ABD’nin Ulusal Bir Dijital Paraya İhtiyacı Var mı?

Abone Ol:google-news
0
04/03/2020

Geçtiğimiz günlerde Wall Street Journal’da yayınlanan bir makalede ABD’nin dijital bir paraya ihtiyacı olup olmadığı konusu incelendi. Ulusal dijital parayı savunanlar ve muhalifler olmak üzere her iki tarafın argümanlarına bakıldığında net bir sonuç çıkarmak kolay değil:  Taraftarlar dijital doların, diğer ülkelerin ve özel kripto paraların önüne geçeceğini ve dijital dolarla ödemelerin çok daha çabuk ve kolay olacağını iddia ederken muhaliflere göre bunun maliyetli ve verimsiz olması kaçınılmaz.

Paranın doğası değişirken, dünya merkez bankaları da buna paralel değişip değişmeme ihtiyacını tartışıyorlar. Elektronik ödemeler ve bitcoin gibi özel kripto para birimleri hızla yol alırken, hükümetler ödemelerde nakdin yerini alacak, kendi ulusal paralarının dijital versiyonlarını çıkarıp çıkarmamayı düşünüyorlar. Bu görüşmeler geçen yıl Facebook’un libra adlı kripto para birimini çıkarma planları açıklanınca daha da aciliyet kazandı ve halihazırda dünyanın en güçlü teknoloji şirketlerinden birinin kendi dijital parasını faaliyete geçirerek daha da güçlenebileceği endişelerini arttırdı.

Şimdilik çok az ülke dijital para birimi uygulamasını tamamladı (bkz.tablo1). Söylendiği üzere, Çin sonuca oldukça yakın ve başka birçok ülke de planlar veya testler yapmakta.  Böyle bir ortamda özellikle doların küresel piyasalarda kilit rolü düşünüldüğünde acaba ABD de böyle bir projeyi düşünmeli mi?

Dijital para taraftarları tek bir networkde yönetilecek dijital doların ödemeleri daha çabuk ve ucuz yaparak kolaylaştıracağını ve Fed’in değişen dünyada para politikasını yönetme becerisini koruyacağını savunuyorlar. Muhalifler ise Fed’in kontrol ettiği bir dijital paranın beklenenden çok daha maliyetli ve verimsiz olacağının söylüyorlar; aynı zamanda hükümete tüm dolar harcamalarını takip etme imkânı vereceğinden gizliliğe/mahremiyete zarar geleceğini öngörüyorlar.

MIT Media Lab’in Dijital Para Birimi Girişimi Direktörü Neha Narula, ABD dolarının dijitalleşmesi gerektiğini savunurken,  George Mason Üniversitesi ekonomi profesörü ve Cato Enstitüsü Mali ve Finansal Alternatifler Merkezi Kıdemli Üyesi Lawrence H. White tamamen karşı görüşte.

Ulusal Dijital Paraya Neden Evet?

Narula, argümanına şöyle başlıyor: “ Aslında zaten ulusal bir dijital paramız olduğu düşüncesi anlaşılabilir bir şey: maaşım direk hesaba yatıyor, arkadaşlarımla yaptığım ortak harcamaları bir uygulamayla (Venmo) paylaşıyorum ve kâğıt paraya haftalardır dokunmadım”.

Narula’ya göre bu “nakitsiz” ödeme sistemleri dijital arayüzlere ve yazılımlara dayanabilir ama aslında kâğıt çeklerden pek farkları yok. Onlar da, kefil oldukları insanlar için aldıkları riske karşılık teminat isteyen finansal aracılara güveniyorlar. Bu sistemler bedava gibi gözükse de satıcılar ödeme uygulamalarının ve kredi/ banka kartı ihraç edenlerin ücretlerini karşılayabilmek için satış fiyatlarını arttırıyorlar. Sınır ötesi işlemlerde ücretler daha da yüksek ve mikro ödemeler yapmak nerdeyse imkânsız hale geliyor ve bazı işlemlerde paranın, ticari ve merkez bankalarının eski ve yavaş networkünde dolaşması günler alıyor.

