitesi'nde vermeye başladığı "Blokzincirleri ve Kriptoparalar" konulu dersini 2020 başından bu yana Boğaziçi Üniversitesi'nde vermekte.
https://cemilturun.medium.com/

Algoritmik Otonom Devlet Geliyor…” için bir yorum

  1. Cemil Hocam, bu eski sisteme geri dönüş aslında değil mi ? Duyan yeni bir durum zannedip, ne olacak filan bilinmeze yolculuk gibi düşünüp kaygılanmasın derim. Merkez Bankaları sistemi kuruşmadan önce zaten böyle gayri merkezi sistemlerle çalışılmıyor muymuş ? Emekli sandığı, o dönemlerden kalma bir uygulamanın merkezileştirilmesi değil mi ? mesela. Hürmet ederim.

Yanıt verin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Türkiye'nin Uzman Kadrolu Kripto Haber Platformu
bitcoin
Bitcoin (BTC) 373.496,66 TL 3,91%
ethereum
Ethereum (ETH) 27.087,25 TL 6,70%
cardano
Cardano (ADA) 20,24 TL 10,62%
tether
Tether (USDT) 8,47 TL 0,23%
binance-coin
Binance Coin (BNB) 3.326,57 TL 6,16%
xrp
XRP (XRP) 8,81 TL 5,90%
solana
Solana (SOL) 1.338,18 TL 11,93%
polkadot
Polkadot (DOT) 287,12 TL 2,16%
dogecoin
Dogecoin (DOGE) 1,97 TL 5,21%
usd-coin
USD Coin (USDC) 8,47 TL 0,12%
Copy link
Powered by Social Snap