Bu bağlamda, ABD, müşterilerin ticari bankaların dışında merkez bankası ihraçlı dijital para tutmalarına izin vererek daha hızlı, ucuz ve güvenli ödemelerin yolunu açmaya yardımcı olabilir. Bu e-nakdi kullanan herkes Fed’in yönettiği ve koruduğu tek bir networke bağlı olacağı için dünyanın öbür ucundaki birine para göndermek fotoğraf göndermek kadar kolay ve çabuk olacaktır. Ve eğer bu dijital paranın yeni hali açık uygulama programlama arayüzüne (API) sahipse, üçüncü parti geliştiricileri bunu kullanan yeni servisler yaratabilirler ve finansal hizmetler katılımcıları çok daha fazla işbirliği içinde çalışabilirler.

Narula, hükümetin böyle bir ödeme protokolü servisini, karşı taraftan sadece sistemi çalıştırma ve koruma masrafını isteyerek sağlayabileceğini düşünüyor. Ona göre, böyle bir kamu ödeme seçeneği olması rekabeti teşvik eder; ticari bankalar müşteri çekmek için daha fazla çaba göstermek zorunda kalabilirler – örn. yüksek ücretler talep etmek yerine daha cazip faiz oranları sunmak gibi.

Fed’in ihraç ettiği bir dijital paranın nasıl çalışacağının zamanla görüleceğini belirtiyor Narula. Fed’in bugün ticari bankalarla yaptığı gibi, tüketicilere ve işletmelere direk hesap açabileceğinden veya Fed ödeme altyapısını çalıştırıp kontrol ederken, özel şirketlerin müşteriye dönük hizmetleri sağlayabileceğinden bahsediyor. Hatta bunun fiziki parayla, yani nakitle aynı anda var olabileceğini ekliyor.

Diğer yandan,  ulusal dijital paranın, dolandırıcılık riskini azaltmak, mahremiyeti korumak ve ticari bankaların fonlarından çalıp kredi verme imkânlarını azaltmamak için dikkatli bir şekilde tasarlanması, uygulanması ve regüle edilmesinin şart olduğunu vurguluyor: “ Sistem güvenliğini ve gizliliği önceliğe alan, iyi test edilmiş ve güvenliği arttırılmış yazılımlar kullanılmalıdır. Bu durum, illa kriminal faaliyetleri önlemeyi zorlaştırır demek değildir: şifrelemedeki yeni gelişmeler kullanıcıların kimliğini gizli tutmak için kullanılırken, bir yandan da düzenleyici kurumların sistemin belli unsurlarını izlemelerine imkân tanıyabilir.”

Narula’nın diğer bir görüşü de, ABD bu fırsatı kullanmasa bile başkasının mutlaka kullanacağı yönünde. Uzman yönetici, başka bir ülkenin küresel anlamda faydalı olacak bir dijital para birimini ilk olarak çıkarmasının etkilerinin düşünülmesi gerektiğini belirtiyor: “BIS (Uluslararası Ödemeler Bankası) tarafından yapılan bir ankete göre merkez bankalarının 30%’u büyük ihtimalle gelecek altı sene içinde dijital bir para birimi çıkaracağını, ve 10%’u da pilot uygulamanın bittiğini belirtmiş. Para birimleri yarışıyorlar: Başka bir para birimini kullanmayı daha çekici hale getirecek her şey insanların işlemlerini kaydırmalarına ve hatta ABD dolarından uzaklaşmalarına sebep olabilir; bu da ABD’nin ekonomik yaptırımları bir dış politika aracı olarak kullanma gücünü zayıflatır.”

Bahsedilen başka bir konu da şu: Kripto para birimleriyle ilgili heyecan verici deneylerin yapılıyor olması ve bu inovasyonları özel sektöre bırakmanın daha cazip durması mantıklı gözükse de, bu ödeme sistemlerinin network etkileri var. Dolayısıyla, araştırmacı, bugün internette olduğu gibi az sayıdaki büyük şirketlerin hâkim olup ödemeleri kontrol etmelerinin ne derece sağlıklı olacağını sorgularken,  bu şirketlerin rakiplerini ve inovasyonları bir şekilde bastırıp, Fed’in para politikasını belirleme ve sermaye akımlarını düzenleme gücünü sarsabileceklerini öngörüyor.

Sonuç olarak, Narula, paranın nasıl çalıştığı konusunda çok önemli değişimlere tanıklık edilen bu dönemde kripto para birimlerinin, insanlara, geliştiricilerin parayla ilgili uygulamalar geliştirebildiklerini, tüketicilerin değeri dijital olarak saklayabildiklerini ve ödeme yapabildiklerini –hepsi bankalar olmadan- gösterdiğini ve dünyanın geri kalanı dijital parayı benimserken ABD’ nin de bu trendi yakalamasının zamanının geldiğini savunuyor.

Ulusal Dijital Paraya Neden Hayır?

Prof. White’ın bu soruya kısa cevabı böyle bir projenin masraflı ve verimsiz olduğu şeklinde. ABD hükümetinin zaten kağıt para ihraç etmekte olduğunu, bir de modern dijital para birimi ihraç etmenin tabi ki kolay olacağını,  ama biraz daha dikkatli analiz edilirse bunun kamu için bir kazanç olmayacağını savunuyor. Merkez bankası dijital para taraftarlarının çoğunun zihninde canlananın, dolar banknotlarının veya bitcoinlerin bankacılık sisteminin bilgisi olmadan yaptığı gibi peer-to-peer (eşten eşe) dolaşımda olacak bir para olmadığını; çoğunun öngördüğü modelde Fed’in hanehalkı ve banka olmayan işletmeler için cari hesap açması, devlete tüm ödemeleri izleme gücü vermesi, ve nakdin bugün sağladığı anonimliği yok etmesi gibi unsurlar olduğunu belirtir.

White, taraftarların ulusal dijital paranın perakende ödemeleri nerdeyse anlık, maliyetsiz ve güvenli yapacağı ve Fed’in para politikasını yönetme kabiliyetini koruyacağı iddialarına şüpheyle yaklaşıyor: “ Ödemeleri hızlandırmak için daha kolay yollar var. Fed ticari bankalara sağladığı takas hizmetlerinin çalışma saatlerini arttırarak çek takasını hızlandırıp, kolaylaştırabilir ki bu zaten Ulusal Otomatik Takas Evi Kurumu’nun da desteklediği bir harekettir.”

Projeye karşı öne sürülen argümanlardan biri de, bir merkez bankası perakende hesap sisteminin tüketicilerin beklediği düzeyde bir müşteri hizmeti vermesinin maliyetsiz olamayacağı yönünde. Buna göre Fed sadece ticari bankalar, ABD hazinesi ve diğer merkez bankalarıyla iş yapıp, ödemeleri sadece toptan olarak işlemeyi bildiğinden, ticari bankaların bugün sağladıkları hizmet düzeyine erişmek için şubelere, ATM’lere, web sitelerine, uygulamalara ve insan kaynağına yatırım yapması gerekecektir. White’a göre, hükümetin verimlilikte çok başarılı olmadığı göz önüne alındığında sonuç yüksek ihtimal müşteri hizmetinde eksik kalan veya kamu parasını zarara uğratan veya ikisinin de olduğu bir sistem olacaktır. “Ayrıca tüketiciler inovasyonla gelişen bir ödeme sistemi isterler. Girişimciler, ABD’de PayPal ve Venmo, Çin’de Alipay ve WeChatPay, Hindistan’da Paytm ve Kenya’da M-Pesa gibi başarılı dijital ödeme platformları kurmuşlardır. Özel girişimler bitcoin ve diğer kripto para birimlerini tanıtmışlardır. Merkez bankası bürokrasisine gelince: Ekvador Merkez Bankası 2015’de bir perakende satış-hesap sistemi çıkarmış ama proje kötü dizayn, kötü pazarlama ve sisteme olan kamu güveninin eksik olması nedeniyle kullanıcıları cezbedememiştir.  Nitekim üç yıl sonra sonlandırılmıştır.”

Doların başka bir ulusun dijital para birimine veya özel kripto para birimine karşı üstünlüğünü kaybetmemesi için ABD hükümetinin eyleme geçmesi gerektiğini söyleyenlerin aslında ters düşündüklerinden bahsediyor, White. Dolar ödemelerinin hızını ve kolaylığını geliştirmenin en iyi yolunun hükümetin elinden değil girişimci rekabetinden geçtiğini ve Fed doların enflasyon oranını düşük tuttuğu sürece doların hükmünü sürdürmeye devam edeceğini savunuyor.

Bazı ekonomistler Fed’in perakende-hesap sistemini, kağıt paranın çoğunu veya tamamını kaldırmak için desteklerken, bunun kamu nezdinde daha az şikayet ve zahmet demek olduğunu düşünüyorlar. Bu olduğunda ve kamuda artık nakit kalmadığında Fed’in tüm dolar tutanlara negatif nominal faiz uygulama konusunda elinin serbestleşeceğini bunun da para politikasını geliştireceğini düşünürlerken, White bundan çok emin değil.

Profesöre göre, böyle bir sistem gizlilik/mahremiyet anlamında da sıkıntılar doğurabilir, çünkü hükümet her bir doların izini takip etme imkânına kavuşur. Federal hükümetin bir kolu olan Fed’den, müşteri verisini şifreleyen özel firmaların aksine,  kullanıcıları gözetlenmekten koruması beklenemez. Gelir İdaresi, Uyuşturucuyla Mücadele Dairesi ve Göçmenlik Bürosu gibi diğer federal kurumlar hesap bilgilerini paylaşmaları için bastırdıklarında, ticari bankalara kıyasla Fed’den muhtemelen çok az direnç göreceklerdir.

Son olarak, White, görüşlerine, hesapları Fed’e kaydırmanın ticari bankalarda sermayenin azalmasına yol açıp küçük ölçekli işletmelere sağlanan kredi hacmini daraltacağını; prensipte Fed’in elindeki bu perakende fonları ihaleyle bankalara hiçbir şart olmadan geri sattığında bu durumdan kaçınılabileceğini ancak yakın geçmişine bakarsak Fed’in kredi tahsisinde adil ve tarafsız olmasının beklenmeyeceğini ekler.

Ülkelerin Ulusal Dijital Para Geliştirmede Son Durumları:

Bahamalar: Exuma’da Sand Dolar test ediliyor, bu yıl yayılması bekleniyor.

Barbados: Barbados Dolarının blokzincir tabanlı versiyonu 2016’da çıktı.

Çin: İki şehirde dijital para birimi elektronik ödemesi test ediliyor.

Fransa: Fransa Merkez Bankası 2020 başlarında dijital para birimi pilot testi başlatmayı planlıyor.

Marshall Adaları: Marshall Sovereign dijital parası çok yakın zamanda çıkmak üzere.

Suudi Arabistan ve BAE: İki körfez ülkesi bankalararası para transferi için Aber adlı ortak bir dijital para çıkaracak.

İsveç: Merkez Bankası yakın zamanda e-krona’nın testine başladı.

Tayland:  Gerçek zamanlı bankalararası takas için kullanılacak bir toptancı dijital para için prototip geliştirildi. Sınır ötesi transferlerin testi yapılıyor.

Türkiye: 2020 sonunda dijital liranın pilot testinin bitmesi bekleniyor.

Uruguay: 2017 Kasım- 2018 Nisan arası e-peso’nun testi başarıyla yapıldı.

Kaynak: Purdue Üniversitesi, Brookings Enstitüsü

Kaynak: Wall Street Journal (çeviri/yorum)

BTCHaber E-Posta Bültenine Abone Olun!

Diğer 1.022 kişiye katılın ve bugün bizimle kripto para yolculuğunuza başlayın.

Asla istenmeyen posta göndermeyeceğiz ve kişisel bilgilerinizi kimseyle paylaşmayacağız.

Didem Kurunç

İEL ve İşletme Fakültesi mezunudur. ABD’de yüksek lisans (MSc in Finance) eğitimini onur derecesiyle bitirmiştir. Bir süre özel sektörde finans alanında çalışmış ve finans dalında doktora eğitimini tez aşamasına kadar devam ettirmiştir. Eğitim, finans ve finansal okuryazarlık ilgi alanları arasındadır ve bu konularda bağımsız danışmanlık yapmaktadır.

https://www.btchaber.com/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

bitcoin
Bitcoin (BTC) 291.683,66 TL 1,83%
ethereum
Ethereum (ETH) 21.544,62 TL 0,93%
tether
Tether (USDT) 8,68 TL 0,43%
binance-coin
Binance Coin (BNB) 3.018,92 TL 0,01%
cardano
Cardano (ADA) 13,37 TL 0,45%
dogecoin
Dogecoin (DOGE) 2,80 TL 0,95%
xrp
XRP (XRP) 7,44 TL 0,10%
usd-coin
USD Coin (USDC) 8,68 TL 0,19%
polkadot
Polkadot (DOT) 184,99 TL 0,32%
uniswap
Uniswap (UNI) 199,83 TL 1,43%
Share via
Copy link
Powered by Social Snap